HOST DOMAİN ALAN ADI ADWORDS KUPONU ŞOK KAMPANYA FİYATI ALMADAN GECMEYİN SAKIN-------------------------------------------------------------------------HOST DOMAİN ALAN ADI ADWORDS KUPONU ŞOK KAMPANYA FİYATI ALMADAN GECMEYİN SAKIN ---------------------------------------------------------------------- IHH, İNSANİ YARDIM FİLOSUNA YAPILAN SALDIRIYI SİTELEŞTİRDİÖldürmek tüm kutsal kitaplarda sözü edilen en büyük günah. Bir insanı suçu olmadığı hâlde öldürmek tüm insanlığı öldürmek gibidir.www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksinİsrail öldürüyor... İlk günkü gibi öldürmeye devam ediyor. Son olarak Gazze’de dört yıla yakın bir süredir devam etmekte olan ambargoyu kaldırarak bir yardım koridoru oluşturmak isteyen; Gazze’nin hemen her şeyden mahrum edilmiş mazlumlarına insani yardım malzemesi taşıyan sivil insani yardım aktivistlerini Akdeniz’in ortasında, uluslararası sularda öldürdü İsrail.Öldürdü… En iyi bildiği şeyi bir kez daha yaptı. Oysa On Emir’den biriydi“öldürmemek”.İHH İnsani Yardım Vakfı dünyanın her kıtasından, her din ve inançtan, 36 farklı ülkeden 700’ün üzerindeki insani yardım aktivistinin hedef alındığı 31 Mayıs kanlı saldırısını anlatan bir site hazırladı. Rotası sevgi ve kardeşlik olan İnsani Yardım Filosu’nun “İnsanlığa çağrı” bölümünde şöyle deniyor:…Geçmişten bugüne uzanan bu kanlı mirası değiştirmek için dünyanın bütün iyi insanları bir araya geliyoruz.Gazze bir sembol olsun bizler için. Düşünelim… Mesela hepimiz Gazzeli olalım bir an için. Kapalı bir kafeste özgürlüğünü arayan bir kuş olalım; gözleri ufukları zorlayan, yalnızlığın acısını hisseden, dünyanın umarsızlığına kahreden… Ailesi her türlü ihtiyaç içinde beklerken işsiz olan bir baba; hasta çocuğuna ilaç bulamayan acılı bir anne, inşaat malzemeleri olmadığı için evi, okulu, hastanesi olmayan yüz binler olalım…Bu durum hoşumuza gitmedi; çünkü bizler iyi insanlarız. Bir milimetrekare bile kalmaksızın yeryüzündeki her yaşam için esenlik dileyenleriz. Güzellik istiyoruz komşularımız için bizler. O yüzden götürüyoruz mutfağımızda pişenden… Çünkü elimizdeki tüm güzellikleri paylaşmak istiyoruz…Şimdi Latin Amerika’dan Uzakdoğu’ya iyi insanlar evlerinden sokaklara çıktılar. Çünkü Gazze için yola çıkan İnsani Yardım Filosu’nun barış ve kardeşlikle yüklü olduğunu biliyorlardı. Gemilerin içinde taşınan fidanların Gazze’de dostluk çiçekleri açacağından eminlerdi; oyun parklarının yerleştirileceği caddelerdeki çocuk sevinçlerini çok önceden görmüşlerdi. Sokaklara çıktılar çünkü İsrail’in uzatılan bu zeytin dalını tutmayışına, bir kez olsun aklıselimle davranmayışına içerlemişlerdi, kızmışlardı…Şimdi 7 milyar insan söz vermeliyiz. Gazze artık hepimizin vicdanı. Hepimiz Gazeli çocuk ve ihtiyarlarız. Hepimiz Gazze’nin sınır kapılarına vurulan paslı çivilerin sökülüp atılmasını istiyoruz. Hepimizin gözleri Filistin’in, Gazze’nin sokaklarındaki gülen çocuğu arıyor.O hâlde tekrar 7 milyar insan söz vermeliyiz. Çünkü Gazze yeni Gazzelere ya engel olacak ya da bir kez daha dünyanın birçok sokağında, caddesinde yeni Gazzelerle perişan olacağız. Hangisi?Site, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın internet sitesi üzerinden ziyaret edilebilir.www.ihh.org.tr/oldurmeyeceksin -----------------------------------------------------------------
Uzmanlara göre, bir iş görüşmesine giderken ya da zorlu bir toplantı öncesi şekerli bir içecek içmek stresi ortadan kaldırıyor.
İngiltere’deki New South Wales ve Queensland üniversitelerinde yapılan çalışmalarda şekerli içeceklerin stresi azalttığı tespit edildi. Psikologlar, şekerli içeceklerin beyne sağlayarak stres altındayken agresif davranışları önlediğini belirledi.
Uzmanlar, bir görüşmesine giderken ya da zorlu bir toplantı öncesi şekerli bir içecek içmenin stresi ortadan kaldıracağını belirtti. Avustralyalı psikologlar, yaptıkları testlerle, şekerli içeceklerin sakinleştirici etkisi olduğunu kanıtlamıştı.
-------------------------------------------------------------
İsrail ile ilişkiler koptu mu?
İsrail ile ilişkiler koptu mu?
İsrail'in insani yardım gemisine saldırması Türkiye İsrail ilişkilerini nasıl etkileyecek? Kriz savaşa mı dönüşecek? Yapılan milyar dolarlık ticari anlaşmalar çöpe mi gidecek?
Türkiye bugün güne iki olayın sarsıntısıyla başladı. İlk haber gece İskenderun'dan geldi. Hatay'ın İskenderun ilçesinde Deniz İkmal Destek Komutanlığına teröristlerce roketatarla düzenlenen, 6 askerin şehit olduğu ve 7 askerin de yaralandığı saldırının, nöbet değişimi sırasında meydana geldiği bildirildi. Modernevler Mahallesi'nde bulunan Deniz İkmal Destek Komutanlığına saat 00.40 sıralarında teröristler tarafından yapılan roketatarlı saldırının, nöbet değişimi için askerleri taşıyan araca yönelik düzenlendiği belirtildi. Şehit haberi gün içinde 7 olarak duyuruldu...
Ardından sabaha karşı dünya kamuoyunun yakından takip ettiği insani yardım konvoyundan kötü haber geldi. İsrail, Gazze'ye insani yardım götüren konvoydaki Türk gemisi Mavi Marmara'ya İsrail sınırının 70 mil açıklarında uluslararası karasularında saldırdı. İçinde yardım malzemesi ve 700 civarı gönüllünün bulunduğu silahsız gemiye yapılan baskında kimi kaynaklara göre en az 2 kişi öldü 30 kişi de yaralandı. İsrailli kaynaklara göre ise ölü sayısı kimi yerde 10, kimi yerde 16, kimi yerde ise 20 olarak telaffuz ediliyor.
Bu saldırı Davos kriziyle gerilen, "alçak koltuk" kriziyle tırmanan Türkiye-İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirdi. Başbakanlık'ta kriz masası oluşturuldu. İsrail'in Türkiye Büyükelçisi acil olarak Başbakanlığa çağrıldı. Hükümet yetkilileri olayı şiddetle kınadı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Latin Amerika gezisini yarıda kesiti. Dışişleri Bakanı da Birleşmiş Milletler'e çağrıda bulunmak üzere New York'a gitti.
Peki Türkiye-İsrail ilişkileri bundan sonra nasıl olur? Gece meydana gelen iki saldırı birbiriyle bağlantılı mı? Kriz savaşa mı dönüşecek? Yapılan milyar dolarlık ticari anlaşmalar çöpe mi gidecek? Uzmanlara sorduk...
İSRAİL İLE TİCARİ İLİŞKİLERİN BOYUTUNU GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZİSRAİL SALDIRACAKTI, SALDIRDI
Sabah Gazetesi Yazarı Hasan Bülent Kahraman:
"Türkiye'nin İsrail ile ilişkiler çok iyiydi. Davos zirvesinden sonra bozulma trendine girdi. İsrail bu yardım gemisinin Gazze'ye girmesine izin vermeyecekti. İnsani yardım gemisine izin verse kendi koyduğu ambargo delinecekti ve bunun sonu gelmeyecekti. Zaten geminin girmesine izin vermeyeceğini ve gerekirse saldıracağını duyurmuştu. Önemli konu İsrail bu açıklamayı yaparken Türkiye tarafından herhangi bir diplomatik girişimin olup olmadığı. İsrail başka türlü davranamazdı. Vuracağım dedikten sonra vurmaması beklenemezdi.
İsrail ile ilişkilerin bu noktaya gelmesi büyük şanssızlık. İsrail lobileriyle tüm dünyada çok etkili bir ülke. Birleşmiş Milletler'den bir şey yapması çok beklenemez. Aramızda büyük ticari ilişkiler var. Türkiye önemli bir silah alıcısı. Türkiye silah alımlarını durduracak bir hamle yapmazsa İsrail Türkiye devletiyle ilişkilerini bozmak istemez.
HER DEVLET HER DEVLETİN DÜŞMANIDIR HEM DE DOSTUDUR
İskenderun'daki saldırılarla İsrail'in bir bağlantısı var mı bilemeyiz ama şunu unutmamak lazım; her devlet her devletin dostudur, aynı zamanda düşmanıdır. PKK bölgedeki halkların Türkiye'ye karşı rahatlıkla kullanabileceği bir taştır. İsrail gibi daima militarizmden beslenen bir ülkenin PKK gibi bir kaynağı kullanmış olması şaşırtmaz. Bundan sonra PKK saldırılarının artıp artmayacağını iyi gözlemlemek gerek."
İSRAİL HÜKÜMETİNDE USAME BİN LADİN'DEN DAHA RADİKAL BAKANLAR VAR
USAK (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu) Başkanı Sedat Laçiner:
"İsrail ile ilişkiler 2006'da Lübnan olaylarında gerilmeye başladı. Davos kriziyle zirve yaptı. İsrail tarihinin en sert en sağcı hükümetine sahip. Hükümette Usame Bin Ladin'i aratmayacak radikallikte bakanlar var. İsrail hükümetinde Türkiye hükümetine karşı ayrı bir nefret var. Türkiye büyükelçisini düşük koltuğa oturtmak bu nefretin en önemli göstergesiydi.
İsrail gemiye bilinçli olarak saldırdı. Bundan sonra önemli olan uluslararası kamuoyunun nasıl tepki vereceği. Ama maalesef Yahudi lobisi dünyanın her tarafında oldukça etkin.
Türkiye'nin bundan sonra önünde bir kaç seçenek var. Elçiliğini kapatabilir, diplomatik ilişkilerini kesebilir, İsrail'i uluslararası kuruluşlara şikayet edebilir (İsrail uluslararası karasularını ihlal etti ve bir yerde haydutluk yaptı. Somalili korsanlara yapılan onlara da yapılmalı), ticari ilişkilerini kesebilir. Ama bu henüz bir savaş nedeni değil.
Türkiye İsrail'in en önemli ticari partnerlerinden biri. Aramızda milyarlarca dolarlık silah anlaşması var. İsrail kedine ciddi zarar veren bir işe girişti. Ticari partner olarak Türkiye'yi kaybetmek istemeyecektir ama İsrail'de bu hükümet olduğu sürece ilişkiler iflah olmaz.
PKK MİLİTANLARINI MOSSAD EĞİTİYOR İDDİASI
Dün gece İskenderun'da yapılan saldırıyla, İsrail'in yardım gemisine saldırmasının bağlantısı var mı bilemeyiz ama Akdeniz'de biri PKK biri İsrail tarafından yapılan iki saldırının bir kaç saat aralıklarla gerçekleşmiş olması dikkat çekici. Bir kaç yıl önce PKK'lılara Kandil'de canlı bomba eğitiminin İsrail gizli servisi Mossad tarafından verildiği bilgisi Türk istihbarat servislerince doğrulanmıştı."
-----------------------------------------------------------------------------------
Kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme için 20 öneri
Kilo verme ve daha sonrasında kilo kontrolünü sağlamak için esas olan şey doğru beslenme kurallarını öğrenmektir. Doğru beslenip egzersiz yaparak kilo verebilir, kilonuzu rahatlıkla koruyabilirsiniz.
1. Özellikle bayanlar stres içinde olduğunda ya da üzüldüğünde yemek yemeye yönelir. Kocaman bir dilim pastanın, çikolatanın bizi mutlu ettiğine inanırız ve daha çok bu besinleri tüketiriz. Stres altındayken kendinizi rahatlatmak için yeni yöntemler deneyebilirsiniz. Sevdiğiniz şarkıları dinlemek, sizi rahatlatacak kokuya sahip sabun ya da duş jelleriyle ılık bir duş almak, arkadaşlarınızla görüşmek, açık havada yürüyüş yapmak ya da hobilerinizle ilgilenmek kendinizi daha iyi hissettirecektir.2. Özel günlerimizde tatlı yeme ihtiyacımız en üst seviyeye yükselir. Böyle zamanlarda hamurlu, şerbetli tatlılar yerine kalorisi düşük, yağsız sütlü tatlıları tercih edebilirsiniz.3. Beslenme alışkanlıklarınız kilonuzu doğrudan etkiler. Büyük porsiyonlarla yemek, doyduktan sonra bile yemeye devam etmek gibi alışkanlıklar kilo almanıza sebep olur. Hedeflediğiniz kiloya ulaşmak, kilonuzu kontrol altına almak istiyorsanız; küçük porsiyonlarla beslenin.4. Aşırı açlık duyduğunuzda şeker ihtiyacınızı muz, ananas, armut, ayva gibi meyvelerle giderebilirsiniz. Bu meyveler sizi tok tutup atıştırma ihtiyacınızı giderecektir.5. Kilo verme programındaysanız bazı haftalar kilonuz yerinden bir gram bile oynamaz. Bu, insanı hayal kırıklığına uğratan, cesaret kırıcı bir durumdur ama vücudunuzun yeni kilosuna alışmaya çalıştığını gösteren bir işaret de olabilir. Bu nedenle vazgeçmeyin.6. Yarım kilogram mantarı, soğanları birlikte dilimleyin. Bu karışımı bir çorba kaşığı zeytinyağı ile 8-10 dakika pişirin ve baharatla tatlandırın. Mantarın içinde bulunan krom size tokluk hissi verecektir.7. Günde 2,5–3 litre su içmeyi unutmayın. Suyu yemekten önce ya da sonra içmenizin bir farkı yoktur. Sadece gün içine bölerek içmeniz gerekir.8. Diyet yaparken sürekli tartılmayın. Sadece haftada bir tartılın. Sürekli tartılmanız motivasyonunuzu bozacaktır. Kilo verip vermediğinizi her gün tartılarak test ederseniz bu, sizde takıntı haline gelir, gerginlik ve strese sebep olur. Çünkü vereceğiniz kilonun sonucu 1 haftada ortaya çıkar.9. Düzenli olarak haftada 3-4 defa bir saat spor yapın. Spor, metabolizmayı hızlandırmanın yanında vücutta mutluluk hormonu salgısını artırarak motivasyonunuzu da artıracaktır.10. Ara öğünlerde: 3 kuru kayısı+3 ceviz ya da ½ simit+30 gr peynir ya da 1 tost+1 ayran tüketin. Ara öğünlerde sizi tok tutacak bu besinleri seçerseniz, ana öğünlerde çok acıkmayıp aşırı yemek yemenizi engellemiş olursunuz.11. Televizyon karşısında mümkün olduğunca bir şey yememeye özen gösterin. Çünkü televizyon hem görme hem de işitme duyumuza hitap eder. 3. duyu olan tat duygusu, kontrolümüz dışına çıkabilir. Boş boş televizyon seyredemiyorsanız, yemek yerine şekersiz bitki çayını tercih edin.12. Size kilo vermeniz gerektiğini hatırlatması için şişman bir fotoğrafınızı buzdolabınızın üzerine yapıştırın. Fotoğrafın orada olması, elinizi her fırsatta buzdolabına atmaktan sizi caydırabilir.13. Bir yemek günlüğü tutun. Günlüğe ne zaman ve neler yediğinizle beraber, yemek yediğiniz anki duygunuzu da yazın. Kendinize duygularınızı ve düşüncelerinizi rahatça günlüğünüze dökebileceğiniz bir zaman dilimi ayırın. Bunu yaparsanız duygularınızı içinize atmazsınız ve dolayısıyla onları yemek yiyerek bastırmanıza gerek kalmaz.14. Eğer sürekli aklınız yemekteyse, buzdolabı veya erzak dolabının kapısına size 'dur' diyecek bir hatırlatma yazısı asın.15. Yiyeceklerden ayva, ayrıca yeşil yapraklı sebzeler (tere, roka, maydanoz, ıspanak, madımak, karalahana da) hem midede hacim kaplayarak tokluk hissine hem de iştah kesmeye yardımcı olur.16. "Diyet yapıyorum" veya "Diyetim sona erdiğinde normal hayatıma döneceğim" gibi cümleler kurmayın. Diyet, bir ray üstünde ileri-geri giden bir tren değildir; sağlıklı yaşama yapılan tek yönlü bir gezidir. Bunun için ancak sahip olduğunuz yaşam tarzında, arkanıza bakmadan yapacağınız değişikliklerle başarılı olabilirsiniz.17. Her gün azar azar alışveriş yapmak yerine büyük bir marketten haftalık veya 15 günlük alışveriş yapın. Bu, çok daha ekonomik olmanın yanı sıra alışverişe önceden hazırladığınız diyet listesiyle gitmek, sağlıksız yiyeceklerden uzak durmanızı kolaylaştıracak.18. Yapılan araştırmalar, sabah kahvaltının kiloyu kontrol altında tutmaya yardımcı olduğunu gösteriyor. Sabahları iyi beslenmek enerji seviyenizi yükseltecek, günün geri kalanında sizi gereksiz atıştırmalardan uzak tutacaktır.
Türkiye'de 1 Haziran'dan itibaren araçlarda çocuk koltuğu bulundurma zorunluluğu gelmesi talep patlamasına sebep oldu.
Yasanın yürürlüğe girmesine sayılı günler kala firmaların stoklarında bebek koltuğu kalmadığı belirtiliyor. Birçok firma bayilerine koltuk göndermek için süre istiyor. Talebin artmasıyla fiyatlar da önemli oranda yükseldi. En düşüğü 49 TL olan koltuklar kalite ve kumaş türlerine göre bin 300 liraya kadar yükseldi. Firma sahipleri satışların yüzde 80 oranında arttığına dikkat çekiyor. Koltuk pazarının bu düzenleme ile yüzde 60 oranında büyümesi bekleniyor.
Horasan Çeyiz, Bebe Giyim ve Bebe Mobilyaları firmasının sahibi Tan İnce, vatandaşın cezalı duruma düşmemek için pahalı ucuz demeden koltuk aldığını belirtti. Geçen yıl sezon boyunca yapılan koltuk satışının bu yıl birkaç ayda yapıldığını kaydeden Tan İnce, şu bilgileri verdi: "Şu an yurtdışından koltuk ithal eden firmaların stoklarında mal kalmadı. Ay sonu itibarıyla gümrüklerde binlerce yeni koltuk olacak. Biz ithalatçı firmalardan siparişlerimizi 15-20 gün sonrasına alabiliyoruz. Vatandaşın ciddi talebi var. Yasal düzenlemeye uymayanlara ciddi cezalar kesilecek. Can taşıyacağı için araç sahipleri koltuk alıyor. Firma olarak Konya'da 300 koltuk satmıştık, bu sene daha sezonun yarısındayız ve bu sayının çok üzerine çıktık." Koltuk fiyatlarının da taleple birlikte yükseldiğine vurgu yapan Tan İnce, "Kumaş ve kalitesine göre fiyatlar değişiyor. 0-12 aylık bebeklerin koltukları 49 TL'den başlıyor 100 liraya çıkıyor. 1-5 yaş gruplarında ise 130 TL'den bin 200 liraya kadar yükseliyor." diye konuştu.
Çocuk koltukları ölümleri azaltıyor
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre, doğumdan itibaren çocuk oto güvenlik koltuğu kullanımının zorunlu olduğu gelişmiş ülkelerde trafik kazalarında çocuk ölüm oranının yüzde 3 civarında olduğu belirtiliyor. Bu oranın koltuğun yasal zorunluluk olmadığı ülkelerde yüzde 46'lara kadar çıktığı kaydediliyor. Yetkililer, koltukların doğru kullanılması halinde kaza sırasında ölümleri yüzde 71 oranında azalttığına vurgu yapıyor.
Boyu 135 santimetrenin, ağırlığı da 36 kilogramın altındaki (12 yaş) çocukları kapsayan oto çocuk koltuğu bulundurma zorunluluğuna uymayanlara, polis ekipleri tarafından 55 TL'den başlayan para cezaları kesilecek. Uygulama taksi, dolmuş, servis gibi şehiriçi ve şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanılan tüm araçları da kapsayacak.AYDIN HIZLIC/ ZAMAN
Araçlarda Bulunan Çocuk Koltuğu Kullanımı Hakkında
Çocuk Koruma Sistemleri
Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 2001 yılında tüm kazalar içinde ölümlü ve yaralanmalı kazalara karışan 0-15 yaş arası çocukların toplam sayısı 7413'tür. Bu sayı ölümlü ve yaralamalı kazaya karışan toplam yolcuların (sürücüler hariç) % 16.03'ünü oluşturmaktadır. Bu çocukların %32.23'ü 0-5 yaş arasındadır.
Bu ölüm ve yaralanmaların bir çoğunun çocuk koltuğu ve emniyet kemeri kullanarak önlenmesi mümkündür. Bununla birlikte birçok ebeveyn koruma sistemlerini yanlış kullanarak çocuklarını riske atmaktadırlar. Uzmanlar çocuk koltuklarının % 80-90'ının, araçlara yanlış monte edildiklerini veya yanlış kullanıldığını düşünmektedir.
Bebekler, yeni yürümeye başlamış çocuklar ve diğer çocuklar fizyolojik olarak yetişkinlerden çok farklıdır. Gençler bile sadece büyümüş çocuklardır. Çünkü boyları ve iskelet yapıları tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle emniyet kemerleri araç çocuk koltukları gibi yeterli ve tam anlamıyla bir koruma sağlayamazlar. Çocuk koltukları gerekli korumayı sağlayacak ekstra yapılarla tasarlanmıştır.
Çocuk koruma sistemleri hızlı çarpma etkisi esnasında "kademeli yavaşlama"yı sağlar. Doğru monte edilmiş çocuk koruma sistemleri, çarpma sonrası aracın durmasıyla, aracın mevcut hızıyla ilerleyen çocuğun bedeninin de durmasını sağlar ve başka nesnelere (insana, zemine veya diğer araçlara) olabilecek teması da engeller.
Araç çocuk koltukları, çarpma etkisini vücudun belli bir kısmına yönlendirmeyip, bu etkiyi vücudun daha güçlü bölgelerine (kalça kemiği, sırt ve omuz) dağıtarak çarpma etkisini azaltma işlevini görür.
Çocuk koruma sistemlerini karmaşık bulan bazı ebeveynler, bu sistemlerin çocuklarını sıkacağını ve rahatsız edeceğini öne sürmektedirler. Aşağıda da göreceğiniz gibi, modern çocuk koruma sistemleri basit ve çocukların hoşlanacağı şekilde dizayn edilmiş ve maksimum korumayı sağlayacak niteliktedir.
Çocuklar eğer küçük yaşlardan itibaren araç çocuk koltuğuna alışmışlarsa, büyümelerine oranla çocuk koltuğundan daha çok hoşlanmaktadırlar. Kendi özel koltuklarında bulunmak onlara inanılmaz haz vermektedir. Bu nedenle çocuk koruma sistemleri aleyhine ileri sürülen görüşler tutarsız ve yalnızca basit bahanelerdir.
Çocuk Koruma Sistemi Çeşitleri
Bebek Koltukları (1 yaşına ve 8-9 kg'a kadar olan çocuklar için): Bebek koltukları doğumdan 8-9 kg ve 1 yaşına kadar olan çocuklar için dizayn edilmiştir ve araçlara arkaya bakacak şekilde monte edilir. Bebek koltuğunun arkaya bakmasının nedeni kazalarda hassas kafa ve boyun yapısına sahip olan bebeğin daha iyi korunması içindir. Çünkü kaza anındaki çarpma etkisi bebeğin kafa ve boyun kısmına göre daha güçlü olan arka kısmına yöneltilecektir. Koltuk aynı zamanda bebeğin kafasının öne çarpmaması için ön tarafa tam dayanmamalıdır. Bu koltuklar bebeklerin kendi kendine hareket edebileceği döneme kadar kullanılmalıdır.
Hareketli Çocuk Koltukları (0-4 yaş grubu ve 0-16 kg'a kadar olan çocuklar için): 8-9 kg'mı geçen çocukların arkaya dönük veya öne bakacak şekilde taşınabilmelerini sağlayacak hareket kabiliyetine sahiptir. Bu koltuklardan bazıları 1 yaşının altındaki çocuklar için arakaya bakar durumda da kullanılmaktadır. Bu tür koltuklarda çocuklar 9 kg'dan 18 kg'a ve 4 yaşına kadar öne bakacak şekilde oturmalıdır. Daha sonra bir üst düzey koruma sistemi kullanılması önerilmektedir.
Destek Koltukları (4-8 yaş grubu ve 28-30 kg'a kadar olan çocuklar için): Bu koltuklar 4 yaşından büyük ve 28-30 kg'a kadar olan çocuklardan boy ve kilo olarak hareketli koltukları kullanamayacak ve henüz emniyet kemeri de kullanmaya hazır olmayanlar için geliştirilmiştir. Destek koltukları yalnızca çocuğu korumakla kalmaz, kemerlerin rahatça takılıp kullanılmasını ve çocuğun camdan dışarısını seyredebilmesini de sağlar. Destek koltuğunda yalnızca iki noktalı kemer varsa koruyucular kullanılmalıdır. Destek koltukları, koruyucuların iki ve üç noktalı kemerlerle birlikte kullanılabileceği şekilde tasarlanmıştır. Arkası yüksek olan destek koltuklarının, hassas kafa ve boyun yapısını daha iyi koruduğu belirlenmiştir.
Emniyet Kemerleri: Çocuğunuzun mümkün olduğunca daha uzun süre araç çocuk koltuğunda seyahat etmesini sağlayınız. Boy ve kilo olarak destek koltuğunu kullanamayacak kadar büyüdükten sonra emniyet kemeri kullandırınız. Üç noktalı emniyet kemerinin omuzdan gelen kısmı, omuz üzerinden ve göğüs kafesinden çapraz geçmeli, yüz ve boyun bölgelerine dokunmayacak şekilde ayarlanmalıdır. İki noktalı kemerler veya üç noktalı kemerlerin iki noktalı şeridi; kalçaların üst kısmında, ne çok sıkı ne de çok gevşek durumda bulunmalı, mide üzerinden geçmemelidir.
Çocuk Koruma Sistemleriyle İlgili Genel Öneriler
Bütün çocuklar için en güvenli yer arka koltuktur. Çocuk koltuğu kolayca monte edilebilecekse, çarpma noktasından en uzak yer olan arka koltuğun orta kısmına takılması tavsiye edilmektedir. Çocuklar çarpma noktasına ne kadar uzak olurlarsa o kadar güvenlidirler. (Özellikle önden çarpmalarda yaklaşık % 29 oranında daha güvenlidir.) Ve 0-4 yaş kategorileri için dizayn edilen araç çocuk koltukları yan hava yastığı bulunan araçların ön koltuklarında kullanılmamalıdır. Kaza anında açılan hava yastığı koltuğa çarpıp, çocuğun ağır yaralanmasına hatta ölümüne bile neden olabilir.
Çocuk mutlaka ön koltukta oturtulacaksa aracın koltuğu mümkün olduğu kadar geriye çekilmelidir. (Özellikle yan hava yastığı olan araçlarda.)
Araç çocuk koltuklarının; sağa sola, arkaya öne kaymaması için, araca emniyet kemeriyle iyice sabitlenmesi gerekir.
Yeni doğmuş bebeğin bulunduğu koltuktaki kemerler en alttaki tokaya takılmalı ve tokalar da omuzda veya omuz altı hizasında bulunmalıdır. Çocuğun yaş ve kilosuna göre kemer ayarları artırılmalıdır. Kemerler omuzlar üzerinden ve ayakların arasından geçmelidir.
Plastik kemer tokalarının tam olarak takıldığından emin olunmalıdır.
Çocuk koltukları uluslar arası standartlara uygun olmalı ve uygun olduğuna dair etiketi olup olmadığına dikkat edilmelidir.
Üretici talimatları ve araçlarda kullanım kılavuzları mutlaka okunmalıdır.
Bir kazaya karışan araçtaki çocuk koltuğu kesinlikle kullanılmamalı ve değiştirilmelidir.
çocuk koltuğu,bebek koltuğu,bebek araba koltuğu,bebek oto koltuğu,oto koltuğu,oto koltugu,çocuk,
Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesince açıklamış olduğu bilgilere göre Hac Kura Sonuçları 26 Mayıs 2010 günü saat 11'de başlanacak. Yalnız sonuçların internetten açıklanması ise aynı gün saat 21:00'den itibaren Hac Dairesi Başkanlığının sitesinde yayınlacaktır. Sonuçlara BURADAN ulaşabilirsiniz. Herkesin O mübarek beldeleri görmesi temennisi ile dua ediyoruz.İslamİlmihali.net olarak Kura sonucunda isimleri açıklanan Hacı Adaylarımıza şimdiden Allah Kabul etsin diyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı Hac Dairesi Başkanlığının yapmış olduğu açıklama ise şöyle;
2010 yılı Hac Kur'aları 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü saat 11:00'de Başkanlığımız Konferans Salonunda Bilgisayar ortamında Halka açık çekilecektir. Ayrıca Kur'a çekimleri uydu üzerinden canlı olarak yayınlanacaktır. İzlemek isteyenler TÜRKSAT-3A uydusu üzerinden 11136 Horizontal(Yatay) Symbol Rate:2960 FEC:5/6 frekansını ayarlayarak izleyebilirler. Vatandaşlarımız Kur'a sonuçlarını aynı gün saat 21:00'den itibaren TC Kimlik numaraları ile bu siteden öğrenebilecektir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kısa süre için internete ihtiyaç duyanlara TTNET'ten taahhütnamesiz inetrnet paketi.
TTNET’in yeni hizmeti “Süreli İnternet”, özellikle yazlıkçılar ve öğrenciler gibi belirli ya da kısa süre için internete ihtiyaç duyanlara büyük avantaj sağlıyor. Bu kapsamda, internete 2 ay, 3 ay veya 6 aylık ADSL paketleri ile sahip olunabiliyor.
TTNET, hayata geçirdiği “Süreli İnternet” hizmeti ile NET4 ve NETLİMTİSİZ paketlerini 2 ay – 3 ay ve 6 ay süreyle kullanıma sunuyor. Böylece, kısa süre için internet aboneliğine ihtiyaç duyanlar, uzun vadede taahhütnameye gerek duymadan ve kısa süreli adres değişiklikleri için internet hatlarını taşımak zorunda kalmadan; ihtiyaç duydukları süre kadar internet erişimine sahip olabiliyor.
TTNET Müşterileri, “Süreli İnternet” paketlerinden, TTNET’in sunduğu standart internet paketlerine geçebiliyor ve avantajlı kampanyalarından faydalanabiliyor. Diğer taraftan, hizmet kapsamındaki ADSL paketleri süre sonunda otomatik olarak kapanıyor.
Özellikle yaklaşan yaz aylarında, okudukları şehirden ayrılan öğrenciler, yazlıklarına taşınan aileler gibi kısa süreli internet ihtiyacı olan tüm kullanıcılar bu avantajlı hizmetten faydalanabilecek. “Süreli İnternet” hizmeti yıl boyunca sadece ihtiyaç duyduğu süre kadar aboneliğe sahip olmak isteyen kullanıcılar için sunulmaya devam edecek.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Pana Film'den, 2 dakikalık görüntüyü hazmedemeyen İsrail'e, 90 dakikalık cevap...Fenomen dizi Kurtlar Vadisi Pusu'da yer alan bir sahneyi hazmedeyince, dizi ve Pana Film'i baskı altına almak amacıyla diplomatik küstahlığa varan hareketlerle Türkiye'yi aşağılamaya kalkan İsrail'e tepki çığ gibi büyüdü. Pana Film'in, "Şikayet etme, vahşeti durdur" çağrısı yaptığı ve "Kurtlar Vadisi, doğruları söylemeye ve yanlışları teşhir etmeye devam edecektir" denilen açıklamasını takiben bugün önce Dışişleri Bakanlığı, sonra Başbakan Erdoğan, MHP ve çok sayıda diplomat İsrail'e karşı çok sert tepki gösterdi.SIRADA EMPERYALİST TERÖR VAR
Bu arada Kurtlar Vadisi Pusu senaristlerinden Bahadır Özdener, televizyonların haber programlarına katılarak canlı yayınlarda İsrail'in gösterdiği tepkiye karşılık "Şimdi de emperyalist terörü anlatacağız" diyerek, yeni bir hazırlığın mesajını da verdi. Özdener, "Radikal İslam terörünü işlemeye devam ediyoruz. Biz hiçbir terörü birbirinden ayırmıyoruz. 1,5-2 dakikaya hassasiyet gösteriyorlar. Müsaade edin, biz de sinemacılar olarak onları (İsrail'i) zor duruma düşürelim. 1,5 saatlik Filistin'i anlatalım, bakalım ne tepki verecekler" dedi.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İş adamı Halis Toprak’ın boşanma davası açtığı eşi Nazlıcan Tagızade Toprak, avukatı aracılığıyla karşı boşanma davası açtı.
Nazlıcan Tagızade Toprak’ın avukatı Fatih Volkan tarafından Sarıyer Aile Mahkemesine verilen dava dilekçesinde, Halis Toprak’ın boşanacak olduğu eşine, 5 milyon TL maddi ve 5 milyon TL manevi olmak üzere 10 milyon TL tazminat ile aylık 10 bin TL yoksulluk nafakası ödemesine karar verilmesi istendi.
Dilekçede, karşı boşanma davasının kabulüyle Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasının ret edilmesi ve yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilmesi talep edildi.
Beş sayfadan oluşan dilekçede, şu ifadelere yer verildi:
“Müvekkilimin, basın aracılığıyla ve kendisine sorular dolayısıyla yaptığı açıklamalar, tamamıyla gerçek olayların aktarılmasından ibarettir.
Yaşı, serveti, ilişkileri ve bugüne kadar yaşayış tarzıyla herkesçe tanınan davacının kendisinden çok genç olan Nazlıcan Toprak tarafından Halis Toprak’ın tehdit edildiğini iddia etmesi son derece hayret vericidir.
Müvekkilim, uygunsuz ilişki teklifleri üzerine davacı karşısında ağır hayal kırıklığına uğramış ve bu teklifleri reddettiği için de davacı tarafından kötü muameleye, baskıya ve aşağılamaya maruz kalmıştır. Çok genç yaştaki bir kızın ve ailesinin nüfuzlu ve servet sahibi bir iş adamını nasıl tehdit edebilecekleri anlaşılmaz bir iddiadır.”
Dilekçede ayrıca, Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasında Nazlıcan Tagizade Toprak’tan 100 bin TL manevi tazminat da istendiği hatırlatılarak, “Müvekkilim ağır bir hayal kırıklığına uğramıştır. Bundan sonra uygun bir evlilik ihtimalini de büyük ölçüde kaybetmiştir. Müvekkilimiz zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğundan mali durum araştırması yapılmadan ivedilikle tedbir nafakasına karar verilmesini talep ediyoruz” denildi.
İş adamı Halis Toprak da avukatı Turgut Tavşanoğlu aracılığıyla eşi Nazlıcan Tagızade Toprak aleyhine aynı mahkemeye başvurarak, 13 gün önce boşanma davası açmıştı.
BursaSpor ligin son haftasında Beşiktaş’ı 2-1 yenerek tarihinde ilk kez lig şampiyonluğuna ulaştı.
Lig tarihinde Trabzonspor’dan sonra şampiyonluğa ulaşan ilk Anadolu takımı Bursaspor oldu.
Yeşil-beyazlılar bir puan farkla ikinci sırada girdiği son hafta Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etti ve Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile berabere kalmasıyla tarihinde ilk kez şampiyonluğa ulaştı.
7. dakikada soldan Ali’nin kullandığı serbest atışta ceza sahası içindeki Sercan’ın kafa vuruşunda top kaleci Rüştü’de kaldı.
13. dakikada rakip yarı sahasının ortasında topla buluşan Nobre sağdan içeri hareketlenen Nihat’ın önüne derinlemesine pas attı, Ivankov zamanında çıkarak topa Nihat’tan önce sahip oldu.
22. dakikada Bursaspor atağında sağ kanattan hareketlenen Ergiç arka direğe doğru ortaladı, pozisyonu iyi takip eden Ozan İpek’in yatarak vuruşunda kaleye giden topu Sivok son anda kafayla kornere gönderdi.
32. dakikada Bursaspor öne geçti. Ceza sahasının sağ tarafında İbrahim Toraman’ın hatasından faydalanan Sercan topu yerden çıkardı, geriden gelen Batalla fileleri havalandırdı: 1-0.
44. dakikada fark ikiye yükseldi. Ali’nin sağdan ortasında İbrahim Toraman’ın karşılamak istediği top köşeden ağlara gitti: 2-0.
51. dakikada sağdan Sercan’ın ceza sahasına yaptığı ortada uygun durumdaki Batalla’nın kafa vuruşu üstten auta çıktı.
68. dakikada Batalla’nın kullandığı frikikte barajı geçen top az farkla üstten auta gitti.
77. dakikada Cumali’nin ceza sahası içine yerden sert ortasında top direkt kaleye gitti. Kaleci Ivankov topu güçlükle kornere çeldi.
79. dakikada Tello’nun pasıyla sol kanatta Bursaspor yarı sahasında topla buluşan İsmail’in sert şutu, kaleci Ivankov’un müdahalesiyle kornere çıktı.
87. dakikada sol kanattan ceza sahası içine giren Necip, topu kale önüne ortaladı. Uğur’un kafayla tamamladığı top ağlarla buluştu: 2-1.
Yeşil-beyazlı teknik heyet ve futbolcular maçın ardından Fenerbahçe-Trabzonspor maçının sonucunu bekledi. Maçın 1-1 bittiği haberinin ulaşması üzerine Bursa Atatürk Stadı’nda büyük bir sevinç yaşandı
Yazan:Cnet Türkiye Salı, 18 Mayıs 2010 12:58
Türk Telekom imzaladığı 221 milyon Euro’luk anlaşmayla gözünü Avrupaya dikti.
Türk Telekom, 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile Orta ve Güneydoğu Avrupa'nın önde gelen bağımsız data ve toptan kapasite servis sağlayıcılarından biri olan Invitel International'ı satın aldı.
Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom, Invitel Holdings A/S ile Invitel International’ın hisselerinin %100’ünün 221 milyon Euro karşılığında satın alınmasına ilişkin bir hisse alım anlaşması imzaladı. Türk Telekom kapanış koşullarına tabi bu anlaşma ile yaklaşık 197 milyon Euro ödeyecek.
Invitel International, Orta ve Güneydoğu Avrupa’da 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile hizmet veren önde gelen bağımsız toptan data ve kapasite servis sağlayıcılarından biri.
Coğrafi bir “bağlantı merkezi” olma konusunda eşsiz bir konumda bulunan Türk Telekom, söz konusu satın alma ile Orta ve Doğu Avrupa bölgesi içinde artan data/geniş bant trafiğini ve Türkiye, Orta Doğu ve Asya pazarlarını Batı Avrupa ve Amerika’ya bağlayan data/geniş bant trafiğini sağlayarak bu konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Ayrıca, bu satın alma ile Invitel International ve Türk Telekom arasında sinerji fırsatlarının doğması ve ilaveten uçtan uca güvenilir ve daha yüksek kalitede hizmetler almaya kritik önem veren uluslararası data ve genişbant müşterileri ile iki şirketin de ilişkilerinin daha da güçlenmesi bekleniyor.
Bir ilköğretim müfettişi, ADSL hizmeti için Türk Telekom'un almak zorunda bıraktığı 'sabit telefon hattı' uygulamasını mahkemeye götürdü. Tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Kastamonu Adliyesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava sonuçlandı.
Mahkeme kararında, ADSL hizmeti nedeniyle kişiye ait telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmasının yasal olmadığına ve sabit ücret alınmaksızın tüketicinin ADSL hizmetinden yararlandırılmasına ilişkin kesin hüküm tesis olduğu belirtildi.
Müfettiş olan Recep Ali Örten, Kastamonu ilinde görev yaptığı sırada ADSL aboneliği için başvuruda bulundu. Türk Telekom yetkilileri sabit hat çektirmeden ADSL hizmeti veremeyeceklerini belirtti. Bunun üzerine sabit hat için de aboneliği kabul eden Örten, evine sabit telefon hattı çektirirken ADSL hizmeti de almaya başladı.
ADSL hizmeti için sabit telefon çektirilmemesi gerektiğini savunan Recep Ali Örten, konuyu şikayet dilekçesiyle, 4 Mart 2008 tarihinde Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'na taşıdı. Örten, heyetin talebini reddetmesi üzerine konuyu tüketici mahkemesi sıfatıyla Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşıdı. Mahkeme, kararında, Örten'i haklı buldu ve telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmaksızın ADSL hizmetinden yararlandırılmasını hükmetti. Hükümde, tüketici aleyhine verilen, Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının kaldırılması da yer aldı.
Tüketici Recep Ali Örten, Kastamonu'daki davaya Türk Telekom avukatlarının katılmadığını hatırlatarak, "Dava sonuçlanınca şirketin avukatları kararı iptal ettirmek için girişimde bulundu. Türk Telekom'un, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne yaptığı temyiz itirazı ise reddedildi. Tüketici mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından onandı." dedi.
Şu an Sinop ilinde görev yaptığını aktaran Recep Ali Örten, mahkeme kararıyla birlikte geriye dönük ödediği sabit ücretleri almak amacıyla çalıştıklarını belirterek, "Mahkemeye müracaat ederken, geriye dönük ödediğim ücretlerin geri alınması noktasında talebim yoktu. Şildi avukatım bu konu ile ilgili mahkeme kararıyla birlikte ücretlerin geri alınması amacıyla dava açacak. Halen Türk Telekom'un bana sabit telefon için sabit ücret gönderiyor. Ben bu ödemeleri yapmıyorum. Şirket de benden bu ücretleri talep etmiyor ama faturasını göndererek mahkeme kararına karşı çıkmış oluyor." diye konuştu.
Recep Ali Örten, mahkeme kararının emsal teşkil edebileceği yönünde avukatından bilgi aldığını belirterek, bu durumda mağdur olan çok sayıda Türk Telekom'un ADSL abonelerinin haklarını aramasını istedi.
--------------------------------------------------------------------------
Günün Ipucu;
Vista duvar kağıdını otomatik değiştirmek. Yükleme: Öncelikle gerekli aracı edinmek için internete bağlanın. Daha sonra Kenar Çubuğu'nun üstüne sağ tıklayın ve "Araç Ekle" seçeneğini seçin. Açılan pencereden de "Daha çok çevrimiçi araç al" bağlantınsa tıklayın. Bu aşamada Internet Explorer açılacak ve içinde Kenar Çubuğu için faydalı araçlar bulabileceğiniz bir galeri karşınıza çıkacak. Sitedeki arama kutucuğuna "Desktop Wallpaper" yazın ve aramayı başlatın. Arama sonucunda sadece bir adet sonuç göreceksiniz. Şimdi sağ alt kısımdaki "Download" butonuna tıklayın. Microsoft burada sizi aracı yapan kişinin doğrulanmadığı konusunda uyaracaktır. Bu uyarıyı dikkate almayın ve "Install" butonuna tıklayarak aracı bilgisayarınıza indirin. İndirdiğiniz konumdan aracı çalıştırın ve kurulumu doğrulmak için "Yükle" butonuna tıklayın. Bu işlemden sonra aracın Kenar Çubuğu'nda belirdiğini görecesiniz. Duvar kâğıtlarını ayarlamak: fareyi yeni yüklediğiniz aracın üzerine getirin ve beliren İngiliz anahtarının üzerine tıklayın, burada bulunan ayarlar sayesinde duvar kâğıtlarının seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Aracın ayarlar bölümündeki "Folder" seçeneğine tıklayarak arka planların seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Eğer bu klasöre alt klasörleri de dâhil etmek istiyorsanız "Include subdirectories" seçeneğinin işaretli olduğundan emin olun. Şimdi "Show each picture" menüsündeki "Preview next wall paper" seçeneğine tıklayın. Araç bir sonraki arka plan görüntüsünün ön izlemesini açacak ve değiştirmeniz için size butonu gösterecek. Duvar kâğıtlarının geçiş efektini belirlemek için ise "Picture Transition" menüsünden herhangi bir geçiş efekti seçebilirsiniz. Her defasında farklı bir efekt görmek için "Random"ı seçebilirsiniz. Duvar kâğıtlarının hangi sıklıkla değiştirileceğini belirlemek için ise "Change desktop wallpaper:" seçeneğinden istediğiniz süreyi seçebilirsiniz. "Change even when the Gadget is hidden" seçeneğini işaretlediğinizde ise aracın ara planda olsa bile duvar kâğıdını değiştirmesini sağlayabilirsiniz. Yine "Shuffle pictures" seneğini işaretleyerek gösterilecek resimlerin rastgele seçilmesini sağlayabilirsiniz. Son olarak da resmin konumlandırmasını seçtikten sonra "Tamam" butonu ile ayarlarınızı uygulayabilirsiniz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Real Madrid kulübünün, Liverpool’un yıldız futbolcusu Steven Gerrard için 30 milyon sterlin teklif etmeyi planladığı ileri sürüldü.
Daily Mirror gazetesi, Real Madrid’in, hakkında, Liverpool’da mutlu olmadığına ve gelecek sezon takımdan ayrılmayı düşündüğüne dair söylentiler bulunan Gerrard’ı kadrosuna katmakta ısrarlı olduğunu ve bunun için 30 milyon sterlini gözden çıkarttığını yazdı.
İspanyol ekip, 3 yıl önce de Gerard’ı transfer etmek istemiş, ancak girişimleri başarısız olmuştu. Gerrard için Chelsea’nin de devrede olduğu, ancak futbolcunun, Liverpool’a bağlılığından dolayı ezeli bir rakibe gitmek istemediği konuşuluyor. Öte yandan, Gerrard’ın yanısıra, Fernando Torres ve Jamie Carragher gibi isimlerin de bu yıl sonunda Anfield Road’dan ayrılabileceği belirtiliyor.
Steven Gerrard
Steven Gerrard 30 Mayıs 1980′de doğan Liverpool F.C.’nin İngiliz futbolcusudur. 2005 yılında İstanbul’da yapılan Şampiyonlar Ligi finalinde Liverpool’un kaptanı olarak kupayı kaldırmış, 2007 yılında ise yine A.C. Milan finaline çıkan takımda yer almıştır.
9 yaşında Liverpool’un genç takımında futbola başlayan Gerrard, Robbie Fowler, Michael Owen, Steve Mcmanaman, Jamie Carragher, Jamie Redknapp gibi Liverpool altyapısından çıkan bir oyuncudur. 1998 yılında A takımda forma bulmaya başlayan Gerrard, 2001 yılındaki Liverpool’un UEFA Kupası finalinde Alaves’i 5-4 yendiği maçta takımı adına 2.golü kaydetmiştir. 2001′in Kasım ayında İngiltere Milli Takımı ile ilk golünü Almanya’ya karşı atan Gerrard aynı yıl İngiltere’de Yılın En İyi Genç Oyuncusu ödülünü kazanmıştır. 2005 yılında takımının Şampiyonlar Ligi’nde UEFA tarafından turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmiştir. 2006 yılında da İngiltere Premier Ligi’nin en iyi futbolcusu seçilmiştir.
Dünya’nın en fazla kazanan 10. futbolcusudur.
2008 yılında İngiltere Premier Ligi’nin en iyi 2. futbolcusu seçilmiştir.
Pediped Giselle modeli ekstra koruma ve konfor için köpük yastık ile softest deriden üretilmekte ve tabanları tamamı el yapımı dikişlerden oluşmaktadır. 3 katlı bir sistem ile yapılan tabanlar, yumuşak derisi ve şok emici köpüğüyle maksimum konfor ve koruma sağlıyor. Velkro bantları sayesinde rahatça giyip çıkarılabilir ve çocuklarınızın ayağına tam olarak oturur. Pediped Originals, hem iç hem dış mekânda çocukların ihtiyacı olan korumayı yumuşacık tabanlarıyla sağlıyor.
İlk adım ve sonrası ayakkabılarını üreten Pediped™, çocukların hassas ayakları için çıplak ayağa en yakın alternatif olarak tasarlıyor. Pediped™, çocukların tabanlarının geliştiği dönemde, ayaklarının doğal gelişimi için gerekli olan optimum destek ve korumayı sağlarken, ilk emeklediği günden ilk adımına ve sonrasına kadar rahatlıkla kullanılabilinecek ayakkabılar üretiyor. Yumuşak tabanlı pediped™, çıplak ayağın sağladığı tüm faydalara sahip ve tabandaki çift dolgusu ile minik ayaklara ekstra koruma sağlıyor.
Pediped’in grubunun birbirinden şık modellerini Tüm Joker, Kapbula Bebek, e-bebek, Kids Walk Caddebostan, Jujube İstinye Park, Karamela Karum Ankara, Palladium Pieds mağazalarında bulabilirsiniz.
Dünyanın en büyük güzellik ürünleri zinciri Watsons, Türkiye’deki 5. yılını dev bir indirim fırsatıyla kutluyor. 20-28 Nisan arası “5.yaş günü bizim ama büyük fırsatlar sizin” sloganı ile tüm Watsons ve özel markalı 1200 çeşit ürün %33 indirimli…
5 yılda Türkiye’deki toplam 32 mağazasını 10 milyon kişinin ziyaret edip alışveriş yaptığı Watsons, güzellik sektörünün öncüsü olmaya devam ediyor.
Hızla büyüyerek İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kayseri, Mersin, Eskişehir, Denizli, Trabzon ve Tekirdağ’da toplam 32 mağazaya ulaşan Watsons, Türkiye’nin lider güzellik ve kişisel bakım ürünleri zinciri olmaya devam ediyor.
Watsons dünyada da 10 ayrı pazardaki 2000’e yakın mağazasıyla dünyanın en önde gelen güzellik ve kişisel bakım zincirlerinden biri. Kaliteli ve yenilikçi bir perakende anlayışını temsil eden Watsons’larda, kozmetik, kişisel bakım ve onları tamamlayan yenilikçi ürün gruplarından 25 bini aşkın ürün her hafta milyonlarca tüketici ile buluşuyor.
Tchibo yeni teması “Doğaya Yolculuk” ile baharın gelişiyle canlanan doğanın keyfini çıkarmak isteyen herkesi özgürlüğü yeniden keşfetmeye davet ediyor. Tchibo’nun doğa tutkunlarına ayırdığı yeni teması 26 Nisan’da tchibo.com.tr internet mağazasında, 28 Nisan’da ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor.
Tchibo’nun yeni temasında; doğa yürüşlerinde yağmur ve rüzgârdan koruyan montlar, hareket özgürlüğü sunan pantolonlar, doğa yürüyüşleri için gerekli olan tüm eşyaların sığdırılabileceği sırt çantları, rahat gömlekler, tişörtler ve elbiseler dikkat çekiyor. Bir kamp için gerekli olan pek çok şeyin bulunabileceği Tchibo’nun bu yeni temasında, doğa tatillerini kolaylaştıran çadır ve gölgelikler ile fonksiyonel çakı ön plana çıkıyor.
Açık havanın ve doğanın tadının çıkarılacağı bahar ayları için her türlü ihtiyaç kuşkusuz Tchibo’nun “Doğaya Yolculuk” teması ile karşılanabilir.
Elbisenizle güneşten korunun!
UV 40 güneş koruma faktörüyle günün her anında doğayı keşfedebilirsiniz. Hava alır ve Supplex Funktionsfaser ile yumuşacık bir dokuya sahiptir. Sırt kısmındaki hava aralıkları ve mesh ekler ile vücudunuzun serin kalmasını sağlar. Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yan yırtmaçlar maksimum hareket özgürlüğü sağlar. 2 cepli ve haki renkte.
Kullanışlı bir yürüyüş arkadaşı!
DryActive Plus ile hava alır ve nemi aktarır. Değerli eşyalar için yan dikişlerinde emniyet fermuarlı ceplere sahiptir. Kollar kıvrılabilir ve düğmeyle sabitlenebilir. Pamuk-streç kalitesinde ve mercan renkte kareli. Hafif dar kesim.
Serin havadan korunun!
Clima Protection sistemiyle hava alır ve nemi aktarır. Elastik üst malzeme, yüksek hareket özgürlüğü ve rahat giyim konforu sağlar. Kapüşonlu ve fermuarlı 2 cepli. %88 polyester, %12 elasthan. Astar %100 polyester.
Maceraperest erkeklere!
Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Şort olarak da kullanılabilir. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim. Dayanıklı ve hızlı kurur. 2 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut.
Doğaya yolculuklarda!
Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim ve yanda bulunan lastik bantlarla vazgeçemeyeceğiniz bir konfor sunar. Dayanıklı ve hızlı kurur. 3 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut.
Kampa gidiyoruz!
Konforlu taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımı. Dolum hacmi 25 l. Dolgulu, anatomik şekillendirilmiş ve uzunluğu ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışlı. Tabanda fermuarlı bölme, yağmur kılıflı. Özellikle geniş bir şekilde açılabilmesi için ana bölüm 2 yönlü fermuarlı. Bel kayışında fermuarlı küçük bölme mevcut. %100 polyester, PU kaplamalı.
Doğa yürüyüşlerinde yorulmayın!
Diz eklemlerinin ve bacak kaslarının yükünü hafifletir. Kademesiz 54 cm’den 130 cm’e kadar ayarlanabilir; çubuğu istediğiniz kadar çekin ve ayarlayın. Çubuk ucu için takılabilir, kaymaz lastik uçluk; asfaltta yürürken de ideal.
Doğadaki eviniz!
Çekmeli ip mekanizması sayesinde şemsiye gibi kendiliğinden gerilerek açılır. Hızlı, rahat ve kolay kullanımıyla çok pratiktir. Kendini taşır ve yer kaplamaz. PU kaplama ve mühürlenmiş dikişlerle çadır ve taban su geçirmez. Hava alabilen çadır tavanı, yağmurdan korur ve havalandırma için file eklidir. Çubuklar Fiberglasdır. Yeşil, haki, siyah renklerde ve yaklaşık 210 x 95 x 140 cm.
Kolayca taşınabilir!
Konforlu ve anatomik şekilli taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımına sahiptir. Vücut yapısına göre ayarlanabilir. Omuz bölümünün yüksekliği değiştirilebilir. Omuz kayışları, göğüs ve bel kayışlarının genişliği ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışları dolgulu ve mesh kılıflı. Sırt dolgusu ideal havalandırma sağlar. Emniyetli duruşla yüksek hareket özgürlüğü sunar. Su geçirmez yağmur kılıfı dahil. %100 polyester, PU kaplamalı
Chrome canlı ve enerji dolu bir tarzla donanmak için narenciye özlerini kullanır. Enerji veren bir ahenk ile canlanarak yeni bir koku tarzını, canlı fresh bir tarzı benimsiyor.
Enerji ve canlılık veren tazeliğin yeni rüzgarı
Enerji ve hareketin sembolü hesperide notası enerji veren ışıltılar ile parıldıyor. Cedrat ( bir çeşit limon ), turunç, mandalina ve greyfurt’un bergamutun özü ile karışmış canlı uyumu taze ve dinç bir rüzgar estiriyor.
Chrome Sport’un kalp notası özgürlük dalgası canlanır. Uzak denizlere bir yolculuk yaparmışçasına, yeşil ve akuatik notalarının akıcılığı maceraperest tarzını ortaya koyar. Duyuları uyaran Zencefil baharatlı, taze ve seksi bir dokunuşla bu oluşumu tamamlar.
En sonunda Chrome Sport’un erkek ruhu belirir. Beyaz miskin ve odunsu amber notalarının yumuşak cazibesi ile renklenen tarzı tende elegan bir iz bırakır. Michel Almairac tarafından yaratılmıştır.
Derin mavi ile bezenmiş şişenin tazeliği
İnce uzun ve ergonomik çizgiler “high tech” elegans ile Chrome Sport şişesine şekil verir. Bununla birlikte sonsuzluk, spray entegre edilmiş krom rengi kapak ile simgelenir. Mavi buzlu cam kokunun dinç fresh yapısına çağrışım yapar.
Chrome Sport tarzında bir tamamlayıcı seri
Bir nefes oksijen ve keyifle vücuda ve ruha zindelik katan bir tamamlayıcı seri.. babaya götürülecek yada oğluna hediye edilecek dört ürün.
reeder ile, kalın kitapların ve kağıt yığınlarının arasında kaybolmadan milyonlarca sayfayı 240gr.’lık incecik bir cihazın içine sığdırabiliyorsunuz. Telefon ve bilgisayarlarda kullanılan lcd ekranlar, foton yayılımı ile gözleri yoruyor ve uzun süreli kullanımlarda göz bozulmasına yol açıyor. reeder’ın en önemli özelliği olan e-ink (elektronik mürekkep) ekranı ise, dünyadaki en yeni teknolojilerden biri. E-ink ekran ile gözünüz yorulmadan saatlerce okuma yapabiliyorsunuz. 6” ekranı olan reeder’ın kalınlığı ise yalnızca 8 mm.
reeder ile kablosuz ağ ile internete bağlanarak maillerinize bakabiliyor, gazete okuyabiliyor ve kitap indirebiliyorsunuz. Ayrıca kitap okurken ya da internete bağlıyken müzik de dinleyebiliyorsunuz. Dokunmatik ekran özelliği sayesinde parmağınızla satırların altını çizebiliyor, ayraç koyabiliyor, işaret bırakabiliyor ve dokunmatik klavyesi ile istediğiniz yere not alabiliyorsunuz.
Türkçe menüsü, yatay ve dikey okuma imkanı, dosyalama özellikleri ile dikkat çeken reeder’ın içinde sözlük de bulunuyor. Bir sözcüğün anlamını ve kullanıldığı yerleri görmek için sadece üzerine dokunmanız yeterli oluyor. Düşük pil tüketimi sayesinde reeder 2 hafta şarj etmeden kullanılabiliyor. Kağıt kullanımını ortadan kaldırdığı için ağaçların korunmasına da katkıda bulunan reeder, bu özellikleriyle çevreci ve doğaya saygılı bir cihaz.
BenQ markasının sahibi olan Tayvanlı Qisda Corporation tarafından Selekt Bilgisayar için özel olarak üretilen reeder, şimdilik sadece internet üzerinden satılıyor. Çok yakında teknomarketlerde de göreceğimiz bu sihirli cihaz, kitap okumayı sevenlerin yanı sıra teknoloji meraklılarının, öğrencilerin, akademisyenlerin, çizgi roman meraklılarının, doktor, öğretmen, avukat gibi çeşitli meslek gruplarından tüketicilerin ilgisini çekiyor. Okumayı yeni ve çağdaş bir boyuta taşıyan reeder, dünyada hızla yükselen e-kitap okuma trendinin ülkemizdeki öncülüğünü yaparak yeni bir çığır açıyor
Dünyanın önde gelen güzellik şirketi AVON, Global Marka Elçisi Reese Witherspoon’un da tercihi olan ve kirpikleri göz alıcı uzunluğa kavuşturan yeni Super Extend Uzun Gösteren Maskara’yı satışa sunuyor.
AVON Super Extend Uzun Gösteren Maskara
Mikro incelikte esnek fiberlerden oluşan özel tasarımlı fırçası sayesinde kirpiklerinizde göz alıcı uzunlukta bir görünüm sağlar. Kirpiklerinizi büyüleyici uzunluğa kavuşturan maskaranın Black ve Brown/Black olmak üzere 2 farklı tonu bulunmaktadır.
Sevdiğinizle birlikte yepyeni bir hayata merhaba diyeceğiniz o özel gecede her şeyin kusursuz olmasını mı istiyorsunuz?
Gelinliğin öncüsü Akay ve yıllardır erkek giyimde bir ikon olan Damat ve D’S sizleri bu özel gününüzde yalnız bırakmamak adına çok özel bir kampanyaya imza atıyor.
Kampanya dahilinde gelinliğini Akay’dan alan herkese damatlık yüzde 20 indirimle, damatlığını Damat veya D’S’den alanlara da gelinlik yüzde 20 indirimle sunuluyor.
Güncelleme: 03 Mayıs 2010 Pazartesi
Ingrid Millet’le yaz makyajı hem daha hafif hem de daha çarpıcı…
Yaz mevsiminin yaklaşması ile artık daha hafif makyajları tercih etmenin tam zamanı. Peki makyaj yaparken aynı zamanda cildinizin beslenmesine ne dersiniz? INGRID MILLET, havyarlı bakım serisinin makyaj ürünleri ile çok özel bir yelpaze sunuyor. Eğer siz de bütün gün mükemmel bir cilt görünümüne sahip olmak ve aynı zamanda cildinize gerekli özeni göstermek istiyorsanız TEINT LUMIÈRE, Işıltılı Sıvı Fondöten’den vazgeçemeyeceksiniz. INGRID MILLET Laboratuarları, ileri teknoloji pigmentleri, güçlü etken malzemeleri ve harika dokuları ile bütün gün mükemmel bir cilt görünümü sunmak için çok etkili bir fondöten sunuyor. Hafif bir konsantre olan ışıltılı sıvı fondöten cildin ışığını, maksimum pırıltı ve yarı saydamlık özelliği ile ortaya çıkarıyor. Hafif, narin dokusu, cildin içinde eriyerek etkileyici, doğal bir cila yaratıyor. İçeriğinde Bio-Marin karışım, Bal Sütü, Skualen, Hidro-Glikollar ve Renkli Sedefler olan INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondöten ile cildiniz tazeleniyor ve ışıldıyor. Havyar Özü ile deniz yaşantısı için gerekli diğer elementlerden oluşan benzersiz bir karışıma sahip olan Bio Marin Karışım cildi yeniliyor. Amino asitler, mineral tuzlar, oligo-elementler ve vitaminler bakımından zengin olan Bal Sütü, cildi besliyor ve yumuşatıyor. Hidro-Glikollar ile Skualen bileşimi cildi nemlendiriyor. Değerli Renkli Sedefler cilt görünümüne hızlı bir doğal ışıltı vermek üzere, bir ışık halesi yaratıyor. Doğal, yarı saydam bir cilası olan “ikinci bir cilt” fondöten arayışındaki bayanlar için üretilen bu özel fondötenin dört rengi bulunuyor. Eğer siz de doğallıktan yanaysanız INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondötenin kendinize uygun rengini seçmeniz yeterli.
Güncelleme: 04 Mayıs 2010 Salı beautycycle, kişiye özel pratik ve komple bir güzellik çözümü sunuyor.
Cilt bakımı ve kozmetikten ev bakım ve temizlik ürünlerine, beslenme destek ürünlerinden ev teknolojisine kadar yüzlerce çeşit ürünü bir arada sunan doğrudan satış sektörünün lider ismi Amway, markalarına bir yenisini daha ekledi. Gücünü elementlerden alan beautycycle, en basit yoldan çözüm isteyen ve doğallık arayanlar için geliştirilen bir cilt bakımı ve renkli kozmetik markası. Güzellik ve sağlık konusunda artık daha basit ve doğal ürünler arayan günümüz modern kadınlarının, bu ihtiyaçlarını karşılayan bir cilt bakımı ve kozmetik serisi olan beautycycle’da her element, cilt tiplerinin ihtiyaçlarına göre geliştirilen ürün gruplarını simgeliyor. Hava grubu cildin daha genç görünmesine ve canlanmasına yardım ederken, Su grubu cildin nem ihtiyacını gideriyor. Toprak grubu cilteki aşırı yağı dengelerken, Ateş grubu ürünleri cildi canlandırıyor. Beşinci element olarak adlandırılan Renk grubundaki kozmetik ürünleri ise cildinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmanıza yardım ediyor. Doğal bileşenlerden oluşan beautycycle cilt bakım ürünlerinin en büyük özelliği ise cilt bakım ürünlerinde bulunan bütün temel bileşenlerin özgün ve dengeli bir karışımı olan Microquad Kompklesi içermesi. Prestijli cilt bakım ve kozmetik markası ARTISTRY’den sonra kullanımı kolay, ekonomik cilt bakım ve renkli kozmetik ürünleri ile basit ancak tam kapsamlı bir güzellik çözümü sunan beautycycle, güzelliği için kaliteden ödün vermeden pratik ve kolay ulaşılabilir ürünleri hedefleyenlerin yeni ve vazgeçilmez tercihi olacak.
Tepe Nautilus’un “Anneler Günü” hediyesi hem anneleri hem çocuklarını sevindirecek. 9 Mayıs Anneler gününde Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’ne gelenler, anneleri ile çektirdikleri fotoğraflar ve onlar için yazdıkları sevgi sözcükleri ile “Tepe Nautilus Anneler Günü Özel Sergisi”nde yer almaya hak kazanacaklar. Anneler günü için Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’nin düzenlediği fotoğraf etkinliği kapsamında anneler ve çocukları için hazırlanan özel alanda 9 Mayıs günü boyunca birlikte fotoğraf çektirecekler. Fotoğrafın ardından çocuklar annelerine olan sevgilerini anlatan bir cümleyi de yazacaklar. Çektirdikleri fotoğrafın bir örneğine ANINDA sahip olan aileler 22 Mayıs’ta düzenlenecek “Anneler Günü Özel Sergisi”ni heyecanla beklemeye koyulacaklar. Tepe Nautilus’ta Anneler Günü’nde çekilen fotoğraflar ve yazılan yazıların en iyileri seçilerek 22 – 31 Mayıs tarihleri arasında alışveriş merkezi içerisinde sergilenecek.
Pana Film'den, 2 dakikalık görüntüyü hazmedemeyen İsrail'e, 90 dakikalık cevap...Fenomen dizi Kurtlar Vadisi Pusu'da yer alan bir sahneyi hazmedeyince, dizi ve Pana Film'i baskı altına almak amacıyla diplomatik küstahlığa varan hareketlerle Türkiye'yi aşağılamaya kalkan İsrail'e tepki çığ gibi büyüdü. Pana Film'in, "Şikayet etme, vahşeti durdur" çağrısı yaptığı ve "Kurtlar Vadisi, doğruları söylemeye ve yanlışları teşhir etmeye devam edecektir" denilen açıklamasını takiben bugün önce Dışişleri Bakanlığı, sonra Başbakan Erdoğan, MHP ve çok sayıda diplomat İsrail'e karşı çok sert tepki gösterdi.SIRADA EMPERYALİST TERÖR VAR Bu arada Kurtlar Vadisi Pusu senaristlerinden Bahadır Özdener, televizyonların haber programlarına katılarak canlı yayınlarda İsrail'in gösterdiği tepkiye karşılık "Şimdi de emperyalist terörü anlatacağız" diyerek, yeni bir hazırlığın mesajını da verdi. Özdener, "Radikal İslam terörünü işlemeye devam ediyoruz. Biz hiçbir terörü birbirinden ayırmıyoruz. 1,5-2 dakikaya hassasiyet gösteriyorlar. Müsaade edin, biz de sinemacılar olarak onları (İsrail'i) zor duruma düşürelim. 1,5 saatlik Filistin'i anlatalım, bakalım ne tepki verecekler" dedi. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İş adamı Halis Toprak’ın boşanma davası açtığı eşi Nazlıcan Tagızade Toprak, avukatı aracılığıyla karşı boşanma davası açtı.
Nazlıcan Tagızade Toprak’ın avukatı Fatih Volkan tarafından Sarıyer Aile Mahkemesine verilen dava dilekçesinde, Halis Toprak’ın boşanacak olduğu eşine, 5 milyon TL maddi ve 5 milyon TL manevi olmak üzere 10 milyon TL tazminat ile aylık 10 bin TL yoksulluk nafakası ödemesine karar verilmesi istendi. Dilekçede, karşı boşanma davasının kabulüyle Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasının ret edilmesi ve yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilmesi talep edildi. Beş sayfadan oluşan dilekçede, şu ifadelere yer verildi: “Müvekkilimin, basın aracılığıyla ve kendisine sorular dolayısıyla yaptığı açıklamalar, tamamıyla gerçek olayların aktarılmasından ibarettir. Yaşı, serveti, ilişkileri ve bugüne kadar yaşayış tarzıyla herkesçe tanınan davacının kendisinden çok genç olan Nazlıcan Toprak tarafından Halis Toprak’ın tehdit edildiğini iddia etmesi son derece hayret vericidir. Müvekkilim, uygunsuz ilişki teklifleri üzerine davacı karşısında ağır hayal kırıklığına uğramış ve bu teklifleri reddettiği için de davacı tarafından kötü muameleye, baskıya ve aşağılamaya maruz kalmıştır. Çok genç yaştaki bir kızın ve ailesinin nüfuzlu ve servet sahibi bir iş adamını nasıl tehdit edebilecekleri anlaşılmaz bir iddiadır.” Dilekçede ayrıca, Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasında Nazlıcan Tagizade Toprak’tan 100 bin TL manevi tazminat da istendiği hatırlatılarak, “Müvekkilim ağır bir hayal kırıklığına uğramıştır. Bundan sonra uygun bir evlilik ihtimalini de büyük ölçüde kaybetmiştir. Müvekkilimiz zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğundan mali durum araştırması yapılmadan ivedilikle tedbir nafakasına karar verilmesini talep ediyoruz” denildi. İş adamı Halis Toprak da avukatı Turgut Tavşanoğlu aracılığıyla eşi Nazlıcan Tagızade Toprak aleyhine aynı mahkemeye başvurarak, 13 gün önce boşanma davası açmıştı.
BursaSpor ligin son haftasında Beşiktaş’ı 2-1 yenerek tarihinde ilk kez lig şampiyonluğuna ulaştı. Lig tarihinde Trabzonspor’dan sonra şampiyonluğa ulaşan ilk Anadolu takımı Bursaspor oldu. Yeşil-beyazlılar bir puan farkla ikinci sırada girdiği son hafta Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etti ve Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile berabere kalmasıyla tarihinde ilk kez şampiyonluğa ulaştı. 7. dakikada soldan Ali’nin kullandığı serbest atışta ceza sahası içindeki Sercan’ın kafa vuruşunda top kaleci Rüştü’de kaldı. 13. dakikada rakip yarı sahasının ortasında topla buluşan Nobre sağdan içeri hareketlenen Nihat’ın önüne derinlemesine pas attı, Ivankov zamanında çıkarak topa Nihat’tan önce sahip oldu. 22. dakikada Bursaspor atağında sağ kanattan hareketlenen Ergiç arka direğe doğru ortaladı, pozisyonu iyi takip eden Ozan İpek’in yatarak vuruşunda kaleye giden topu Sivok son anda kafayla kornere gönderdi. 32. dakikada Bursaspor öne geçti. Ceza sahasının sağ tarafında İbrahim Toraman’ın hatasından faydalanan Sercan topu yerden çıkardı, geriden gelen Batalla fileleri havalandırdı: 1-0. 44. dakikada fark ikiye yükseldi. Ali’nin sağdan ortasında İbrahim Toraman’ın karşılamak istediği top köşeden ağlara gitti: 2-0. 51. dakikada sağdan Sercan’ın ceza sahasına yaptığı ortada uygun durumdaki Batalla’nın kafa vuruşu üstten auta çıktı. 68. dakikada Batalla’nın kullandığı frikikte barajı geçen top az farkla üstten auta gitti. 77. dakikada Cumali’nin ceza sahası içine yerden sert ortasında top direkt kaleye gitti. Kaleci Ivankov topu güçlükle kornere çeldi. 79. dakikada Tello’nun pasıyla sol kanatta Bursaspor yarı sahasında topla buluşan İsmail’in sert şutu, kaleci Ivankov’un müdahalesiyle kornere çıktı. 87. dakikada sol kanattan ceza sahası içine giren Necip, topu kale önüne ortaladı. Uğur’un kafayla tamamladığı top ağlarla buluştu: 2-1. Yeşil-beyazlı teknik heyet ve futbolcular maçın ardından Fenerbahçe-Trabzonspor maçının sonucunu bekledi. Maçın 1-1 bittiği haberinin ulaşması üzerine Bursa Atatürk Stadı’nda büyük bir sevinç yaşandı
Yazan:Cnet Türkiye Salı, 18 Mayıs 2010 12:58 Türk Telekom imzaladığı 221 milyon Euro’luk anlaşmayla gözünü Avrupaya dikti. Türk Telekom, 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile Orta ve Güneydoğu Avrupa'nın önde gelen bağımsız data ve toptan kapasite servis sağlayıcılarından biri olan Invitel International'ı satın aldı. Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom, Invitel Holdings A/S ile Invitel International’ın hisselerinin %100’ünün 221 milyon Euro karşılığında satın alınmasına ilişkin bir hisse alım anlaşması imzaladı. Türk Telekom kapanış koşullarına tabi bu anlaşma ile yaklaşık 197 milyon Euro ödeyecek.
Invitel International, Orta ve Güneydoğu Avrupa’da 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile hizmet veren önde gelen bağımsız toptan data ve kapasite servis sağlayıcılarından biri. Coğrafi bir “bağlantı merkezi” olma konusunda eşsiz bir konumda bulunan Türk Telekom, söz konusu satın alma ile Orta ve Doğu Avrupa bölgesi içinde artan data/geniş bant trafiğini ve Türkiye, Orta Doğu ve Asya pazarlarını Batı Avrupa ve Amerika’ya bağlayan data/geniş bant trafiğini sağlayarak bu konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bu satın alma ile Invitel International ve Türk Telekom arasında sinerji fırsatlarının doğması ve ilaveten uçtan uca güvenilir ve daha yüksek kalitede hizmetler almaya kritik önem veren uluslararası data ve genişbant müşterileri ile iki şirketin de ilişkilerinin daha da güçlenmesi bekleniyor.
Bir ilköğretim müfettişi, ADSL hizmeti için Türk Telekom'un almak zorunda bıraktığı 'sabit telefon hattı' uygulamasını mahkemeye götürdü. Tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Kastamonu Adliyesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava sonuçlandı. Mahkeme kararında, ADSL hizmeti nedeniyle kişiye ait telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmasının yasal olmadığına ve sabit ücret alınmaksızın tüketicinin ADSL hizmetinden yararlandırılmasına ilişkin kesin hüküm tesis olduğu belirtildi. Müfettiş olan Recep Ali Örten, Kastamonu ilinde görev yaptığı sırada ADSL aboneliği için başvuruda bulundu. Türk Telekom yetkilileri sabit hat çektirmeden ADSL hizmeti veremeyeceklerini belirtti. Bunun üzerine sabit hat için de aboneliği kabul eden Örten, evine sabit telefon hattı çektirirken ADSL hizmeti de almaya başladı. ADSL hizmeti için sabit telefon çektirilmemesi gerektiğini savunan Recep Ali Örten, konuyu şikayet dilekçesiyle, 4 Mart 2008 tarihinde Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'na taşıdı. Örten, heyetin talebini reddetmesi üzerine konuyu tüketici mahkemesi sıfatıyla Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşıdı. Mahkeme, kararında, Örten'i haklı buldu ve telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmaksızın ADSL hizmetinden yararlandırılmasını hükmetti. Hükümde, tüketici aleyhine verilen, Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının kaldırılması da yer aldı. Tüketici Recep Ali Örten, Kastamonu'daki davaya Türk Telekom avukatlarının katılmadığını hatırlatarak, "Dava sonuçlanınca şirketin avukatları kararı iptal ettirmek için girişimde bulundu. Türk Telekom'un, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne yaptığı temyiz itirazı ise reddedildi. Tüketici mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından onandı." dedi. Şu an Sinop ilinde görev yaptığını aktaran Recep Ali Örten, mahkeme kararıyla birlikte geriye dönük ödediği sabit ücretleri almak amacıyla çalıştıklarını belirterek, "Mahkemeye müracaat ederken, geriye dönük ödediğim ücretlerin geri alınması noktasında talebim yoktu. Şildi avukatım bu konu ile ilgili mahkeme kararıyla birlikte ücretlerin geri alınması amacıyla dava açacak. Halen Türk Telekom'un bana sabit telefon için sabit ücret gönderiyor. Ben bu ödemeleri yapmıyorum. Şirket de benden bu ücretleri talep etmiyor ama faturasını göndererek mahkeme kararına karşı çıkmış oluyor." diye konuştu. Recep Ali Örten, mahkeme kararının emsal teşkil edebileceği yönünde avukatından bilgi aldığını belirterek, bu durumda mağdur olan çok sayıda Türk Telekom'un ADSL abonelerinin haklarını aramasını istedi. --------------------------------------------------------------------------
Günün Ipucu;
Vista duvar kağıdını otomatik değiştirmek. Yükleme: Öncelikle gerekli aracı edinmek için internete bağlanın. Daha sonra Kenar Çubuğu'nun üstüne sağ tıklayın ve "Araç Ekle" seçeneğini seçin. Açılan pencereden de "Daha çok çevrimiçi araç al" bağlantınsa tıklayın. Bu aşamada Internet Explorer açılacak ve içinde Kenar Çubuğu için faydalı araçlar bulabileceğiniz bir galeri karşınıza çıkacak. Sitedeki arama kutucuğuna "Desktop Wallpaper" yazın ve aramayı başlatın. Arama sonucunda sadece bir adet sonuç göreceksiniz. Şimdi sağ alt kısımdaki "Download" butonuna tıklayın. Microsoft burada sizi aracı yapan kişinin doğrulanmadığı konusunda uyaracaktır. Bu uyarıyı dikkate almayın ve "Install" butonuna tıklayarak aracı bilgisayarınıza indirin. İndirdiğiniz konumdan aracı çalıştırın ve kurulumu doğrulmak için "Yükle" butonuna tıklayın. Bu işlemden sonra aracın Kenar Çubuğu'nda belirdiğini görecesiniz. Duvar kâğıtlarını ayarlamak: fareyi yeni yüklediğiniz aracın üzerine getirin ve beliren İngiliz anahtarının üzerine tıklayın, burada bulunan ayarlar sayesinde duvar kâğıtlarının seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Aracın ayarlar bölümündeki "Folder" seçeneğine tıklayarak arka planların seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Eğer bu klasöre alt klasörleri de dâhil etmek istiyorsanız "Include subdirectories" seçeneğinin işaretli olduğundan emin olun. Şimdi "Show each picture" menüsündeki "Preview next wall paper" seçeneğine tıklayın. Araç bir sonraki arka plan görüntüsünün ön izlemesini açacak ve değiştirmeniz için size butonu gösterecek. Duvar kâğıtlarının geçiş efektini belirlemek için ise "Picture Transition" menüsünden herhangi bir geçiş efekti seçebilirsiniz. Her defasında farklı bir efekt görmek için "Random"ı seçebilirsiniz. Duvar kâğıtlarının hangi sıklıkla değiştirileceğini belirlemek için ise "Change desktop wallpaper:" seçeneğinden istediğiniz süreyi seçebilirsiniz. "Change even when the Gadget is hidden" seçeneğini işaretlediğinizde ise aracın ara planda olsa bile duvar kâğıdını değiştirmesini sağlayabilirsiniz. Yine "Shuffle pictures" seneğini işaretleyerek gösterilecek resimlerin rastgele seçilmesini sağlayabilirsiniz. Son olarak da resmin konumlandırmasını seçtikten sonra "Tamam" butonu ile ayarlarınızı uygulayabilirsiniz. -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Real Madrid kulübünün, Liverpool’un yıldız futbolcusu Steven Gerrard için 30 milyon sterlin teklif etmeyi planladığı ileri sürüldü. Daily Mirror gazetesi, Real Madrid’in, hakkında, Liverpool’da mutlu olmadığına ve gelecek sezon takımdan ayrılmayı düşündüğüne dair söylentiler bulunan Gerrard’ı kadrosuna katmakta ısrarlı olduğunu ve bunun için 30 milyon sterlini gözden çıkarttığını yazdı. İspanyol ekip, 3 yıl önce de Gerard’ı transfer etmek istemiş, ancak girişimleri başarısız olmuştu. Gerrard için Chelsea’nin de devrede olduğu, ancak futbolcunun, Liverpool’a bağlılığından dolayı ezeli bir rakibe gitmek istemediği konuşuluyor. Öte yandan, Gerrard’ın yanısıra, Fernando Torres ve Jamie Carragher gibi isimlerin de bu yıl sonunda Anfield Road’dan ayrılabileceği belirtiliyor. Steven Gerrard Steven Gerrard 30 Mayıs 1980′de doğan Liverpool F.C.’nin İngiliz futbolcusudur. 2005 yılında İstanbul’da yapılan Şampiyonlar Ligi finalinde Liverpool’un kaptanı olarak kupayı kaldırmış, 2007 yılında ise yine A.C. Milan finaline çıkan takımda yer almıştır. 9 yaşında Liverpool’un genç takımında futbola başlayan Gerrard, Robbie Fowler, Michael Owen, Steve Mcmanaman, Jamie Carragher, Jamie Redknapp gibi Liverpool altyapısından çıkan bir oyuncudur. 1998 yılında A takımda forma bulmaya başlayan Gerrard, 2001 yılındaki Liverpool’un UEFA Kupası finalinde Alaves’i 5-4 yendiği maçta takımı adına 2.golü kaydetmiştir. 2001′in Kasım ayında İngiltere Milli Takımı ile ilk golünü Almanya’ya karşı atan Gerrard aynı yıl İngiltere’de Yılın En İyi Genç Oyuncusu ödülünü kazanmıştır. 2005 yılında takımının Şampiyonlar Ligi’nde UEFA tarafından turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmiştir. 2006 yılında da İngiltere Premier Ligi’nin en iyi futbolcusu seçilmiştir. Dünya’nın en fazla kazanan 10. futbolcusudur. 2008 yılında İngiltere Premier Ligi’nin en iyi 2. futbolcusu seçilmiştir.
Pediped Giselle modeli ekstra koruma ve konfor için köpük yastık ile softest deriden üretilmekte ve tabanları tamamı el yapımı dikişlerden oluşmaktadır. 3 katlı bir sistem ile yapılan tabanlar, yumuşak derisi ve şok emici köpüğüyle maksimum konfor ve koruma sağlıyor. Velkro bantları sayesinde rahatça giyip çıkarılabilir ve çocuklarınızın ayağına tam olarak oturur. Pediped Originals, hem iç hem dış mekânda çocukların ihtiyacı olan korumayı yumuşacık tabanlarıyla sağlıyor. İlk adım ve sonrası ayakkabılarını üreten Pediped™, çocukların hassas ayakları için çıplak ayağa en yakın alternatif olarak tasarlıyor. Pediped™, çocukların tabanlarının geliştiği dönemde, ayaklarının doğal gelişimi için gerekli olan optimum destek ve korumayı sağlarken, ilk emeklediği günden ilk adımına ve sonrasına kadar rahatlıkla kullanılabilinecek ayakkabılar üretiyor. Yumuşak tabanlı pediped™, çıplak ayağın sağladığı tüm faydalara sahip ve tabandaki çift dolgusu ile minik ayaklara ekstra koruma sağlıyor. Pediped’in grubunun birbirinden şık modellerini Tüm Joker, Kapbula Bebek, e-bebek, Kids Walk Caddebostan, Jujube İstinye Park, Karamela Karum Ankara, Palladium Pieds mağazalarında bulabilirsiniz.
Dünyanın en büyük güzellik ürünleri zinciri Watsons, Türkiye’deki 5. yılını dev bir indirim fırsatıyla kutluyor. 20-28 Nisan arası “5.yaş günü bizim ama büyük fırsatlar sizin” sloganı ile tüm Watsons ve özel markalı 1200 çeşit ürün %33 indirimli… 5 yılda Türkiye’deki toplam 32 mağazasını 10 milyon kişinin ziyaret edip alışveriş yaptığı Watsons, güzellik sektörünün öncüsü olmaya devam ediyor. Hızla büyüyerek İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kayseri, Mersin, Eskişehir, Denizli, Trabzon ve Tekirdağ’da toplam 32 mağazaya ulaşan Watsons, Türkiye’nin lider güzellik ve kişisel bakım ürünleri zinciri olmaya devam ediyor. Watsons dünyada da 10 ayrı pazardaki 2000’e yakın mağazasıyla dünyanın en önde gelen güzellik ve kişisel bakım zincirlerinden biri. Kaliteli ve yenilikçi bir perakende anlayışını temsil eden Watsons’larda, kozmetik, kişisel bakım ve onları tamamlayan yenilikçi ürün gruplarından 25 bini aşkın ürün her hafta milyonlarca tüketici ile buluşuyor.
Tchibo yeni teması “Doğaya Yolculuk” ile baharın gelişiyle canlanan doğanın keyfini çıkarmak isteyen herkesi özgürlüğü yeniden keşfetmeye davet ediyor. Tchibo’nun doğa tutkunlarına ayırdığı yeni teması 26 Nisan’da tchibo.com.tr internet mağazasında, 28 Nisan’da ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor. Tchibo’nun yeni temasında; doğa yürüşlerinde yağmur ve rüzgârdan koruyan montlar, hareket özgürlüğü sunan pantolonlar, doğa yürüyüşleri için gerekli olan tüm eşyaların sığdırılabileceği sırt çantları, rahat gömlekler, tişörtler ve elbiseler dikkat çekiyor. Bir kamp için gerekli olan pek çok şeyin bulunabileceği Tchibo’nun bu yeni temasında, doğa tatillerini kolaylaştıran çadır ve gölgelikler ile fonksiyonel çakı ön plana çıkıyor. Açık havanın ve doğanın tadının çıkarılacağı bahar ayları için her türlü ihtiyaç kuşkusuz Tchibo’nun “Doğaya Yolculuk” teması ile karşılanabilir. Elbisenizle güneşten korunun! UV 40 güneş koruma faktörüyle günün her anında doğayı keşfedebilirsiniz. Hava alır ve Supplex Funktionsfaser ile yumuşacık bir dokuya sahiptir. Sırt kısmındaki hava aralıkları ve mesh ekler ile vücudunuzun serin kalmasını sağlar. Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yan yırtmaçlar maksimum hareket özgürlüğü sağlar. 2 cepli ve haki renkte. Kullanışlı bir yürüyüş arkadaşı! DryActive Plus ile hava alır ve nemi aktarır. Değerli eşyalar için yan dikişlerinde emniyet fermuarlı ceplere sahiptir. Kollar kıvrılabilir ve düğmeyle sabitlenebilir. Pamuk-streç kalitesinde ve mercan renkte kareli. Hafif dar kesim. Serin havadan korunun! Clima Protection sistemiyle hava alır ve nemi aktarır. Elastik üst malzeme, yüksek hareket özgürlüğü ve rahat giyim konforu sağlar. Kapüşonlu ve fermuarlı 2 cepli. %88 polyester, %12 elasthan. Astar %100 polyester. Maceraperest erkeklere! Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Şort olarak da kullanılabilir. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim. Dayanıklı ve hızlı kurur. 2 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut. Doğaya yolculuklarda! Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim ve yanda bulunan lastik bantlarla vazgeçemeyeceğiniz bir konfor sunar. Dayanıklı ve hızlı kurur. 3 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut. Kampa gidiyoruz! Konforlu taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımı. Dolum hacmi 25 l. Dolgulu, anatomik şekillendirilmiş ve uzunluğu ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışlı. Tabanda fermuarlı bölme, yağmur kılıflı. Özellikle geniş bir şekilde açılabilmesi için ana bölüm 2 yönlü fermuarlı. Bel kayışında fermuarlı küçük bölme mevcut. %100 polyester, PU kaplamalı. Doğa yürüyüşlerinde yorulmayın! Diz eklemlerinin ve bacak kaslarının yükünü hafifletir. Kademesiz 54 cm’den 130 cm’e kadar ayarlanabilir; çubuğu istediğiniz kadar çekin ve ayarlayın. Çubuk ucu için takılabilir, kaymaz lastik uçluk; asfaltta yürürken de ideal. Doğadaki eviniz! Çekmeli ip mekanizması sayesinde şemsiye gibi kendiliğinden gerilerek açılır. Hızlı, rahat ve kolay kullanımıyla çok pratiktir. Kendini taşır ve yer kaplamaz. PU kaplama ve mühürlenmiş dikişlerle çadır ve taban su geçirmez. Hava alabilen çadır tavanı, yağmurdan korur ve havalandırma için file eklidir. Çubuklar Fiberglasdır. Yeşil, haki, siyah renklerde ve yaklaşık 210 x 95 x 140 cm. Kolayca taşınabilir! Konforlu ve anatomik şekilli taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımına sahiptir. Vücut yapısına göre ayarlanabilir. Omuz bölümünün yüksekliği değiştirilebilir. Omuz kayışları, göğüs ve bel kayışlarının genişliği ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışları dolgulu ve mesh kılıflı. Sırt dolgusu ideal havalandırma sağlar. Emniyetli duruşla yüksek hareket özgürlüğü sunar. Su geçirmez yağmur kılıfı dahil. %100 polyester, PU kaplamalı
Chrome canlı ve enerji dolu bir tarzla donanmak için narenciye özlerini kullanır. Enerji veren bir ahenk ile canlanarak yeni bir koku tarzını, canlı fresh bir tarzı benimsiyor. Enerji ve canlılık veren tazeliğin yeni rüzgarı Enerji ve hareketin sembolü hesperide notası enerji veren ışıltılar ile parıldıyor. Cedrat ( bir çeşit limon ), turunç, mandalina ve greyfurt’un bergamutun özü ile karışmış canlı uyumu taze ve dinç bir rüzgar estiriyor. Chrome Sport’un kalp notası özgürlük dalgası canlanır. Uzak denizlere bir yolculuk yaparmışçasına, yeşil ve akuatik notalarının akıcılığı maceraperest tarzını ortaya koyar. Duyuları uyaran Zencefil baharatlı, taze ve seksi bir dokunuşla bu oluşumu tamamlar. En sonunda Chrome Sport’un erkek ruhu belirir. Beyaz miskin ve odunsu amber notalarının yumuşak cazibesi ile renklenen tarzı tende elegan bir iz bırakır. Michel Almairac tarafından yaratılmıştır. Derin mavi ile bezenmiş şişenin tazeliği İnce uzun ve ergonomik çizgiler “high tech” elegans ile Chrome Sport şişesine şekil verir. Bununla birlikte sonsuzluk, spray entegre edilmiş krom rengi kapak ile simgelenir. Mavi buzlu cam kokunun dinç fresh yapısına çağrışım yapar. Chrome Sport tarzında bir tamamlayıcı seri Bir nefes oksijen ve keyifle vücuda ve ruha zindelik katan bir tamamlayıcı seri.. babaya götürülecek yada oğluna hediye edilecek dört ürün.
reeder ile, kalın kitapların ve kağıt yığınlarının arasında kaybolmadan milyonlarca sayfayı 240gr.’lık incecik bir cihazın içine sığdırabiliyorsunuz. Telefon ve bilgisayarlarda kullanılan lcd ekranlar, foton yayılımı ile gözleri yoruyor ve uzun süreli kullanımlarda göz bozulmasına yol açıyor. reeder’ın en önemli özelliği olan e-ink (elektronik mürekkep) ekranı ise, dünyadaki en yeni teknolojilerden biri. E-ink ekran ile gözünüz yorulmadan saatlerce okuma yapabiliyorsunuz. 6” ekranı olan reeder’ın kalınlığı ise yalnızca 8 mm. reeder ile kablosuz ağ ile internete bağlanarak maillerinize bakabiliyor, gazete okuyabiliyor ve kitap indirebiliyorsunuz. Ayrıca kitap okurken ya da internete bağlıyken müzik de dinleyebiliyorsunuz. Dokunmatik ekran özelliği sayesinde parmağınızla satırların altını çizebiliyor, ayraç koyabiliyor, işaret bırakabiliyor ve dokunmatik klavyesi ile istediğiniz yere not alabiliyorsunuz. Türkçe menüsü, yatay ve dikey okuma imkanı, dosyalama özellikleri ile dikkat çeken reeder’ın içinde sözlük de bulunuyor. Bir sözcüğün anlamını ve kullanıldığı yerleri görmek için sadece üzerine dokunmanız yeterli oluyor. Düşük pil tüketimi sayesinde reeder 2 hafta şarj etmeden kullanılabiliyor. Kağıt kullanımını ortadan kaldırdığı için ağaçların korunmasına da katkıda bulunan reeder, bu özellikleriyle çevreci ve doğaya saygılı bir cihaz. BenQ markasının sahibi olan Tayvanlı Qisda Corporation tarafından Selekt Bilgisayar için özel olarak üretilen reeder, şimdilik sadece internet üzerinden satılıyor. Çok yakında teknomarketlerde de göreceğimiz bu sihirli cihaz, kitap okumayı sevenlerin yanı sıra teknoloji meraklılarının, öğrencilerin, akademisyenlerin, çizgi roman meraklılarının, doktor, öğretmen, avukat gibi çeşitli meslek gruplarından tüketicilerin ilgisini çekiyor. Okumayı yeni ve çağdaş bir boyuta taşıyan reeder, dünyada hızla yükselen e-kitap okuma trendinin ülkemizdeki öncülüğünü yaparak yeni bir çığır açıyor
Dünyanın önde gelen güzellik şirketi AVON, Global Marka Elçisi Reese Witherspoon’un da tercihi olan ve kirpikleri göz alıcı uzunluğa kavuşturan yeni Super Extend Uzun Gösteren Maskara’yı satışa sunuyor. AVON Super Extend Uzun Gösteren Maskara Mikro incelikte esnek fiberlerden oluşan özel tasarımlı fırçası sayesinde kirpiklerinizde göz alıcı uzunlukta bir görünüm sağlar. Kirpiklerinizi büyüleyici uzunluğa kavuşturan maskaranın Black ve Brown/Black olmak üzere 2 farklı tonu bulunmaktadır.
Sevdiğinizle birlikte yepyeni bir hayata merhaba diyeceğiniz o özel gecede her şeyin kusursuz olmasını mı istiyorsunuz? Gelinliğin öncüsü Akay ve yıllardır erkek giyimde bir ikon olan Damat ve D’S sizleri bu özel gününüzde yalnız bırakmamak adına çok özel bir kampanyaya imza atıyor. Kampanya dahilinde gelinliğini Akay’dan alan herkese damatlık yüzde 20 indirimle, damatlığını Damat veya D’S’den alanlara da gelinlik yüzde 20 indirimle sunuluyor.
Güncelleme: 03 Mayıs 2010 Pazartesi Ingrid Millet’le yaz makyajı hem daha hafif hem de daha çarpıcı…
Yaz mevsiminin yaklaşması ile artık daha hafif makyajları tercih etmenin tam zamanı. Peki makyaj yaparken aynı zamanda cildinizin beslenmesine ne dersiniz? INGRID MILLET, havyarlı bakım serisinin makyaj ürünleri ile çok özel bir yelpaze sunuyor. Eğer siz de bütün gün mükemmel bir cilt görünümüne sahip olmak ve aynı zamanda cildinize gerekli özeni göstermek istiyorsanız TEINT LUMIÈRE, Işıltılı Sıvı Fondöten’den vazgeçemeyeceksiniz. INGRID MILLET Laboratuarları, ileri teknoloji pigmentleri, güçlü etken malzemeleri ve harika dokuları ile bütün gün mükemmel bir cilt görünümü sunmak için çok etkili bir fondöten sunuyor. Hafif bir konsantre olan ışıltılı sıvı fondöten cildin ışığını, maksimum pırıltı ve yarı saydamlık özelliği ile ortaya çıkarıyor. Hafif, narin dokusu, cildin içinde eriyerek etkileyici, doğal bir cila yaratıyor. İçeriğinde Bio-Marin karışım, Bal Sütü, Skualen, Hidro-Glikollar ve Renkli Sedefler olan INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondöten ile cildiniz tazeleniyor ve ışıldıyor. Havyar Özü ile deniz yaşantısı için gerekli diğer elementlerden oluşan benzersiz bir karışıma sahip olan Bio Marin Karışım cildi yeniliyor. Amino asitler, mineral tuzlar, oligo-elementler ve vitaminler bakımından zengin olan Bal Sütü, cildi besliyor ve yumuşatıyor. Hidro-Glikollar ile Skualen bileşimi cildi nemlendiriyor. Değerli Renkli Sedefler cilt görünümüne hızlı bir doğal ışıltı vermek üzere, bir ışık halesi yaratıyor. Doğal, yarı saydam bir cilası olan “ikinci bir cilt” fondöten arayışındaki bayanlar için üretilen bu özel fondötenin dört rengi bulunuyor. Eğer siz de doğallıktan yanaysanız INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondötenin kendinize uygun rengini seçmeniz yeterli.
Güncelleme: 04 Mayıs 2010 Salı beautycycle, kişiye özel pratik ve komple bir güzellik çözümü sunuyor.
Cilt bakımı ve kozmetikten ev bakım ve temizlik ürünlerine, beslenme destek ürünlerinden ev teknolojisine kadar yüzlerce çeşit ürünü bir arada sunan doğrudan satış sektörünün lider ismi Amway, markalarına bir yenisini daha ekledi. Gücünü elementlerden alan beautycycle, en basit yoldan çözüm isteyen ve doğallık arayanlar için geliştirilen bir cilt bakımı ve renkli kozmetik markası. Güzellik ve sağlık konusunda artık daha basit ve doğal ürünler arayan günümüz modern kadınlarının, bu ihtiyaçlarını karşılayan bir cilt bakımı ve kozmetik serisi olan beautycycle’da her element, cilt tiplerinin ihtiyaçlarına göre geliştirilen ürün gruplarını simgeliyor. Hava grubu cildin daha genç görünmesine ve canlanmasına yardım ederken, Su grubu cildin nem ihtiyacını gideriyor. Toprak grubu cilteki aşırı yağı dengelerken, Ateş grubu ürünleri cildi canlandırıyor. Beşinci element olarak adlandırılan Renk grubundaki kozmetik ürünleri ise cildinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmanıza yardım ediyor. Doğal bileşenlerden oluşan beautycycle cilt bakım ürünlerinin en büyük özelliği ise cilt bakım ürünlerinde bulunan bütün temel bileşenlerin özgün ve dengeli bir karışımı olan Microquad Kompklesi içermesi. Prestijli cilt bakım ve kozmetik markası ARTISTRY’den sonra kullanımı kolay, ekonomik cilt bakım ve renkli kozmetik ürünleri ile basit ancak tam kapsamlı bir güzellik çözümü sunan beautycycle, güzelliği için kaliteden ödün vermeden pratik ve kolay ulaşılabilir ürünleri hedefleyenlerin yeni ve vazgeçilmez tercihi olacak.
Tepe Nautilus’un “Anneler Günü” hediyesi hem anneleri hem çocuklarını sevindirecek. 9 Mayıs Anneler gününde Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’ne gelenler, anneleri ile çektirdikleri fotoğraflar ve onlar için yazdıkları sevgi sözcükleri ile “Tepe Nautilus Anneler Günü Özel Sergisi”nde yer almaya hak kazanacaklar. Anneler günü için Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’nin düzenlediği fotoğraf etkinliği kapsamında anneler ve çocukları için hazırlanan özel alanda 9 Mayıs günü boyunca birlikte fotoğraf çektirecekler. Fotoğrafın ardından çocuklar annelerine olan sevgilerini anlatan bir cümleyi de yazacaklar. Çektirdikleri fotoğrafın bir örneğine ANINDA sahip olan aileler 22 Mayıs’ta düzenlenecek “Anneler Günü Özel Sergisi”ni heyecanla beklemeye koyulacaklar. Tepe Nautilus’ta Anneler Günü’nde çekilen fotoğraflar ve yazılan yazıların en iyileri seçilerek 22 – 31 Mayıs tarihleri arasında alışveriş merkezi içerisinde sergilenecek.
Pana Film'den, 2 dakikalık görüntüyü hazmedemeyen İsrail'e, 90 dakikalık cevap...Fenomen dizi Kurtlar Vadisi Pusu'da yer alan bir sahneyi hazmedeyince, dizi ve Pana Film'i baskı altına almak amacıyla diplomatik küstahlığa varan hareketlerle Türkiye'yi aşağılamaya kalkan İsrail'e tepki çığ gibi büyüdü. Pana Film'in, "Şikayet etme, vahşeti durdur" çağrısı yaptığı ve "Kurtlar Vadisi, doğruları söylemeye ve yanlışları teşhir etmeye devam edecektir" denilen açıklamasını takiben bugün önce Dışişleri Bakanlığı, sonra Başbakan Erdoğan, MHP ve çok sayıda diplomat İsrail'e karşı çok sert tepki gösterdi.SIRADA EMPERYALİST TERÖR VAR Bu arada Kurtlar Vadisi Pusu senaristlerinden Bahadır Özdener, televizyonların haber programlarına katılarak canlı yayınlarda İsrail'in gösterdiği tepkiye karşılık "Şimdi de emperyalist terörü anlatacağız" diyerek, yeni bir hazırlığın mesajını da verdi. Özdener, "Radikal İslam terörünü işlemeye devam ediyoruz. Biz hiçbir terörü birbirinden ayırmıyoruz. 1,5-2 dakikaya hassasiyet gösteriyorlar. Müsaade edin, biz de sinemacılar olarak onları (İsrail'i) zor duruma düşürelim. 1,5 saatlik Filistin'i anlatalım, bakalım ne tepki verecekler" dedi. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İş adamı Halis Toprak’ın boşanma davası açtığı eşi Nazlıcan Tagızade Toprak, avukatı aracılığıyla karşı boşanma davası açtı.
Nazlıcan Tagızade Toprak’ın avukatı Fatih Volkan tarafından Sarıyer Aile Mahkemesine verilen dava dilekçesinde, Halis Toprak’ın boşanacak olduğu eşine, 5 milyon TL maddi ve 5 milyon TL manevi olmak üzere 10 milyon TL tazminat ile aylık 10 bin TL yoksulluk nafakası ödemesine karar verilmesi istendi. Dilekçede, karşı boşanma davasının kabulüyle Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasının ret edilmesi ve yargılama sonucunda tarafların boşanmalarına karar verilmesi talep edildi. Beş sayfadan oluşan dilekçede, şu ifadelere yer verildi: “Müvekkilimin, basın aracılığıyla ve kendisine sorular dolayısıyla yaptığı açıklamalar, tamamıyla gerçek olayların aktarılmasından ibarettir. Yaşı, serveti, ilişkileri ve bugüne kadar yaşayış tarzıyla herkesçe tanınan davacının kendisinden çok genç olan Nazlıcan Toprak tarafından Halis Toprak’ın tehdit edildiğini iddia etmesi son derece hayret vericidir. Müvekkilim, uygunsuz ilişki teklifleri üzerine davacı karşısında ağır hayal kırıklığına uğramış ve bu teklifleri reddettiği için de davacı tarafından kötü muameleye, baskıya ve aşağılamaya maruz kalmıştır. Çok genç yaştaki bir kızın ve ailesinin nüfuzlu ve servet sahibi bir iş adamını nasıl tehdit edebilecekleri anlaşılmaz bir iddiadır.” Dilekçede ayrıca, Halis Toprak’ın açtığı boşanma davasında Nazlıcan Tagizade Toprak’tan 100 bin TL manevi tazminat da istendiği hatırlatılarak, “Müvekkilim ağır bir hayal kırıklığına uğramıştır. Bundan sonra uygun bir evlilik ihtimalini de büyük ölçüde kaybetmiştir. Müvekkilimiz zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğundan mali durum araştırması yapılmadan ivedilikle tedbir nafakasına karar verilmesini talep ediyoruz” denildi. İş adamı Halis Toprak da avukatı Turgut Tavşanoğlu aracılığıyla eşi Nazlıcan Tagızade Toprak aleyhine aynı mahkemeye başvurarak, 13 gün önce boşanma davası açmıştı.
BursaSpor ligin son haftasında Beşiktaş’ı 2-1 yenerek tarihinde ilk kez lig şampiyonluğuna ulaştı. Lig tarihinde Trabzonspor’dan sonra şampiyonluğa ulaşan ilk Anadolu takımı Bursaspor oldu. Yeşil-beyazlılar bir puan farkla ikinci sırada girdiği son hafta Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etti ve Fenerbahçe’nin Trabzonspor ile berabere kalmasıyla tarihinde ilk kez şampiyonluğa ulaştı. 7. dakikada soldan Ali’nin kullandığı serbest atışta ceza sahası içindeki Sercan’ın kafa vuruşunda top kaleci Rüştü’de kaldı. 13. dakikada rakip yarı sahasının ortasında topla buluşan Nobre sağdan içeri hareketlenen Nihat’ın önüne derinlemesine pas attı, Ivankov zamanında çıkarak topa Nihat’tan önce sahip oldu. 22. dakikada Bursaspor atağında sağ kanattan hareketlenen Ergiç arka direğe doğru ortaladı, pozisyonu iyi takip eden Ozan İpek’in yatarak vuruşunda kaleye giden topu Sivok son anda kafayla kornere gönderdi. 32. dakikada Bursaspor öne geçti. Ceza sahasının sağ tarafında İbrahim Toraman’ın hatasından faydalanan Sercan topu yerden çıkardı, geriden gelen Batalla fileleri havalandırdı: 1-0. 44. dakikada fark ikiye yükseldi. Ali’nin sağdan ortasında İbrahim Toraman’ın karşılamak istediği top köşeden ağlara gitti: 2-0. 51. dakikada sağdan Sercan’ın ceza sahasına yaptığı ortada uygun durumdaki Batalla’nın kafa vuruşu üstten auta çıktı. 68. dakikada Batalla’nın kullandığı frikikte barajı geçen top az farkla üstten auta gitti. 77. dakikada Cumali’nin ceza sahası içine yerden sert ortasında top direkt kaleye gitti. Kaleci Ivankov topu güçlükle kornere çeldi. 79. dakikada Tello’nun pasıyla sol kanatta Bursaspor yarı sahasında topla buluşan İsmail’in sert şutu, kaleci Ivankov’un müdahalesiyle kornere çıktı. 87. dakikada sol kanattan ceza sahası içine giren Necip, topu kale önüne ortaladı. Uğur’un kafayla tamamladığı top ağlarla buluştu: 2-1. Yeşil-beyazlı teknik heyet ve futbolcular maçın ardından Fenerbahçe-Trabzonspor maçının sonucunu bekledi. Maçın 1-1 bittiği haberinin ulaşması üzerine Bursa Atatürk Stadı’nda büyük bir sevinç yaşandı
Yazan:Cnet Türkiye Salı, 18 Mayıs 2010 12:58 Türk Telekom imzaladığı 221 milyon Euro’luk anlaşmayla gözünü Avrupaya dikti. Türk Telekom, 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile Orta ve Güneydoğu Avrupa'nın önde gelen bağımsız data ve toptan kapasite servis sağlayıcılarından biri olan Invitel International'ı satın aldı. Türkiye’nin öncü iletişim ve yakınsama teknolojileri şirketi Türk Telekom, Invitel Holdings A/S ile Invitel International’ın hisselerinin %100’ünün 221 milyon Euro karşılığında satın alınmasına ilişkin bir hisse alım anlaşması imzaladı. Türk Telekom kapanış koşullarına tabi bu anlaşma ile yaklaşık 197 milyon Euro ödeyecek.
Invitel International, Orta ve Güneydoğu Avrupa’da 16 ülkede 27 bin kilometrelik optik fiber ağı ile hizmet veren önde gelen bağımsız toptan data ve kapasite servis sağlayıcılarından biri. Coğrafi bir “bağlantı merkezi” olma konusunda eşsiz bir konumda bulunan Türk Telekom, söz konusu satın alma ile Orta ve Doğu Avrupa bölgesi içinde artan data/geniş bant trafiğini ve Türkiye, Orta Doğu ve Asya pazarlarını Batı Avrupa ve Amerika’ya bağlayan data/geniş bant trafiğini sağlayarak bu konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bu satın alma ile Invitel International ve Türk Telekom arasında sinerji fırsatlarının doğması ve ilaveten uçtan uca güvenilir ve daha yüksek kalitede hizmetler almaya kritik önem veren uluslararası data ve genişbant müşterileri ile iki şirketin de ilişkilerinin daha da güçlenmesi bekleniyor.
Bir ilköğretim müfettişi, ADSL hizmeti için Türk Telekom'un almak zorunda bıraktığı 'sabit telefon hattı' uygulamasını mahkemeye götürdü. Tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Kastamonu Adliyesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava sonuçlandı. Mahkeme kararında, ADSL hizmeti nedeniyle kişiye ait telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmasının yasal olmadığına ve sabit ücret alınmaksızın tüketicinin ADSL hizmetinden yararlandırılmasına ilişkin kesin hüküm tesis olduğu belirtildi. Müfettiş olan Recep Ali Örten, Kastamonu ilinde görev yaptığı sırada ADSL aboneliği için başvuruda bulundu. Türk Telekom yetkilileri sabit hat çektirmeden ADSL hizmeti veremeyeceklerini belirtti. Bunun üzerine sabit hat için de aboneliği kabul eden Örten, evine sabit telefon hattı çektirirken ADSL hizmeti de almaya başladı. ADSL hizmeti için sabit telefon çektirilmemesi gerektiğini savunan Recep Ali Örten, konuyu şikayet dilekçesiyle, 4 Mart 2008 tarihinde Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'na taşıdı. Örten, heyetin talebini reddetmesi üzerine konuyu tüketici mahkemesi sıfatıyla Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşıdı. Mahkeme, kararında, Örten'i haklı buldu ve telefon hattı üzerinden sabit ücret alınmaksızın ADSL hizmetinden yararlandırılmasını hükmetti. Hükümde, tüketici aleyhine verilen, Kastamonu Valiliği Sanayi ve Ticaret İl müdürlüğü Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanlığı'nın kararının kaldırılması da yer aldı. Tüketici Recep Ali Örten, Kastamonu'daki davaya Türk Telekom avukatlarının katılmadığını hatırlatarak, "Dava sonuçlanınca şirketin avukatları kararı iptal ettirmek için girişimde bulundu. Türk Telekom'un, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'ne yaptığı temyiz itirazı ise reddedildi. Tüketici mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından onandı." dedi. Şu an Sinop ilinde görev yaptığını aktaran Recep Ali Örten, mahkeme kararıyla birlikte geriye dönük ödediği sabit ücretleri almak amacıyla çalıştıklarını belirterek, "Mahkemeye müracaat ederken, geriye dönük ödediğim ücretlerin geri alınması noktasında talebim yoktu. Şildi avukatım bu konu ile ilgili mahkeme kararıyla birlikte ücretlerin geri alınması amacıyla dava açacak. Halen Türk Telekom'un bana sabit telefon için sabit ücret gönderiyor. Ben bu ödemeleri yapmıyorum. Şirket de benden bu ücretleri talep etmiyor ama faturasını göndererek mahkeme kararına karşı çıkmış oluyor." diye konuştu. Recep Ali Örten, mahkeme kararının emsal teşkil edebileceği yönünde avukatından bilgi aldığını belirterek, bu durumda mağdur olan çok sayıda Türk Telekom'un ADSL abonelerinin haklarını aramasını istedi. --------------------------------------------------------------------------
Günün Ipucu;
Vista duvar kağıdını otomatik değiştirmek. Yükleme: Öncelikle gerekli aracı edinmek için internete bağlanın. Daha sonra Kenar Çubuğu'nun üstüne sağ tıklayın ve "Araç Ekle" seçeneğini seçin. Açılan pencereden de "Daha çok çevrimiçi araç al" bağlantınsa tıklayın. Bu aşamada Internet Explorer açılacak ve içinde Kenar Çubuğu için faydalı araçlar bulabileceğiniz bir galeri karşınıza çıkacak. Sitedeki arama kutucuğuna "Desktop Wallpaper" yazın ve aramayı başlatın. Arama sonucunda sadece bir adet sonuç göreceksiniz. Şimdi sağ alt kısımdaki "Download" butonuna tıklayın. Microsoft burada sizi aracı yapan kişinin doğrulanmadığı konusunda uyaracaktır. Bu uyarıyı dikkate almayın ve "Install" butonuna tıklayarak aracı bilgisayarınıza indirin. İndirdiğiniz konumdan aracı çalıştırın ve kurulumu doğrulmak için "Yükle" butonuna tıklayın. Bu işlemden sonra aracın Kenar Çubuğu'nda belirdiğini görecesiniz. Duvar kâğıtlarını ayarlamak: fareyi yeni yüklediğiniz aracın üzerine getirin ve beliren İngiliz anahtarının üzerine tıklayın, burada bulunan ayarlar sayesinde duvar kâğıtlarının seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Aracın ayarlar bölümündeki "Folder" seçeneğine tıklayarak arka planların seçileceği klasörü belirleyebilirsiniz. Eğer bu klasöre alt klasörleri de dâhil etmek istiyorsanız "Include subdirectories" seçeneğinin işaretli olduğundan emin olun. Şimdi "Show each picture" menüsündeki "Preview next wall paper" seçeneğine tıklayın. Araç bir sonraki arka plan görüntüsünün ön izlemesini açacak ve değiştirmeniz için size butonu gösterecek. Duvar kâğıtlarının geçiş efektini belirlemek için ise "Picture Transition" menüsünden herhangi bir geçiş efekti seçebilirsiniz. Her defasında farklı bir efekt görmek için "Random"ı seçebilirsiniz. Duvar kâğıtlarının hangi sıklıkla değiştirileceğini belirlemek için ise "Change desktop wallpaper:" seçeneğinden istediğiniz süreyi seçebilirsiniz. "Change even when the Gadget is hidden" seçeneğini işaretlediğinizde ise aracın ara planda olsa bile duvar kâğıdını değiştirmesini sağlayabilirsiniz. Yine "Shuffle pictures" seneğini işaretleyerek gösterilecek resimlerin rastgele seçilmesini sağlayabilirsiniz. Son olarak da resmin konumlandırmasını seçtikten sonra "Tamam" butonu ile ayarlarınızı uygulayabilirsiniz. -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Real Madrid kulübünün, Liverpool’un yıldız futbolcusu Steven Gerrard için 30 milyon sterlin teklif etmeyi planladığı ileri sürüldü. Daily Mirror gazetesi, Real Madrid’in, hakkında, Liverpool’da mutlu olmadığına ve gelecek sezon takımdan ayrılmayı düşündüğüne dair söylentiler bulunan Gerrard’ı kadrosuna katmakta ısrarlı olduğunu ve bunun için 30 milyon sterlini gözden çıkarttığını yazdı. İspanyol ekip, 3 yıl önce de Gerard’ı transfer etmek istemiş, ancak girişimleri başarısız olmuştu. Gerrard için Chelsea’nin de devrede olduğu, ancak futbolcunun, Liverpool’a bağlılığından dolayı ezeli bir rakibe gitmek istemediği konuşuluyor. Öte yandan, Gerrard’ın yanısıra, Fernando Torres ve Jamie Carragher gibi isimlerin de bu yıl sonunda Anfield Road’dan ayrılabileceği belirtiliyor. Steven Gerrard Steven Gerrard 30 Mayıs 1980′de doğan Liverpool F.C.’nin İngiliz futbolcusudur. 2005 yılında İstanbul’da yapılan Şampiyonlar Ligi finalinde Liverpool’un kaptanı olarak kupayı kaldırmış, 2007 yılında ise yine A.C. Milan finaline çıkan takımda yer almıştır. 9 yaşında Liverpool’un genç takımında futbola başlayan Gerrard, Robbie Fowler, Michael Owen, Steve Mcmanaman, Jamie Carragher, Jamie Redknapp gibi Liverpool altyapısından çıkan bir oyuncudur. 1998 yılında A takımda forma bulmaya başlayan Gerrard, 2001 yılındaki Liverpool’un UEFA Kupası finalinde Alaves’i 5-4 yendiği maçta takımı adına 2.golü kaydetmiştir. 2001′in Kasım ayında İngiltere Milli Takımı ile ilk golünü Almanya’ya karşı atan Gerrard aynı yıl İngiltere’de Yılın En İyi Genç Oyuncusu ödülünü kazanmıştır. 2005 yılında takımının Şampiyonlar Ligi’nde UEFA tarafından turnuvanın en değerli oyuncusu seçilmiştir. 2006 yılında da İngiltere Premier Ligi’nin en iyi futbolcusu seçilmiştir. Dünya’nın en fazla kazanan 10. futbolcusudur. 2008 yılında İngiltere Premier Ligi’nin en iyi 2. futbolcusu seçilmiştir.
Pediped Giselle modeli ekstra koruma ve konfor için köpük yastık ile softest deriden üretilmekte ve tabanları tamamı el yapımı dikişlerden oluşmaktadır. 3 katlı bir sistem ile yapılan tabanlar, yumuşak derisi ve şok emici köpüğüyle maksimum konfor ve koruma sağlıyor. Velkro bantları sayesinde rahatça giyip çıkarılabilir ve çocuklarınızın ayağına tam olarak oturur. Pediped Originals, hem iç hem dış mekânda çocukların ihtiyacı olan korumayı yumuşacık tabanlarıyla sağlıyor. İlk adım ve sonrası ayakkabılarını üreten Pediped™, çocukların hassas ayakları için çıplak ayağa en yakın alternatif olarak tasarlıyor. Pediped™, çocukların tabanlarının geliştiği dönemde, ayaklarının doğal gelişimi için gerekli olan optimum destek ve korumayı sağlarken, ilk emeklediği günden ilk adımına ve sonrasına kadar rahatlıkla kullanılabilinecek ayakkabılar üretiyor. Yumuşak tabanlı pediped™, çıplak ayağın sağladığı tüm faydalara sahip ve tabandaki çift dolgusu ile minik ayaklara ekstra koruma sağlıyor. Pediped’in grubunun birbirinden şık modellerini Tüm Joker, Kapbula Bebek, e-bebek, Kids Walk Caddebostan, Jujube İstinye Park, Karamela Karum Ankara, Palladium Pieds mağazalarında bulabilirsiniz.
Dünyanın en büyük güzellik ürünleri zinciri Watsons, Türkiye’deki 5. yılını dev bir indirim fırsatıyla kutluyor. 20-28 Nisan arası “5.yaş günü bizim ama büyük fırsatlar sizin” sloganı ile tüm Watsons ve özel markalı 1200 çeşit ürün %33 indirimli… 5 yılda Türkiye’deki toplam 32 mağazasını 10 milyon kişinin ziyaret edip alışveriş yaptığı Watsons, güzellik sektörünün öncüsü olmaya devam ediyor. Hızla büyüyerek İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kayseri, Mersin, Eskişehir, Denizli, Trabzon ve Tekirdağ’da toplam 32 mağazaya ulaşan Watsons, Türkiye’nin lider güzellik ve kişisel bakım ürünleri zinciri olmaya devam ediyor. Watsons dünyada da 10 ayrı pazardaki 2000’e yakın mağazasıyla dünyanın en önde gelen güzellik ve kişisel bakım zincirlerinden biri. Kaliteli ve yenilikçi bir perakende anlayışını temsil eden Watsons’larda, kozmetik, kişisel bakım ve onları tamamlayan yenilikçi ürün gruplarından 25 bini aşkın ürün her hafta milyonlarca tüketici ile buluşuyor.
Tchibo yeni teması “Doğaya Yolculuk” ile baharın gelişiyle canlanan doğanın keyfini çıkarmak isteyen herkesi özgürlüğü yeniden keşfetmeye davet ediyor. Tchibo’nun doğa tutkunlarına ayırdığı yeni teması 26 Nisan’da tchibo.com.tr internet mağazasında, 28 Nisan’da ise tüm Tchibo satış noktalarında başlıyor. Tchibo’nun yeni temasında; doğa yürüşlerinde yağmur ve rüzgârdan koruyan montlar, hareket özgürlüğü sunan pantolonlar, doğa yürüyüşleri için gerekli olan tüm eşyaların sığdırılabileceği sırt çantları, rahat gömlekler, tişörtler ve elbiseler dikkat çekiyor. Bir kamp için gerekli olan pek çok şeyin bulunabileceği Tchibo’nun bu yeni temasında, doğa tatillerini kolaylaştıran çadır ve gölgelikler ile fonksiyonel çakı ön plana çıkıyor. Açık havanın ve doğanın tadının çıkarılacağı bahar ayları için her türlü ihtiyaç kuşkusuz Tchibo’nun “Doğaya Yolculuk” teması ile karşılanabilir. Elbisenizle güneşten korunun! UV 40 güneş koruma faktörüyle günün her anında doğayı keşfedebilirsiniz. Hava alır ve Supplex Funktionsfaser ile yumuşacık bir dokuya sahiptir. Sırt kısmındaki hava aralıkları ve mesh ekler ile vücudunuzun serin kalmasını sağlar. Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yan yırtmaçlar maksimum hareket özgürlüğü sağlar. 2 cepli ve haki renkte. Kullanışlı bir yürüyüş arkadaşı! DryActive Plus ile hava alır ve nemi aktarır. Değerli eşyalar için yan dikişlerinde emniyet fermuarlı ceplere sahiptir. Kollar kıvrılabilir ve düğmeyle sabitlenebilir. Pamuk-streç kalitesinde ve mercan renkte kareli. Hafif dar kesim. Serin havadan korunun! Clima Protection sistemiyle hava alır ve nemi aktarır. Elastik üst malzeme, yüksek hareket özgürlüğü ve rahat giyim konforu sağlar. Kapüşonlu ve fermuarlı 2 cepli. %88 polyester, %12 elasthan. Astar %100 polyester. Maceraperest erkeklere! Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Şort olarak da kullanılabilir. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim. Dayanıklı ve hızlı kurur. 2 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut. Doğaya yolculuklarda! Su ve kir geçirmez Teflon Faser koruma. Yüksek giyim konforu sağlayan rahat kesim ve yanda bulunan lastik bantlarla vazgeçemeyeceğiniz bir konfor sunar. Dayanıklı ve hızlı kurur. 3 cep, 2 yan cep ve 2 arka cep mevcut. Kampa gidiyoruz! Konforlu taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımı. Dolum hacmi 25 l. Dolgulu, anatomik şekillendirilmiş ve uzunluğu ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışlı. Tabanda fermuarlı bölme, yağmur kılıflı. Özellikle geniş bir şekilde açılabilmesi için ana bölüm 2 yönlü fermuarlı. Bel kayışında fermuarlı küçük bölme mevcut. %100 polyester, PU kaplamalı. Doğa yürüyüşlerinde yorulmayın! Diz eklemlerinin ve bacak kaslarının yükünü hafifletir. Kademesiz 54 cm’den 130 cm’e kadar ayarlanabilir; çubuğu istediğiniz kadar çekin ve ayarlayın. Çubuk ucu için takılabilir, kaymaz lastik uçluk; asfaltta yürürken de ideal. Doğadaki eviniz! Çekmeli ip mekanizması sayesinde şemsiye gibi kendiliğinden gerilerek açılır. Hızlı, rahat ve kolay kullanımıyla çok pratiktir. Kendini taşır ve yer kaplamaz. PU kaplama ve mühürlenmiş dikişlerle çadır ve taban su geçirmez. Hava alabilen çadır tavanı, yağmurdan korur ve havalandırma için file eklidir. Çubuklar Fiberglasdır. Yeşil, haki, siyah renklerde ve yaklaşık 210 x 95 x 140 cm. Kolayca taşınabilir! Konforlu ve anatomik şekilli taşıma sistemi ile eşit ağırlık dağılımına sahiptir. Vücut yapısına göre ayarlanabilir. Omuz bölümünün yüksekliği değiştirilebilir. Omuz kayışları, göğüs ve bel kayışlarının genişliği ayarlanabilir. Bel ve omuz kayışları dolgulu ve mesh kılıflı. Sırt dolgusu ideal havalandırma sağlar. Emniyetli duruşla yüksek hareket özgürlüğü sunar. Su geçirmez yağmur kılıfı dahil. %100 polyester, PU kaplamalı
Chrome canlı ve enerji dolu bir tarzla donanmak için narenciye özlerini kullanır. Enerji veren bir ahenk ile canlanarak yeni bir koku tarzını, canlı fresh bir tarzı benimsiyor. Enerji ve canlılık veren tazeliğin yeni rüzgarı Enerji ve hareketin sembolü hesperide notası enerji veren ışıltılar ile parıldıyor. Cedrat ( bir çeşit limon ), turunç, mandalina ve greyfurt’un bergamutun özü ile karışmış canlı uyumu taze ve dinç bir rüzgar estiriyor. Chrome Sport’un kalp notası özgürlük dalgası canlanır. Uzak denizlere bir yolculuk yaparmışçasına, yeşil ve akuatik notalarının akıcılığı maceraperest tarzını ortaya koyar. Duyuları uyaran Zencefil baharatlı, taze ve seksi bir dokunuşla bu oluşumu tamamlar. En sonunda Chrome Sport’un erkek ruhu belirir. Beyaz miskin ve odunsu amber notalarının yumuşak cazibesi ile renklenen tarzı tende elegan bir iz bırakır. Michel Almairac tarafından yaratılmıştır. Derin mavi ile bezenmiş şişenin tazeliği İnce uzun ve ergonomik çizgiler “high tech” elegans ile Chrome Sport şişesine şekil verir. Bununla birlikte sonsuzluk, spray entegre edilmiş krom rengi kapak ile simgelenir. Mavi buzlu cam kokunun dinç fresh yapısına çağrışım yapar. Chrome Sport tarzında bir tamamlayıcı seri Bir nefes oksijen ve keyifle vücuda ve ruha zindelik katan bir tamamlayıcı seri.. babaya götürülecek yada oğluna hediye edilecek dört ürün.
reeder ile, kalın kitapların ve kağıt yığınlarının arasında kaybolmadan milyonlarca sayfayı 240gr.’lık incecik bir cihazın içine sığdırabiliyorsunuz. Telefon ve bilgisayarlarda kullanılan lcd ekranlar, foton yayılımı ile gözleri yoruyor ve uzun süreli kullanımlarda göz bozulmasına yol açıyor. reeder’ın en önemli özelliği olan e-ink (elektronik mürekkep) ekranı ise, dünyadaki en yeni teknolojilerden biri. E-ink ekran ile gözünüz yorulmadan saatlerce okuma yapabiliyorsunuz. 6” ekranı olan reeder’ın kalınlığı ise yalnızca 8 mm. reeder ile kablosuz ağ ile internete bağlanarak maillerinize bakabiliyor, gazete okuyabiliyor ve kitap indirebiliyorsunuz. Ayrıca kitap okurken ya da internete bağlıyken müzik de dinleyebiliyorsunuz. Dokunmatik ekran özelliği sayesinde parmağınızla satırların altını çizebiliyor, ayraç koyabiliyor, işaret bırakabiliyor ve dokunmatik klavyesi ile istediğiniz yere not alabiliyorsunuz. Türkçe menüsü, yatay ve dikey okuma imkanı, dosyalama özellikleri ile dikkat çeken reeder’ın içinde sözlük de bulunuyor. Bir sözcüğün anlamını ve kullanıldığı yerleri görmek için sadece üzerine dokunmanız yeterli oluyor. Düşük pil tüketimi sayesinde reeder 2 hafta şarj etmeden kullanılabiliyor. Kağıt kullanımını ortadan kaldırdığı için ağaçların korunmasına da katkıda bulunan reeder, bu özellikleriyle çevreci ve doğaya saygılı bir cihaz. BenQ markasının sahibi olan Tayvanlı Qisda Corporation tarafından Selekt Bilgisayar için özel olarak üretilen reeder, şimdilik sadece internet üzerinden satılıyor. Çok yakında teknomarketlerde de göreceğimiz bu sihirli cihaz, kitap okumayı sevenlerin yanı sıra teknoloji meraklılarının, öğrencilerin, akademisyenlerin, çizgi roman meraklılarının, doktor, öğretmen, avukat gibi çeşitli meslek gruplarından tüketicilerin ilgisini çekiyor. Okumayı yeni ve çağdaş bir boyuta taşıyan reeder, dünyada hızla yükselen e-kitap okuma trendinin ülkemizdeki öncülüğünü yaparak yeni bir çığır açıyor
Dünyanın önde gelen güzellik şirketi AVON, Global Marka Elçisi Reese Witherspoon’un da tercihi olan ve kirpikleri göz alıcı uzunluğa kavuşturan yeni Super Extend Uzun Gösteren Maskara’yı satışa sunuyor. AVON Super Extend Uzun Gösteren Maskara Mikro incelikte esnek fiberlerden oluşan özel tasarımlı fırçası sayesinde kirpiklerinizde göz alıcı uzunlukta bir görünüm sağlar. Kirpiklerinizi büyüleyici uzunluğa kavuşturan maskaranın Black ve Brown/Black olmak üzere 2 farklı tonu bulunmaktadır.
Sevdiğinizle birlikte yepyeni bir hayata merhaba diyeceğiniz o özel gecede her şeyin kusursuz olmasını mı istiyorsunuz? Gelinliğin öncüsü Akay ve yıllardır erkek giyimde bir ikon olan Damat ve D’S sizleri bu özel gününüzde yalnız bırakmamak adına çok özel bir kampanyaya imza atıyor. Kampanya dahilinde gelinliğini Akay’dan alan herkese damatlık yüzde 20 indirimle, damatlığını Damat veya D’S’den alanlara da gelinlik yüzde 20 indirimle sunuluyor.
Güncelleme: 03 Mayıs 2010 Pazartesi Ingrid Millet’le yaz makyajı hem daha hafif hem de daha çarpıcı…
Yaz mevsiminin yaklaşması ile artık daha hafif makyajları tercih etmenin tam zamanı. Peki makyaj yaparken aynı zamanda cildinizin beslenmesine ne dersiniz? INGRID MILLET, havyarlı bakım serisinin makyaj ürünleri ile çok özel bir yelpaze sunuyor. Eğer siz de bütün gün mükemmel bir cilt görünümüne sahip olmak ve aynı zamanda cildinize gerekli özeni göstermek istiyorsanız TEINT LUMIÈRE, Işıltılı Sıvı Fondöten’den vazgeçemeyeceksiniz. INGRID MILLET Laboratuarları, ileri teknoloji pigmentleri, güçlü etken malzemeleri ve harika dokuları ile bütün gün mükemmel bir cilt görünümü sunmak için çok etkili bir fondöten sunuyor. Hafif bir konsantre olan ışıltılı sıvı fondöten cildin ışığını, maksimum pırıltı ve yarı saydamlık özelliği ile ortaya çıkarıyor. Hafif, narin dokusu, cildin içinde eriyerek etkileyici, doğal bir cila yaratıyor. İçeriğinde Bio-Marin karışım, Bal Sütü, Skualen, Hidro-Glikollar ve Renkli Sedefler olan INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondöten ile cildiniz tazeleniyor ve ışıldıyor. Havyar Özü ile deniz yaşantısı için gerekli diğer elementlerden oluşan benzersiz bir karışıma sahip olan Bio Marin Karışım cildi yeniliyor. Amino asitler, mineral tuzlar, oligo-elementler ve vitaminler bakımından zengin olan Bal Sütü, cildi besliyor ve yumuşatıyor. Hidro-Glikollar ile Skualen bileşimi cildi nemlendiriyor. Değerli Renkli Sedefler cilt görünümüne hızlı bir doğal ışıltı vermek üzere, bir ışık halesi yaratıyor. Doğal, yarı saydam bir cilası olan “ikinci bir cilt” fondöten arayışındaki bayanlar için üretilen bu özel fondötenin dört rengi bulunuyor. Eğer siz de doğallıktan yanaysanız INGRID MILLET ışıltılı sıvı fondötenin kendinize uygun rengini seçmeniz yeterli.
Güncelleme: 04 Mayıs 2010 Salı beautycycle, kişiye özel pratik ve komple bir güzellik çözümü sunuyor.
Cilt bakımı ve kozmetikten ev bakım ve temizlik ürünlerine, beslenme destek ürünlerinden ev teknolojisine kadar yüzlerce çeşit ürünü bir arada sunan doğrudan satış sektörünün lider ismi Amway, markalarına bir yenisini daha ekledi. Gücünü elementlerden alan beautycycle, en basit yoldan çözüm isteyen ve doğallık arayanlar için geliştirilen bir cilt bakımı ve renkli kozmetik markası. Güzellik ve sağlık konusunda artık daha basit ve doğal ürünler arayan günümüz modern kadınlarının, bu ihtiyaçlarını karşılayan bir cilt bakımı ve kozmetik serisi olan beautycycle’da her element, cilt tiplerinin ihtiyaçlarına göre geliştirilen ürün gruplarını simgeliyor. Hava grubu cildin daha genç görünmesine ve canlanmasına yardım ederken, Su grubu cildin nem ihtiyacını gideriyor. Toprak grubu cilteki aşırı yağı dengelerken, Ateş grubu ürünleri cildi canlandırıyor. Beşinci element olarak adlandırılan Renk grubundaki kozmetik ürünleri ise cildinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmanıza yardım ediyor. Doğal bileşenlerden oluşan beautycycle cilt bakım ürünlerinin en büyük özelliği ise cilt bakım ürünlerinde bulunan bütün temel bileşenlerin özgün ve dengeli bir karışımı olan Microquad Kompklesi içermesi. Prestijli cilt bakım ve kozmetik markası ARTISTRY’den sonra kullanımı kolay, ekonomik cilt bakım ve renkli kozmetik ürünleri ile basit ancak tam kapsamlı bir güzellik çözümü sunan beautycycle, güzelliği için kaliteden ödün vermeden pratik ve kolay ulaşılabilir ürünleri hedefleyenlerin yeni ve vazgeçilmez tercihi olacak.
Tepe Nautilus’un “Anneler Günü” hediyesi hem anneleri hem çocuklarını sevindirecek. 9 Mayıs Anneler gününde Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’ne gelenler, anneleri ile çektirdikleri fotoğraflar ve onlar için yazdıkları sevgi sözcükleri ile “Tepe Nautilus Anneler Günü Özel Sergisi”nde yer almaya hak kazanacaklar. Anneler günü için Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi’nin düzenlediği fotoğraf etkinliği kapsamında anneler ve çocukları için hazırlanan özel alanda 9 Mayıs günü boyunca birlikte fotoğraf çektirecekler. Fotoğrafın ardından çocuklar annelerine olan sevgilerini anlatan bir cümleyi de yazacaklar. Çektirdikleri fotoğrafın bir örneğine ANINDA sahip olan aileler 22 Mayıs’ta düzenlenecek “Anneler Günü Özel Sergisi”ni heyecanla beklemeye koyulacaklar. Tepe Nautilus’ta Anneler Günü’nde çekilen fotoğraflar ve yazılan yazıların en iyileri seçilerek 22 – 31 Mayıs tarihleri arasında alışveriş merkezi içerisinde sergilenecek.
Yarım Kalmışlığım
Biliyorsun, gayem sana zarar vermek, seni incitmek, kırıp dökmek değildi. Yılar yılı açı çekmiştim, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katip seni mutlu edecektim Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip ,bu sevgiyi yaşamanı istemiştim Yüreğim tahtı da tacı da sana vermişti. Yalnız seni istiyordu.Yüreğimde kalıp saltanat sürmek varken beni sıradan bir şeymişim gibi elinin tersiyle ettin.
Çok sevilmek bu kadar kötü müydü?Gerçekten böylesine ağır mıydı ki? Sevgiye hasretim dediğini düşünüyorum da,kocaman bir iğrenç oyu oynamışsın. Hayatıma bilmediğim anlamlar getirmişsin .Gözüm kapalı hayatimi ortaya koyduğum bir kumar oynamıştım.Yasini seni kazanacaktım,ya da kendimden ya geçecektim . Hem seni kaybettim ,hem de kendimden vazgeçecektim. Var miydi böyle kimsesiz darmadağın olmak biçare kalmak ,var miydi? Keşke beni böyle ödüllendireceğine,hiç ödül vermeseydin. Onca yüreği senin yüreğine feda ettiğim halde yüreğin kocaman sevdamı alabilecek kadar büyümedi. Ben de sana büyük bir sevgiyi vermekte diretiyordum. Bu kadar direttiğim için beni bağışla… sevmek ölümüne cesaret, buzdan değil ateşten yürek ister. Adı üzerinde sevdaydı bendeki, zorda sevdayı büyütmek kolay değildi elbet. Bütün güzellikleri bütün kainatı seni sevmesi için birine verseydin, yine de bu kadar sevilemezdin. Hiç kimsenin yüreği benim ki kadar büyük ve deli olamaz. Beni kırgınlıklarla çelişkilerle, cevabı sende olan bir sürü soruyla ve bitmek tükenmek bilmeyen ‘’ keşke’’ lerle bıraktın. Bana onca acı verdin ama yüreğim düşman olamıyor. Her gün alabildiğine yanıyor, istesem de istemesem de seni özlüyor seni istiyor. Yüreğimi koparıp atmak mümkün olsaydı hiç düşünmeden koparıp atardım. Sevdan beni divane etti, beni asileştirdi, kendime sözüm geçmiyor artık. Başımı ellerimin arasına ne ilk ne de son alışım. İlk açım değil ama en büyük açımsın. Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti. Bunu kabullenemiyorum, zoruma gidiyor canımı acıtıyor. Sen yüreğimde bir hasret en büyük ve hiç kapanmayacak bir yara olarak kalacaksın. Yarım kalmışlığım, unutulmazımsın. Yüreğimin sarayından seni kovmuyor, tacı da tahtı da sensiz bırakmıyor.
Yazan: Sibel
Çok Acılar Çektim
Canım yanıyor. Bilmiyorum bu daha farklı nasıl ifade edilir. 1969 doğumluyum. 1990 da 2 yıldır beraber yaşadığım sevgilimle evlendim. 1997 de bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Bugün 30 Ekim 2005. 14 gün önce o sevgilinin eşyalarını ben topladım. Hiç elim titremedi, hiç ağlamadım. Çok garipti çok ama hep yanıyordu canım yanıyordu bunun farkındaydım tıpkı doğum yaparken olduğu gibi dişimi sıktım.Bu geçicek bu biticek sadece benim dayanmam gerekiyor hiç bağırmamıştım. Şimdi oturup bir sigara yaktığımda bir melodi duyduğumda hatırladığımın o an farkına vardığım bir sürü şey geliyor aklıma. Off neler yaşandı nerde hata yapıldı yada nasıl farkına varılmadı o hatanın. Bu yaşadığım ne? BU can yanması bu batma ne zaman geçicek? Ben ediyle büdü olmak istemiştim. Kocam hem arkadaşım,hem sevgilim,hem kardeşim,hem anam hem babamdı. Yedi sene boyunca bir sürü şeyi beraber yaptığımız adam baba olduktan sonra birden bire daha fazla çalışma dürtüsü duydu. Artık bir sürü geceyi kızımla evde yalnız geçiriyordum. Ve bunu hiç anlamıyordum çünkü ben daha fazlasını istememiştim. Benim yanımda o sorumluluğupaylaşacak sevgiliye ihtiyacım vardı çünkü normal değildim. Hamilelikle başlayıp doğumdan sonra yaklaşık(kendi yaşadıklarıma göre ) 9-10 ay süren bir anormallik vardı vücudunuzda dengeler değişiyordu. Bunun farkındaydım çünkü tv kumandasıyla zap yaparken tv de notrdam ın kamburunun çizgi filminin karesini 10 sn gördüğümde ağlamaya başlayınca soluğu bir doktorda aldım. Bana endişelenmememi bunun çok normal olduğunu kadınların sanırım % 70 idi nin doğumdan sonra depresyona girdiklerini söyledi. Bu iç rahatlatıcı bilgiyle muayenehanesinden çıktım demek ki çok sıradandı. Bir sürü insan bunu yaşıyordu ölmüyordu. Ama lanet olası o düşünme dürtüsünün bir aç-kapa düğmesi yok. Sevgili çok çalıştı para kazandı. Ben çok gece ağlayıp, yapma, aramıza duvar örüyorsun dedim abartıyorsun oldu.
Sonra eve bir bilgisayar alındı yıl kaçtı anımsamıyorum ama bu pc alındığında en pahalı işlemci sanırım PIII idi ve celeron işlemcinin 366 dan daha hızlısı yoktu şimdi o pc ile yazıyorum. Sonra sanırım benim şikayetlerim azaldı çünkü sevgili ne yaptığımla ilgilendi bir ara, ahh, ben ne mi yapıyordum internette o arada, en çok microsoft comic chatte yazıyordum. Konuşuyordum diyemiyorum çünkü ben konuşurken insanları görmek isterim. Orada tanıyıp asla gerçek hayatta tanışmadığım ve halen ıcq dan sohbetimizi devam ettirdiğimiz iki tane dostum var. İkisi de evli ikiside erkek. Biri bizim yaşlarımızda bir oğlu var diğeri 64-56 lık bir çift iki tane oğulları var.
Gülümsüyorum çünkü canım yanıyor çok fazla değil hep aynı insanlarla konuştum telefon numaramı adımı bana ulaşabilecekleri herhangi bilgiyi vermedim nette yaptığımız sohbeti yüz yüze de yapabilirdik (SANIRIM TUTUCU BİR İNSANIM). Hala sanal seks nedir bilmem, insanlar bundan ne zevk alır hiç anlamam. Sonra bir akşam sevgili oturdu o pc nin başına. Bir hatunla yarım saattlik bir sohbetin sonunda karşılıklı telefon numaraları verildi ve hatun bunu aradı, konuşuldu ertesi gün için buluşma planları yapıldı. İçine düştüğüm hayreti ifade edecek kelime bulamıyorum. Bana göre o kadar mantıksız okadar anlamsızdı ki. Güldüm evet güldüm çünkü hem çok garip hem çok aptalca hemde komikti. Ertesi gün planladıkları saat yaklaştıkça sevgili gerilmeye başladı, o kadar belliydi ki. Onu tanıyordum, yüzünden geçen ifadelerin ne anlattığını biliyordum. Hiç bir şey söylemedim. Duş aldı giyindi, gidicekmisin diye sordum, bilmiyorum dedi. Güzel bir pazar günüydü, evede yemek yok hanımeline mantı yemeye gidelim dedim, tamam dedi üçümüz çıktık. Garson servis açtı ve sipariş almak için geldi. Sevgili sipariş vermedi. Yer ayaklarımın altında kaydı. Bu bir kamera şakası olmalıydı. Saatine baktı. Ağlamak ve gülmek aynı anda geçti içimden. Eğer gideceksen ve geç kalmak istemiyorsan şimdi çıkman gerek dedim. Haklısın dedi ve kalktı GİTTİ GİTTİ… Orda ben ve kızım mantımızı yiyip kalktık. Yürüyerek eve dönerken içimden gelen gülme dürtüsünü çok zor bastırıyordum. Sanki poker oynuyorduk ve o blöf yapıyordu evin önüne geldiğimde araba otoparkta o da evde olacaktı. Eve geldik yoktu 15 dk sonra cebim çaldı sevgili buluşacağı hatunun tel nosunu pc nin yanndaki not defterine yazmış ve yanına almamış acaba ona verebilirmiymişim. Verdim ve telefonumu kapattım. Kızımı uyuttum.
Beraber içeriz diye aldığım kavaklıdere-kımızı açtım ve içtim içtim ağladım ağladım ağladım gece 2-3 falan eve geldi, kavga ettim ağladım ve hep neden neden neden dedim. Ertesi sabah balkona kahvaltı sofrasını hazırlarken bir kez daha yer kaydı ayaklarımın altından. İki aydır sen yıkat, hayır sen yıkat diye konuştuğumuz leş gibi araba o dar vakitte yıkatılmış ve pırıl pırıldı. Konuşarak çözmeye çalıştım imkansızdı. Çok kırıldım ve sanırım asla tamir olmadı. Bu olay bir şekilde kapandı ama sevgili cep telefonunu babasına hediye etmek zorunda kaldı. Aramıyorum dedi aradığı ayrıntılı tel faturalarında ortaya çıktı.
Bir gün evden aradı benimle konuşmak istedi ben ne kadar anlayışsız bir kadınmışım onlar sadece arkadaşmış bir kadınla bir erkeğin arkadaş olmasında ne varmış. Verdiğim yanıtları veya diyologları burda yazmıyorum çünkü bu yazı çok uzar. Ama şu kadarını söyleyeyim bunu ben yapmış olsaydım gece eve de dönmezdim ve büyük bir ihtimallede buluştuğum adamın yanında kalırdım. Çok kırıldım, çok üzüldüm, çok hazımsızlık çektim, çok kızdım. Dedim ki bana bunları yaşatma ben haketmedim. Eğer benden sıkıldıysan, bir şeyleri kaçırıyorum diye düşünüyorsan git bacaklarına yapışmıyorum, beni bırakma demiyorum ama bunları yaşatma sanırım hiç anlamadı. Hatta hayret bile ettiğini farkettim bu kadın neden ve nasıl kendine bu kadar güveniyor diye. 3 yıl geçti bunun üzerinden ve bir sürü şey yaşandı. Ama hiç iyiye gitmedi. Çok komik ama bu ara etrafımızda ayrılan çiftler çoğaldı. En sonunda arkadaşlarımızdan biri daha ayrılırken sevgili de olmuyor böyle birbirimizi daha fazla boğmayalım bir süre ayrı yaşayalım dedi. Olur dedim, yalnız bunu anlaman neden bu kadar uzun sürdü onu anlamadım, ben 3 sene önce sana bunu söylemiştim zaten. Çok kırıldım. Bana saygı duymuyorsun bana güvenmiyorsun dedi. Acaba o bana saygı duyuyor muydu. Ama sağ kolu kadar güveniyordu çünkü fikri ile zikri aynı olan bir insandım biliyordu ben elde var birdim sanırım.
Çok anlamsız belki ama tüm bunlar yaşanırken her şeye cevap bulan sevgili oooo hatunun nerde yaşadığını nerde çalıştığını ve onunla benim haberimin olmadığını sandığı zamanlardada çok uzun telefon konuşmaları yaptığını bildiğimi anlayınca cümle kuramadı bir süre. Sonra dediki benim hayatımda kimse yok o kadınlada görüşmüyorum. DOĞRUYDU. Söylediği doğruydu % 90 doğruydu. Ama bu hjiç bir şeyi değiştirmiyordu. Gittikten sonra görüştüğümüzde(haftada iki kez görüşüyoruz çünkü kızımız var) bak bakalım beni özleyecemisin dedi ben de sende bak bakalım özleyecekmisin dedim. Canım yanıyor. Özleyeceğim evet özleyeceğim bunu biliyorum bilmediğim şey bunu ona söyleyecekmiyim. Yaşayacağım ve göreceğim.
Yazan:ECE
Kanayan Yarayım
Bir gün hayatımdan ördürürcesine çıkacaksın ve ben seni hep son günkü halinle hatırlayacağım. Senin en güzel halin neydi diye düşünüyorum. Ve içimden bir ses yıllar öncesine götürüyor beni.
Seni her halükarda içimde hissedebiliyorum. İşte olayımın en güzel yanı bu. Sen ne kadar anlayabilirsin bilemiyorum. Ama benim gibi her şeyden ve herkesten uzak bir hayatın olmasaydı bunun ne demek olduğunu anlardın. Seni anlıya biliyorum sevdiklerin ve sana destek veren herkesin yanında ağlamak bile senin doğal. Benim için lüks olan her şey sana doğal geliyor.
Şimdi yatıyorsundur. Bir sigara yakmış yatağının ucunda yaşadıklarını ve benim sana söylediklerimi ve hatta yaşadıklarının bir hata olduğunu düşünüyorsundur. Kanayan yarayım senin için biliyorum. Bir hata. Bir yanlış. Oysa sadece sevmiştim seni. Hala aklımın bir ucundan çıkmıyorsun. Son kez çıkmayan olacaksın. Seni asla unutmayacağım. Yerlerde sürünüp yok olsam, evlenip çocuk sahibi olsan ve adım bir yana, dünyada olduğumu unutsan ben yine bıraktığın yerde olacağım. Parktaki çocuklara bakıp seni yaşayacağım. Söküp atmam gerek içimden seni. Hayatımın kalanını sensiz yaşamayı öğrenmeliyim. Ve öyle ki hiç sızlamamalı içim seni gördüğümde. Sen utanmalı, sen başını eğmelisin. Yaptıklarından utanmalı, iliklerine kadar üşümelisin yazın kavurucu sıcaklığında… Ama olmaz bunu sana yakıştıramam. Sen bunları yaşamamalı, görmemelisin. Korkma yavrucuğum ben gizli bir köşeden seyreder sonra usulca kaybolurum. Sen hiç görmezsin beni. Belki bir gün ortak bir tanıdığımızdan haberlerimi alırsın. Olur da hakkımda kötü bir şeyler duyarsan ne olur kulak asma yalandır mutlak. Senin üzülmen için söylenmiştir. İçim yanıyor kimseye anlatamıyorum. Hoş sen bile anlayamadıktan sonra kim anlasın. Bana güldüklerini biliyorum bunu iliklerime kadar biliyorum. Varsın olsun, gülsünler, ben biliyorum içimdekileri. Yorgun bedenimi yıldızlara taşıyacaklar bu benim en mutlu günüm olacak. Sevdiklerimi oradan görebileceğim. Bir kahve telvesi, bir sigara dumanı kadar yakın olacağım sana. Sana ve sevdiğim tüm insanlara. Son bir sevgi son bir mutluluk yakaladım seninle, belki de çok kısaydı kimileri için. Nereden bilsinler benim için bir ömre bedel olduğunu. Ben gözlerimde yaşadım bu aşkı ve yine gözlerimde bıraktım umutlarımı. Bunları bir gün okuyacak mısın? Okurken ağlayacak mısın bilemiyorum. Ama beni anlayabilmen için çok zaman geçmesi gerekiyor belki yüzyıllar. Yalnızları oynuyorum sen bile farkında olmadan. İşte ben buyum, kimsenin istemediği, kimsenin anlamadığı. Anlamak istemediği. Uykuların en tatlısı senin için olsun canımın içi.
Yazan:Serkan Önal
Fırtınalı Bir Hayat
Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun, bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.
İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim. Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.
Sonunda o gün gelip çatmıştı. Bütün duygularımı bütün hislerimi açıklamıştım ben sana. Sense bana sadece şaşkın bir ifadeyle bunların yalan ve şakadan ibaret olması için yalvarmıştın. Bende sana bunların ne şaka ne de yalan olduğunu üstüne basa basa vurgulamıştım. İçim rahatlamıştı. Çünkü bir insana “seni seviyorum” demek kolay bir iş değildi. Yürek isterdi. Ben bu işi becerememiştim ama sonucuna da katlanmak elimde değildi. Çünkü asıl olan benim için bugündü ve ben bugün sana söylemem gereken şeyleri yarına bırakmamıştım. Yarın böyle bir fırsatın elime geçeceğini düşünerek bütün her şeyi açıklamıştım
Dünya fani her an her şey olabilir bizim dünyamızda… Şimdi içim çok rahat ama bir o kadar da huzursuzum. Çünkü bunları sana anlatınca suçlu ben oldum. Şimdi o eski günleri arıyorum, hiç sebepsiz, ani ayrılışın şokunu üzerimden atamamamın sonucundandır. Ve zaman eskiden öyle güzel öyle tatlı geçerken şimdilerde, bin bir azap bin bir acıyla geçiyor. O günün üstünden çok zaman geçti. Şimdi ben senden benim olmanı değil bana biraz hak vermeni istiyorum. Bana duyduğun nefreti duygularımın üstünden çekmen için yalvarıyorum. Bana ne kadar kızsan ne kadar nefret etsen de ben seni yine de seviyorum. Duydun değil mi? Seni seviyorum.
Yazan:Deniz Nur
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.
Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği… O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi.
Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti. Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim.
Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım. Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı.
Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim.
Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.
Yazan:Yaban Gülü
Balık Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Balık Burcu 20 Şubat – 20 Mart
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Neptün (Hayalleri temsil eder)
Grubunuz: Su, negatif
Burcunuzun cinsiyeti: Dişi
Üstün yeteneğiniz: Başkalarına karşı ilgi, şefkat
Özelliğiniz: Canlılık
Emeliniz: Huzur
Amacınız: Servete ve mutluluğa ulaşmak
Anahtar Sözcüğünüz: Hayalcilik
Yenmeniz gereken huyunuz: Kendi değerinizi küçümsemek
Uğurlu gününüz: Persembe
Uğurlu sayılarınız: 7, 11, 73, 354, 7299
Uğurlu taşınız: Akuamarin
Uğurlu renkleriniz: Deniz mavisi, Türk yeşili, yeşil, gümüş rengi
Uğurlu çicekleriniz: İnci çiçeği, zambak
Uğurlu kokularınız: Kiraz çiçeği, zambak, limon çiçeği
Hoşlandığınız müzik: Huzur veren hafif müzik
Olası hastalıklarınız: Sindirim sistemi, sinir sistemi hastalıkları, romatizma, alkolizm
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Yengeç, Akrep
İyi anlaştığınız burçlar: Oğlak, Kova, Koç, Boğa
Kötü anlaştığınız burçlar: İkizler, Başak
Ne iyi ne kötü: Aslan, Terazi
Başarılı olacağınız meslekler: Doktorluk, öğretmenlik, sosyal yardım görevlisi, din adamlığı, müzisyen, tasarımcı, metin yazarı, yazar
Burcun ünlüleri: Albert Einstein, Alexander Graham Bell, Antonio Vivaldi, Bobby Fisher, Christopher Atkins, Chopin, Cindy Crawford, Gorbachev, Hugo, Jerry Lewis, Lisa Minelli, Michelangelo, Ornella Muti, Rossini, Rudolph Nurayev, Ursula Andress, Yuri Gagarin.
GENEL ÖZELLİKLER
Balık ‘ta su unsuruyla, değişen nitelik birleşir. Yöneticisi olan Neptün, sezme gücü, hayaller, derin duygular ve çevreye uyabilme niteliklerini burca verir. Dolayısıyla da ortaya son derece hassas bir burç çıkmıştır. Balık insanı, dış alemi duyguları sayesinde hemen algılar. Buna kendi hisliliği de eklenince Balık insanının aşağı yukaru tamamıyla duygulardan oluşmuş olduğu da anlaşılır.
Böyle duygulu bir tip, dünyamızda pek çok üzücü durumla karşılaşacaktır tabii. Bunların her biri de onu yıkabilir. Ama Neptün sayesinde Balık burcunun kendi kendisini aldatma yeteneği de vardır. Balık insanı, üzülmemek için çevreye uyar. Dolayısıyla da kendi düşüncelerinden vazgeçer. Bunu yapamadığı zamanlar Balık tipi büyük karamsarlığa kapılabilir.
Balık insanı, iyi niyetli, yumuşak ve çok merhametlidir. Ayrıca inanılmayacak kadar renkli bir iç dünyası vardır. Hem Balık insanı için gerçek olan da bu iç dünyadır işte. Oysa bu hayallerin gerçeklerle pek ilgisi yoktur. Ancak Balık insanının sezme gücü de inanılmıyacak kadar gelişmiştir. Bu sezgiler onu gerçeklere hazırlar. Yani bu duygular onu yaşamı sertliklerinden koruyan birer tampon gibidir. Hem Balık insanı gerektiğinde kendisini gerçeklerden uzaklaştırmasını da iyi bilir.
Yalnız bazen bu gerçeklerden kaçma isteği içkiye ve uyuşturucu maddelere düşmesine de yolaçabilir. Balık insanı, kuşkucu bir tiptir. Gerçekler bir yana; olmayan şeylerden bile korkarlar. Bu yüzden sinirleri bozulabilir. Yine bu tip, kendi kendini kandırır. Ayrıca başkalarını kandırmayı da doğal sayar.
Bu sözlerimizden Balık burcunun güçsüz, aciz olduğu anlamını çıkarmamalısınız. Bunlar Balığın özellikleridir. Ama doğum anında yıldız haritasındaki başka güçler bu etkileri hafifletir ve hatta çok olumlu hale getirebilir. Örneğin Balık tipinin eşsiz iç dünyası kendisi için yararlı olabilir. Yazı yeteneği olan bir Balık insanı bu sayede başarıya erişebilir. Güzel sanatların bütün dallarında da durum aşağı yukarı böyledir. Ünlü pek çok yazar ve sanatçı Balık burcundan çıkmıştır.
Balık insanı endişeli tip olduğu için hemen karamsarlaşır. Bu üzüntü biraz sürerse sinir rahatsızlıkları ve sindirim bozuklukları ortaya çıkabilir.
Balık insanlarının sezgisi çok güçlüdür. Ayrıca türlü güzel şeyleri hayal edebilir. Konuşması yumuşak ve tatlıdır. Yaşamın güzel şeylerinden, renklerden, müzikten, lüksden zevk alır. Eğer yıldız haritasında ona yön verecek güçlü bir (ya da birden fazla) gezegen varsa Balık insanı renkli hayallerini gerçekleştirebilir. Çok romantiktir ve iyi bir sevgili olur. Sevdiği kimseyi türlü üstünlüklerle süsler. Onun iç yüzünü pek göremez. Hayal kırıklığına uğrarsa aşkı söner; ama kısa süre sonra yine büyük aşkla sever.
Balık insanlarının her konuda bir fikirleri vardır. Konuşkandırlar, anlattıkları hikayelerle diğer insanları hemen çevrelerine toplarlar. Kendilerini kimsenin dinlemediğini hissederlerse rüyalara dalarlar. Ama Balık insanları lotoda 8 tutturmayı hayal etmezler. Bu onlar için çok bayağıdır ve Neptün’ün onlara kazandırdığı alışılmamış yaratıcı yeteneklerine uygun değildir. Rüya ülkesinin kapıları onlara hep açıktır. Bu hayaller öylesine canlıdır ki onları gerçekleştirme isteği duymazlar. Çünkü bir amaca ulaşmak için gerekli savaşçı ruhları yoktur. Bunun dışında günlük işlerin rutinliğinden nefret ederler. Mutlu olabilmek için, gelecekte olmasını umut edebilecekleri yeni bir şeye ihtiyaçları vardır.
Balık insanları fikirleriyle başkalarını heyecanlandırabilmek için çok çaba harcarlar. Onlar için önemli olan tek şey, yaratıcılıklarını mesleki açıdan kullanmaktır, örneğin bir reklam ajansında. O zaman devamlı emir almaktan şikayet etmeyen yardımcıları varsa mesleklerinde yükselebilirler.
En mutlu Balıklar sanatçı olanlardır. Konuşkanlıkları sayesinde sık sık onları koruyacak hamiler bulurlar. O zaman rutin ekmek kavgasından kurtulup yaratıcı yeteneklerini geliştirirler.
20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 Şubat ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Mart Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Balık Burcu Grubuna Girmektedir.
Kova Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Kova Burcu 22 Ocak – 19 Şubat
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Uranüs (Değişiklik, ansızın bağlanış ve iyi sonuçları temsil eder)
Grubunuz: Hava, pozitif
Burcunuzun cinsiyeti: Erkek
Üstün yeteneğiniz: Sağduyu
Özelliğiniz: İnsancıl, iradeli
Emeliniz: İlerlemeyi sağlayacak imkanlar yaratmak
Amacınız: Yükselmek, başkalarına yardım etmek
Anahtar Sözcüğünüz: Bağımsızlık
Yenmeniz gereken huyunuz: İhmalcilik ve paraya değer vermemek
Uğurlu gününüz: Pazar
Uğurlu sayılarınız: 4, 8, 10, 84, 999, 915
Uğurlu taşınız: Kristal ve yeşim
Uğurlu renkleriniz:
Koyu mavi, lacivert, karışık renk ve tonlar
Uğurlu çicekleriniz:
Zerren, menekşe, kartopu, kır çiçekleri ve kuşburnu
Uğurlu kokularınız: Sümbül, yasemin, menekşe
Hoşlandığınız müzik: Modern eserler
Olası hastalıklarınız: Kalp ve kan dolasımı hastalıkları, ayak hastalıkları, varis, yuksek tansiyon
Çok iyi anlaştığınız burçlar: İkizler, Terazi
İyi anlaştığınız burçlar: Oğlak, Balık, Koç
Kötü anlaştığınız burçlar: Boğa, Aslan, Akrep
Ne iyi ne kötü: Yengeç, Başak
Başarılı olacağınız meslekler: Doktorluk, bilim, elçilik, yazarlık, yayıncılık, matbaacılık, muhasebecilik, çevirmenlik, din adamliği, astronomi, astroloji, denizcilik, tüccarlik, ithalatçılık, sanatın her dalı, yöneticilik, organizatörlük Burcun ünlüleri: Abraham Lincoln, Ajda Pekkan, C. Dior, Clark Gable, Cybil Shephard, Gene Hackman, George Kennedy, Humphrey Bogart, Jack Lemmon, James Dean, John Travolta, Kim Novak, Mendelsshon, Nastasia Kinski, Nick Nolte, Paul Newmann, Ronald Reagan, Schubert, Wolfgang Amadeus Mozart.
GENEL ÖZELLİKLER
Kova, değişim ve devrimlerin gezegeni Uranüs”ün etkisi altındadır. Bu durum Kovaların arkadaş canlısı,uyumlu,ama ne yapacağı belli olmayan insanlar olarak tanınmasına sebep olur. Değişik açılardan bakılırsa Kovanın zıtlıklarla dolu bir kişiliği vardır. Onu sıradan insanlar gibi tepki vermesini beklemeyin, ayrıca değişimi yenilik ve macerayı sever.
Kovanın dengeli bir kişiliği olmasına rağmen burcunun değişik etkileriyle dengesi çabuk bozulur. Aşırılığa kaçan davranışlara eğilimlidir. Dünyanın mevcut durumu onun hoşuna gitmiyorsa, onu değiştirip kendi ideallerine uydurmak zorundadır.
Dünyada iz bırakmayı başarabilmiş dahi Kovalar vardır. Örnek olarak köleliği kaldıran Abraham Lincoln gösterilebilir. Kovanın ideali baskıya karşı savaşmaktır. İnsanlara daha hoş bir dünyanın kapılarını açan, yeni besteler yapmış olan Wolfgang Amadeus Mozart, bunlardan biridir.
Bazı Kovalar enerjilerini uzay yolculuğu veya zaman içinde yolculuğu olası kılmak için harcamışlardır. Örnek olarak, Jules Verne ya da H. G. Vells gibi ünlü bilim kurgu yazarlarını verebiliriz. Atlantik’i geçen ilk kişi Charles Lintbergh de Kova burcundandır.
Hava guruplarından olan bütün burçlar gibi Kovada abartılı duygulardan korkar. Aklın yardımıyla kontrol edilemeyen durumlardan mümkün olduğunca kaçar. Kendi zekası, Kova için tehlike anlarında hiç düşünmeden kullanılacak bir çıkış kapısıdır.
Temelde iyi, anlayışlı, yardımsever ve hoşgörülü olan Kova, taraf tutmaktan kaçınır. Bu yüzden sık sık gevşeklikle suçlanır. Kova bir şeyi görmek istemezse, görmez…
Kovanın insanlığın nasıl olması gerektiği konusunda muazzam fikirleri vardır. İdealleri gerçekten çok büyüktür. Ütopyalar ve serseri fikirlerle ilgilenmeye eğilimlidir. Bir firmanın mali işler sorumlusu veya bir işin finans görevlisi olmak isteyen Kovalardan sakının. Ya bir dahi ya da bir deliyle karşı karşıyasınız. Her koşulda dikkatli olmalı ve bir karar vermeden önce daha iyi bilgiler edinmelisiniz.Kova için maddi değerlerin hiç bir anlamı yoktur. En büyük zayıflığı, savunduğu ideallerini kendisinde uygulayamamasıdır. İnsanları kurtarma isteğinde çok ciddidir, ama bu büyük işle ilgili günlük görevlerini bile unutur.
Bunun için Kova, sosyal duyarlılığına rağmen egoisttir. Ama bireysel değil kollektif değerler için savaşır. Bu noktada diğer insanlardan tamamen ayrılır.
Eğer ideallerini gerçekleştirmeyi başaramazsa içine kapanır. Duvarları egoizmden oluşan bir kale kurar. Kendini hoş olmayan sürprizlerden korumak için bu metodu kullanır. Birçok Kovanın kelime hazinesinde içtenlikle söylenen bir “sen” eksiktir.
Kova burcunda doğanlar, dostluğun egemen olduğu bir dünya özlemi içindedirler. Aşkın arkasında büyük tehlikeler olduğuna inanırlar: Kırık kalpler, öldürülmüş rakipler gibi. Böyle bir aşk, bir dramla biter ve bu Kovayı korkutur.
Aşksız bir dünyada daha az karmaşanın olacağını düşünen Kovaların sayısı az değildir. Bir çokları mantık ile duyguları arasında gidip gelirler.
Bir Kovanın, hayatında aşka çok yer ayırması nadir görülür. Aşk, bu burç için esas ideallerinden sonra gelir. Özgürlük kavgası, mesleki görevler; bunların hepsi onlar için aşktan önce gelir. Kova, Eros’a nadiren kurban olur. Kurban edildikten sonra tekrar ezilenlerin haklarının ve büyük ideallerinin hayalini kurabileceği kendi dünyasına çekilir.
Kova, günlük sorunları aşabilme ihtiyacı içindedir. Başka insanlarla ilişki kurarken kendini sevilmeye değer, hoşgörülü, biraz serseri gösterir. Eşinin özgürlüğüne saygı duyar. Kıskançlığını dizginleyebildiği sürece bu böyle sürer.
Dostları bu davranışını aldırmazlık olarak görürler, ama aslında öyle değildir. Kova, duygularını açığa vurması söz konusu olduğunda çok çekingendir. Ayrılık acısını gözyaşlarıyla belli etmesi ondan beklenemez.
21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 Ocak ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 Şubat Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Kova Burcu Grubuna Girmektedir.
Oğlak Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Oğlak Burcu 23 Aralık – 20 Ocak
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Satürn (Disiplin ve düzenlilik)
Grubunuz: Toprak, negatif
Burcunuzun cinsiyeti: Dişi
Üstün yeteneğiniz: Karar ve direniş
Özelliğiniz: Dürüstlük
Emeliniz: Yükselmek
Amacınız: Yükseğe ulaşıp başta kalmak
Anahtar Sözcüğünüz: Önlemci
Yenmeniz gereken huyunuz: Fazla meraklılık
Uğurlu gününüz: Cumartesi
Uğurlu sayılarınız: 8, 9, 62, 122, 7544
Uğurlu taşınız: Lal
Uğurlu renkleriniz: Kurşuni, koyu kahverengi, nefti
Uğurlu çicekleriniz: Siyah gül, kadife çiçeği, kamelya
Uğurlu kokularınız: Kamelya, cam, fulya
Hoşlandığınız müzik: Halk Müziği
Olası hastalıklarınız: Diz, deri, cilt ve sindirim sistemi hastalıkları
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Boğa, Başak
İyi anlaştığınız burçlar: Balık, Akrep, Yay
Kötü anlaştığınız burçlar: Koç, Yengeç, Terazi
Ne iyi ne kötü: İkizler, Aslan
Başarılı olacağınız meslekler: Madencilik, çiftçilik, mimarlık, planlamacılık, ormancılık, askerlik, doktorluk, kimyagerlik, dişçilik, berberlik, güzellik uzmanlığı, devlet memurluğu, kuyumculuk
Burcun ünlüleri: Ava Gardner, Benjamin Franklin, Elvis Presley, Federico Fellini, Filiz Akın, Isaac Newton, Marlene Dietrich, Martin Luther King, Semra Özal.GENEL ÖZELLİKLER
Oğlağın hayatı iki devreye ayrılır. 30 yaşından öncesi ve sonrası. Bu yaş, doğumunda etkili olan Satürn’ün devir zamanıdır. Bu gezegen Güneş etrafındaki turunu tamamlamak için 29 yıl ve 167 güne ihtiyaç duyar. İlk 30 yılda Oğlak kendini bir arayış içinde bulur.
Burcuna adını veren Oğlağın emin adımlarla dik duvara tırmanışından, bu dönemde eser yoktur. Kendinden emin değildir. Bir erkek keçi kadar tehlikelidir.
30 yaşından sonra Oğlak, gençliğinde kendisine çok pahalıya mal olan deneyimleri yerli yerine oturtur. Yani o, tam anlamıyla “sonradan açılan” biridir. Karşı cinsle ilişkiyi genelde “gerçek bir gecikme” ile keşfeder ve mesleki başarıları diğer burçlardan daha geç ortaya çıkar. Denilebilir ki hayatı ciddi bir mesele olarak görmesi onu başarı merdiveninin zirvesine çıkarabilir.
Dışarıdan bakınca kendinden emin, güçlü, sarsılmaz ve mesafeli görünür, ama içinde özen, sevgi ve ilgiye özlem duyar.
Hastalık derecesinde hassastır ve kendini sükunetle dış dünyadan soyutlar. Duygularını göstermek bu burçta doğanlar için doktorluk mesleğinin zorluklarıyla kıyaslanabilecek bir meseledir.
Oğlak titizliğiyle tanınır, her şeyi çok fazla ciddiye alır. Sözlerini vaktinde yerine getiren ve yapılmış anlaşmalarda güvenilebilecek biridir. Yalan, iki yüzlülük ve riyakarlık onun için şeytan işidir. İdealleri gerçeklik, değerler, doğallıktır. Yüzeysellikten ve yapay olan her şeyden nefret eder.
Çoğu insan titiz ve zorlu Oğlağı sıkıcı bulur. O da bunu bilir ve bundan acı duyar. Korkunç bir mizah gücüyle tepki verir, kendi zayıflıklarını teşhir etmekten çekinmez. Kimse de ona karşı çıkamaz ve birlikte olduğu insanların zayıflıklarını yakıcı bir alayla eleştirir. Bu yüzden sürekli tepki alır.
Diğer burçların yanında Oğlağı iki özellik iyi tanımlar; sabır ve mantıksızlığa karşı hassasiyet. İkisi birlikte Oğlağın olayları ve insanların hayret edilecek kadar çok bir görüşle anlamasına yardın eder. Buna rağmen pek şanslı değildir. Kendini, kendi kurduğu hapishaneden serbest bırakmayı ne kadar isterdi…Yine de bunu nadiren yapabilir.
Oğlağın iyilik perisi, zamanıdır. Tüm muhaliflerini bertaraf etmeye yardım eder. Oğlak burcunda doğanlar zamanı çok iyi kullanır. Bir hamlenin nasıl planlanacağını iyi bilir, bunu meslekte, toplumda ve aşkta kanıtlar. Oğlağın parolası azimdir. Temel sözü ise”ben organize ediyorum.”
Oğlak yaptığı şeyi titizlikle yapar. Kararlar daima aşırıdır, hiç bir ayrım yoktur. Oğlağın en zayıflığı kibirdir. Dünyayı savaştan, anarşi ve ahlaki çöküntüden kurtarmak isteyen insanlar hep bu burçta doğmuşlardır. Bu konuda kararı, ancak konuya uzmanca hakim olduğunda verir. İtiraza tahammül edemez. Başkalarının eleştirileri onu niye ilgilendirsin ki! Oğlak hava kirliliğine karşı savaşmak için her şeyi yapar.
Şüphesiz, bu bir abartıdır ve bir Oğlakla beraber yaşayan kişi onun yapısını”karanlık” yönünü tanımıştır: Oğlak hoşgörüsü olmayan biridir. Kendisine karşı çıkılmasına hiç katlanamaz. Onun zeka ve mantığına hitap etmek daha akıllıca bir iştir. Eğer Oğlak hafifçe gülümsediyse, artık tehlikeli değildir.
O, alışkanlıkların insanıdır ve kendini en çok, kat ettiği yolda iyi hisseder. Güven dolu bir rutinlikte hissizleşip, hantal ve kuruntulu bir işkoliğe dönüşebilir. Toplumda nazik ve hoş sohbet biri olarak bilinir. Kendini hemen öne atmaz. Ona yaklaşmak kolay değildir, ancak onu bir arkadaş olarak kazandığınızda, Zodyak’taki tüm burçlar arasında daha güvenilir birini bulamazsınız.
Oğlak sabırlı ve çalışkan bir işçidir. Sınır tanımayan bir hırsı vardır. Belirlediği amaçlara ulaşmada gösterdiği sabır asla tükenmez. Karar verdiği her şeyi önceden düşünür, analiz eder ve ölçüp biçer. Ulaştıklarıyla uzun süre mutlu olamaz. Daima daha fazla ve yukarı tırmanmak ister. Fikir zenginliği, girişimciliği, ve olağanüstü yetenekleri sayesinde bir sanayi imparatoru olabilir. Cazibesi ya da ilişkileriyle değil, eserleriyle başarılı olur.
23 24 25 26 27 28 29 30 31 Aralık ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Ocak Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Oğlak Burcu Grubuna Girmektedir.
Yay Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Yay Burcu 23 Kasım – 22 Aralık
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Jüpiter (Bolluk, neşe ve zenginlik kaynağıdır)
Grubunuz: Ateş, pozitif
Burcunuzun cinsiyeti: Erkek
Üstün yeteneğiniz: Kendine güven
Özelliğiniz: İyimserlik ve girişimcilik
Emeliniz: Büyük üne kavuşmak
Amacınız: Çok gezip görmek, çok seye kavuşmak
Anahtar Sözcüğünüz: Araştırmacı
Yenmeniz gereken huyunuz: Başkalarını küçümsemek
Uğurlu gününüz: Perşembe
Uğurlu sayılarınız: 3, 12, 582, 934, 2334
Uğurlu taşınız: Turkuvaz
Uğurlu renkleriniz: Mor, menekşe moru ve koyu mavi
Uğurlu çicekleriniz: Leylak, mor menekşe
Uğurlu kokularınız: Nergis, menekşe, zambak
Hoşlandığınız müzik: Pop muziği
Olası hastalıklarınız: Kalça ve uyluk hastalıkları, siyatik, romatizma, akciğer hastalıkları
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Koç, Aslan
İyi anlaştığınız burçlar: Oğlak, Kova, Terazi, Akrep
Kötü anlaştığınız burçlar: Balık, İkizler, Başak
Ne iyi ne kötü: Boğa, Yengeç
Başarılı olacağınız meslekler: Bankacılık, komisyonculuk, menajerlik, müdürlük, yöneticilik, politika, yargıçlık, avukatlık, hukuk müşavirliği, memurluk, devlet adamlığı, hocalık, sanatkarlık, araştırıcılık
Burcun ünlüleri: Fatma Girik, Frank Sinatra, Gustave Flaubert, Hülya Koçyiğit, Jane Fonda, Kirk Douglas, Ludwig van Beethoven, Mark Twain, Mehmet Ali Birand, Walt Disney, Winston Churchill, Zeki Müren.
GENEL ÖZELLİKLER
Yay, hayatı kimsenin sevmediği kadar sever ve gayretle ona kendi damgasını vurmaya çalışır. Orta karar başarılar ve geleneksel düşünüş, ona göre dehşet vericidir. Onun ihtiyacı, iyi bir yaşam ve yeni düşüncelerin keşfedilebileceği özgür bir ortamdır.
Yay insanları iyimser, canlı, atılgan, zeki ve rollerinden çok emindirler.
Cesaretlerini kanıtlayabilecekleri her fırsatı değerlendirirler ve kendilerine yararlı olacağını düşündükleri insanlarla ilişki kurarlar. Yay umudunu, ünlü ve tüm dünyada takdir görmüş, sıra dışı yetenekleri olan kişilere bağlar. Dünyadaki güçlü ve büyük kişilerin yaydığı ışıkla güneşlenir, başkalarının yaptığı işlerle övünmekten çekinmez. Bu burç bir yönetici olarak tanınır. Fakat davranış tarzı ve yapısı her zaman çok sempatik değildir.
Yay insanı, olağanüstü değişkendir. İster istemez Yayı etkileyen ve bir kuğuya ya da bir buluta dönüşebilen Jüpiter akla gelir. Daima yeni ülkeleri keşfetmek onun için çok caziptir. Merakı tatmin olduğunda, bu bölgeler onu artık pek ilgilendirmez.
Yayın bilinen kendine güveni, diğer insanlar üzerinde tıpkı bir kıvılcım etkisi yapar. Bu burç, tereddütlü arkadaşlıkları kayıtsızlıktan kurtarmayı bilir. Bu sırada birçok ceviz kıracaktır. Ancak Yay bunu öyle hoş bir şekilde yapar ki cevizlerin sahibi bundan dolayı darılmaz. Yayı yanlış bir konuda kendini tehlikeye atmakla suçlarsanız, en iyi amaçlara sadece onun sahip olduğu konusunda kendini haklı göstermeye çalışacaktır.
Bir Yayla geçinmek öyle çok kolay değildir. Diğer yandan bu burç olmasaydı, Adem ve Havva’ dan beri dünyada pek bir şey değişmezdi.
Acaba Yayın hayatı nasıl geçer? Her şey asi bir gençlik dönemiyle başlar. Yay her konuda erken olgunlaşmış biridir. Yeni deneyimler elde etmek ve eserleriyle sansasyon yaratmak için yanar tutuşur. Benzer şekilde girişimci Koçlardan farklı olarak,Yay daima hareketlerinin sonuçlarına katlanmaya hazırdır. Çok gelişmiş ve güçlü bir sorumluluk duygusuna sahiptir. Eğitimi için aldığı parayı, eğlence yerlerinde harcamış olan genç bir Yay, gelecek aya kadar parasızlık çekecektir. Babasının gelecek ay kendisine vereceği paradan avans istemeyecek kadar da gururludur.
Yay, aşağı yukarı 30-40 yaşları arasında yetişkin olacaktır. Rahat biri olacak, ona zaruri görünen konforla çevresini kuşatacak, prensip ve meziyetler geliştirecektir. Her şey iyi giderse çevresindeki insanları sarsılmaz bir başarı, hoşgörü ve asilikle yöneten biri olacaktır. Değişime çok fazla inanır. Gerekirse tüm ilke ve kuralları hiçe sayarak, bir günah çıkarma rahibi rolü sergileyebilir. Hemen hemen her Yay, materyalist olduğu hakkındaki tüm suçlamaları reddeder. Buna karşın ileri görüşlü, namuslu, liberal ve hoşgörülü olduğunu iddia edecektir. Namus anlayışı daha iyiye götürme isteğine dayanır ve bu özelliğe gerçekten de sahiptir. Ancak kişiliğinin bu yönünü sadece kendisiyle aynı görüş açısına sahip kimselere açar. Çünkü Yay insanları üç guruba ayırır:”iyi” insanlar, kendisine son derece sadık olan ve her konuda tüm öğütlerini dinleyen iş arkadaşları ve dostlarıdır. “Kötü” insanlar: kendisinden farklı bir anlayışa sahip olan kişilerdir. Ayrıca daha abartılı olarak, Yay bu insanların “aptal” olduklarını düşünür. Aksi halde neden Yayın liderliğini kabul etmesinler ki? “Belli bir düşüncesi olmayan” insanlardan ise, ilk guruba katılmalarını bekler.
Yay iş dünyası hakkındaki hükümleriyle tam isabet kaydeder, ama eğer duyguları ve özel yaşamı iş yaşamına karışırsa, işte o zaman sık sık hatalar yapmaya başlayacaktır. Bu burcun en büyük sorunlarından biriyse, aynı zamanda birçok konuyla ilgilenmesidir. Daima eksen üzerinde olduğu için Yay doğal olarak yeni ve çok yönlü konularla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Değişim arzusu onu, ilginç gibi görünen her iddiayı araştırmaya iter. Başarısızlık korkusu ya da girişimlerinin karaya oturması Yaya yabancı olduğu için sorunları genelde küçümser.
Detaylarla uğraşmakta sabırsız olduğundan, bu görevi başkalarına bırakır. Yayın zorluklardan kurtulma repertuarı oldukça geniştir. Sıkıntıya düştüğünde, zekası en yüksek düzeyde çalışır.
Yayı diğer burçlardan ayıran yeteneği vardır. İnsanları kendi ayakları üzerinde durdurmayı ve toplantılar organize etmeyi herkesten daha iyi başarır. Kulüp ve firmaların kurucusudur. Zorluklarla severek başa çıkan Teraziden farklı olarak, kendini büyük guruplara entegre etmek Yayın amacıdır.
Yay yalnızlıktan çok korkar ve bir şeyle meşgul olmadığında derin bunalımlara düşer. Onun için en iyi şey, kendini bir idealle beraber tanımlamaktır. Adalet için savaşacak ve tüm enerjisini başka insanlar için sarf edecek bir yapıdadır. İdealini paylaşmayan insanlar karşısında sevimsiz olacaktır.
23 24 25 26 27 28 29 30 31 Kasım ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Aralık Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Yay Burcu Grubuna Girmektedir.
Akrep Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Akrep Burcu 23 Ekim – 22 Kasım
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Mars ve Pluton (Çekicilik, cazibe, savaş ve yeni sartları temsil eder)
Grubunuz: Su, negatif
Burcunuzun cinsiyeti: Dişi
Üstün yeteneğiniz: Sezgi
Özelliğiniz: Kararlılık ve inceleme
Emeliniz: Zenginlik
Amacınız: Hayat boyu zenginlik
Anahtar Sözcüğünüz: Tutkulu
Yenmeniz gereken huyunuz: Acımamak, ihmal etmek
Uğurlu gününüz: Salı
Uğurlu sayılarınız: 8, 9, 53, 783, 6591
Uğurlu taşınız: Topaz
Uğurlu renkleriniz: Korkırmızısı, siyah
Uğurlu çiçekleriniz: Kırmızı karanfil, hanımeli, ateş çiçeği
Uğurlu kokularınız: Misk, manolya
Hoşlandığınız müzik: Marşlar ve canlı parçalar
Olası hastalıklarınız: Boğaz, boyun, mesane, uretra, böbrek ve üreme organları hastalıkları, tansiyon
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Balık, Yengeç
İyi anlaştığınız burçlar: Yay, Oğlak, Başak, Terazi
Kötü anlaştığınız burçlar: Boğa, Aslan
Ne iyi ne kötü: Koç, İkizler
Başarılı olacağınız meslekler: Yönetici, organizator, endüstri lideri, komutan, satış yöneticisi, müdür, operator dişçi, teknik mühendis, gazeteci, kimyacı, müzisyen, müzik aletleri yapımcısı, tamirci, yazarlık, denizci, havacı
Burcun ünlüleri: Alain Delon, Alfred Nobel, Burt Lanchester, Charles Bronson, Christian Bernard, Diego Maradona, Indra Gandhi, Jody Foster, Katherine Hepburn, Linda Evans, M.Kemal Atatürk, Marie Curie, Mesut Yılmaz, Monet, Nadia Comanecchi, Nazlı Ilıcak, Pablo Picasso, Prenses Charles, Rock Hudson, Süleyman Demirel, Tansu Çiller.
GENEL ÖZELLİKLER
Klasik astrolojide Akrep burcu, kötülüğü, cehennem ve sadizmi, hırsızlık ve şiddeti temsil eder. Akrep insanı, kötü gülümsemesiyle insanları tahrik eden bir şeytan mıdır? Hayır, Akrep kesinlikle bir şeytan değildir, ama insanlara şeytanca hareketler yaptırabilecek özellikler taşır.
Akrep insanının etkisi altında olduğu yıldız Plüton’dur. Plüton bütün yıldızların tersine, güçlü insancıl içgüdülerin yıldızıdır. Akrep insanının hayatındaki en önemli güdü, tutkuların ateşidir. Duyguların kontrolünü kaybederse, zehrinin ulaşabileceği alandan hemen uzaklaşmalı. Akreplerin her zaman aşırılığa kaçmaları olasıdır. Hiçbir burç, hem kötü işlerde böyle anlamlı başarılar elde etme yeteneğine sahip değildir.
Akrebin tutkulu olmasının kökleri cinselliğindedir. Akrebin, cinselliği en saf ve en esaslı biçimde bedenine uyarladığı söylenir. Cinsel arzular onun el sürülmemiş gücünün sadece bir görünüşüdür. Bunu, modern psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un ortaya çıkardığı “Her insanın içinde az ya da çok bir güç vardır ve bu güç onun düşünce, his ve hareketlerini belirler” teorisinde de görebiliriz.
Saf, tamamen gelişmiş bir Akrep, Zodyak’ın en etkileyici burcudur. Söylendiği gibi Pablo Picasso böyle bir Akreptir. Akrep erkeği çekilmez bir eştir. Gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirir. Olgun Akreplerse, gerçeği bulma yolunda bitmek bilmez isteklerle dolu, kendilerine ve diğer insanlara karşı umursamaz olurlar. Bu burçta birçok dahi doğmuştur.
Buna rağmen, Hitler’in şeytani propaganda bakanı Geobbels hiç de böyle değildi. O, gelişmiş Akrebin bir prototipi miydi? Şüphesiz Geobbels Akrep insanının temel özelliklerini taşıyordu: agresiflik, güç, kendine güven, keskin zeka ve cesaret. En önemli özelliği, otoriteye olan inancıydı. Geobbels’in, “Führer”i Hitler’e olan Tanrısal sevgisi, onu dünya tarihinin en büyük ve vicdansız liderlerinden biri yaptı.
Bu tanınmış Akrebin yaşam öyküsünden sonra, bu burcun karakterini biraz daha açalım.
“İşin karmaşık yolu varken, neden basit yolu seçeyim?” sözü Akrebin hayatını anlatır. Burada da zeka küpünün zehirli fikirlerini görüyoruz. Onlar için hayat, yanımızdan huzur ve barış içinde geçmesini seyredemeyeceğimiz kadar kısadır. Herşey paramparça da olsa o kendi halinden memnundur. Tartışmalar, kavgalar, zafer veya yenilgiler; bunların hepsi Akrebe göredir. Anlaşmak sizin hiç hoşunuza gitmez. Huzuru sadece değişim aradığınızda istersiniz.
Hayat Akrep için bir deney sahasıdır, ama oyun bahçesi değildir. Yaptığınız her şeyi çok ciddiye alırsınız. Kesin sınırlarla çizilmiş bir amacınız vardır. Yolunuza çıkan her şeyle savaşır ve mümkünse yok edersiniz. Başkalarının oyunlarını bozmayı, onların hile ve strtejilerini açığa çıkarmayı seversiniz. Hiç kimse sizi aldatamaz. Siz bütün sahtekar ve yalancıları hemen fark edersiniz. İnsanın içini okuyan bakışlarınızın hedefi olan kişi, iç çamaşırlarıyla kalmış gibi olur. Oysa sizin kartlarınızı görmek çok az kişiye nasip olur. Birisi özel işlerinize burnunu sokmaya kalksa çok şiddetli tepki verirsiniz. Bu sizin için hoş bir durum değildir.
Böyle tutumlar Akrebi kibirli, egoist ve hesaplı olmaya zorlar.
Ama sizin için “sağlıklı” bir egoizm, zararlı değildir. Kendinizi yolundan döndürülmeyen bir bozkır kurdu gibi hissediyorsunuz. Eğer “yoldayken”kendinize ve diğer insanlara karşı duyarsız oluyorsanız, bu sizin görev anlayışınıza göre “iyi bir şeyin” kanıtıdır. Biraz şüpheli olan, “amaç, araçları meşru kılar.” Sözüne göre hareket ediyorsanız.
Ama kendinizi kandırmayın. Kendinizden çok emin görünen Akrepte bile kibir ve benmerkezcilik, duygulu bir kalbi saklamak için bir örtüdür. Bütün insanlar gibi Akrep de sevilmek ister. Bağımsızlığına düşkün olsa bile yalnızlıktan acı çeker. Şiddetli bir şekilde bireysel özgürlüğü savunsa da bu sadece kendi yalnızlığını saklamak içindir. Akrep, kimsenin onu bağımsız bir yaratığı sevmeyeceğinden öyle emindir ki bu yöndeki bütün iddiaları şüpheyle karşılar. Bunun yanında Akrepler gerçekten sevildiklerini hissederlerse, en tutkulu ve güçlü aşıklar olacaklardır. Kimse kalbini sizin gibi konuşturamaz.
Bu sert kabuğunun altında yumuşak bir öz mü saklıdır? En azından olgun, gelişmiş Akrepler de bu durum geçerlidir. Zayıflık olarak görülmemesi gereken duygusallığının yanında soylu bir karakteri de vardır. Siz Akrep olarak, inatçı yapınızla daha zayıf insanlara güç veren tipte bir erkeksiniz, tipik bir” aşk çöpçüsü” sünüz. Bütün dost ve tanıdıklarınız duygusal problemlerini size anlatırlar. Hatta bazen istediğinizde de fazla. Herkes sizden kurtarıcı rolünü oynamanızı ister. Oysa siz bu role çok zor katlanırsınız. En iyisi siz bu “hobi” nizden bir meslek yaratın ve psikiyatr veya psikolog olun. Akrep insanlarının, dostlarının problemlerine gösterdikleri anlayışın sebebi kendilerinin de cennet ve cehennemden geçmiş olmalarıdır. Hatalarınızı bilme özelliğiniz size acı verebilir.
Tekrar gelişmemiş Akrep türüne dönelim. Bu kişi son derece bencildir. Böyle bir Akrep, amacına ulaşmak için her şeyi yapar ve bunu yaparken hiç düşünmez. Gaddar ve sadist olabilir, ona yapılan bir haksızlığı unutmaz. İntikam hırsı, düşmanını uçuruma itmek için en karışık entrikaları hazırlama gücü verir. Burada da maalesef hileci, katil ruhlu Akrebi açıkça görürüz.
Günlük hayatta Akrep insanlarıyla kolay kolay birlikte yaşanmaz, özellikle evlilikte. Buna rağmen onlarda güçlü, güvenilir, gerçekçi bir kişilik vardır. Akrepler her konuda başarılı olabilirler. Başka hiç bir burçta bu kadar çeşitli işler yapan insanlar yoktur. Başarılı sporcular, öncü bilim adamları ve dahi sanatçıların çoğu Akrep burcundandır. Evet, beceriksiz olmakla birlikte yaratıcılıkları onları sanatçılığa yöneltiyor. Hayat, Akrep insanına bizim anlama sınırlarımızı aşan şeylerle uğraşma yetisi vermiştir. Buradan Hz. Muhammed ve Martin Luther gibi büyük din liderlerinin Akrep burcunda doğmalarının bir rastlantı olmadığı görülür.
23 24 25 26 27 28 29 30 31 Ekim ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Kasım Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Akrep Burcu Grubuna Girmektedir
Terazi Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Terazi Burcu 24 Eylül – 22 Ekim
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Venüs (Güzellik, sevgi ve güzel sanatları temsil eder)
Grubunuz: Hava, negatif
Burcunuzun cinsiyeti: Erkek
Üstün yeteneğiniz: Dengeli ve ölçülü olmak
Özelliğiniz: Saygı ve zariflik
Emeliniz: Olgun, düzeyli dostluk kurmak
Amacınız: Zengin olmak, düzenli bir hayat
Anahtar Sözcüğünüz: Denge
Yenmeniz gereken huyunuz: Gösterişten hoşlanmak
Uğurlu gününüz: Cuma
Uğurlu sayılarınız: 2, 6, 16, 432, 9763
Uğurlu taşınız: Opal
Uğurlu renkleriniz: Açık pembe, açık mavi, turkuaz ve mat renkler
Uğurlu çicekleriniz: Pembe krizantem, pembe gül
Uğurlu kokularınız: Gardenya, yasemin ve orkide
Hoşlandığınız müzik: Romantik eserler
Olası hastalıklarınız: Böbrek, üreme organları, baş ve özellikle göz hastalıkları, lumbago
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Kova, İkizler
İyi anlaştığınız burçlar: Akrep, Yay, Aslan, Başak, Terazi
Kötü anlaştığınız burçlar: Koç, Oğlak, Yengeç
Ne iyi ne kötü: Balık, Boğa
Başarılı olacağınız meslekler: Müzisyen, ressam, heykeltraş, şair, sahne ve film artistliği, el sanatları, mimar, çiçekçi, parfümcü, konfeksiyoncu, terzi, bankacı, politikacı, hukukçu, din işleri ve mühendislik
Burcun ünlüleri: Brigitte Bardot, Catgerine Deneuve, Cem Özer, Cervantes, Christopher Reeves, Cliff Richards, Hülya Avşar, Jimmy Carter, John Lennon, Julio Iglesias, Klaus Kinski, Konficyus, Lizst, Meryl Streep, Michael Douglas, Nurseli İdiz, Oscar Wilde, Pavorotti, Rahmi Koç, Roger Moore, Sylvia Kristel, Turgut Özal.
GENEL ÖZELLİKLER
Terazi burcunun, dengeli insanları temsil etmediğine kim inanır? Aynı zamanda bunun terside doğrudur. İki kefesi olan teraziyi göz önüne getirdiğimizde bu burçta doğanların yapısını tam olarak anlayabiliriz.
Tıpkı bir hukukçunun bağlı gözlerle iki terazi kefesini dengeye getirmeye çalışması gibi, Terazi insanı da sezgisel olarak adalet için çabalar. Bir çelişkiden kurtulup diğerine düşmesi, terazi prensibini temsil eder: Denge, ancak kefelerin salınması durduğunda oluşur. Astroloji, onların karmaşa ve çelişki dolu yapılarını, Zodyak’ta terazi pozisyonuyla anlatır. Bu, yedinci burçtur ve rivayete göre insanlığın iki ayrı cinse doğru değişimin vücut bulmasına ithaf edilmiştir.
Bu dengeli insanın iyi huylu, cazibeli, sempatik, nazik, hoşgörülü, akıllı, çalışkan, sabırlı ideal portresi çok çabuk kavgacı, asık suratlı, inatçı, tembel, boşboğaz, ve sabırsız olan tersine dönüşebilir. Bu değişim için, yanlış bir kelime, yanlış bir insanın varlığı yeter.
Terazi insanları içlerinde derin bir çelişki yaşarlar. Çevrelerinden çok şey beklerler, hatta sadece yakın çevrelerinden de değil. Terazi insanı bundan dolayı acı çeker. Tıbbi olarak söylenirse bunlar mide ağrılarıdır ve her seferinde, adaletsizliği herkesi hayrete düşürür. Uyum için çabası nerede kaldı!
Yine de Terazinin tartışmaya ihtiyacı vardır, kasten sebepsiz kavgalar çıkarır. Konu hiç fark etmez. Köy yaşamının tüm avantajları övülse de bunlara karşı gelecektir. Genellemeler ona çok terstir. Bu onu kavgaya davet etmektir.
Kişisel tartışmalardan çekinir. Sinir sistemi bunun için çok zayıftır. Sanatsal kavgalarda tarafsız kalmaya çalışır. Bu tartışmayı gerekli kararlılıkla sürdüremez ve sonuçta uzlaşma sağlamaya çalışır. Belirgin olarak zıt bakış açılarını uzlaştırma, ortasını bulma ve barışı sağlama yeteneği ona tekrar hainlik, yüzeysellik ve ilkesizlik getirir. Bu, sadece herkes tarafından sevilmek için, dizginleyemediği arzusundan kaynaklanır. Bu sevgi olduğu sürece düşünce ayrılıklarından kaçınmaya hazırdır.
Bir yandan gerçekler ve adalet için çabası, diğer yandan bunların başkaları tarafından tasvip edilebilir olması, onun karar vermesini zorlaştırır. Bütün olasılıkları dikkate alır ve bunları ölçüp biçer, ta ki karar vermesi için olaylar onu zorlayıncaya kadar. Hayret verici bir çabayla, kararlı olmadığını inkar edecektir. Çabuk karar verme konusunda da direngendir. Bir kararın tüm sonuçlarını önceden düşünmek için kendine zaman ayırmayan uçarı insanlardan nefret eder.
Uyum için çabaları, sanata ve tüm güzelliklere yakınlığını gösterir. Sonuçta Terazi, tüm güzelliklerin gezegeni olan Venüs tarafından yönetilmektedir. Terazi insanı tüm ortamlarda çağdaş bir zevke sahiptir. Gösterişli bir şekilde giyinir ve ekzantrik olmasını gerektirmeyecek doğal bir zarafetle hareket eder. Gözlerindeki gülüş hiç donmaz. Güzel ve rahat evini zevkli bir şekilde döşeyeceği, değerli tablolara, klasik antika parçalara ve moda aksesuarlarına sahip olmak için çabalar. Nelerin birbirine uyduğu konusunda iyi bir zevki vardır. Evine manevi bir gözle bakar. Planlar ve sınırlar onun için dehşet verici bir şeydir, tıpkı saf fonksiyonellik gibi.
Terazi çevresini seve seve kitaplarla doldurur. Ancak okuyacağı için değil. Okuması için basit bir cep kitabı yeterlidir. Arada bir, iddialı bir edebi eseri de okuyabilir, ama en çok aşk romanları okur ve renkli dergileri karıştırır.
Terazi insanları hayalci midir? Tekrar açık bir evet ve aynı zamanda hayır. Çoğu zamanlarını hayal dünyasında geçirmeyi sevdikleri için inisiyatif kullanmaktan nefret ettikleri doğrudur. Bir hata yapabilirler! Güçlü bir rüzgar yüzlerine çarptığında hemen güvenilir bir limana koşarlar. Sonra da uzun sükunet anlarını kendilerinden esirgemezler ve kendilerine gerekli yakıtı depolamaya çalışırlar. Çevresindeki olumsuz olayları hemen fark ederler, bunların sonuçlarına uzun süre katlanmayı reddeder, ta ki tutkuları büyüyünceye kadar. Sonra aniden büyük bir enerjiyle patlar ve bu, kendilerini de şaşırtır. Kendi isteğiyle problemleri çözer ve sükunet anında uyumaya bıraktıkları ev, iş, arkadaşlık gibi tüm konuları tekrar ele alırlar. Ve yine bir öyle, bir böyle huyuyla çevresinden taleplerde bulunur.
Terazi iyi bir ev sahibidir. İyi yemek yapmak onun işidir. İlgi alanı, günlük yaşamın küçük olaylarından, politik konulara kadar uzanır. İnsanları bir araya getirmek ona zevk verir. Birkaç dakika içinde samimi bir atmosfer yaratmayı başarır. Dinleyecektir, ama yine de sohbet ettiği kişiyle hemen derin arkadaşlık kurmayacaktır. “Arkadaşlar” onun için önemlidir, özellikle de yalnız kalmamayı garantilemek için. Arkadaşlıklarında kişiliğini korumayı başardığından, çevresini ihtiyacına göre değiştirmek ona zor gelmez.
24 25 26 27 28 29 30 31 Eylül ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Ekim Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Terazi Burcu Grubuna Girmektedir.
Aslan Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Aslan Burcu 24 Temmuz – 23 Ağustos
TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Güneş (En üstün güç temsilcisi)
Grubunuz: Ateş, pozitif
Burcunuzun cinsiyeti: Erkek
Üstün yeteneğiniz: Plan kurma
Özelliğiniz: Cömertlik
Emeliniz: Yükseğe ulaşmak
Amacınız: Çok şeye kavuşmak
Anahtar Sözcüğünüz: Yaratıcılık
Yenmeniz gereken huyunuz: Kendini beğenmek
Uğurlu gününüz: Pazar
Uğurlu sayılarınız: 1, 4, 34, 653, 6743
Uğurlu taşınız: Elmas, sarı safir, sarı pırlanta
Uğurlu renkleriniz: Koyu sarı, altın sarısı, sarı krizantem ve orkide
Uğurlu çicekleriniz: Kırmızı gül, sarı krizantem ve orkide
Uğurlu kokularınız: Misk, portakal çiçeği ve gül
Hoşlandığınız müzik: Neşeli ve oynak parçalar
Olası hastalıklarınız: Kalp ve kan dolaşımı hastalıkları
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Yay, Koç
İyi anlaştığınız burçlar: Başak, Terazi, İkizler, Yengeç
Kötü anlaştığınız burçlar: Akrep, Kova, Boğa
Ne iyi ne kötü: Balık, Oğlak
Başarılı olacağınız meslekler: Askerlik, doktorluk, kimyacı, dişçi, güzellik uzmanı, kara hava denizle ilgili işler
Burcun ünlüleri: Ahu Tuğba, Alexander Dumas, Alfred Hitchcock, Benito Mussolini, Bernard Shaw, Bill Clinton, Coco Chanel, Debussy, Dustin Hoffman, Fidel Castro, Gönül Yazar, Henry Ford, Madonna, Mata Hari, Napoleon Bonaparte, Neil Armstrong, Robert de Niro, Robert Redford, Uğur Mumcu.
GENEL ÖZELLİKLER
Aslan, kişiliğinde canlılığı, yaşam gücünü, ihtirası, yiğitliği ve asaleti temsil eder. Yürüyüşü, canlı hareketleri, sıcaklığı, sağlam ve sakin görünüşü ile tanınır. Asla kendisinden şüpheye düşürmeyecek güçlü bir yapıya sahiptir ve son derece sıcak kalplidir.
Doğallığı neredeyse çocuksu cazibesi ve gözlerinde parıldayan yaşam sevinci, birçoklarında reddedilemez etki bırakan bir çekim gücüne dönüşür. Böyle seçkin yeteneklere sahip bir başka burç yoktur.
Asalet, cesaret, doğru sözlülük, azim, sevme yeteneği, büyüklük, iyilik, gerçekten kurallara göre bir kişilikte birleşebilir. Bunun yanında, kibir, gurur, hakimiyet, küstahlık, kendini beğenmişliği de vardır ve eğer bu kötü huyları atarsa, çekilmez, bencil bir krala dönüşebilir. Kesin olan şey, bu özelliklerin ve burada sayılamayacak eğitim, arkadaş etkisi ve sosyal çevre gibi faktörlerin değişik kişiliklere yol açabileceğidir. İdeal durumlarda dürüst, sıcak kalpli, geniş ve iyi insanlarla karşılaşabilir.
Şaşırtıcı olan Aslan insanlarının büyük problemleri çözerken bile, sakinliklerini çabuk kaybetmeleridir. Kendilerine verdikleri değere bağlı olan ve her problemi çözmelerine yarayan güçlü azim, onları gıpta edilecek derecede hoş gösterir. Canlıları anlama ve dikkatlerini her şeyin özüne yöneltme yetenekleri vardır. Bu özelliği onu korkulan bir eleştirmen yapar. Gözüne batan her şeyi acı alaylar, yaralayıcı sözler, ve en iyi durumda kırıcı bir imayla acımasızca eleştirecektir.
Eleştirileriyle bir insanı kırıp kırmadığı onun için önemsizdir. Başka bir fikrin doğruluğunu kabul etmemekte direnir. Onun kararları hatasızdır.
Genellikle doğru olan öğütlerini severek paylaşır birisinin bunu isteyip istemediği önemsizdir. Tamamen iyi yüreklilikle buna teşebbüs eder, ama bazen bu öğütler, bazılarına fazla gelebilir ve bu yönüyle sevilmeyebilir. Aslanın yapısı herkese hoş gelmez.
Ayrıca hakimiyet hırsı, ilk bakışta anlaşılmasaydı gizli kalabilirdi. Aslan başka türlü yapamaz. Her şeye ve herkese hükmetmelidir. Buda onunla ilişkiyi zorlaştırır. Öte yandan çok duygusaldır. Eğer birisi ondan şüphelenmeye veya yeteneklerini sınamaya kalkarsa, hemen yakıcı cevaplarına maruz kalır. Bu tür bir yaklaşım, onu çok derinden yaralayacak ve tepkisi herkesi şaşırtacak kadar sert olacaktır. Ama ümitsizliği uzun sürmez, çünkü temel yapısı iyimserdir. Yaşama sevinci yüzeye çıkar.
Sevdiği ve kendisini seven sadık insanı ortada bırakmaz. Dürüsttür, eğilimlerini bilen birisi, ona güvenebilir. Kendini feda etme derecesine varabilen iyi kalpliliği, verdiği sözlerden anlaşılabilir.
İnsanları tanıma konusunda pek iyi değildir. Saf, çocuksu olabilir. Kötü niyetli insanlar tarafından kullanılma veya aldatılma tehlikesi içindedir. Yalancılar ve sahtekar işadamları için, o iyi bir kurbandır, onun iyi şöhretini ve güvenilir kişiliğini kullanarak herhangi bir kirli işe onu bulaştırmak isteyebilirler. Aslan insanları “hayatını sanat gibi yaşayanlara” hayrandırlar. Ama sanatla, basitliği birbirinden ayırt edemezler. Onlara uymaya şeyleri taklit etmeye çalışırlar. Bu yüzden ciddi sorunlarla karşılaşabilirler. Aslan insanı, esprili, girişken ve konuşkan bir dosttur. Şehrin gizli ama seçkin yerlerini bilir ve en iyi yemeğin nerede yenebileceği, en ilginç insanların nerelere gittiği gibi konulardan haberdardır. Onu sanat olaylarında, antika dükkanlarında ve bitpazarlarında görebilirsiniz, buraları iyi koku alan burnuyla bulur. Güçlü kişisel cazibesi ve doğallığıyla yeni insanlarla tanışması kolay olur. İnsanlar onun dostluğunu ararlar. Bir Aslanla arkadaş olmak herkes için kazançtır. İyimser canlılığı, etrafına da bir ferahlık yayar. Huzuru kendine güveni, bazen kendine fazla değer verme ve kibire dönüşebilir. Bunun için onu ciddiye alan ve eleştirme cesareti olan arkadaşlar seçmesi önerilir. Kibrinin ve gururunun tehlikeli sınırlarını aşmayı biliyorsanız, uzun tartışmalardan sonra yanına yaklaşabilirsiniz. O zaman mantıklı biri olabilir.
Hırsına bağlı olan bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi, işte ve özel hayattaki başarısının temelidir. Bir şeyi ele alış biçimi, yapılaşmış yetenekleriyle birleşerek, ona doğuştan gelen bir lider kişiliği verir. Aslan insanları gerekirse inisiyatifi ele alırlar. Dizginler ondayken, hiç bir şey kötü gitmez. Onun için sorumluluk taşımak bir zahmet değildir ve “her şeyi iyi gitmeli” fikri, en zor durumları bile kolayca halletmesini sağlar. Ayrıca olayları büyütmeyi severler, ne zor bir işle uğraştıklarını gösterip hedefledikleri ilgi ve takdiri toplamak isterler.
Birisi ona yardım teklifinde bulunursa, gururu yüzünden reddedecektir. Böyle bir olay onun için yerin dibine geçmek gibidir.
Aslan insanları, genellikle çok aktif ve dinamiktir. Fakat avare ve tembel bir şekilde vakit geçirmeyi de onlardan iyi kimse bilemez. Uzun uzun “keyifli tembellik” yapmaları olasıdır. Hassas ve gururlu ruhlarını iyileştirmek için gerekirse hile yapabilirler.
Aslan burcu gücünü ve motivasyonunu fikirlerinden alır. Bir şeyden tam emin değilse veya kendinden şüphe ediyorsa, içindeki itici güç eksik demektir.
Aslan insanları, aile kurmaya karar verirlerse, dürüst iyi kalpli ve sevgi dolu bir eş ve ebeveyn olurlar. Yine de devamlı haklı olma iddiasına ve hakimiyet hırsına eğilimlidirler. İş hayatında durumları o kadar iyi değilse ve sosyal itibar sorunları varsa, dört duvar içinde özellikle çocuklar, hangi yoldan onun kalbine ulaşabileceklerini hemen öğrenirler. İlgi odağı olup eğilimlerinden emin olunduğu ve öğütleri dinlendiği sürece çok uyumludurlar.
24 25 26 27 28 29 30 31 Temmuz ve 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 Ağustos Günü Doğanlar Hangi Burçtur?.
Bu Tarih Aralığında Doğanlar Aslan Burcu Grubuna Girmektedir.
Doğum Tarihleri:Yönetici Gezegeni:
Element:
Nitelik:
Uğurlu Sayıları:
Gün:
Uğurlu Taşı:
Renk:
Tarot kartı:
Hayvan:
Bitki:
Kıymetli Taş:
Kıymetli Maden:
22 Haziran – 22 TemmuzAy
Su
Öncü
3,7
Pazartesi
İnci
Beyaz, deniz mavisi, Gümüş
Ay
Deniz kabukluları
Hezaran çiçeği, nilüfer, lotus
Aytaşı, amber
Gümüş
Yengeç burcunun orijini Babil kültürüne dayanır. Ancak Mısır’da Yengeç takımyıldızı kimi zaman iki kaplumbağa ile temsil edilirken, kimi zaman da “Su Yıldızları” olarak adlandırılmıştır
Zodyak’taki dördüncü burç olan Yengeç, insanın evriminin ve evrende edindiği konumun da dördüncü aşamasını sembolize eder. Yengeç’teki temel ihtiyaç bireysel yaşamsal güdülerin üzerine kurulmamıştır. Yengeç’in temel güdüsü insan türünün sürekliliğini sağlamaktır. Verimlilik, doğurganlık ve besleme özellikleri Yengeç’in sembolizması içindedir. Başka bir deyişle, Yengeç kendi kimliğini bir ailenin parçası olarak geliştirmek ve tanımlamak ister. Etrafındaki insanları bir şekilde doyurmayı temel amaç edinen Yengeç, şefkat, vericilik, ve esirgeme konusunda da çok gelişkindir. Yengeç üzgün olduğu zaman kendini yemeğe verir, dolayısıyla bu burcun kilo almaya yatkınlığı fazladır. Aile kavramına verdiği değer sonucunda, koleksiyonculuk, tarih ve jinekoloji ilgi alanları arasındadır.
Yengeç Öncü nitelik özelliklerini taşıdığı için eyleme yatkındır. Amaçladığı hedefe şu ya da bu şekilde ulaşır. Kuvvetli bir irade sahibi olan Yengeç, kendi duygusal hassasiyetini bildiği ve emniyet arayışında olduğu için, hiç bir zaman hedefine direkt olarak gitmez. Yan yan giden yengecin tipik özelliği gibi Yengeç burcu insaları da hedeflerine yan yollardan ulaşmayı ve kontrol altında tutmayı tercih ederler. İnsan ilişkilerinde de direkt taleplerden çok, duygusal yaklaşımlarla ihtiyaçlarını ortaya koymayı tercih eder. En ufak bir tatsızlıkta, yengecin kabuğuna çekilmesi gibi, kendini iç dünyasına çeker ve emniyeti tekrardan sağlayıncaya kadar orada kalmayı tercih eder. Başarılı olamayacağını düşünen ya da tehdit altında olduğunu hisseden Yengeç, daha uygun şartların doğması için sabırla bekler.
Yaşamdaki deneyimlere karşı gösterdiği reaksiyon her zaman için duygusal temellidir. Yengeç ne yapacağına karar vermeden, eyleme geçmeden ve mantık çerçevesinden değerlendirmeden önce, duygularını, hissettiklerini değerlendirir. Yengeç insanları genellikle sabırlı yapıları, güvenli adımları, diğer insanlarla kurduğu olumlu bağlar neticesinde başarılıdırlar. İnsani duyguların, içgüdülerin sembolü Ay, Yengeç burcunun yöneticisidir. Bir Yengeç’in en önemli dezavantajı duygularına esir olabilmesi, kendini duygu, his dünyasından çıkartmakta zorlanmasıdır. Özellikle kendi hayatı, kişisel ihtiyaçları ve meselelerinde oldukça çekingen ve utangaç bir davranış biçimi vardır. Yengeç’in tam olarak kendini açabilmesi, başka bir deyişle teslim olabilmesi için, karşısındakine yüzde yüz güvenmesi ve hiç bir tereddüdünün kalmaması gerekir. Aşırı duygusallığını ve utangaçlığını kontrol altına alabilen Yengeç bireylerde, sezgiler gündelik hayatın yararlı bir aracı halini alır. Tutucu, biriktirici ve toplayıcı bir doğası olan Yengeç, acı tecrübelerini, deneyimlerini de unutmak da oldukça zorlanır. Aynı şekilde biten ilişkileri hatırlamamak, unutabilmek de Yengeç için oldukça güçtür. Bunun yanında insan ilişkilerinde, karşısındakine sorumluluk duygusuyla, sahip olma duygusu arasındaki ayrımı yapmakta Yengeç için oldukça zaman alır. Eleştiriye hatta yapıcı eleştiriye bile tahammülü olmayan Yengeç, duygusal anlamda çöküntü yaşayabilir. Bu çöküntüler, uzun zaman kendini dış dünyaya kapatması, hayattan uzaklaması, depresyon, isteksizlik gibi neticelerin doğmasında ve özgüven eksikliğinin ortaya çıkmasında temel etkendir. Yengeç’in hassas, kırılgan, duygusal yapısı iş hayatında da kendini gösterir. Yengeç hedefe direkt olarak gitmektense, daha çok etrafında dolaşıp, şartları anlamaya ve güven elde etmeye çalışır. Bu karakteristiği iş yaşamına ihtiyatlı adımlar, güvenli girişimler ve sonuç elde edilebilecek adımlar olarak yansır.Öncü nitelikte olan Yengeç aslında kendisinden beklenmeyecek kadar liderlik özelliklerini de taşır. Duygusal yanı insanların beşeri ihtyaçlarına karşı da duyarlı olabilmesini sağladığı için, özellikle yönetim seviyelerinde başarılıdır. Çalışma ortamının güvenli, uyumlu ve huzurlu olması için Yengeç elinden geleni yapar. Ayrıca sezgilerini iyi kullanan Yengeç, koruyan ve esirgeyen doğasıyla sevilen bir iş arkadaşı ya da patrondur. Sadakat ve sorumluluk duygusu her başladığı işin sonunu getirmesine ve başarı elde etmesine yardım eder.
Dünyayı fethedecek kadar güçlü olmasa da, kendine ve birlikte olanlara güzel bir dünya yaratacak kadar gücü ve sevgisi vardır. Aileye, atalara ve toplayıcılığa olan düşkünlüğü nedeniyle, iş yaşamında da gereksiz israftan ve harcamalardan kaçınmak ister.
Yengeç’in ofisi bir yuvayı aratmayacak kadar sıcak ve rahattır. Koleksiyonlarını ya da aileden kalan yadigarları sergilediği bu mekan, zaman zaman kendi mahremiyeti için kabuğuna çekildiği bir sığınaktır.
En tipik Yengeç meslekleri yiyecek-içecek, otelcilik ve gıda alanlarından çıkar. Bunun yanında Yengeç esirgeyen, kollayan yapısı nedeniyle çok iyi öğretmen, dadı, hemşire ve doktor olur. Emlakçılık, denizcilik gibi meslekler de severek yapacakları arasındadır.
Şefkat, vericilik ve koruma Yengeç karakterinin en belirgin özellikleridir. Annelikle bağlantılı olarak da kabul edilen Yengeç burcu, vücutta göğüsler, göğüs kafesi, toraks köprüsü, kadın üreme sistemi, mide, genel olarak sindirim sistemi ve pankreas üzerinde etkilidir.
Yengeç’in, çabuk endişelenmeye, insanlara kolayca güvenmemeye yatkın tipik yapısı, tüm psikosomatik rahatsızlıklara eğilim getirir. Gastrit ve sindirim problemleri, vücudun herhangi bir yerinde su toplanması, göğüslerde düzensiz gelişmeler ve rahatsızlıklar, rahim problemleri en yoğun olarak görülen rahatsızlıklarıdır. Vücuttaki tüm mukotik tabakalarla Yengeç burcunun bağlantısı vardır. Kadınlarda hormon ve menstrüasyon düzensizlikleri, ya da aşırı kanama en tipik Yengeç özelliklerindendir.
Aile içindeki en ufak bir huzursuzluk, ya da aile üyelerinden birinin geçici bir yolculuğu bile, Yengeç için endişelerin doğmasına neden olabilir. Yengeç burcu için mide her zaman en önde gelen problematik bölgedir. Dolayısıyla, fermantasyona sebep olmayacak temiz ve saf gıdalar almaya özen göstermesi Yengeç için büyük önem taşır. Yemeklerinin iyi pişmesine dikkat etmesi ve baharat türü uyarıcılardan uzak durması mide problemlerinin doğmasına engel olacaktır. Gereksiz endişelerden kaynaklanan, sanrılara açık yapısıyla, özellikle mali konular ve her tür güvenlikle ilgili endişelenmeler, sinirsel kaynaklı gastrik problemlere yol açabilir. Yengeç evinden çok çıkmamak istediği için, sık olmamak kaydıyla, hava değişikliği etken, rahatlatıcı bir unsur olarak kabul edilebilir.
Yengeç’in evinde gümüş eşyalar bulundurması, aytaşı, inci, opal, mavi kuartzdan (kalkedon) imal edilmiş mücevher ve takılar kullanması, ruhsal dinginlik ve başarı getirecektir. Kalın, sulu yaprakları olan, sulak bölgelerde yetişen, kuşotu, yoğurtotu, söğüt gibi tatlımsı bitkiler sağlığına iyi gelir.
Yengeç için, özellikle mor ve lila tonlarındaki kıyafetler, beyaz ve tüm diğer pastel renkler sağlıklı bir yaşam için önemli araçlar olarak kabul edilmelidir.
Evini çok seven Yengeç, mümkün olduğunca evde yapabileceği sporlar, fazla yormayacak aktiviteler, özellikle de sauna, havuz ve diğer deniz faaliyetlerinde mutlu olur
Su elementi bir burç olan Yengeç’in sezgileri ve içgüdüleri çok yoğun olduğu için, ekonomik trendlerdeki değişimleri önceden hissetme potansiyeline sahiptir. Genellikle desteğe ihtiyacı varmış gibi algılanmasına rağmen, güvenliğine çok düşkün olan Yengeç, finansal konularda da oldukça dikkatlidir. Hayatının mali alanındaki planlama ve uygulamalarda her zaman başarılı olur. Bireysel amaçlarla değil, ailesinin günlük geçimini ve geleceğini garanti altına almaya çalıştığı için aslında kendini ağır sorumluluklar altında hisseder.
Yengeç’in en tipik yatırım aracı emlaktır. Araziye ve binalara kendi duyduğu ihtiyaç yüzünden çok önem verir. Öncelikle kendi oturacağı, güvenliği, konforu tam, tüm ailenin rahatlıkla sığabileceği bir ev edindikten sonra, gelir elde etmek ve sağlam yatırımlar yapmak amacıyla emlak almaya devam eder. Ayrıca koleksiyonculuğu nedeniyle, topladığı antikalar, sanat eserleri de yatırım aracı olarak kullandığı diğer alanlardır. Genel olarak toplayıcı, biriktirici bir yapısı olduğu için, bir kenara para koymak Yengeç için çok zor değildir. Yiyecek, Yengeç’in hayatında çok önemli olmasına rağmen, giyim masraflarını minimumda tutmayı tercih eder. Kendine para harcamayı sevmeyen Yengeç, özellikle ailesi için son derece eli açık davranır.
Sadakati seven Yengeç’in finansal konudaki en büyük dezavantajı, eski alışkanlıklarından vazgeçememesidir. Gerçekten verimli olmayan, belki de risk taşıyan bankasından ve yatırım yöntemlerinden Yengeç’in vazgeçmesi epey vakit alır. Empati mekanizması çok gelişkin olan Yengeç, muhtaç olanlara yardım ederek, kendini manevi anlamda güven altında hisseder ve tatmin olur. Besleme dürtüsünün yoğunluğu, hiç tanımadığı insanlara yemek vererek yardımcı olmasının temel nedenidir. Boğa gibi Yengeç de ne borç almayı ne de borç vermeyi sever. En zor şartlarda bile aldığı borcu muhakak geri veren Yengeç, kuvvetli hafızasıyla verdiklerini de asla unutmaz. Zor zamanlar geçirdiğinde harcamalarını minimize ederken hemen hiç şikayet etmez ve zorlanmaz Hayatındaki hiç bir arzusuna direkt olarak yaklaşmayan Yengeç, cinsellik konusunda da geri planda kalmayı, isteklerini arzularını kendine saklayarak, karşısındakinden emin olmayı bekler. Yaşamında duyguların yeri çok önemli olan Yengeç, özellikle yoğun duygular içindeyken, cinsel anlamda da aktif bir hal alır.
Bir ilişkinin başlangıcında Yengeç’ten, ilk adımın gelmesini ya da beğendiği insana açıkca duygularını belli etmesini asla beklememek gerekir. Utangaç ve direkt yaklaşamayan Yengeç, aşkta da pasif olmayı tercih eder. Yengeç geleneksel ve demode tarzlara daha yatkın olduğu için, ilk buluşmada bir tiyatro ya da romantik bir yemek kendisini daha rahat hissetmesine yardımcı olacaktır. Romantik ve nostaljik yapıdaki Yengeç’le, geçmiş hakkında konuşmak O’nun kişiliği ve yaşantısı hakkında da bilgi edinme fırsatı sağlayabilir.
Yengeç takdir edildiğini ve değer verildiğini her fırsatta görmek ve hissetmek ister. Komplimanlar, ilişkide ilerlemeye yardım eder. Partnerinin farklı konularda fikirlerini sorması, tavsiye istemesi de, Yengeç için değer verildiğinin göstergesidir. Yengeç reddedilmekten nefret eder ve korkar. Hayır cevabını almak, küçük konularda bile, derinlerden zedelenmesine yol açabilir.
Yengeç’in mükemmel bir hafızası vardır ve oldukça kıskançtır. Kolaylıkla unutmayacağı için, samimi ve dürüst olmayan yaklaşımlar ilişkinin kolayca bozulması riskini de taşır. Affetmesi ve unutması çok zordur. Duygusal olarak bir kez yaralandığı zaman, ilişki içindeki davranışlarını ve beklentilerini de değiştirebilir. İlişkide duygusal ve finansal güvence en büyük ihtiyacıdır. Eğer partneri ilişki içinde gerekli, onun ihtiyaç duyuduğu güveni sağlarsa, mükemmel bir eşe yaşam boyunca sahip olabilir. Eşinin verdiği güven ve ilginin karşılığında, beklenenden çok daha yoğun bir sevgi, şefkat ve bağlılık ile besler. Koruma ve şefkat duygusu çok gelişkin olan Yengeç, çocuklar için mükemmel bir ebeveyndir
Doğum Tarihleri: Yönetici Gezegeni:
Element:
Nitelik:
Uğurlu Sayıları:
Gün:
Uğurlu Taşı:
Renk:
Tarot kartı:
Hayvan:
Bitki:
Kıymetli Taş:
Kıymetli Maden:
21 Mayıs – 21 Haziran Merkür
Hava
Değişken
5, 9
Çarşamba
Akik
Sarı, portakal rengi
Aşıklar
Parlak renkli kuşlar ve kelebekler
Fındık, ceviz ağaçları,lavanta
Turmalin
Cıva
İkizler takımyıldızında, ekliptiğin güneyinde Lapus yani Tavşan bulunur. İkinci dekanatta yeralan Sirius’daki Büyük Köpek yıldızları, Mirzam, Mulphen, Wasen ve Adhora’dır. Son dekanda bir küçük köpek ya da kurt (Canis Minor) vardır. Procyon ve Al Gomeize de İkizler takımyıldızında bulunur.
Zodyak’ın ikinci burcu olan İkizler bireyin evrendeki yerinin ve evriminin üçüncü aşamasını sembolize eder. İkizler’in temel dürtüsü evreni anlamak için gerekli entellektüel gücü geliştirmektir. İkizler bu doğrultuda sürekli bilgi toplayan ve topladığı bilgileri değerlendirerek sonuca varmaya çalışan bir yapıdadır. İkizler’in temel ihtiyacı fikir alış-verişinde bulunmak, edindiği bilgiyi diğer insanlarla paylaşmaktır. Kendini iyi tanıyabilen ve ihtiyaçlarının bilincinde olan İkizler, dikkatli bir araştırmacı olur ve akademisyen bir tarz geliştirirler. Farkındalığını geliştirmekte gecikenler ise, daha çok dedikodu yapmaya ve yüzeysel enformasyonla yetinmeye eğilimlidir.
İkizler her an değişikliklere adapte olabilir. Bu yaşamın kolaylaşmasına yardımcı bir artı özellik ya da diğer insanların etkilerine açıklık olarak ele alınabilecek eksi bir özellik olarak değerlendirilebilir. Diğer insanların düşüncelerini rahatlıkla anlayabilen İkizler’in taklit yeteneği de son derece gelişkindir. Bu yetenek İkizler’in pek çok zor durumdan sıyrılmasında önemli rol oynar. Ancak diğer insanların durumlarına kolayca adaptasyon sağlayabilme özelliği kendi yetenek ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket etme gereğini de unutmasına neden olabilir. Gerçekten ya da gerçek düşüncelerinden çok, diğer insanların duymayı istediklerini söylemek gibi bir eğilimleri de vardır. İkizler yaşamda deneyimlediklerine karşı entellektüel platformda reaksiyon gösterir. Bir konuda fiziksel eyleme geçmeden, pratik yanını değerlendirmeden ve gerçek duygularını tahlil etmeden evvel, her şeyi mental seviyede analiz etmeye eğilimlidir. Bu özellik, İkizler’in duygusuz ya da yüzeysel bir duygu dünyasına sahip olduğunun düşünülmesine neden olur. İletişimi ve entellekti sembolize eden Merkür, İkizler’in yönetici gezegenidir. Merkür’ün etkisi altındaki İkizler, konuşkan, algıları kuvvetli ve her şeye karşı meraklı bir karakter sergiler. Sürekli hareket halinde olan İkizler, gençliği de sembolize eden Merkür’ün etkisi altında, genellikle yaşlarından çok daha küçük görünür. Genç görünmelerindeki diğer bir neden de, dünyaya, yeniliklere, çağa ayak uydurmakta çok başarılı olmalarıdır. Doğal çok yönlülüğü ve değişen ilgileri İkizler’e çok kişilikli bir karakter kazandırır. Yaptıkları işe konsantre olmak ve teker teker bir şeylere başlayıp bitirmeyi öğrenmek, İkizler’in temel ihtiyacıdır. Konudan konuya kolaylıkla atlaması, dağınıklığa ve enerji israfına yol açar. Etrafındaki insanların pek çok zaman, hız konusunda, İkizler’e yetişmek için özel çaba sarfetmesi gerekir. Dinlemeyi beceremeyen İkizler, genellikle konuşmaya başladığı ilk andan, son nefesini verinceye kadar hiç susmaz. Kendi hayatı, istekleri, düşünceleri ve eylemleri hakkında sır tutmak istemesine rağmen, başkalarının gizemlerini öğrenmek için elinden geleni yapar.
İkizler iletişim ve aktarım konusunda son derece yeteneklidir. Ancak konsantrasyon zorluğu çeken, pek çok şeyi bir anda yapmak isteyen ve çok çabuk sıkılan İkizler iş yaşamında da bu karakteristiklerinin uzantısı olan problemler yaşar. Çok hareketli, huzursuz ve kolayca adapte olabilen İkizler’in rutin işlerden çok, hareketlilik gerektiren, farklı konuları kapsayan alanlarda büyük başarılar elde etmesi söz konusudur.
İnsan ilişkilerindeki başarısı, İkizler’in iş dünyasında doğal bir şekilde arabulucu rolünü de üstlenmesinde neden olur. Genellikle hevesle başladığı işleri bitirmekte zorlanan İkizler’in daha başarılı olabilmesi için, arcı konumunda bir pozisyonda görev yapması faydalı olacaktır. Liderlik tutkusu yoğun olmayan İkizler, daha çok iş arkadaşlarına, bildiklerini aktararak, öğreterek zenginleştirmeyi ve geliştirmeyi sever. Yeni fikirleri, gelişmeleri ve projeleri sevinç ve hevesle kabul eder. Çok hızlı düşünüp, hızla uygulamaya geçen İkizler’in diğer insanlar kendisine ayak uyduramadığı için problem yaşama potansiyeli de vardır.İkizler’in ofisi her türlü komünikatif araçla çifter çifter donatılmış, bir haberleşme üssüne benzer. Kitaplar, gazeteler, dergiler yığın yığın okunmayı beklemektedir.
İkizler ticaret hayatında, eğitim sektöründe, iletişim ve medya alanında ve halkla ilişkilerde son derece başarılı olur. Skolastik yanı oldukça kuvvetli olan İkizler, öğretmen, eğitmen ve araştırmacılıkta çok ileri seviyelere ulaşabilir. Yazarlık ve kütüphanecilik de İkizler için oldukça uygundur
Hava grubu ve Değişken nitelikteki İkizler, Zodyak’ta üçüncü sıradadır. Hareket, elastikiyet ve adaptasyon İkizler için anahtar sözcüklerdir. Bedende de, iletişim kurarken vücuda hassasiyet ve esneklik sağlayan sinir sistemi İkizler burcu ile ilgilidir. Ayrıca etkili olduğu solunum yoluyla ciğerlerin, havadan ihtiyacı olan suyu almasını ve oksijeni temin etmesine yardımcı olur.
İkizler dış dünyanın uyaranlarına çok açık olduğu ve algıları diğer insanlara göre daha kuvvetli olduğu için, sinir sistemindeki hassasiyet de yoğundur. İkizler’de, solunum sistemi, sinir sistemi, eller, kollar, kaburgaların üzerinde yer alan köprücük kemikleri ön plandadır. Hareketli yapısı, her ortama kolayca adaptasyon sağlaması, genelde bedensel sağlığının da güçlenmesine yardımcı olur. Ancak her insan kadar İkizler’in de bazı zayıflıklarının olabileceği gerçektir. Sinirsel rahatsızlıklar, bedensel enerjide ani düşüşler, astım, bronşit gibi solunum sistemi hastalıkları bunların içinde en sık rastlananlarıdır.İkizler’in özellikle insan ilişkilerinde dikkatli davranarak, küçük tartışmaların, büyük anlaşmazlıklara yol açmaması ve sinir sistemini yıpratmaması için dikkatli olması gerekir.
Değişken bir karaktere sahip olan İkizler, karşısındakine sanki her birlikteliğinde başka biriyle oluyormuş hissini verir. İkizler insan ilişkilerinde çok başarılı olup, kolayca arkadaşlık kurabilmesine rağmen, özel ilişkilerin sürekli olanlarından kaçar. Farklı insanlarla farklı deneyimler arayışındadır. Dolayısıyla bir İkizler partneri cinsel olarak tatmin edebilmek için farklı davranış biçimleri gerekir.
Deneysel bir doğası olduğu ve uzun boylu planlar yapmaktan sıkıldığı için İkizler tek gecelik aşklara çok yatkındır. Kendisi kendini dizginleyemediği gibi, bir başkasının da üzerinde kontrol kurmasına dayanamaz ve izin vermez. Aslında İkizler’in cinsel aktivitesi dürtülerinin kuvvetinden değil, meraktan kaynağını almaktadır.
İkizler’in çift karakterli olduğunu her zaman akılda tutmak gerekir. İkizler’in bir yanı aşka ve güvenliğe ihtiyaç duyarken, diğer tarafı da kuvvetli bir şekilde yeniliğe ve değişikliğe ihtiyaç hisseder. İkizler ile bir ilişki yürütebilmek için, O’nun duygusal, mental ve cinsel ihtiyaçlarını tam anlamıyla tatmin etmek gerekir. Gülmeyi, eğlenmeyi, yolculuk yapmayı ve yeni şeyleri deneyimlemeyi çok sever.
Pek çok şey hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen, yeni konular hakkında bilgi edinmek ilgisini her zaman çeker. Bir İkizler’in dikkatini çekmek için, her hangi bir konuda derin bir tartışmaya girmek akılcı bir yöntem olabilir. İkizler dürüstlüğe ve samimiyete çok değer verirler. Dolayısıyla, karşısındaki kişi aynı görüşte olmasa bile, kendi gerçek fikirlerini söyleyen kişileri beğenir ve takdir eder. Ayrıca tek bir konuya bağlanmamak, enteresan yeni konular bulmak da, İkizler’in beğenisini kazanmakta faydalı bir yöntem olarak kullanılabilir. Son derece sosyal ve enerjik olan İkizler, zaman zaman sert bir dil kullanmaktan da çekinmez. İkizler kelimeleri silah gibi kullandığı için, aşırı duygusal insanlarla anlaşmakta zaman zaman problemler yaşayabilir. İkizler’in aşkta kıskanç ama, belli etmekten hiç hoşlanmayan bir yapısı vardır. Şüphelendirecek ya da kıskandıracak yöntemler kullanmak asla doğru olmaz. Eğer İkizler, karşısındakini tatmin edici ve sadık bir eş olarak görürse, kendisi de aynı şekilde cevap verebilmek için elinden geleni yapacaktır.
İkizler, hayatın diğer alanlarında olduğu gibi para konusunda da uzun uzun düşünmekten plan yapmaktan hoşlanmaz. Ancak adaptasyon yeteneği ve toleransı çok yüksek olduğu için, değişen finansal durumlara da kolayca uyum sağlama yeteneği avantajıdır. Yani finansal yapabilirliklerindeki değişimler, İkizler’in çok ciddi etkilenmesine neden olmaz. Aslında rakamlarla arası iyi olan İkizler isterse bütçesini son derece iyi kontrol edebilir.
Paranın hayatında hangi anlama sahip olduğunu düşünüp, saptadıktan sonra parayla olan ilişkisini düzenlemek İkizler için daha iyi sonuçlar yaratacaktır. Sürekli değişen düşünceleri gibi, İkizler’in parayla ilişkileri de zamanla değişir. Kimi zaman bir güç aracı olarak gördüğü para, kimi zaman hayatında bir emniyet aracı halini de alabilir. Değişken ihtiyaçlarını tatmin edebilmek için, ani haracamalara gözü kapalı girebilen İkizler’in bütçesinde dalgalanmalar yoğundur. Ancak özellikle tutumlu zamanlardan sonraki harcamaları, aşırı uçlarda gezinmesindeki en büyük etkendir. Her konuda az da olsa bilgi sahibi olmak isteyen İkizler, ilk intibada karşısındaki insanı kolayca etkileyebilir, kendine hayran bırakır. İnsanlarla çok kolay iletişime geçen, arkadaş canlısı, sosyal yaşamı seven ve toplumsal olarak aranan bir yapısı vardır.
Doğum Tarihleri: Yönetici Gezegeni:
Element:
Nitelik:
Uğurlu Sayıları:
Gün:
Uğurlu Taşı:
Renk:
Tarot kartı:
Hayvan:
Bitki:
Kıymetli Taş:
Kıymetli Maden:
20 Nisan – 20 Mayıs Venüs
Toprak
Sabit
6, 4
Cuma
Zümrüt
Pastel mavi, lila
İmparatoriçe
Boğa
Elma, selvi, menekşe, gelincik
Topaz
Bakır
Zodyak’ın ikinci burcu olan Boğa, insanın evriminin ve evren içindeki yerini bulmasının da ikinci aşamasıdır. İnsanın en çok kullandığı fiziksel duyularıdır. Dokunabildiği, fiziksel olarak tutabildiği her şey, kendi gerçekliğini belirlemesine, anlamasına da yardım eder. Bu nedenle Boğa fiziksel kaynaklarına ve sahibi olduğunu düşündüğü insanlara çok bağlıdır. Boğa’nın en kuvvetli arzusu kişisel emniyettir. Yerine getirilmeyen sözler ya da ihanet bu güven duygusunun kolayca sarsılmasına neden olur. Bu durumlarda Boğa, şiddetli reaksiyonlar gösterir ve karşısındakine bir şans daha vermeyi reddeder. Hayal kırıklığına uğramış bir Boğa’nın davranış biçimi, normal hallerinden oldukça farklıdır. Dünya’dan tamamen elini eteğini çeker ya da tam tersine “çivi çiviyi söker” inanışıyla hareket etmeye başlar. Hangi yöne giderse gitsin, sonuç Boğa için önemli olan bir ilişkinin ya da temel ihtiyacı olan duygusal güvenin feda edilmesi sonuçtur.Boğa, özellikle kendisinin istemediği, gerçekleştirmediği değişikliklere karşı dirençlidir. Boğa burcu insanları genellikle yaşamlarında başladıkları işleri bitirirler. Pek çok insanın dayanamayacğı zor koşullara katlanma, sabır ve metanet temel özellikleri arasındadır. Burcun sembolü olan Boğa bu sebatın, hatta inadın gerçek kaynağını oluşturur. Pozitif yanından bakıldığında ise, Boğa’nın gücü ve kararlılığı diğer insanların O’na güvenmesini sağlar. Boğa insanı hayatını başka bir insana dayanarak yaşamayı sevmediği için, kendine güvenmek ve inanmak ister. Sevecen ve sabırlı Boğa, özellikle değer verdiği insanlarla birlikteyken, ya da önem verdiği bir konuda emek verirken çok daha metanetli ve dayanıklıdır. Genel olarak spontan değişiklikleri ve sürprizleri sevmez. Planladıklarını uygulamak için fırsat bulduğunda ya da hazırlanmak için zaman verildiğinde kendini çok daha rahat hisseder. Boğa reaksiyonlarını deneyimlediği şeyin pratik değerine göre ayarlar. Fiziksel eyleme geçmeden önce, duygusal olarak kendini tartar, entellektüel olarak değerlendirmeden önce de deneyimden kazanabileceklerini saptamaya çalışır.
Boğa güvenilir, sadık ve anlaşması kolay bir çalışandır. Toprak burcu olduğu için pratik yanı kuvvetlidir ve ayakları yere basar.
Boğa’nın en büyük problemi harekete geçmekle alakalıdır. Başlangıç yaparken hissettiği blokaj duygusu zaman zaman rahatsız edici boyutlara ulaşabilir. Fakat başladığı her işi, en zor şartlara bile metanet ve sabırla dayanarak bitirebilen tek burçtur. Amacına kilitlendiği zaman gözü başka hiç bir şey görmez. Estetik yargıları kuvvetli Boğa, iş hayatında bile artistik yaratıcılığını ve değer yargılarını kullanmaktan çekinmez. İstikrarlı ve ne yapacağı, tepkileri rahatlıkla önceden tahmin edilebilen ve ölçülebilen Boğa’nın iş hayatında da davranış biçimi bu karakteristiklerin uzantısı şeklinde tezahür eder. Sabit bir burç olması nedeniyle, özellikle ilerleyen yaşlarda teknolojik ve sosyolojik yeniliklere ayak uydurmakta zorlanabilir. Genellikle sakin ve huzur dolu olmasına rağmen, damarına basıldığı zaman ya da sabrının sonuna geldiğinde, normal tavrıyla, hiç alakası olmayan şiddetli reaksiyonlar beklemek yerinde olur.Boğa’nın ofisi, konforlu, lüks objelerle dolu, misafirlerin muhakak yiyecek-içecekle ağırlandığı bir kabul salonu gibidir.
Özellikle finansal konularda çok yetenekli olan Boğa, bankacılığın ve finans dünyasının her meslek kolunda başarılı olur ve severek çalışır. Bunun dışında değerli objeleri alıp satan antikacılık, estetik duyarlılık gerektiren moda ve güzellik endüstrisi, değerli taş ve madenlerle alakalı kuyumculuk ve sarraflık, form verme yeteneği gerektiren heykeltraşlık gibi meslekler Boğaların önde gelen tercihleri arasındadır.
Boğa ilgi duysa bile karşısındaki insana bunu belli etmesi oldukça uzun zaman alabilir. Boğalar oldukça sabırlı insanlardır. O’nunla beraber olmak için, sabırlı ve sakin olmayı öğrenmek gerekir. Boğa ile ilişkide genellikle inisiyatif kullanacak olan “karşı taraf” olmalıdır. Bir Boğa birlikteliği başlatabilmek için, karşısındaki insanın açıkça O’nunla birlikte olmaktan zevk aldığını ifade etmesini bekler. Bir restaurantta verilen randevu, ortamın ve yemeklerin hoş olması, ilk aşamanın kolay ve olumlu geçmesinde önemli rol oynar. Evdeki buluşmalarda, güzel yemekler, değerli objeler, çiçekler ve mumlar, bir de romantik müzik, Boğa’nın derinden etkilenmesini sağlayacaktır. Lükse ve maddi değerlere düşkün Boğa, kendisinin hiç bir şeyin aslında ona layık olmadığını hissettirildiğinde, uzun süreli bir ilişki için ikna olmaya başlar.
Kuvvetli iradesi ve saklı kalmış espri yeteneği ile Boğa’nın insana huzur veren bir yapısı vardır. Ancak belirsizlikler ve ani değişiklikler ilişkinin yara almasına neden olur.
Boğa bağlılığından ve sadakatinden hiç şüphe duyulmayacak bir partnerdir. Birlikte olduğu insanı her an her yerde kalbinden ve aklından çıkarmayan, aşkını ilk günki kadar taze tutabilen nadir burçlardan birisidir Boğa. Boğa insanı aslında oldukça ihtiraslı ve duygusal bir yapıya sahiptir ve buna değer veren insanlarla beraberken dolu dolu yaşayabilir Boğa’yı güzellik ve lüks gezegeni Venüs yönetir. Bu gezegenin etkisi altında Boğa insanı, fiziksel zevklere duyarlı, estetik değer yagıları güçlü, kişisel konforuna ve rahatına düşkün, duyarlı bir karakter sergiler. Estetik güzellik kadar finansal konularda da pragmatik yaklaşımları vardır. Doğayı ve doğal olan her şeyi sever. Yaşamdaki dengesi materyal dünyaya ve gerçekliklere endekslidir. Boğa’nın kişisel zevklere ve konfora düşkünlüğü tembelliği ve ataleti de getirir. Dikkatli bir yapısı olan Boğa, yanlışlardan uzak kalmayı kolaylıkla becerebildiği gibi, değerli fırsatları da yakalamakta ustadır.Zodyak’ta banker arketipiyle tanınan Boğa, finansal konularda oldukça tedbirli, sabırlı ve planlıdır. Tüm burçların içinde bireyin yaşamına devam etmek için, gerekli kaynakları saptaması ve sağlamasındaki başarısıyla tanınır. Bir Toprak burcu olarak, üretime yatkın olduğu için, para kazanmak ve yaşamını devam ettirme özelliği gelişkindir. Birikimi olmayan Boğa kendini güvensiz hissedeceği için, önce ruhsal, sonra da fiziksel olarak sağlık problemleri yaşayabilir. Borç almaktan hoşlanmayan Boğa, kendisinden borç istenmesinden de rahatsız olur. Kimseye muhtaç olmadan ayakta durabilmek için, farklı kaynakları yaratır ve kullanıma sokar. Boğa ne kadar çok para kazanırsa kazansın kendi maddi kaynaklarıyla özdeşleştirir ama gösteriş yapmayı sevmez.
Boğa yatırım yapmadan önce muhakkak araştırır, kendisi için önce güvenli sonra da karlı olacak en uygun sistemi bulur. Finansal anlamda gelecek kaygısını hayatında hiç bir zaman hissetmek istemez. Yatırımları sadece paraya yönelik değildir. Sanatı ve güzellikleri sembolize eden Venüs’ün etkisi altında, antikalar, değerli sanat eserleri de yatırım araçları arasındadır. Emlak ve arazi de Boğa’nın uygun gördüğü, yatırım yapmaktan çekinmediği araçlardandır. Borsa, bünyesinde risk taşıdığı için, Boğa’nın uzak durmak istediği bir alandır.
Boğa kendini, sorumluluğunda olan insanları ve geleceğini güvence altına aldıktan sonra para harcamaya başlayabilir. Güzelliklere düşkün olduğu için, iyi kıyafetler, emniyetli bir araba, lüks ve güzel döşenmiş bir ev Boğa için en önemli harcama unsurlarıdır. Yiyeceğe ve lükse olan tutkusu, pahalı restaurantlarda iyi yemekler için bütçe ayırmasına da nedendir. Konforuna ve güzelliğine düşkün olan Boğa, güzellik ve bakım merkezlerinde de para harcamaktan çekinmez. Genellikle elisıkı olarak tanınmasına rağmen, aslında sevdikleri için para harcamak Boğa’nın tatmin araçlarından birisidir. Ayrıca kendi kaynaklarını yüzde yüz paylaşmaktan hoşlanmasa bile, etrafındaki insanların maddi kaynak yaratmalarında düşünsel ve fiziksel boyutta yardım etmekten kaçınmaz
Yönetici gezegeni Venüs’ün etkisi altında Boğa, aşka, cinselliğe ve erotizme doğuştan yatkındır. Boğa dış görünüşünden hiç anlaşılmayacak kadar tutkulu, ihtiraslı ve aktif bir cinselliğe sahiptir. Ancak hayatın her alanında olduğu gibi, bu arenada da kolayca harekete geçmesi mümkün değildir. Ancak tutkularını, isteğini, arzularını partnerinden ihtiyacı olan onayı, güveni aldıktan sonra ortaya koymaya başlar.
Zodyak kuşağının ikinci burcu, Toprak grubu ve Sabit Boğa genellikle maddeyle ve sahip olduklarıyla bağlantılı olarak tanınır. Sükunet ve kararlılık Boğa burcunun bireye kazandırdığı karakterin anahtar sözcükleridir. Boğa burcu, kafayı takip eden beden bölgesi yani, boyun ile bağlantılıdır. Temel olarak bu burç insan vücudunda, boğaz, boyun, tiroid bezi, yutak, bademcikler, yemek borusunun üst kısmı, ses telleri, kulaklar, östaki boruları üzerinde hakimiyete sahiptir.
Boğa, sık sık bademciklerinin şişmesinden ya da anjinden şikayet eder. En fazla yatkın olduğu rahatsızlıklar, boğaz yangısı, boğmaca, kabakulak, guatr, apseler ve çıbanlar olarak sıralanabilir. Boğa’nın huzurlu ve ağır hareketli yapısı neticesinde, genellikle bedensel kazalara karşı büyük bir eğilimi yoktur. Ancak yine de boyun kemiklerini özellikle korunması ve her türlü romatizmal hastalığa karşı erken yaşlardan itibaren önlem alması gerekir. Boğa’nın yaşamındaki huzursuzluk ve kurduğu dengenin bozulması, bedensel ve ruhsal sağlığını şiddetle etkiler.
Sevdiğiniz Kişiye Çiçek Alacaksanız Doğru Yerdesiniz.
Sevdiğiniz Kişiye Çiçek Alacaksanız Doğru Yerdesiniz.
Aldığınız bir Çiçek Sizin Bilmediğiniz Anlamlar Taşır.
İşte çiçeklerin anlamları ve ifadeleri.
AÇELYA : Nefse hakimiyet.
AÇELYA HİNT : “Gerçek şu ki, herşey bitti!”
ADAÇAYI Eşler arasında “Biz iyi bir aileyiz” mesajıdır.
AKASYA (PEMBE VEYA KIRMIZI): Güzellik, zerafet ve incelik; “Seni beğeniyorum.”
AKASYA (BEYAZ): Dostluk; “Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça…”
AKASYA (SARI): Platonik aşk, isimsiz aşık..
ANANAS: “Sen kusursuz birisin!”
ARDIÇ: “Seni koruyacağım!”
AYÇİÇEĞİ (ÇİÇEK OLARAK) “Sana tapıyorum!”
BADEM “Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum.”
BİBERİYE: Anma
ÇAN ÇİÇEĞİ: “Aşkımıza sadakatle bağlıyım!”
ÇİNGÜLÜ: “Zarif ve çok güzelsin!”
ÇUHA ÇİÇEĞİ: “Çok güzelsin.”
DEFNE: Terfi eden kişilere gönderilir; “şan, ün, görkem” anlamı taşır.
EĞRELTİ OTU: Samimiyet.
ELMA: “İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uyasım geliyor; ya senin?”
ERİK: “Sözüme sadık kalacağım.”
FESLEĞEN: İyi dilekte bulunmak için.
FULYA: “Sevgilim, geri dön!”
GARDENYA: “Beni unutma; gerçek aşkımsın…”
GELİN EL ÇİÇEĞİ: “Mutlu olabiliriz.”
GÜL: Sevgiyi ifade eder.
GÜL (PEMBE): “Arkadaşımsın.”
GÜL (KIRMIZI): “Seni seviyorum; ihtirasla bağlıyım sana!”
GÜL (KIRMIZI & BEYAZ): Birliktelik isteği.
GÜL GONCASI (KIRMIZI): “Genç ve güzelsin.”
HANIMELİ: “Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek.”
HERCAİ MENEKŞE: “Beynimi işgal ediyorsun; ama ben bu durumdan şikayetçi değilim…”
IHLAMUR: Evli çiftler için “Seni seviyorum” anlamı taşır.
İSPANYOL YASEMİNİ: “Bence, sen çok seksi ve şehvetlisin!”
KAKTÜS İçtenlik; “Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız!” KAMELYA “Kusursuz bir aşıksın!”
KARANFİL Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.
KARAÇALI “Dostluğumuz uzun ömürlü olsun!”
KARANFİL (KOYU KIRMIZI) “Kalbimi kırdın!”
KARANFİL (PEMBE) “Seni unutmayacağım…”
KARANFİL (KIRÇILLI) “Üzgünüm, ama bitmek zorunda…”
KARANFİL (SARI) “Beni hayal kırıklığına uğrattın!”
KREZENTEM (BEYAZ) “Bana gerçeği söyle!”
LALE Aşkı ifade eder.
LALE (KIRMIZI) “Aşkımı itiraf etmek istiyorum!”
LALE (ALACALI) “Gözlerin çok güzel.”
LALE (SARI) Umutsuz aşkı ifade eder.
LEYLAK (MOR) “Sana ilk görüşte aşık oldum!”
LEYLAK (BEYAZ) “Hoş ve namuslu birisin.”
MENEKŞE Alçakgönüllüğü ifade eder.
MENEKŞE (MAVİ) “Sana sadık kalacağım.”
MENEKŞE (MOR) “Düşüncelerimi zaptettin!”
MELEKOTU “İlham kaynağımsın.”
MERSİNAĞACI “Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum!”
MİMOZA “Fazla alıngansın!”
NANE “Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum.”
NERGİS “Saygılarımla…”
ORKİDE “Aşkım, sen çok güzelsin, sen çok özelsin!”
ÖKSEKOTU “Sorunların üstesinden geleceğim.”
PAPATYA Temiz bir kalbin simgesi.
PAPATYA (BAHÇE) “Fikirlerini paylaşıyorum.”
PELESENK Sabırsızlık; “Aşkım, daha fazla bekletme!”
PETUNYA “Umudunu yitirme!”
PORTAKAL Karşılıklı aşk; “Ben de seni seviyorum.”
REZENE Övgüye değer.
SARDUNYA “İçin rahat olsun, her zaman yanındayım!”
SARMAŞIK “Aşkıma sadığım!”
SEDİR YAPRAĞI “Senin için yaşıyorum.”
SÜSEN ÇİÇEĞİ “Sana bir haberim var!”
SÜSEN ÇİÇEĞİ (SARI) İhtiraslı bir aşk.
YASEMİN “Güzel ve çekicisin.”
YENİBAHAR “Acını paylaşıyorum.”
ZAMBAK (SARI) “Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum!”
40 HADDİS-
1- sizin en hayırlısı ahlakça en güzel olanınızdır.
2-insanlara merhamet etmeyen allahta ona merhamet etmez
3-namaz dinin direğidir.
4-cebrail komşu hakkında öyle bahsettiki adeta komşu komşuya mirasçıdır.
5-kıyamet zamanı yaklaşınca ,müminin rüyası, neredeyse hiç yalan çıkmayacak.mümin rüyası peygamberliğin 46 bölömünde bir cüzdür.
6-rüların en doğrosu seher vaktinde görülen rüyadır
7-beni rüyanda gören gerçek görmüştür çünkü şeytan benim kılığıma giremez.
8-biriniz hanimina temas edeceği vakit örtünsün eşekler gibi çırıl çıplak soyunmasin.
9-bunakların ve zorlanan kimselerin boşanması dışindaki bütün talaklar geçerlidir.
10-allah’ın en sevmediği helal boşanmaktır…
2 melek
Bir gün 2 melek iyilik yapmak için yer yüzüne inerler ve önce zengin 1 eve misafir olur zenginler onları iğrenç 1 kibirle karsılayıp kömürlüklerine 1 carsaf koyup ” 1 gecelik idare ediverin demiş meleklerden 1 i uyumus diğeri ise duvarda gördüğü 1 catlağı düzeltmiş sabah diğer melek uyanıp duvardaki catlağı göremeyince bunu sen yaptın degilmi diğerek sinirlenir ve kızar o aksam oradan ayrılıp 1 köyde yasayan aileye misafir olurlar köylü aile onları en güzel ve güler yüzlü 1 sekilde karsılarlar ikiside yaslılardı ve onlara kendi odalarını verirler aksam olunca yine aynı melek uyur diğeri 1 – 2 saat uyumaz daha sonra oda uyur ve sabah acı bir feryatla uyanan melek neyin ne olduğunu bile anlamadan salona kosar ve ev sahibinin tek gecim kaynağı olan inek ÖLMÜŞ diğer melek öbür meleği çagıratak bunu neden yaptın der ve bağırmaya baslar melek de ona söyle der ” ÖNCELİKLE ZENGİN EVE MİSAFİR OLDUĞUMUZ DA ONLARIN DUVARINDA BÜYÜK 1 HAZİNE SAKLIYDI BUNU GÖRMEMELERİ İÇİN DUVARI DAHA İYİ YAPTIM ŞİMDİ OLANLARI DA SORACAK OLURSAN AKSAM SEN UYURKEN AZRAİL GELDİ VE O YASLI TEYZENİN CANINI ALMAK İSTEDİ BENDE ONA KADININ KARSILIĞINDA İNEĞİ VER DİM DER ve diğer melek yüzünde 1 tebessüm ile ona tessekkür eder
Allah’tan Utanmaya Senden Daha Layığım!
Çok eski devirlerde Kifl adında bir adam vardı. Kifl, ahlâkî ve insanî değerlere önem vermeyen, para kazanmak için her yolu meşru gören çok zengin bir adamdı. Zenginliğini de faizden elde etmişti. Dara düşen, ihtiyacı olan kimse kendisine geliyor, oda yüksek bir faizle geri ödenmesi şartıyla onlara para veriyordu. Vadesi geldiği zaman kişi parasını ödeyemezse bu sefer faiz miktarını daha da artırıyordu. Şayet yine ödeyemezse adamları vasıtasıyla o kimsenin bütün varına yoğuna el koyuyordu.
Bir gün, kapısına borç için bir kadın geldi. Bu kadın yakın zamanda kocasını kaybetmiş, namuslu, kendisini çocuklarına adamış bir anneydi. Bir süre, kocasından kalan şeylerle evini idare etmeye çalışmıştı. Ancak artık evde para kalmamıştı. Bunun için çalışması gerekiyordu. Bir yerde iş bulmak istedi; ama dışarısı dul bir kadın için çalışmaya müsait değildi.
Neden sonra aklına evde dokuma yapıp onları yakın bir arkadaşı vasıtasıyla satmaya karar verdi. Bunun için bir dokuma tezgahına ihtiyacı olacaktı. Tezgahı alabilmek için de borç arayışına girdi. Yakın dost ve akrabalarına gitti; ama kimsede para yoktu. Çok üzülmüştü. Çaresiz bir şekilde evine doğru giderken yolda istemeden iki kişi arasında geçen bir diyaloga şahit oldu. Şehirde Kifl adında bir kişinin insanlara borç para verdiğini duydu. Hemen onun yanına gitmeye karar verdi.
Kifl kapıda kadını görünce çok beğendi. Onu elde etmek istedi. Kadın, Kifl’den karşılığını ödemek şartıyla borç para istedi. Kifl, kadının dul olduğunu da anlayınca ona ahlaksız bir teklifte bulundu. Kendisiyle beraber olması şartıyla vereceği parayı istemeyeceğini söyledi. Bu teklifi kadın şiddetle reddetti. Çok üzülmüştü. En çok da kendisine böylesi tekliflerin gelmesinden korkuyordu. “Allah’ım bana yardım et.” diye dua etti.
Aradan birkaç gün daha geçmişti. Evde hiçbir şey kalmamıştı. Çocuklar açlıktan ağlıyordu. Onların ağlamasına kendisi de katılıyordu. Kendisini Kifl’e teslim etmeye mecbur hissetti. Bu sırada da “Allah’ım! N’olursun beni affet. Bir daha böyle bir günah işlemeyeceğim.” diye dua ediyordu.
Kadın, Kifl’in yanına gitti. Kifl’in yüzü gülüyordu. Ancak kadın bir yandan ağlıyor, bir yandan da titriyordu. Kifl, kadına bu halinin sebebini sordu. Kadın,
- Buraya kendi isteğimle gelmedim. Daha önce böyle bir günah işlemedim. Onun için Allah’tan çok utanıyorum ve korkuyorum. Beni bu günaha sürükleyen fakirliğimdir, dedi. Kifl, duyduklarına çok şaşırmıştı. O kaskatı kalbi bir anda yumuşayıverdi. İçini pişmanlık duyguları sarmıştı. O sırada ağzından şu ifadeler döküldü:
- Sen fakirliğin sebebiyle mecbur kaldığın bir günah işliyor ve bundan dolayı ağlıyorsun. Halbuki Allah bana bu kadar servet vermişken, ben günah işlemekten çekinmiyorum. Ben, Allah’tan utanmaya ve korkmaya senden daha layığım.
Kifl, pişmanlık hisleri içinde, yapacağı kötü işten vazgeçti. Kalbine apayrı bir huzur ve mutluluk geldi. Kadına bir miktar para verip onu gönderdi. Kadıncağız, sevinç ve kendisini harama girmekten koruyan Rabb’ine şükür içinde evine döndü.
Kifl, artık eski Kifl değildi. O güne kadar yapmış olduğu bütün günahlar için tevbe ediyordu. O gün sabaha kadar Rabb’ine dua dua yalvardı ve affını diledi. O gece Kifl’in ecel vaktiydi. O hal üzere ruhunu Rahman’a teslim eyledi.
Sabah olmuştu. Kifl’in evinden çıkmadığını gören yakınları kapıyı açtıklarında Kifl’i ölü olarak buldular. Bu sırada kapısında herkesin okuyabileceği şekilde şöyle bir yazı vardı: “Allah, Kifl’in günahlarını affetti.”
Halk, bu duruma şaşırdı kaldı. Allah, Kifl’in affedilmesine sebep olan bu olayı, o dönemin peygamberine vahiy yoluyla bildirdi. Böylece herkesin şaşkınlığı gitti ve insanlar bundan büyük bir ders aldılar.
HİKAYE BİZE NE ANLATIYOR
Tevbe kapısı her zaman ve her kişi için açıktır. Bir kimse ne kadar günahkâr bir kul olursa olsun büyük bir pişmanlık ve samimiyetle tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder ve onu bağışlar.
Allah, kendi rızası istikametinde bir hayat yaşamaya gayret eden kullarını sever. Rahmetinin gereği olarak bazen kulları günaha gireceği an onları değişik vesilelerle korur. O yüzden kula düşen Rabb’iyle arasındaki bağı devamlı surette güçlü tutmasıdır.
besmele
Vakti zamanında iyi yürekli bir müslüman kadın ile kötü yürekli,inançsız bir kocası varmış.Kadın her işine besmele ile başlar,besmele ile bitirirmiş.Kocası ise bunu saçma bulur,sürekli kadıncağızı azarlar,döver ve hakaretler yağdırırmış.
Zavallı kadın kocasına saygısızlık etmek istemediğinden ses çıkartamaz,her namazından sonra Allah’a;”Ey yüce yaradan!Şüphasiz sen herşeyi gören ve duyansın.Senin rızan için namaz kılar,senin rızan için dua ederiz.Rabbim,sen kocama doğru yolu göster.Onu şeytanın pençesinden koru Allah’ım.”diye dua edermiş.
Bir gün kocası onun bu duasını duymuş.Ve çok sinirlenmi.Eşine bir ders vermesi gerektiğini düşünmüş.Ve karısın yanına çağırıp ona bir kese altın vermiş.”Bu altınları al ve güvenli bir yere sakla.Ben gerektiği zaman senden alacağım.”demiş.
Kadın keseyi almış ve ”Bismillahirrahmanirrahim” diyerek saklamış.Bu sırada kocası onu izleyerek kesenin yerini öğrenmiş.Ve kadın gider gitmez keseyi almış,içindeki altınları boşaltarak keseyi de kuyuya atmış.
Aradan bir gün geçtikten sonra kadını çağırarak keseyi getirmesini istemiş.Kadın keseyi sakladığı yere gelerek besmele çekmiş.Tam Elini daldıracakken Allah meleklerini görevlendirmiş.Melekler keseyi kuyudan çıkarmış,içini altın ile doldurarak yerine bırakmış.Kadın keseyi alarak eşine getirmiş.Fakat kesenin neden ıslak olduğunu anlayamamış.Kocası önce çok şaşırmış.Daha sonra eşinin ettiği duaları anımsamış.Gözleri dolu dolu karısına dönerek”Benim iyi yürekli eşim.Önce Allah,sonra sen beni affet!Ben şeytanın oyunlarına boyun eğdim.Seni kırdım,üzdüm ve canını yaktım.Affet beni.Ve tövbe!Binlerce kez tövbe.Artık Rabbimden başkasına inanmam,ondan başkasına kulluk etmem.” diyerek karısından özür dilemiş.Ve karısı onu affederek Allah’a şükretmiş.Her namazı eşiyle kılarak birlikte dua ediyorlarmış.
Ve artık namazlarından sonra ”Ey Rabbim.Bir defa daha şahit ourum ki sen en büyük ve en yüce olansın.Sana çok şükür Rabbim…”diyormuş.
DUA
ben liseye gidiordum,ve sınıfta kalacağım kesin gibi birşeydi ben her gece allahıma dua etim tabi tek dua deil yardım vb. bunlarla birlikte ders çalışıyodum ama ne kadar çalışsamda ötü not alıyodum okulun sonlarına gelmiştik artık gene her gece gibi yatmadan önce dua mı ettim ve yatım gece rüyamda biz kuzen gille gitmişiz o sınıfta kalıyo ben taktirle geçiyodum ve bu rüya gerçekleşti bende nasıl olduğunu anlanlamadım ben taktir aldım o sınfta kaldı ama ben kuzene gitmedim o biz geldi
not:bu hikaye tamamen yaşanmış ve gerçektir
EYVALLAH!
Kabadayının biri çirkef hayatından sıkılır ve gönül huzuruna ermek için bir dergaha gitmeye karar verir.O zaman da adı duyulan Eyvallah Babanın tekkesine varır .Eyvallah Baba tekkesine giren herkezin başına takke ,eline tesbih ,diline eyvallah zikri verirmiş.Bizim kabadayıda oturmuş eyvallah babanın önüne .
Eyvallah baba bizim kabadyının da başına takke,eline tesbih ,diline eyvallah zikiri vermiş.
Rahatlayarak tekkeden çıkan kabadayı birde ne görsün; Kapının önünde kabadayının biri ,başka bir kabadayıyı bıçaklamakta.Bizim ki yardıma koşuyum derken bıçaklayan bırakıp kaçar. Tam bıçağı çıkarırken yeniçeriler gelir ve elinde bıçakla bizimkini görürler,
-”sen mi bıçakladın?” sorusuna cevabı
-”eyvallah”der
bizimle kadıya yürü”derler
-”eyvallah”der
Kadının huzuruna varılır.Kadı ne soru sorsa cevap hep “eyvallah”dır
-”zindana gidiyorsun” denir
-”eyvallah”der
karar verilmiştir idam edileceği söylenir
Kabadayı:
-”eyvallah”der
tam idama götürülüp dar ağacına asılcakken gerçek katil ortaya çıkar her şeyi anlatır.
Kabadayıya artık serbest olduğu söylenir
cevap yine “eyvallah”dır.
darağcından kurtulan kabadayı doğru Eyvallah Babanın yanına gider ,huzuruna çıkar ve;
-”işte tesbih ,işte külah,hadi bana eyvallah”der gider.
KURANDA BAĞZI AYETLER
96-ALAK: SÜRESİ (ilk inen ayet)
1 – Yaratan Rabbinin adıyla oku!
2 – O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.
3 – Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
4 – O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.
5 – İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
6 – Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.
7 – Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.
8 – Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.
9 – 10 – Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?
11 – Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,
12 – Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?
13 – Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,
14 – O adam, Allah’ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?
15 – 16 – Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.
17 – O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
18 – Biz de Zebanileri çağıracağız
36-YASİN: (dünya yapılmadan 1000 sene önce olan süre)
1 – Yâsîn.
2-3 – Ey Muhammed! Hikmetli Kur’ân’a andolsun ki, sen risâlet görevi
4 – Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5-6 – Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah’ın indirdiği (Kur’ân) ile korkutasın.
7 – Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.
8 – Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.
9 – Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.
10 – Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
11 – Sen ancak Kur’ân’a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
12 – Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir “imam-ı mübin”de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
13 – Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.
14 – Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: “Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.” dediler.
15 – Onlar da: “Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” dediler.
16 – Peygamberler dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.”
17 – “Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.”
18 – Onlar dediler ki: “Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.”
19 – Peygamberler de şöyle cevap verdiler: “Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz.”
20 – O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: “Ey kavmim! Uyun o elçilere!”
21 – “Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir.”
22 – “Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O’na götürüleceksiniz.”
23 – “Hiç ben O’ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.”
24 – “Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.”
25 – “Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.”
26 – (Sonra ona) “haydi gir cennete!” denildi. O da dedi ki: “Ne olurdu kavmim bilseydi!”
27 – “Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.”
28 – Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
29 – Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
30 – Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
31 – Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
32 – Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
33 – Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
34 – Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
35 – (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
36 – Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ın şanı ne yücedir.
37 – Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
38 – Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.
39 – Ay’a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
40 – Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
41 – Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
42 – Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
43 – Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
44 – Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
45 – Durum böyle iken onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin” denildiği zaman,
46 – Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
47 – Onlara: “Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın” dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: “Allah’ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?” dediler.
48 – Yine onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?” diyorlar.
49 – Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
50 – O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
51 – Sûr’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
52 – Onlar: “Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân’ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler” derler.
53 – Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
54 – Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
55 – Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.
56 – Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
57 – Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.
58 – (Onlara) Rahîm olan Rab’den “selâm” sözü vardır.
59 – Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.
60-61 – “Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?” (buyurulacak)
62 – Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
63 – İşte bu size vaad edilen cehennemdir.
64 – Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.
65 – Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.
66 – Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?
67 – Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.
68 – Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?
69 – Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da… O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.
70 – (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
71 – Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.
72 – Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.
73 – Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?
74 – Onlar, Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.
75 – Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.
76 – O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.
77 – İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?
78 – Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: “Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?” dedi.
79 – De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir.”
80 – Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O’dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.
81 – Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
82 – O’nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
83 – O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah’ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz.
47- MUHAMMED: SÜRESİ
1 – İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır.
2 – İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed’e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
3 – Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları ve iman edenlerin de Rablerinden gelen gerçeğe tâbi olmalarından dolayı böyledir. İşte böylece Allah insanlara kendi misallerini anlatır.
4 – Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah’ın emri budur. Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.
5 – Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir.
6 – Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
7 – Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit tutar.
8 – İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.
9 – Bu onların, Allah’ın indirdiklerini beğenmediklerinden dolayıdır. Allah da bunun için onların amellerini boşa çıkarmıştır.
10 – Onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onların üzerlerine helak yağdırmıştır. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.
11 – Bu böyledir. Çünkü Allah iman edenlerin yardımcısıdır. İnkâr edenlerin ise yardımcısı yoktur.
12 – Şüphesiz ki, Allah iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenler ise dünyada zevk edip geçinirler. Hayvanların yediği gibi yerler. Onların varacakları yer ateştir.
13 – Ey Muhammed! Seni yurdundan çıkaran şehirden daha kuvvetli olan nice şehirler vardı ki biz onları helâk ettik de onlara yardım eden çıkmadı.
14 – Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu?
15 – Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?
16 – Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yanından çıktıkları zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: “O demin ne söyledi?” diye sorarlar. İşte onlar Allah’ın kalplerini mühürlediği kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.
17 – Doğru yola girenlere gelince, Allah onların hidayetlerini artırmış ve onlara kötülükten sakınma çarelerini ilham etmiştir.
18 – Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?
19 – Ey Muhammed! Bil ki, Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah’tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.
20 – İman edenler: “Keşke cihad hakkında bir sûre indirilse.” derlerdi. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de, içerisinde savaş zikredilince kalplerinde hastalık olanların ölüm korkusuyla baygınlık geçiren bir kimsenin bakışı gibi sana baktığını görürsün. Oysa onlar için ölüm yaşamaktan daha uygundur.
21 – Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah’ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
22 – Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi?
23 – İşte onlar, Allah’ın lanetlediği, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kimselerdir.
24 – Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?
25 – Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.
26 – Çünkü onlar Allah’ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: “Bazı işlerde biz size itaat edeceğiz.” demişlerdi. Oysa Allah onların gizlediklerini biliyordu.
27 – Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak?
28 – Bu onların Allah’ı gazablandıran şeylere uymaları ve O’nun rızasına sebep olacak şeyleri beğenmemelerinden dolayıdır. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.
29 – Yoksa kalplerinde hastalık olanlar Allah kendilerinin kinlerini hiç ortaya çıkarmaz mı sandılar?
30 – Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
31 – Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.
32 – Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenler Allah’a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.
33 – Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.
34 – Şüphesiz ki, inkâr edip, Allah yolundan saptıran, sonra da kâfir olarak ölenlere gelince Allah onları asla bağışlamayacaktır.
35 – Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
36 – Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.
37 – Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
38 – İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk’tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.
114-NAS: SÜRESİ
1 – De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
2 – İnsanların hükümdârına,
3 – İnsanların ilâhına,
4 – O sinsi vesvesecinin şerrinden.
5 – O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
6 – Gerek cinlerden, gerek insanlardan.
Theme by flashcast.
Dünya ve Ahiret
Dünya ve ahirete kıymeti kadar önem verin
Cenab-ı Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de bize talim buyurduğu, "Rabb'imiz, bize dünyada da ahirette de hasene ihsan eyle!" (Bakara, 2/201) duası umumi bir yakarıştır.
Bu şekilde hem dünyanın hem de ahiretin güzelliklerini isteyenler Allah'ın lütf u keremiyle niyet ve gayretlerinin semeresini hem dünyada hem de ahirette göreceklerdir. Dolayısıyla insan sadece dünyasını değil, aynı zamanda ahiretini, hatta dünyanın fani ve geçiciliği, ahiretin ise ebedî ve sonsuzluğunu nazar-ı itibara alarak, dünyanın çok çok ötesinde ahiretini düşünmelidir. Evet, o, her iki âlemin de güzelliklerini istemeli, dünyasını imar ederken ahiretini berbat etmemelidir. Nitekim Kur'an-ı Kerim, sadece dünya peşinde koşanların, "Rabb'imiz, bize vereceğini bu dünyada ver!" şeklinde talepte bulunduklarını zikreder ve "Böyle diyenin ahiretten nasibi yoktur." (Bakara, 2/200) diyerek, sadece dünya hayatı için talepte bulunanların elemli âkıbetine dikkatleri çeker.
Böyleleri Cenab-ı Allah'ın vermiş olduğu nimetleri, "Bütün zevklerinizi dünya hayatında kullanıp tükettiniz, onlarla safa sürdünüz." (Ahkaf, 46/20) fehvasınca yemiş bitirmiş olurlar. Bu durum ulvî gayeler için yaratılmış bir insan için başka değil sadece bir sukûttur (düşüştür). Kendi seviyesinin altına düşmektir. Çünkü sadece dünyasını düşünüp, hayatını yeme ve içmeye bağlamak insan dışındaki mahlûkatın yapacağı şeydir.
Bir kere daha ifade edecek olursak, insan Allah'ın (celle celâlühü) kendisi hakkında takdir ettiğine razı olmalı, Allah'tan hakkında hep hayırlısını dilemeli, her zaman, "Allah'ım, hakkımda hayırlı olanı ihsan eyle. Eğer Senin bana ihsan edeceğin daha başka nimetler benim baştan çıkmama sebebiyet verecekse ben onları istemiyorum. Kût-u lâ yemûtla, ölmeyecek kadar bir rızıkla yaşamaya razıyım. Ben Senden sadece Seni istiyorum. Bana Seni gerek Seni." demelidir.
"Allah'ım! Arkadaşlarımıza Bol Bol İhsan Eyle!"
Bundan dolayı insan başta Allah Resûlü olmak üzere infak kahramanı diye vasıflandırabileceğimiz insanların hayatına bakarak kendini çokça test etmelidir. Mesela servet geldiği gibi, o insanın kalbinde-gönlünde hiçbir iz bırakmadan Allah yoluna gidiyor mu, ona bakmalıdır. Az iken verebiliyorsa, yani bir ceketi, bir paltosu varken çıkarıp onları verebiliyorsa, böyle birisi arabası olduğunda Allah'ın izniyle onu da verebilir. Yine böyle birisi, "Bana her gün bir milyon dolar gelse, gelse de ben o dolarlarla dünyanın değişik yerlerinde şu kadar eğitim yuvası açsam; oralarda vazife yapan eğitim gönüllülerinin alamadıkları burslarını yetiştirsem, hatta o bahadırların yaptıkları bu civanmertlikler karşısında beş bursunu birden peşin versem." diye düşünür. İşte insan böyle düşünebiliyor ve kendine uyguladığı testlerden Hakk'ın inayetiyle geçtiğine inanıyorsa onun için servet –inşaallah– tehlikeli olmaz. Bu ölçüde bir niyet enginliği ve kalb safveti içinde bulunanların kasalarına keşke hep servet akıp dursa. Fakir, büyük çoğunluğu itibarıyla arkadaşlarımızın işte bu seviyede üstün karakterli, civanmert ve semahat ehli insanlar olduklarını düşünüyor; onlar için Cenab-ı Hakk'a çokça dua ediyor ve "Allah'ım, o arkadaşlarımıza bol bol ihsan eyle. Zira onlar Senin lütuflarını dünyanın dört bir yanına i'la-yı kelimetullah için saçıyorlar." diyorum.
Fakat insan Erzurumluların ifadesiyle gırgıtsa, hep cimrice davranıyor, kendi rahatını milletinin ve mü'minlerin rahatının önünde tutuyor, insanların hakkını nazar-ı itibara almıyor, din-i mübin-i İslam'ı düşünmüyor ve bir türlü iç dünyasında bu olumsuz duyguları aşamıyorsa böyle bir insan Allah'tan mal-mülk, servet u sâmân istememelidir. Yürekli davranmalı, kendinden emin olmadığını kabul etmeli ve "Allah'ım bana vereceğin ihsanlar, onların getirdiği rahat beni Senden uzaklaştıracaksa istemem onları. Bu zamana kadar benimle Senin arana girenleri de al." diyebilmelidir. Çünkü kulluk bu ölçüde bir samimiyet ve sadakat ister.
Burada konuyla alâkalı yönleriyle Üstad Bediüzzaman Hazretleri'nden ve onun acz u fakr yaklaşımından da bahsetmek icab eder. Üstad Hazretleri, ilim ve dinin izzetini muhafaza etme, iman hizmetine halel getirmeme düşüncesiyle hep istiğna ruhuyla hareket etmiş ve çok fakirane bir hayat yaşamayı tercih etmiştir. Eşref Edip merhum onun bu halini Tarihçe-i Hayat'ta, "Kendisi bir çanak çorba, bir bardak su, bir lokma ekmekle teğaddî eder. Elbisesi pek basit ve fakiranedir. Temizliğe fevkalâde itina eder. Mâmelek namına dünyada hiçbir şeyi yok. Kendi için yaşamaz, cem'iyet için yaşar." ifadeleriyle anlatır.
Onun cemiyet ve insanlık için fedakârlık ufkunu anlama adına fikir verecek bir hatırayı Vehbi Vakkasoğlu Bey'den dinlemiştim. Kendisi Necip Fazıl merhumu ziyarete gittiğinde ona Zübeyr abiden işittiği bir hatırayı naklediyor. Büyük Doğu dergisinin sıkıntılar yaşadığı, bir yayınlanıp bir yayınlanmadığı dönemlerden birinde yine parasızlıktan dolayı dergi basılamayacak gibi oluyor. Bu mevkûte o zaman için çok önemli bir misyon ifade ettiğinden Üstad Hazretleri ona İslam'ın sesi ve soluğu olarak bakıyor.
İşte Büyük Doğu'nun parasızlıktan dolayı basılamayacak olması Üstad Hazretleri'ne çok dokunuyor ve Zübeyir ağabeyi çağırıp ona, "Zübeyir, Doğu çıkmayacakmış, mutlaka bir şey yapmamız lazım." diyor. Zübeyir ağabey de, "Üstadım, neyimiz var ki bir şey yapalım?" diye cevap veriyor. Bunun üzerine Üstad Hazretleri "Benim, kışın üzerime aldığım eski, yamalı bir yorganım vardı. Belki birisi bir değer atfeder de onu satın alır. Siz de elinize geçeni Doğu'ya gönderirsiniz." diyor. İşte Hazreti Üstad o yorganı sattırıp bedelini dergiye gönderiyor. Vehbi Vakkasoğlu Beyefendi, "Bunu Üstad Necip Fazıl'a anlattığımda yüzünü pencereye çevirdi ve hıçkıra hıçkıra ağladı." demişti.1 - Kur'an-ı Kerim bizden ne ahireti ne de dünyayı tamamen terk etmemizi ister. Fakat her birine kadrü kıymetine göre önem vermemizi tavsiye eder.2 - Sahip olduklarını kalp safveti ve niyet enginliğiyle Allah yolunda sarf edebilen insanlar için mal, onlara cennetteki yüce dereceleri kazandıran bir çift kanat gibidir.3 - Üstad Hazretleri her şeyini din yolunda feda etmişti. O kadar ki sahip olduğu bir tek yamalı yorganını bile ihtiyaç durumunda satıp Allah yolunda parasını tasadduk etmişti.
Theme by flashcast.
Gazeteler
Theme by flashcast.
Hayvan Severler
Çapkın
egitimlidir herkezin sözünü dinler ısırma huyu yoktur çok sevecendir ( ben universitede okuyorum zonguldakta normalde ailem istanbulda oturuyo annemda babamda calışıyo o yuzden pek ilgilenemiyoruz bu aralar ama 1 ay sonra okulum bitiyo tekrar eski guzel gunlerimize kavuşcaz
denizden çok korkuyo denize gittigimde çapkınıda yanıma alıyorum kucagıma alıp suya bırakıyorum sudan bi çıktı sirkelendi ve günüşlenen insanlar bir an şaşırdı
BARINAKLAR HAKKINDA
Üsküdar Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Veterinerlik Hizmetleri Birimi hem halk sağlığını korumada hem de çevre sağlığının temininde bilinçli bir şekilde hayvan sevgisini inşa etmek ve sahipsiz hayvanları sahiplendirmek için online sahiplendirme hizmetine başlamıştır.
Ümraniye ilçesi Hekimbaşı mevkiinde bulunan hayvan barınağı 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuatlar çerçevesinde Üsküdar ilçesi dahilinde usulüne uygun toplanan sahipsiz hayvanların aşılanması, kısırlaştırılması ve sahiplendirilmesi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir.
Hayvan barınağı,gönüllü hayvan dostları, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde olup, burada 1 veteriner hekim, 1 veteriner teknikeri ve 6 bakım elemanı görev yapmaktadır.
Siz de bu hayvanları sahiplenerek onları sıcak bir yuvaya kavuşturabilirsiniz.
01.07.2004 Tarih ve 25509 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu
MADDE 6 - Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında öldürülmeleri yasaktır. Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.
12.05.2006 Tarih ve 26166 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği
MADDE 7 - (1) Belediyeler;
a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla,
b) Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Ek-2 deki Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,
ç) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla,
e) Geçici bakımevlerinde kaldıkları süre içerisinde; kanunî istisnalar ile bulaşıcı, tedavi edilemez veya tedavi sonrası iyileşme ihtimali olmayan bir hastalığa sahip olduğuna, alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığını önlenemez derecede tehdit edeceğine geçici bakımevi veteriner hekimince karar verilerek rapor tutulan hayvanların en az acı veren ve en hızlı şekilde ölümünü sağlayan yöntemlerle öldürülmesiyle,
f) Geçici bakımevlerinden kedi ve köpek almak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar için Ek-4 deki Sahipsiz Hayvan Edinme Formunu doldurmak, geçici bakımevi sorumlusu ya da sorumlu veteriner hekimin de onayı ile sorumlu veteriner hekimce düzenlenen sağlık karnesini vererek sahiplendirme yapılmasıyla,
i) Ev ve süs hayvanını bulunduran hayvan sahiplerinin, ölümü ya da hayvanına bakamayacak şekilde hastalanması durumunda; hayvan sahiplerinin yakınları tarafından gerekçelerinin belediyeye bildirilmesi halinde, belediye görevlilerince hayvanları geçici bakımevlerine göndermek ya da sahiplendirmekle, ilgili hususlarda gerekli tedbirleri alır.
Sokak Hayvanlarının Rehabilitasyonu...
Sokak köpekleri, köpek toplama ekiplerimiz tarafından usulüne uygun uyutulur ve rehabilite edilmek üzere araçla Üsküdar Sokak Hayvanlarını Barındırma ve Rehabilitasyon Merkezi'ne götürülür.
Gerekli kontrol yapıldıktan sonra kısırlaştırma yapılması için anesteziye alınır ve ameliyat odasına taşınır.
Veteriner hekim tarafından ameliyatı yapılarak kısırlaştırılırken, veteriner teknikeri tarafından da kuduz aşısı yapılıp, kulak küpesi takılarak gerekli kayıtlar yapılır.
Ameliyatı biten hayvan müşahade odasına alınarak, belli bir iyileşme süreci sonunda ilgili yasa ve yönetmelik doğrultusunda alındığı yere geri bırakılır
----------------------------------------------------------------------------------------------------Köpek beslemek çocukları alerjiden koruyor (http://www.forumneuro.com/saglik/363299-kopek-beslemek-cocuklari-alerjiden-koruyor.html)sitesinden )alıntı bir yazıdır.
Çocukların köpek yavrularıyla birlikte büyümesi sanıldığının aksine zararlı değil, bağışıklık sistemini geliştiren bir durum. Köpek yavrusuyla birlikte büyümenin bağışıklık sistemini astım, egzama gibi alerjik hastalıklara karşı koruduğu belirlendi...
PARİS - Bir köpek sahibi olmanın çocuğu doğru türde kirlerle zamanında tanıştırdığını belirten araştırmacılar, bağışıklık sisteminin gelişmesi için çocuğun erken yaşlarda köpekle birlikte yaşamaya başlamasının önemli olduğuna dikkat çekiyor.
Köpek beslenen evdeki küçük çocukların solunum yolları alerjisine yakalanma riskinin diğer çocuklara göre az olabileceği belirlendi. Alman araştırmacılar, yaklaşık 9 bin çocuğu doğumlarından 6 yaşına kadar izledi. Çocukların ebeveynlerine köpeklerle temasları hakkında ayrıntılı sorular yönelten araştırmacılar, “alerjik duyarlılığı” gösteren antikor seviyesini saptamak üzere kan örneği aldı.
Küçük yaşta evde köpek beslemek ile “özellikle köpek tüylerine duyarlılık göstermek” arasında bağlantı olmadığını belirten araştırmacılar, bununla birlikte evde köpeğin olması ile daha düşük seviyede polen ve solunumla ilgili duyarlılık gösterme arasında ilişki olduğunu söylediler.
Bu koruyucu etkinin, evinde köpek beslenmeyen, ancak köpeklerle düzenli olarak temasta bulunan çocuklarda görülmediği kaydedildi.
Araştırmacılar, evde köpek beslemek ya da düzenli olarak temasta bulunmayla astım, egzama ve alerjik rinit gibi hastalıkların gelişmesi ya da semptomları arasında da bağlantı bulamadı.
EVE KÖPEK ALIN TAVSİYESİ İÇİN ÇOK ERKEN
Bununla birlikte araştırmacılar, ebeveynlere “Eve köpek alın” tavsiyesinde bulunmak için çok erken olduğunu, araştırmadan henüz böyle bir sonuç çıkarılamayacağını vurguladı.
Araştırmacılardan Joachim Heinrich, alerjiden koruma etkisinin dolaylı olabileceğini, köpeklerin dışarıdan tüyleri yoluyla taşıdığı çok sayıda bulaşıcı ajana erken maruz kalmanın bağışıklık sisteminin olgunlaşmasını sağlayabileceğini söyledi.
Bilim adamları, bu yararlı etkinin uzun dönemde de geçerli olup olmadığını görmek için araştırmaya katılan çocukların 10 yaşına gelmesini bekleyecek.
Yıllardır küçük yaşlardan itibaren köpek ya da kedi gibi evcil, tüylü hayvanların alerjiye karşı yararlı etkisi olup olmadığı sorusu sık sık gündeme geliyor, ancak araştırmalar bu soruya henüz kesin bir yanıt veremiyor.
Nisan ayı başında evimize gelen 2 kardeşe bugün bir yavru daha geldi.))İnanılmazlar.Bizi tanıyorlar, yemek saati konuşuyorlar ve dans ediyorlar.
Besleme harici muhatap olmamaya çalışyoruz ama bizi çok benimsemişler.
Pençeleri güçlendi ama henüz gagaları zayıf. Ortadaki bugün ailemize katılan yavru.
Yuvadan uçacak duruma geldiklerinde ne yapacağız bakalım.
--
Bu maili Eskisehir Hayvan Barinaklari mail grubuna uye oldugunuz icin aldiniz.
Gruba mail gondermek icin eskisehirbarinak@googlegroups.com adresine mail atiniz.
Gruptan ayrilmak icin eskisehirbarinak+unsubscribe@googlegroups.com
Web Sitemiz: www.aytentutkun.com
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sevgili Arkadaslar,
DOHAYKO Izmir Temsilcimiz Sule Baylan'dan gelen maildeki gazete haberlerini lutfen dikkatle okuyun.
Masum' adlı Kangal cinsi kopege tecavuz etmekle suclanan kisi icin ‘Mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık ve hayasızca haraket’ suçlarından 9 yıl kadar hapis cezası istemiyle dava acildi. Bu davanın emsal olacağını belirten, Ankara Barosu tarafından durusmayı takip etmekle gorevlendirilen Ankara
Barosu Hayvan Haklari Komisyonu üyesi Avukat Kumru Kilicoglu da Ankara'dan gelerek davaya katildi.
Detayli bilgiler asagidaki gazete haberlerinde var.
Hayvan haklarinda mutlaka HUKUK yoluna gitmeliyiz. Cunku biz IKI HAK ARASINDA ADALET istiyoruz.
Selam ve sevgiler
Nesrin
HAYTAP/ DOHAYKO
KÖPEĞE TECAVÜZE 3 YIL İSTENDİ
13 Nisan 2010 Salı
Turan GÜLTEKİN/İZMİR, (DHA)
İZMİR'in Güzelbahçe İlçesi'nde, avukat Senem Avcı'ya ait 'Masum' adlı kangal cinsi köpeği üç gün alıkoyarak tecavüz eden M.A. hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
Avukat Senem Avcı'nın olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurması üzerine dosyayı inceleyen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Atilla Erdem, hazırladığı iddianamede M.A.'nın, Masum adlı kangal cinsi köpeği gece bağlı bulunduğu bahçeden kaçırarak üç gün boyunca metruk bir binada tecavüz ettiğini, Masum'un bu olayın ardından karnındaki yavrularını kaybettiğini, bir kısım iç organlarını da kaybettiğini söyledi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Atilla Erdem, M.A.'nın işlediği suçtan dolayı TCK uyarınca 'Konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar ve hırsızlık' suçlarından yargılanarak 4 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.
Hayvan Hakları Yasası uyarınca köpeğe tecavüz etmenin idari para cezası olduğunu ve 300 TL para cezası verildiğini söyleyen Masum'un sahibi Avukat Senem Avcı, "M.A.'nın tedavi edilmesini istiyorum. Bu kişinin ciddi bir tedaviye ihtiyacı var. Cumhuriyet Savcısı, Masum'u bizim malımız olarak saydığı için hırsızlık suçundan cezalandırılmasını istedi. Bu kişi en azından hapis cezası alacak" diye konuştu.
İzmir'in Güzelbahçe İlçesi'nde yaklaşık 1.5 ay önce meydana gelen olayda köpeği Masum'u kaybeden Avukat Senem Avcı köpeğini terkedilmiş bir binada bulmuş, üç gün boyunca M.A. tarafından tecavüzüne uğradığı iddia edilen Masum adlı kangal cinsi köpeğin karnında bulunan üç yavrusu ölmüş ardından diğer altı yavrusu da ameliyatla alınmıştıLifeBursa.com
izmir'de hayvan hakları savunucuları davanın görüldüğü İzmir Adliyesi'nde buluştu.
İzmir'in Güzelbahçe İlçes'nde avukat Senem Avcı'ya ait 'Masum' adlı Kangal cinsi köpeği boş bir binaya kapatıp 3 gün süreyle tecavüz ettiği ileri sürülen M.A. adlı kişinin, 'mala zarar vermek' suçlamasıyla yargılanmasına İzmir 24'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde başladı. Davanın ilk duruşmasına hayvan hakları savunucuları e akutalradan oluşan 30 kişilik grup geldi.
'Masum' adlı Kangal cinsi köpeğe tecavüz etmekle suçlanan M.A.'nın, 'Mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık ve hayasızca haraket' suçlarından 9 yıl kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılandığı davanın bugünkü duruşma öncesi, hayvan hakları savunucuları ve avukatlardan oluşan yaklaşık 30 kişilik grup, İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Bu davanın emsal olacağını belirten, Ankara Barosu tarafından duruşmayı takip etmekle görevlendirilen Ankara Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Kumru Kılıçoğlu, Türkiye'de çok sayıda hayvanın açlık, işkence, tecavüz ile karşı karşıya kaldığını söyledi.
5 bin 199 sayılı Hayvan Hakları Yasası'nın uygulanmadığını belirten Kılıçoğlu, 'Çıkarılmış olan bir kanunun uygulanmamasına karşı tepki gösteriyoruz. Yasanın bir an önce değiştirilmesi ve hayvanlara karşı işlenen suçların cezalarının arttırılması gerekiyor. İnsana yapılamayan şeylerin hayvanlara da yapılamamasını istiyoruz. Keşke bu dava, 'mala zarar vermekten' açılmasaydı. Ancak kanunda bunun karşılığı yok. Türk Ceza Yasası'nda gebelik bir kadının yaralanması olayında ağırlaştırıcı unsur olarak görülürken Hayvan Hakları Yasası'nda bu tür bir ceza yok. 'Masum', sahipsiz bir köpek olsaydı tecavüz eden kişi 300 TL gibi komik ceza ile kurtulacaktı' dedi.
İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Aydın Özcan, komisyonun kısa süre önce kurulduğunu vurgularken, '5199 Sayılı Hayvan Hakları Yasası'nın değiştirilmesi için İzmirli bütün hayvansever ve hayvan hakları koruyucuları ile birlikte hareket edeceğiz' dedi.
İzmir Veteriner Hekimler Odası Başkanı Serdar Aktop, 5199 Sayılı Yasa'nın çok yetersiz bir yasa olduğunu, kapsamlı bir değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. 'Masum'un sahibi Avukat Senem Avcı ise olayın başlangıcından bu yana köpeğinin bir canlı olduğu üzerinde durduklarını, ancak davanın 'mala zarar vermek' suçundan açıldığını, hukuki mücadeleye sonuna kadar devam edeceklerini söyledi.
İzmir 24'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Masum' adlı Kangal cinsi köpeğe tecavüz edilmesiyle ilgili bugün başlayan ve sanık M.A.'nın 9 yıla kadar hapsinin istendiği davanın duruşma yoğunluk nedeniyle öğleden sonraya kaldı.
Köpeğe tecavüz davası
İZMİR'in Güzelbahçe İlçes'nde avukat Senem Avcı'ya ait ‘Masum’ adlı Kangal cinsi köpeği boş bir binaya kapatıp 3 gün süreyle tecavüz ettiği ileri sürülen M.A. adlı kişinin, ‘mala zarar vermek’ suçlamasıyla yargılanmasına İzmir 24'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde başladı. Davanın ilk duruşmasına hayvan hakları savunucuları e akutalradan oluşan 30 kişilik grup geldi.
‘Masum' adlı Kangal cinsi köpeğe tecavüz etmekle suçlanan M.A.’nın, ‘Mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık ve hayasızca haraket’ suçlarından 9 yıl kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılandığı davanın bugünkü duruşma öncesi, hayvan hakları savunucuları ve avukatlardan oluşan yaklaşık 30 kişilik grup, İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Bu davanın emsal olacağını belirten, Ankara Barosu tarafından duruşmayı takip etmekle görevlendirilen Ankara
Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Kumru Kılıçoğlu, Türkiye'de çok sayıda hayvanın açlık, işkence, tecavüz ile karşı karşıya kaldığını söyledi.
5 bin 199 sayılı Hayvan Hakları Yasası'nın uygulanmadığını belirten Kılıçoğlu, “Çıkarılmış olan bir kanunun uygulanmamasına karşı tepki gösteriyoruz. Yasanın bir an önce değiştirilmesi ve hayvanlara karşı işlenen suçların cezalarının arttırılması gerekiyor. İnsana yapılamayan şeylerin hayvanlara da yapılamamasını istiyoruz. Keşke bu dava, ‘mala zarar vermekten' açılmasaydı. Ancak kanunda bunun karşılığı yok. Türk Ceza Yasası'nda gebelik bir kadının yaralanması olayında ağırlaştırıcı unsur olarak görülürken Hayvan Hakları Yasası'nda bu tür bir ceza yok. ‘Masum', sahipsiz bir köpek olsaydı tecavüz eden kişi 300 TL gibi komik ceza ile kurtulacaktı” dedi.
İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu üyesi Avukat Aydın Özcan, komisyonun kısa süre önce kurulduğunu vurgularken, “5199 Sayılı Hayvan Hakları Yasası'nın değiştirilmesi için İzmirli bütün hayvansever ve hayvan hakları koruyucuları ile birlikte hareket edeceğiz” dedi.
İzmir
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Serdar Aktop, 5199 Sayılı Yasa’nın çok yetersiz bir yasa olduğunu, kapsamlı bir değişiklik yapılması gerektiğini dile getirdi. ‘Masum'un sahibi Avukat Senem Avcı ise olayın başlangıcından bu yana köpeğinin bir canlı olduğu üzerinde durduklarını, ancak davanın ‘mala zarar vermek' suçundan açıldığını, hukuki mücadeleye sonuna kadar devam edeceklerini söyledi.
İzmir 24'üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde, ‘Masum' adlı Kangal cinsi köpeğe tecavüz edilmesiyle ilgili bugün başlayan ve sanık M.A.'nın 9 yıla kadar hapsinin istendiği davanın duruşma yoğunluk nedeniyle öğleden sonraya kaldı.
25 Mayıs 2010, Salı
Son Güncelleme 14:28
İZMİR - Avukat Senem Avcı’ya ait ‘Masum’ adlı kangal köpeği boş bir binaya kapatıp üç gün süreyle tecavüz ettiği ileri sürülen M.A.’nın yargılanmasına İzmir 24’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Davanın ilk duruşmasına hayvan hakları savunucuları ve avukatlarından oluşan 30 kişilik bir grup geldi. M.A. hakkında ‘Mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık ve hayâsızca hareket’ suçlarından dokuz yıla kadar hapis cezası isteniyor. M.A.’nın katılmadığı ilk duruşmada Avcı, sanığa en ağır cezanın verilmesini, ayrıca psikolojik tedavi görmesinin sağlanmasını istedi. Duruşma 29 Haziran’a ertelendi. (dha)
---------------------------------------------------------------------------------
{eskisehirbarinak} Karşıyaka Can Dostum Şenliği
Mavişehir’de Karşıyaka Belediyesi tarafından yeni yapılan Tay Parkı’nda gerçekleştirilecek şenlikte hayvan sevgisi ile yakından tanınan gazeteci Bekir Coşkun söyleşiye katılacak, sanatçılar Atilla Atasoy, Berkant, Selçuk Ural, Gökben, Yeşim ve Tülay Özer sokak hayvanları için konser verecek. Şenliğin İzmir ile birçok il ve ilçeden hayvan severleri bir araya getirmesi beklenmektedir. Can dostum şenliği
Program:
12 Haziran 2010 Cumartesi
Saat 11.30 : Etkinlik açılış töreni, evcil hayvanların korteji
Saat 14.30: Görev köpekleri gösterisi (Polis köpeği vb)
Saat 15.15: Söyleşi, Gazeteci -yazar Bekir Coşkun
Saat 16.00: Kedi güzellik yarışması (Evinde kedisi olan herkes bu yarışmaya katılabilir. Kayıtlar aynı yerde olacaktır)
Saat 17.30: Söyleşi –Prof. Dr. Orhan Kural
Saat 20.00: Örnekköy Hayvan Bakımevi yararına kokteyl
Saat 21.00: Konser: Atilla Atasoy, Berkant, Selçuk Ural, Gökben, Yeşim, Tülay Özer)13 Haziran 2010 Pazar
Saat 13.00: Köpek gösterileri
Saat 14.00: Anaokulu öğrencilerine yönelik “Hayvan Sevgisi” konulu resim yarışması
Saat 15.00: Köpek güzellik yarışması (Evinde köpeği olan herkes bu yarışmaya katılabilir. Çeşitli kategorilerde olacak yarışmanın kayıtları alanda yapılacaktır.)
Saat 18.00: “ Kürke hayır” defilesi. (Değerli modacı Ertan Kayıtken tarafından hazırlanmaktadır) -Etkinlik sahnesinde gün boyunca çocuk tiyatrosu, animasyon gösterileri yapılacaktır.
-Köpek sahiplendirme standı açılacak, barınaklardaki yavru köpekler ücretsiz sahiplendirilecektir.
-Tanıtım stantları (İki gün boyunca 11.00 ile 18.00 arasında gezilebilinir)
- Tay Parkı’nda yer alacak olan minik pony atlar ve evcil hayvanlar park alanında olacaktır.
Mavişehir Emlakbanak Süleyman Demirel Lisesi arkasındaki Tay Parkı’nda kafeterya bulunmaktadır, otopark sorunu yoktur.
Sokak hayvanlarının sahiplenilmesi için halkın bilgilendirilmesini ve bilinçlendirilmesini sağlamayı amaçladıklarını belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak “Belediyemizde halen 5 veteriner hekim çalışmakta, kısırlaştırma, aşılama gibi çalışmalar yapılmaktadır. Ancak yaşamımızın bir parçası olan hayvanlarımızın sokaklara terk edilmemesi için herkesin bilinçlenmesi gerekmektedir. Bu etkinliğimizin tüm kentlere örnek olmasını, sokak hayvanlarına yönelik bir ışık saçmasını diliyorum. Etkinliğimizin gerçekleşmesine katkı koyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Mavişehir Deniz Kent Restoran’da gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı, Karşıyaka Belediyesi Meclis Üyesi Serdar Aktop da konuşmasında bu tür etkinliklerin halkın bilgilenmesinde etkilerinden bahsederek “ Karşıyaka Belediye Başkanımız Cevat Durak’a bu güzel anlayışı için teşekkür ediyorum. Yaşamımızın bir parçası olan, hatta bizim gibi kentli olan sahipli-sahipsiz hayvanlara karşı toplumsal duyarlılığın arttırılması için bu tür etkinliklere her zaman ihtiyaç vardır“ dedi.
Can Dostum Şenliği Proje danışmanı, İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Dodurka’da konuşmasında hayvan sevgisinin önemini belirterek “ Teknoloji ve insan nüfusu arttıkça kendimizi yalnızlaştırıyoruz. Bu yalnızlığımızdan kurtulmak için doğaya açılmamız gerek. Gelişmiş tüm ülkelerde bu tür etkinlikler yapılarak insanların doğayla, hayvanlarla iç içe olması sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu çaba insanı mutlu kılmak, yalnızlığından kurtarmak içindir. Bilim, hayvan sevgisinin gücünü yeni yeni keşfetmektedir. Toplumsal huzura, insanın mutluluğuna katkı koyacak olan doğa ve hayvan sevgisini arttıracağına inandığım bu tür etkinliklerin ülkemizde diğer belediyelere de örnek olmasını diliyorum. “ dedi.
8 Aylık Golden Kızımıza Yeni Yuva-Ücretsiz, İstanbul
Notlar
8 AYLIK.AŞILARI TAM.ÇOK HAREKETLİ VE SEVİMLİ KIZIMIZA YENİ BİR AİLE ARIYORUZ.TERCİHİMİZ SÜREKLİ ONUNLA BİRLİKTE OLACAK KİŞİLERDİR.YANLIZ KALMAKTAN HOŞLANMIYOR.
Bu ilanımızı lütfen sonuna kadar okuyun, çünkü bu bir büyük mücadelenin hikayesidir. Bu bir sokak köpeği, onun için savaşan insanların hikayesidir. Ve bu köpek Mersin'de bir aile buldu, tek dileğimiz aranızdan birninin onu İstanbul'dan Mersin'e götürmeye aday olmanız, bu hikayede kilit kişi olmanızdır.
Kırık bir mavi küpe vardı kulağında... Küpesinin etrafında biraz kan, küpe numarası 0077 olan bir suçlu o. Yalnızca yaşamaya çalıştığı için,daha önce defalarca dövülmenin etkisiyle kendisine sopayla vuran insanoğlunu kendini korumak isteyip ısırdığı için, bir suçlu o. Isırılan kişinin elindeki sadece bir çizikten ibaretken, sadece bir köpek olduğu için doğuştan cezalı o....
Tekrar alındığı semt sınırlarına bırakılmayacaktı,ısırılan kişinin isteğine göre belki uyutulacak ya da ıssız bir yere bırakılacaktı, ' 0077' küpe numarası onu yaşadığı yerden koparmıştı ve en iyi ihtimal bir ormana atılıp yemek bulamayarak ölmekti artık. Onu besleyen aile belediye kendi köpeklerini alır korkusuyla onu görmeye gelemediler, evde dogo cinsi bir köpekleri var, riske atamayacaklarını söyleyip ondan vazgeçtiler....
Oysa aile evde yokken bile karın,yağmurun altında kapının önünden ayrılmaz, sırılsıklam olurdu. Onlar eve dönene kadar onları beklerdi, sokağın başında karşılardı arabalarını, onlara karşı sınırsız minnet ve sevgi doluydu...Belediye gelip alacak' dediler, 'yemek vermeyin uzaklaşsın,belki kurtulur' dediler,aç aç oturdu kapıda.İlk gün tabancayla atılan iğneye rağmen can havliyle kaçtı ekiplerden,ama ertesi gün üst üste atılan iğnelere dayanamadı.Bir kamyon kasasında gittiği kafeste açtı gözlerini.
Ama o mahallede biri Cate Homely lakablı arkadaşımız ondan vazgeçmedi! Barınağa gitti, onu terketmedi ve ona bir aile buldu. Bu aile Mersin'de ve şimdi 0077'yi oraya ulaştırmamız gerek!
İstanbul- Mersin arası ulaşıma aday olanlar için iletişim: finduilase@gmail.com
Cate Homely'nin verdiği bilgiye göre, pet nakil araçları 400 TL istemiş bulunuyorlar. Bu çok yüksek bir rakam geldiği için bir hayırsever aranıyor Neriman hanım
BURSA YILDIRIM CİVARINDA GOLDEN KOYU SARI 1 YAŞLARINDA ERKEK ÇOK OYUNCU EĞİTİM ALMIŞ VE MUHTEMELEN KAÇMIŞ YADA KAÇIRILIP SALINMIS BİR GOLDEN BULDUK FAKAT KOMŞULARIMIZIN ŞİKAYETİ ÜZERİNE YILDIRIM BARINAĞI GÖTÜRMÜŞ.MALESEF ALAMADIM SANIRIM ŞUAN BARINAKTA İLGİLENEN KAYBEDEN ARKADAŞLAR VARSA YILDIRIM BARINAĞINDAN BULABİLİRLER....
Theme by flashcast.
İsrail Boykot
İSRAİL BOYKOT
BOYCOTT ISRAEL
EY MÜSLÜMAN...!
DEĞERİNİ BİL... KENDİNİ KÜÇÜLTME... BENİM BOYKOT ETMEMLE NE OLUR DEME SAKIN HA..! UNUTMAKİ, YERYÜZÜNDEKİ MÜSLÜMANA SIKILAN MERMİLER, AŞAĞIDAKİ ALDIĞIN ÜRÜNLERİN GELİRİ İLE YAPILMAKTADIR...
Ve unutma ki; BUNUN HESABINI ÖBÜR ALEMDE VERECEKSİN.
Ve unutma ki; SIRA SANA DA GELEBİLİR...
Ve unutma ki; FARKLI MEKANDA YAŞADIĞIN İÇİN BU MERMİLER SANA SIKILMIYOR...!
Archive for the ‘Komik Sözler’ Category
Komik Sözler
Hakkımı aradım meşgul çıktı.
İşi olmayan giremez.İş ve İşçi Bulma Kurumu
Babama değerimi sordum; dünyalar kadar dedi. dünyanın değerini sordum; beş para etmez dedi.
Ne kadar sallarsan salla bacağa damlar son damla..
Sakla samanı inekler aç kalsın.
Sana yaza yaza yaz geldi, senin yanında olmak daha güzeldi.
Kadın HAKKI yoktur! cunku HAKKI erkek ismidir.
Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki Kadir İNANIR.
Yarasa çok faydalı bir hayvandır. Öyle olmasa YARAMASA derlerdi.
Bu erikSON, başka erik yok.
Ey dağları taşları yaratan rabbim. Herşeye bir güzellik ayrı bir tat, insanlara akıl, mantık, zeka dağıtırken bu yazıyı okuyan öküzü niye unuttun.
Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden? Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.
Koş Ali koş. Baban karneni gördü.
Bizi çekemediler, halat koptu cınım.
KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.
Love: aşk, Lavuk: aşık
Temel beyninden kurşun yemiş 3 gün sonra ölmüş. Neden: Kurşun Temel in beynini 3 gün sonra bulmuş.
Zamlar memurun stres topudur.
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.
Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.
Karım öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.
Aşk salakların yüzdügü bir havuzdur ama beni ittiler.
Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.
Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.
Hayat bir don gibidir, kısa ve pislenmiş.
En iyi patron ZAM yapandır.
Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep gec anlıyorsun.
Sen hayatım boyunca tanıdığım en iyi insansın. Sen benim kötü gün dostumsun. Seninle her yola gidilir. Sen benim için melekten ötesin. Seni dikip çoğaltmak lazım.
Hükümete Uyarı!..Krizini başıboş bırakırsan ya işçiye kaçar yada memura.
İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz” dediler, söyledik, EMNİYET’teyiz…
Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir!
Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.
Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.
İçmek problemlerini çözmese de, sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratir. Yeni yil iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..
Şu araba benim olsun. 5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.
Türküm, Doğruyum, Çalışkanım.Ben bu krizlere alışkınım.
Bir hortumcu Türkiye’ye bedeldir.
Vatandaş çok BONKÖR. Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü..
Artık her çocuk ZAMane çocuğu.
KERİZİ çok olan yerin, KRİZİ erken olur.
Ülkemdeki ZAMLAR, yağmur gibi DAMLAR.
Ekonomi kilitlendi. RESET’leyelim lütfen.
Zamlaya zamlaya kriz olur.
Eskiden zamPARA’ydım. Kriz geldi zamSEFİL oldum.
Türkiş şeytan üçgeni; Kriz, Develüasyon ve Zam.
Bir Derviş, bir yokmuş. Bize yine masal anlatılıyor galiba.
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç.
Çok endişelendim. Bügün zam yapılmadı. Acaba hükümetin başına birşeymi geldi?
TATİLDEYİZ. imza: Cezaevindeki hortumcular.
Oyunu doğru partiye ver. Sonra oooy anam oy deme.
Vatandaş öldü. Allah TAKSİTLERİNİ affetsin.
Dolar yine fırlamış. O ne fırlamdır siz bilemezsiniz.
Bütün umutlarım suya düştü.Ama boğulmadılar. Çünkü onlara yüzme öğretmiştim.
Dost kara ğünde KARANLIĞA KARIŞIR.
Yeter artık bu yediğin ericson olsun. Cemi gördün mü ? Hangi cem? Sivilcem böööööööööö
Babam sevdi annemi aldı,Mecnun sevdi Leyla’yı aldı,ben sevdim babayı aldım.
ALLAHIM!! Kendim için bir şey istemiyorum,Sadece anneme elma yanaklı, bal dudaklı, sütun bacaklı bir gelin nasip eyle…
İnsanların seni ezmesine izin verme; Ehliyet al, sen onları ez.
DELİ gibi sevdim, MANYAK gibi evlendim.
Tenyalar bağırsakta yaşar,bağırmasakta yaşar. böööööö
Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.
Kafanı çevirip durma! Aklından geçenleri okuyamıyorum.
Anlayana sivri sinek saz, anlmayana KIZILORDU ORKESTRASI az.
SUDAN UCUZ cep telefonu alıp, ATEŞ PAHASI faturalar ödüyoruz.
Sık sık Ameliyat olun, içiniz açılır.
Bu tüp bebek hatalı, hep GAZ kaçırıyor.
Kim vurduya gittim,birazdan gelicem.
Büyük jetona para verme, küçükten al besle büyüt.
Bilmemek ayıp değil, yeterki çaktırma.
Adam o kadar fakirmiş ki VİRAJI bile alamamış.
Sıfır alınca üzülme hayat zaten boş.
Tarihin hatalarindan biri surekli kendini tekrar etmesi.
Uğruna ölünecek birşey gösterin ilk önce ben öleyim.
Sonsuz ucuzluk istiyorsanız uzaya gidin.
Seni sevdigim kadar ibadet etseydim;cennette köşküm olurdu.
Tam öğrenmeye başlamıştım ki okul bitti.
Hakan Şükür sonunda ÇİZMEyi aştı.gol attı.
Artık devir değişti, tabi ÇELİKte degişti. PLASTİK oldu.
Bir YOLSUZLUK yap , sende YOL al.
Vampirler hep imKANSIZLIKtan ölürler..
Türkçeyi katlettiler.CÜMLEmizin başı sağolsun.
….Ve Tanri kadını yaratti. işte son nokta budur ( . )
Theme by flashcast.
Kurtlar Vadisi
88.Bölüm
Polat Alemdar’a emanet ettiği kızının öldürüldüğünü öğrenen İskender Büyük, ne yapacak? Kızının intikamını almakta kararlı olan İskender, cezaevinden nasıl çıkacak? Funda’yı vuran Kazım’ın, ihtiyarların adamını da öldürdüğünü öğrenen Polat Alemdar, ne yapacak? Polat, Memati ve Kazım’ı İskender’den korumak için hangi önlemleri alacak?Abdülhey’in hastaneden çıkmasının ardından bütün ekip nerede toplanacak? Polat’ın planı ne olacak?Polat ve İskender nerede karşı karşıya gelecek? İskender, Polat’tan ne isteyecek?
87.Bölüm
Abdülhey’in silahından çıkan kurşun kimi vuracak? İskender, peşine düşen Memati’den kurtulmak için kimden yardım isteyecek? Memati, düştüğü pusudan nasıl kurtulacak?Örgütle ilgili yeni gelişmeler karşısında Polat Alemdar, nasıl bir plan yapacak? Polat ve Memati arasındaki gerginlik sona erecek mi? Ünsal Kemal, Memati’yi hangi işin içine sokacak? İskender’in Feller ile yaptığı anlaşmadan haberdar olan İsrailli, İskender’den intikamını nasıl alacak?Polat Alemdar’ın karşısına çıkan İskender’in sürpriz isteği ne olacak?
86.Bölüm
Feller, Abdülhey’e ne yapacak? Polat, Abdülhey’in nerede olduğunu öğrenebilecek mi? Ünsal Kemal’i sorgulayan Polat, istediği bilgilere ulaşabilecek mi? İskender’i tetiği çekmekten son anda vazgeçiren şey ne olacak? Feller, İskender’i kendi yanında olmaya ikna edebilecek mi?Polat ve Memati arasındaki gerginlik nelere yol açacak? Memati, inadından vazgeçecek mi?
85.Bölüm
Memati, Polat’ın Ünsal’ın arabasına yerleştirdiği bombadan nasıl kurtulacak? Ünsal, bombayı kimin yerleştirdiğini öğrenecek mi? Zaza ve adamlarını yakalamak için operasyon düzenleyen Memati, İskender’e ulaşabilecek mi?İskender, neden silahını kendi kafasına dayayacak?Kendi evinde Polat ve Gaye’yi birlikte gören Ebru ne yapacak? Polat ve Ebru’nun evliliği bitecek mi?Polat’ın Ünsal’dan kurtulmak için yeni planı ne olacak? Polat, Feller’in karşısına nerede çıkacak? Feller, Polat’ın sırrını öğrenecek mi?
84.Bölüm
Abdülhey’in yaşadığını öğrenen Memati ne yapacak? Gerçeği kendisinden gizleyen Polat Alemdar’a ne tepki verecek? Ormanda çıkan çatışmada neler olacak? Memati, çatışmada Polat’ı yalnız mı bırakacak?Gizli mekanında çıkan çatışmanın ardından Polat’ın yeni adımı ne olacak? Feller, Polat’ın planını öğrenebilecek mi? İskender’in hedefinde şimdi kimler var? Gizli tanıkların karşısına çıkacak büyük sürpriz ne olacak?Ve Polat Alemdar’ın ortalığı karıştıracak yeni planı, nasıl bir sürprizle sonuçlanacak?
83.Bölüm
Ebru, kapının arkasında bekleyen sürpriz ne olacak? İskender ve İsrailli’nin vurulmasıyla sonuçlanan buluşma sonrası Memati ne yapacak? Memati, bu pusunun arkasında Polat’ı görmeyi beklerken kiminle karşılaşacak? Polat’ın kurşunlarından bir kez daha kurtulmayı başaran İskender, şimdi ne yapacak?Erhan ve Cahit niye tutuklanacak? Bu tutuklamanın arkasından kim çıkacak?Ünsal Kemal, Memati’ye ne teklif edecek? Memati ne cevap verecek? İhtiyarlar Başkanı, Polat’ın karşısına nerede çıkacak? Polat’ın Başkan’a sürprizi ne olacak?
82.Bölüm
Abdülhey’in cenazesinin ardından Polat Alemdar ne karar verecek? Polat Alemdar ve ekibi dağılacak mı? Polat, bundan sonra ne yapacak? Abdülhey’in ölümü, Aron Feller ve Ünsal’ın planlarını nasıl etkileyecek? Polat’ın görevini bırakmasının ardından Ünsal, Memati’ye ne teklif edecek? İskender, Memati’yle hangi konu için görüşmek isteyecek? Bu buluşmada İskender ve adamlarını bekleyen sürpriz ne olacak? Ve Abdülhey’in ölümünden kendini sorumlu tutan Memati, duyduğu vicdan azabından kurtulmak için ne yapacak?
81.Bölüm
Hastanede yaşanan kritik anlarda neler olacak? Kendi yarasını önemsemeden Abdülhey’in kurtulması için elinden geleni yapan Polat Alemdar’a ne olacak Hastanede yaşam savaşı veren Abdülhey ve Polat’ı kimler öldürmek isteyecek Erhan’ı kim, niye rehin alacak? Hastanenin güvenliğini sağlamaya çalışan Memati ne yapacak? Ebru’yu hastanede bekleyen büyük sürpriz ne olacak?
Ameliyatın ardından kalbi duran Abdülhey, ölecek mi?
80.Bölüm
Polat Alemdar, Abdülhey’e ulaşmak için nasıl bir plan yapacak? Polat, istihbarat başkanını rehin alan Abdülhey’i durdurabilecek mi? İskender, gizli tanığı öldürmek için kimi kullanacak? Polat ve adamları, İskender’in planını engelleyebilecek mi? Ebru, hangi olay yüzünden Polat’ın adaletini sorgulayacak? Polat ve adamlarını bekleyen büyük sürpriz ne olacak?
79.Bölüm
Polat, Davut Tataroğlu’nu vuran Abdülhey’e ne yapacak? İnci’yi kaçıran Abdülhey’in peşinde düşen Polat ve ekibi, nasıl bir sürprizle karşılaşacak?Polat’ın Feller’e ulaşmak için yaptığı plan işe yarayacak mı? Feller’le görüşmeye giden ajan, neyle karşılaşacak? Feller İsrailliye nasıl bir anlaşma teklif edecek? İskender, bu teklif karşısında ne yapacak? Polat ve ekibinin her yerde aradığı Abdülhey’in yeni hedefi kim olacak?
78.Bölüm
İskender, Abdülhey’in şok ziyaretinin ardından ne yapacak? Hafızasını kaybeden Abdülhey, kendini hangi büyük oyunun içinde bulacak? Hikmet’in dükkanını yakan örgütçülerin arkasından hangi sürpriz isim çıkacak? Polat, babasının ve arkadaşının hayatını tehlikeye atan bu pusunun arkasındaki ismi bulabilmek için kimden yardım isteyecek? İskender’in ölüm tehdidinin ardından Feller’den istediği desteği bulamayan Davut Tataroğlu, ne yapacak? Polat ve ekibinin arasına dönen Abdülhey, silahını kime doğrultacak?
77.Bölüm
Abdülhey’i arayan Polat ve ekibini bekleyen büyük sürpriz ne olacak? Abdülhey ve Polat niye karşı karşıya gelecek? Ebru’yla tartışan Polat Alemdar, ne yapacak? Ömer Baba, Polat ve Ebru’nun arasını düzeltmeyi başarabilecek mi? Davut Tataroğlu, Bulut’tan ne isteyecek? Bulut, Polat ve Memati’ye ihanet edecek mi? Arkasına İsrail’i alan İskender’in ayağa kalktıktan sonra ilk hedefi kim olacak?
76.Bölüm
Polat, namlunun ucundaki Abdülhey ve ona silahını doğrultan Ebru arasında kalınca ne yapacak? Aron Feller’in bu oyunu nasıl sonuçlanacak? Abdülhey ve Ebru’ya ne olacak? Feller’in peşinde olduğu başkanın yolu kiminle kesişecek? Başkanı Gladio’dan kim koruyacak? İsraillilerin İskender’i yeniden hayata döndürme planı işleyecek mi? İskender’i bekleyen sürpriz ne olacak? Ebru ve Abdülhey’e ulaşmak isteyen Polat’ı bekleyen büyük sürpriz ne?
75.Bölüm
Cevat'ın elindeki Memati’ye ne olacak? Kazım, Memati için kendisini feda edecek mi? Memati'nin oğlunun yerini bulan Polat, bebeği ve Memati'yi düştükleri ateşten kurtarabilecek mi?Ebru, bebeği aldıracak mı? Polat Alemdar çocuğu olduğunu öğrenecek mi?Hastanede olan İskender'in peşine kimler, hangi sebeplerden düşecek?Ebru, babasını öldüren Abdülhey için yaptığı planı uygulayacak mı?Zaza ile Polat’ın karşı karşıya gelmesine hangi sürpriz isim vesile olacak?Aron Feller'e adım adım yaklaşan Polat Alemdar'ı bekleyen acı sürpriz ne olacak?
74.Bölüm
Polat ve ihtiyarlar başkanı düştükleri pusudan nasıl kurtulacaklar? Polat, başkanı koruyabilecek mi? Memati’nin oğlunu kaçıran Cevat ne yapacak? Polat ve Memati, bebeği bulabilecekler mi? Polat ve Davut niye bir araya gelecek? Polat Davut’tan ne isteyecek? Ebru, babasının katili olduğunu öğrendiği Abdülhey’e ne yapacak?
73.Bölüm
Cevat ve Yıldız’ın peşinde düşen Polat ve ekibini bekleyen büyük sürpriz ne olacak? Polat, Gladio’nun 5. adamı Yıldız’ı yakalayabilecek mi? Abdülhey’in Gladio’cu olduğunu düşünen İstihbarat Başkanı’na Polat ne cevap verecek? Cevat, Memati’den intikam almak için kimi hedef alacak? Memati ve Zaza’yı karşı karşıya getiren olay ne olacak? Ebru, babasının ölümünün ardındaki gerçeği kimden öğrenecek? Tataroğlu, Bulut’un Yıldız’ı vurmasına neden izin verecek?
72.Bölüm
Ebru, babasının ölümünün ardındaki acı gerçeği öğrendiğinde ne yapacak? Başbakanın gündeminde ülkenin hangi sorunu var? Bu meseleyi çözmek için kimlerle bir araya gelecek, kimleri karşısına alacak? Hastaneden çıkan Cevat, intikam almak için kimin peşine düşecek? Gladio’nun 5. adamının ismine sonunda ulaşan Polat Alemdar ve ekibini bekleyen büyük sürpriz ne olacak?
71.Bölüm
Şovmen Beyazıt Öztürk’ün de konuk oyuncu olarak yer aldığı Kurtlar Vadisi Pusu’nun 71. bölümünde aşağıdaki sorular yanıtını bulacak: Polat Alemdar’ın silahından çıkan kurşun kimi vuracak? İskender Büyük kaçmayı başarabilecek mi? İskender’in kızı Funda’nın akıbeti ne olacak? Kim Polat’tan Gladio’nun peşini bırakmasını isteyecek? Ebru, babasının ölümünün ardındaki acı gerçeği öğrenecek mi?
70.Bölüm
Abdülhey’in Ebru’nun babasını öldürmesiyle çok zor bir durumda kalan Polat Alemdar ne yapacak? Polat, Ebru’ya babasının ölümüyle ilgili gerçeği anlatacak mı? Ebru’nun Polat’tan isteği ne olacak?Başbakan suikastiyle ilgili Davut Tataroğlu’yla görüşmeye giden Polat, Gladio’nun başına ulaşmayı başarabilecek mi?Tataroğlu’nun sağ kolu ‘yakışıklı’yı takip eden Memati ve Abdülhey’i bekleyen sürpriz ne olacak? Müsteşarlıkta sorgulanan İskender’in peşine düşen Polat, sonunda ezeli düşmanını ele geçirebilecek mi?
69.Bölüm
Gladio’nun 5. adamının kendi ailesinden biri olduğunu öğrenen Polat Alemdar ne yapacak? Karısı ve görevi arasında kalan Polat, girdiği çıkmazdan nasıl kurtulacak? Polat ve ihtiyarlar arasındaki gizli görüşmede neler konuşulacak? İskender Büyük’ün ülkeyi ele geçirmek için yaptığı büyük plan ne olacak? İskender hapisten yeni çıkan Şeref Zazaoğlu’ndan ne isteyecek?
68.Bölüm
Cevat’ı ele geçiren Polat Alemdar’ın bir sonraki hamlesi ne olacak? Başbakan suikastının arkasındaki 5. adama çok yaklaşan Polat Alemdar’ı bekleyen büyük sürpriz ne? Cevat yaşayacak mı, ölecek mi? Kayıp belgelerinin peşine düşen İskender Büyük’e kızı Funda’nın yapacağı sürpriz ne olacak? Polat Alemdar’ın hastanesinde kimler karşı karşıya gelecek? Hastanede çıkan çatışmada kim kime silah çekecek?
67.Bölüm
İskender Büyük’ün alnına silahı dayayan Polat Alemdar’ı nasıl bir sürpriz bekliyor? İskender Büyük, Polat Alemdar’ın elinden nasıl kurtulacak? Profesörü öldürerek Aron Feller’i kızdıran Cevat’ın yeni planı ne? Teslim olmak zorunda kalan Memati ve Abdülhey’i hapisten kim çıkaracak? İskender Büyük hangi sürpriz isimlerle masaya oturacak? Polat Alemdar, Cevat’ı pusuya düşürebilecek mi?
66.Bölüm
İntikam almak için Cevat’ın peşine düşen Polat, amacına ulaşabilecek mi? Cevat’ın hedef tahtasında bu defa kim var? İskender Büyük, Davut Tataroğlu’nu neden kaçıracak? Tataroğlu’nun alnına dayanan silah patlayacak mı? Firari olan Memati ve Abdülhey’in akıbeti ne olacak? Evlat sevgisi, Memati’nin başına daha ne işler açacak? Ve nihayet İskender Büyük’e silahını doğrultan Polat Alemdar, tetiği çekecek mi?
65.Bölüm
Cevat’ın pususuna düşen Polat ve ekibi minibüsten sağ çıkmayı başarabilecekler mi? Muro’yu derinden sarsan ve gözyaşlarına boğan olay ne olacak? Başbakan suikastının düğümlerini çözmeye çalışan Polat Alemdar’ı, nasıl bir sürpriz bekliyor? İnci Tataroğlu, babasından intikam almak için İskender Büyük’ten ne isteyecek?
64.Bölüm
Polat Alemdar, ağır yaralı kurtulduğu Başbakan suikastının düğümlerini çözmek için nasıl bir yol izleyecek? Polat’a yardım eden sürpriz isim kim? İskender ve Polat’ın sürpriz karşılaşmasında neler olacak? Polat’ın adamlarını hapishanede bekleyen büyük tehlike ne? Başbakanın hasta yatağında sürpriz ziyaretçileri kimler? Cevat’ın ateşi bu defa kimleri yakacak?
63.Bölüm
Cevat, ele geçirdiği Erhan’a ne yapacak? Polat ve Memati, Erhan’ı Cevat’ın elinden kurtarabilecek mi? Erhan yaşayacak mı? İskender’in Başbakan’a düzenlediği suikast başarıya ulaşacak mı? Başbakan’ı kurtarmak isterken vurulan Polat Alemdar’ın akıbeti ne olacak? Vadi’nin sevilen karakterleri Memati, Bulut, Yıldız, Muro ve Ebru’yu, sezon finalinde hangi sürprizler bekliyor?
62.Bölüm
Erhan’ın kurşunuyla vurulan İskender Büyük ölecek mi? Polat Alemdar, Erhan’ın İskender’i vurduğunu öğrenince ne yapacak? İskender’in vurulmasıyla ilgili olarak her yerde aranan Polat’ın yeni planı ne olacak? Ve yakaladığını yakan Cevat’ın hedefinde bu kez kimler var?
61.Bölüm
Polat Alemdar’ın kurşunlarına hedef olan Cevat, sağ kurtulmayı nasıl başaracak? Aynı baskında ele geçen İskender’in kurmayları Hoca ve Kumandan, Polat Alemdar’a neler anlatacak? İskender, konseyindeki adamları Polat’ın eline geçince, ne yapacak? Hoca ve Kumandan’ın, hem Polat’ı ve hem de İskender’i şaşırtacak şok itirafı ne olacak? Ve İskender Büyük, sonunda hangi sürpriz ismin kurşunlarına hedef olacak? İskender ölecek mi?
60.Bölüm
Memati ve Kazım, içine düştükleri yangından kurtulabilecek mi? Cavit’in kardeşi Cevat, abisinin intikamını almak için nasıl bir vahşete imza atacak? Cevat’ın Ebru için hazırladığı kötü sürpriz ne olacak? Hoca ve Kumandan’la ilişkileri gergin olan İskender Büyük, Funda’nın kendi kızı olduğunu öğrenince ne yapacak? İskender Büyük’ün babası olduğunu öğrenen Funda’nın tepkisi ne olacak? Yıldırım’ın ölümünün ardından Muro ve Çeto yola nasıl devam edecek? Davut Tataroğlu’nun sağ kolu Bulut’la ilgili öğrendiği şok edici gerçek ne olacak? Bulut ölecek mi?
59.Bölüm
İskender Büyük’ün, Polat Alemdar’ın kaldırıldığı hastanede ne işi var? Ameliyat masasında Polat ile yüz yüze gelen İskender ne yapacak?Abisi Cavit’in kanını yerde bırakmamaya kararlı olan Cevat, kimleri hedef alacak?Memati’yi kim, niye pusuya düşürecek? Gamze ve bebeği kurtulabilecek mi? Tataroğlu ailesi Fuat’ın ölümünü nasıl karşılayacak? Muro, Çeto ve Yıldırım düştükleri pusudan kurtulabilecek mi? Muro başkan, Yıldırım’ın canını kurtarabilecek mi?
58.Bölüm
Polat Alemdar, İskender’in ekibini dağıtmak için hedef tahtasına Cavit’i alırken, Cavit ile İskender’in arası da giderek gerilmektedir. Memati, deliye dönmüş bir şekilde ortadan kaybolan Gamze’yi aramaktadır. Halo ise Elvan’ın ölümünden Muro’yu sorumlu tutmaktadır. Sonunda bir operasyonla Muro’yu ele geçirir. Muro’yu kendi elleriyle öldürecek ve Elvan’ın intikamını alacaktır. Polat ile Halo’nun arasındaki gerginlik de artık son noktaya varmıştır. Her şeye inancını yitiren Halo, sonunda silahının namlusunu Polat’a doğrultarak tetiği çeker.
57.Bölüm
Geçtiğimiz haftanın finalinde nefesleri kesen restorandaki gergin restleşmenin galibi kim olacak? Polat Alemdar’ın eline düşen İskender’in adamı Zeki, İhtiyarlar tarafından mı yetiştirildi? Zeki Polat’a neler anlatacak, hangi şok edici bilgileri verecek? Polat Alemdar’ın Zeki ile ilgili planı ne olacak? İskender’in karanlık planları arasında devletin tepesindeki hangi sürpriz isimlere suikast planı var?
56.Bölüm
Tüm mekanları basılan, silahlarına el konulan Polat Alemdar ve ekibi ne yapacak? Her biri İskender’in adamları tarafından izlenmekteyken Polat ve adamları nasıl hareket edecek? İskender’in ablukası altındaki Polat Alemdar’ın planı ne olacak? İskender Büyük, Parmaksız’ın ifadesine hangi isimleri ekleyecek? Parmaksız bu ifadeyi imzalayacak mı?
55.Bölüm
Parmaksız’ı elinden kaçırınca deliye dönen İskender, ne yapacak? İskender’e oynadığı oyunla Parmaksız’ı ele geçiren Polat Alemdar sorularına cevap bulabilecek mi? Polat’ın Parmaksız’la ilgili planı ne olacak? Muro ve Şemo’nun hedefinde şimdi kim var? Tüm bu karmaşanın ortasında ameliyat olan Nazife Anne’nin durumu ne olacak?
54.Bölüm
İskender’i yeni müsteşar olarak karşısında görünce şok olan Polat Alemdar ne yapacak?Polat Alemdar’ın ofisini basanların hedefinde ne var? Gözaltına alınan Polat’ı kurtaracak sürpriz isim kim olacak? Kare As’ı karşısına toplayan İskender’in yeni planı ne? Parmaksız, İstanbul’a ne için gelecek?
53.Bölüm
Babasının muhalefetine rağmen, Ebru ve Polat evlenebilecek mi? Ebru’nun babası ve İskender arasında nasıl bir ilişki var? Muro’nun saldırısı sonrası hastaneye kaldırılan Cemal Karacadağ’ın ölümünü kimler, ne sebeple istiyor? Karacadağ’ın parasının peşinde hangi sürpriz isim var? Polat, sürekli başına dert açan Muro’ya ne yapacak?
52.Bölüm
Hastaneye kaldırılan Nazife Anne’nin durumu herkesi çok korkutur. Annesinin son isteği, Polat’ın İhtiyarlara verdiği sözü gözden geçirmesine neden olur… İnci, İskender’in geçmişini öğrenmesi için Yıldız’a talimat verir. Ancak sonuç büyük sürprizdir… Bulut, İskender’i ele geçirmesi için Memati’ye özel bilgiler verince, Tataroğlu Ailesi içindeki sorunlar da iyice gün yüzüne çıkar…
51.Bölüm
Polat USB belleği çalıştırmak için elinden geleni yapar. Bilgilere ulaşmak için çözülmesi gereken şifre, Polat’ı yeni bir bilinmezliğe sürükler. Muro, yaptığı yeni çözümleme sonucu kaldıkları mekandan kaçmaya karar verir. Ancak yaşadığını Şemo dahil kimseye inandıramaz. Memati ve Abdülhey arasındaki gerginlik iyice su yüzüne çıkar. Öte yandan Memati, evlenecek olan Gamze’yle son kez konuşmak için en olmadık mekanı seçecektir. Polat, evlilik konusundaki son kararını Nazife Anne’ye söylediğinde hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşır.
50.Bölüm
Polat, hiç beklemediği bir anda, hiç beklemediği bir yerde İskender’le karşı karşıya gelecek. Polat ve İskender’i barıştırmaya çalışan sürpriz isim kim olacak? Muro ve adamlarını nasıl bir sürpriz bekliyor? Gamze’nin Memati’yi şok edecek kararı ne olacak? Tüm bu karmaşanın ortasında tek derdi Polat’ı evlendirmek olan Nazife Anne’nin bu baskısı karşısında Polat ne yapacak?
49.Bölüm
Polat ile metropol tilkisi Muro arasındaki pazarlık nereye varacak? Polat ile metropol tilkisi Muro arasındaki pazarlık nereye varacak? İskender Büyük, Polat Alemdar’a kaptırdığı Muro’yla ilgili nasıl bir plan hazırlayacak? İskender’in füzesinin hedefinde olan Muro ölecek mi? Memati ve Abdülhey’i kafa kafaya getiren olay ne olacak?
48.Bölüm
Polat Alemdar, peşinde olduğu İskender Büyük ve Muro’ya ulaşabilecek mi? İskender ve Muro’nun pazarlığı nasıl sonuçlanacak? Herkesin peşinde olduğu Muro’nun akıbeti ne olacak? Oğlunu evlendirmekte kararlı olan Nazife Anne, tüm bu karışıklığın ortasında Polat’ı kiminle tanıştıracak?
47.Bölüm
Güray’ı ele geçiren Polat Alemdar, istediği bilgileri alabilecek mi? Polat Alemdar’ın İskender Büyük’e ulaşmak için yaptığı plan nasıl sonuçlanacak? Polat’ı İskender’e götürecek sürpriz isim kim olacak? Sadi Paşa suikasti üzerine kalan Muro, etrafını saran devlet ve örgüt çemberinden kurtulmak için nasıl bir plan yapacak?
46.Bölüm
İskender’in hazırladığı korkunç pusuyu fark eden Polat Alemdar, nefesleri kesecek bir mücadele ile Sadi Paşa’yı kurtarır.Ancak Paşa’yı yok etmek konusunda kararlı olan İskender Büyük de boş durmayacaktır. Polat ve ekibi Sadi Paşa’yı helikopterle Ankara’ya göndermeye hazırlanırken, İskender yine füze kartını devreye sokar. Sadi Paşa’nın bulunduğu helikopter, füze saldırısıyla gökyüzünde paramparça olur. Sadi Paşa’ya yönelik bu suikast, sürpriz bir ismin üzerine kalır.
45.Bölüm
Polat Alemdar, nefes kesen bir mücadelenin ardından, sonunda İskender’in adamlarını atlatır ve özgürlüğüne kavuşur. Polat Alemdar’ı elinden kaçırmak, İskender Büyük’ü çileden çıkarır. Yaşadıklarının intikamını almaya söz veren Polat’ın ilk hedefi ise, İskender’i bulmak olacaktır. Ancak dışarıda kendisini bekleyen başka sürprizler vardır.
44.Bölüm
İskender’e bombalı saldırı yapmaya hazırlanan Memati’yi kim durduracak? Memati’nin Polat’a ulaşmak için yaptığı yeni plan ne olacak? Cezaevinde kendi üssünü kuran İskender’in rahatını kimler, nasıl kaçıracak? Cezaevinde çıkan isyan, kime hizmet edecek, kimin planlarını bozacak? İskender’in adamlarının akıl almaz işkence yöntemlerine direnen Polat Alemdar, kurtulmak için nasıl bir plan yapacak? Bu plan, Polat Alemdar’ı özgürlüğüne kavuşturabilecek mi? Tüm bu soruların cevapları ve çok daha fazlası, soluk soluğa izleyeceğiniz bir bölümle Perşembe akşamı Kurtlar Vadisi Pusu’da olacak.
43.Bölüm
İskender’in bir türlü istediği bilgileri vermeyen Polat’ı konuşturmak için hazırladığı sürpriz ne olacak? Bu sürpriz Polat’ın dilini çözecek mi? Polat Alemdar, İskender’in hücresinden kurtulmak için nasıl bir plan yapacak? Ustası Polat’a bir türlü ulaşamayan Memati, İskender’den intikam almak için nasıl bir plan yapacak? Hem örgütün hem de devletin peşinde olduğu Muro’yu nasıl bir macera bekliyor?
42.Bölüm
İskender’in pususuna düşen ve büyük bir yangının ortasında kalan Polat, ekibi ve ailesinden kimler nasıl kurtulacak? Bu pusu kimlerin sonu olacak? Polat Alemdar’ı nihayet ele geçiren İskender Büyük’ün hedefi ne? Bu pusudan sonra dağılan ekibin ardından tek başına kalan Memati, ne yapacak? Etrafları polis tarafından çevrilen Muro, Çeto ve Yıldırım’ın akıbeti ne olacak?
41.Bölüm
İskender’i ele geçiren Polat’ın bir sonraki hamlesi ne olacak? Kare As aileleri, İskender’in Polat’ın pususuna düşmesinin ardından ne yapacaklar? İskender’in yakalanması, ülkede nasıl bir karışıklığa yol açacak? Muro’nun örgütteki akıbeti ne olacak? Memati, kendisiyle son bir kez konuşmak isteyen Gamze’ye ne yapacak?
40.Bölüm
Yıldız'a doğrulttuğu silah Polat'ı amacına ulaştıracak mı? Yıldız Polat'a neler anlatacak? Gamze ve Bulut'un arasındaki bağlantıyı öğrenen Memati, Bulut'a ne yapacak? Örgüt başkanının ölümüyle birlikte Muro’yu neler bekliyor? Muro’nun örgütle ilişkisi hangi sürprizlere gebe? İskender'e bu sefer oldukça yaklaşan Polat Alemdar, bir kez daha mı pusuya düşecek?
39.Bölüm
Muro’nun peşindeyken pusuya düşen Memati ve Bulut nasıl kurtulacak? Memati’yi içinde bulunduğu çıkmazdan kim kurtaracak? Polat’ın ele geçireceği isim onu İskender’e ulaştıracak mı? Kemal yurtdışından gelerek İnci aleyhine ifade verecek mi? Ve Polat Alemdar, İskender’e adım adım yaklaşırken, son hedefi kim olacak?
38.Bölüm
Hakan'ın komisyona ifade verdiği sırada binayı patlatan İskender Büyük, amacına ulaşabilecek mi? Binadan kimler sağ çıkacak? Örgüt tarafından saklandığı yer öğrenilince Muro ne yapacak? Muro'nun peşinde örgütün dışında kimler var? Hüsnü'yle birlikte yaptığı uyuşturucu baskınından sonra, Polat'la arasındaki ipler iyice gerilen Memati'ye Bulut'un sürprizi ne olacak? Polat Alemdar'ın ekibinden kimler, hangi pusuya düşecek?
37.Bölüm
Polat Alemdar, Kabil’den İskender’in yerini öğrenebilecek mi? İhtiyarlar Heyeti ile buluşmaya giden Polat Alemdar’ın isteği ne olacak? Ekipten dışlandığını düşünen Memati ne yapacak, kiminle hangi operasyona gidecek? Polat Alemdar’a ulaşmak isteyen Muro, bu sefer Hüsnü’yle konuşmayı başarabilecek mi? İskender, Hakan’ın komisyona ifade vermesini engelleyebilecek mi?
36.Bölüm
Polat Alemdar Tuncay’ı İskender’in elinden kurtarmak için nasıl bir plan yapacak? Polat ve İskender arasında yaşanan nefes kesen takibin sonunda nasıl bir sürpriz yaşanacak? Hakkında infaz kararı verilen Muro, neden Polat Alemdar’la görüşmek isteyecek? Tataroğlu ailesinde gerginlik tırmanırken, Bulut, Yıldız’a karşı kimi kullanacak? Asu’nun evinde saklanan Hakan’ın akıbeti ne olacak?
35.Bölüm
Celal Karacadağ’ın ölümüyle şok olan Kare As üyeleri, kimin tarafında yer alacak? Polat Alemdar’la İskender’i karşı karşıya getirecek yeni gelişmeler neler? Polat, İskender’e ulaşmak için nasıl bir plan uygulayacak? Memati tekrar hastaneye dönecek mi? Bulut’un Memati için hazırladığı sürpriz ne? Hakan’ın ortadan kaybolmasının arkasındaki isim kim? Ve finalde Polat’ın hangi adamı kendini düşmanın elinde bulacak?
34.Bölüm
Büyük İskender, beklenen ekonomik krizi tetiklemek için Kare As üyesi bir aileyi devreye sokuyor. Bu planda Kare As’ın hangi ailesi ne tür bir rol üstlenecek? İnci’nin İskender’le işbirliği yapmasıyla iyice karışan Tataroğlu ailesini hangi sürprizler bekliyor? Davut Tataroğlu’nun ikazlarına rağmen Yıldız’ı ortadan kaldırmak için harekete geçen Bulut neyle karşılaşacak? Muro’nun örgütle çelişkisi nereye varacak? Polat Alemdar, gazeteci cinayetiyle ilgili düğümü çözebilecek mi? İskender’in hangi adamı Polat’la işbirliğine gidecek? Memati uyuşturucudan kurtulacak gücü kendisinde bulacak mı? Onu hastanede bekleyen yeni sürprizler neler?
33.Bölüm
Memati eroin bağımlısı mı oldu? Memati’nin bu durumu Polat ve ekibini nasıl etkileyecek? Ülkeyi derinden sarsacak bir suikasta hazırlanan İskender’in yeni hedefi kim? Mizancılar yeni bomba düzeneğini kimin için kuruyorlar? Muro ile örgüt lideri arasındaki çatışma nereye varacak? Davut Tataroğlu’nun yokluğundan faydalanan isim kim? Bulut hastanedeyken olan bitenden nasıl haberdar olacak? Yıldız’ın kafasına dayanan silah neleri değiştirecek?
32.Bölüm
Hakan doğru mu söylüyor, blöf mü yapıyor? Memati gerçekten yaşıyor mu? İnci oğluna kavuşabilmek için İskender’e ne teklif edecek? İskender bu teklife ne diyecek? Örgüt başkanının kendisini infaz kararından habersiz gittiği sevkıyatta, Muro’yu bekleyen sürpriz ne? Geçen hafta ağır yaralanan Yalçın Bulut kurtulacak mı, yoksa ölecek mi?
31.Bölüm
Yeni bölümün can alıcı noktası, vadinin en sevilen karakterlerinden biri olan Memati’nin akıbeti… Kurtlar Vadisi Pusu izleyicileri, bu akşamki bölümde “Memati ölecek mi, yaşayacak mı?” sorusunun yanıtını bulacak. İskender Büyük’ün ülkeyi karıştırmak adına planladığı büyük komplo ise vadi izleyicilerini şaşırtacak. Kurtlar Vadisi Pusu’nun merakla takip edilen kötü adamlarından Bulut ve Muro’nun kaderleri de bu akşamki bölümün merakla izlenecek sürprizleri arasında.
30.Bölüm
Polat Alemdar, İskender Büyük’ün füze pususundan nasıl kurtulacak? İhtiyarlar Heyeti’nin Polat Alemdar’la buluşması gerçekleşebilecek mi? Tataroğlu ailesini karıştıracak ittifakın tohumlarını kim atacak? Örgüt içindeki hangi gelişme Muro’nun “devrimci devreleri”ni yeniden yakacak? Vadinin aşıkları Hikmet ve Memati’yi bekleyen sürprizler ne? Ve nefesleri kesecek final sahnesinde Büyük İskender’in, Polat’ın ekibine vuracağı büyük darbe ne olacak?
29.Bölüm
Hakan’ın kaçışı Polat’ın ekibinde nasıl yankı bulacak? Füzelerini Polat’a kaptıran Büyük İskender ne yapacak? İskender adına Polat’tan füzeleri kim isteyecek? Polat Alemdar’ın İskender’in elçisine vermediği füzeler, daha sonra nasıl el değiştirecek ve kimi hedef alacak? Bir kez daha Polat’la bağlantı kurmayı deneyen İhtiyarlar Heyeti, bu kez kimi ulak olarak kullanacak? Polat, ulakla gelen şifreleri çözüp gerçek devletle randevusuna gidebilecek mi?
28.Bölüm
Nihayet Hakan’ı ele geçiren Polat Alemdar, Büyük İskender hakkında merak ettiklerini ondan öğrenebilecek mi? Polat, Hakan’ı kime teslim edecek? Kare As aileleri, oylarını Polat’tan yana mı, Büyük İskender’den yana mı kullanacak? Davut Tataroğlu torununu kurtarabilecek mi? Bir yandan Büyük İskender’le uğraşırken bir yandan da Muro’nun uyuşturucu işini çökertmeye çalışan Polat’ı bekleyen büyük sürpriz ne? Ve Büyük İskender’in tüm ülkeyi sarsacak eylem planı ne olacak?
27.Bölüm
Polat Alemdar, Ahu’nun ölümünün ardından, bu korkunç komployu kuranları öğrenmek için harekete geçer. Jülide’den öğrendikleri, Polat kadar Davut Tataroğlu’nu da şaşırtacaktır. Ancak Tataroğlu’nu şaşırtacak tek gerçek bu değildir. Büyük İskender’in yaptığı teklifi reddetmek, Davut Tataroğlu’na pahalıya patlayacaktır.Öte yandan Memati, ortağı Bulut’un limandan uyuşturucu kaçırdığını öğrenir. Hüsnü’nün kırmızı ışıkta çarptığı arabadan çıkan sürpriz isim ise Polat’ı Hakan’a bir adım daha yaklaştıracaktır.
26.Bölüm
Ahu’nun aniden Polat Alemdar’ın karşısına çıkmasıyla başlayacak olaylar zinciri nereye varacak? İskender Büyük tarafından öldürülen İstihbaratlar Başkanı’nın cenazesi kimleri bir araya getirecek? Cenazede Polat Alemdar’ı bekleyen sürpriz ne? Muro, Polat Alemdar’a karşı hazırladığı pusu için kimi kullanacak?Kurtlar Vadisi Pusu, heyecan ve sürprizlerle dolu 26. bölümüyle, yine nefesleri kesecek…
25.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu, bu nefes kesen finalden sonra yine sürprizlerle dolu bir bölümle devam edecek…Polat ve Vural’a ne olacak? Aşağıda onları bekleyen sürpriz ne?Polat Alemdar’ın adamları, Hakan’ın elinden kurtulacak mı? Herkesin korktuğu İskender Büyük kim?
24.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu’da geçtiğimiz hafta, Vural’ın operasyonu sonrasında tüm adamlarını tek tek kaybeden Polat Alemdar; Abdulhey, Hüsnü ve Adem tarafından hastaneden son anda kaçırılmıştı. Tam kurtulduklarını düşündükleri anda ise sığındıkları polikliniğin Muro’nun mekanı olduğu anlaşılmıştı. Muro, Polat’ın kendi ayağıyla polikliniğine geldiğini öğrenince onları yok etmek için hemen bir ekip gönderiyor. Ancak hesaba katmadıkları sürpriz bir isim, Polat ve yanındakileri çatışmanın arasından kurtarıyor. Polat Alemdar, Muro’nun elinden son anda kurtulup hayatta kalma mücadelesine devam ederlerken; Vural, gözaltına aldığı ekibin diğer üyelerini Polat’ın can düşmanı Hakan’a teslim ediyor… Herkes için zor saatler başlıyor…
23.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu, Hakan’ın adamı Adem’in, Polat’ın güvenini kazanıp onu sırtından bıçakladığı sahneyle sona ermişti. Bu yeni bölümde Polat, sırtındaki bıçak yarasıyla Elif’in mezarı başına gidip ölümü beklemeye başlayacak. Polat son nefesini vermeyi beklerken, ekibi de kendilerine hazırlanan pusudan kurtulmaya çalışacak. Ancak mezarlıkta karşılaştığı bir sürpriz, Polat’ı yeniden yaşama döndürmek için harekete geçecek. Hakan ve Vural’ın pususundan kıl payı kurtulan Polat, bir başka düşmanın eline nasıl düşecek?
22.Bölüm
Devletin içindeki çetelerle mücadele eden Polat Alemdar, derin çetenin başı Vural’ı başkan koltuğunda görünce neler olacak? Vural’ın Polat ve eski başkan için kurduğu hain plan ne? Misyonerlere yapılan saldırıları engellemeye çalışan Polat, hangi karanlık güçlerin oyunları sonucu bu cinayetlere bulaşmış gibi gösterilecek? Polat’ın düşmanı Muro cephesinde hangi sürpriz gelişmeler yaşanacak? Polat Alemdar konusunda karşı karşıya gelen aileler, Kare As toplantısında buluşacak, masaya kim hangi kartı koyacak?
21.Bölüm
Muro’nun sağ kolu Servet’i ele geçiren Polat, onu konuşturup Muro’nun uyuşturucu işine taş koymaya çalışacak. Diğer taraftan gazeteci cinayetinin yankıları sürerken, Tataroğlu ailesi de cinayetten istifade edip, Vural’ı başkan yapmak için gereken medya kampanyasını başlatacak.
Hikmet, Gönül’e olan sevdasını resmiyete dökmek için gittiği evde, ardı ardına birçok sürprizle karşılaşacak. Çareyi Polat’tan yardım istemekte bulacak. Polat’ın ekibinde ise işler karışacak. Abdülhey işkence sonrası gördüğü intikam rüyalarından bunalırken Memati de sonunda büyük aşkı ile tanışacak. Ancak tabii yine kendi üslubuyla…
20.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu geçen hafta, Polat ve ekibinin bulunduğu hastaneye üzerinde dinamitlerle gelen canlı bomba ile final yapmıştı. Bu haftaki bölümde Polat Alemdar’ın canlı bomba ile mücadelesi ekranlara taşınacak. Polat Alemdar, canlı bombayı etkisiz hale getirebilecek mi? Vural ve Hakan’ın azınlık mensubu gazeteciyi öldürme planı gerçekleşecek mi? Gürhan misyoner suikastini üstlenecek mi? Hakan’ın silahından çıkan kurşun, kimi hedef alacak? Bulut’un liman işinde karşısına çıkan Memati’ye hazırladığı sürpriz ne? Kan kaybeden Muro, yeniden güç toplamak ve para bulmak için bu kez hangi işe girecek? Muro’yla mücadelesinde Polat’a hangi sürpriz isim destek verecek? Ve Polat Alemdar, Muro’ya nasıl bir darbe vuracak? Bütün bu soruların cevapları ve daha fazlası, bu hafta nefes kesecek bir bölümle ekrana gelecek Kurtlar Vadisi Pusu’da olacak…
19.Bölüm
Bu haftaki bölüm, Polat ve Abdulhey’in hayatta kalma mücadelesiyle başlayacak. Ancak Polat ve ekibini bekleyen tehlikeler bununla sınırlı kalmayacak. Bu sefer düşman, sadece Polat’ı değil, bir hastane dolusu sivil insanın hayatını da tehdit eden hain bir pusu kuracak.
18.Bölüm
Bu haftaki bölümde Polat Alemdar ve Memati mayından canlarını zor kurtaracak. Güllü Erhan’ın hastanedeki yaşam mücadelesi sürerken, Polat Alemdar Abdulhey’in kaçırıldığı haberiyle bir kez daha can evinden vurulacak. Abdulhey saatler süren işkenceye maruz kalırken, nefesler kesilecek. Polat Alemdar ise ölümü göze alarak, Abdulhey’i kurtarmak için harekete geçecek.
17.Bölüm
Polat Alemdar’ın mekanına düzenlenen baskın, ortalığı savaş alanına çevirmiştir. Muro ve adamlarının kurşunlarıyla yaralanan tek kişi Ahu değildir. Ekip arkadaşları ve Ahu’nun hastanedeki yaşam mücadelesine tanık olan Polat, yaşananların intikamını almak için harekete geçer. Polat Alemdar adım adım Muro’nun izini sürerken, alacağı yeni darbenin ise farkında değildir. Diğer taraftan Vural da Zafer’i yok etme planını devreye sokmuştur. Zafer’i kurtarmaya çalışan Abdülhey’i ise büyük bir sürpriz beklemektedir.
16.Bölüm
Geçen hafta Vural’ın Polat ve ekibinden kurtulma planında son noktaya gelinmiş, gözler ise Abdülhey’e çevrilmişti. Abdülhey Vural’ın planı doğrultusunda Memati ve Polat’ı tuzağa çekecek mi? Palaska Zafer, Vural tarafından satıldığını nasıl ve kimden öğrenecek? Zafer’in kalemi kırılacak mı? Polat Alemdar, peşine düştüğü Muro’yu bulabilecek mi? Polat ve ekibini en beklenmedik zamanda ateş çemberine alacak olan düşman kim? Ve bu azılı düşmanın namlusundan çıkan kurşun, kimlere isabet edecek? Bütün bu sorular, Kurtlar Vadisi Pusu’nun bu haftaki bölümünde yanıt bulacak…
15.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçen hafta yayınlanan 14. bölümünün nefes kesen finalinde, insan tacirlerinin elinden kurbanları kurtarmaya giden Polat Alemdar ve ekibi, Muro’nun kurduğu pusuyla yüz yüze gelmişti. Zafer ve Muro’nun kirli ilişkilerini ortaya çıkarmaya çalışırken tehlike üzerine tehlike atlatan Polat Alemdar, Kurtlar Vadisi Pusu’nun bu haftaki bölümünde, derin çetelerin ve terör örgütünün bağlantılarını gözler önüne serecek. Yollar yine tanıdık bir adrese çıkacak: Kare As. Dört büyük ailenin kirli ilişkilerinden oluşan düğüm çözülürken, Vural da daha önce açıkladığı Polat ve Memati’den kurtulma planını devreye sokmak için hazırlıklara başlayacak.
14.Bölüm
Abdülhey’in Tamer’i öldürmesinin ardından, Polat Alemdar’ın ekibinde ipler iyice gerilir. İstihbarat’ın, kitapçı cinayeti nedeniyle Polat’ın ifadesine başvurması bu gerilimi daha artırır. Ancak bu olay, devletin içindeki derin çeteyi teşhir etmek açısından Polat’ın işine yarar. Faaliyetleri zarar gören Kare As üyeleri ise bir toplantı yaparak yeni stratejilerini ilan eder. Diğer taraftan Muro’nun içinde olduğu kirli ilişkiler zinciri de çözülmeye başlar. İnsan kaçakçılığı dramının arkasındaki sis perdesi aralanır, Polat ve ekibi tüyler ürpertici bir gerçekle karşılaşır. Polat’tan bir darbe daha alan Muro, intikam kartını devreye sokar.
13.Bölüm
Nefes kesen bir finalle biten Kurtlar Vadisi Pusu’nun bu haftaki bölümünde, Polat Alemdar’ı yine zor saatler bekliyor. Arkasında bir kamyon dolusu silah ve ensesinde bir sniper ışığı varken derin çeteci Zafer ile karşı karşıya kalan Polat Alemdar ne yapacak? Zafer Polat’ın elinden nasıl kurtulacak? Kurtulduktan sonra ilk eylemi ne olacak? Karacadağlar Polat’a kaptırdıkları paraların peşine düşmek için kimi devreye sokacak? Polat, bu yeni düşmanla mücadele ederken, nasıl bir insanlık dramıyla karşı karşıya kalacak? Ve nefeslerin tutulacağı final sahnesinde, Polat’ın ekibinden kim hain olduğu için cezalandırılacak? Tüm bu soruların cevapları, Kurtlar Vadisi Pusu’nun bu akşamki bölümünde…
12.Bölüm
Polat Alemdar ve ekibinin derin çetelerle kıyasıya mücadelesi devam ediyor. Memati ve Abdülhey bomba yüklü mavi minibüsün sırrını çözmeye çalışırken karşı karşıya gelecek. Polat’ın bu iki adamının arasına, ateşlenmeye hazır bir silah girecek. Zafer ise derin çetenin faaliyetleri için bir yandan adam yetiştirip bir yandan para ararken, karşısında yine Polat Alemdar’ı bulacak. Polat Alemdar’dan bir ders daha alan Zafer, bu kez intikam kartını devreye sokacak.
11.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu, yine nefes kesecek bir bölümle izleyicisiyle buluşuyor. Abdülhey’in Polat’a karşı ihanetinin damga vurduğu 10. bölümün ardından, vadide heyecan giderek artıyor. Bu akşamki bölümde Polat, Alper sayesinde Abdülhey’in ihanetinden haberdar olacak. Bir yandan ekibindeki ihanet tartışmaları ile baş etmeye çalışan Polat, diğer taraftan devletin içindeki derin çetelerle mücadelesine de devam edecek. Bu mücadele, Polat Alemdar’ı ve Alper’i, derin çetenin hedefi haline getirecek.
10.Bölüm
Polat ve adamlarının ofislerinde patlayan bombanın ardından hayatta kalmak için verdikleri mücadele, izleyenlere heyecan dolu dakikalar yaşatacak. Polat Alemdar, ofisine bomba koyanların kimler olduğunu, hangi kirli ittifakın parçası olduklarını çözmeye çalışacak. Polat’ın bombaya verdiği cevap ise sadece istihbaratlar savaşını tetiklemekle kalmayacak, aynı zamanda en yakın adamlarından biriyle de çatışmasına neden olacak. Tam bu noktada, sezonun kilit sorusu devreye girecek: “Hangi adamı Polat Alemdar’ı öldürmek istiyor?..”
9.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu, nefesleri kesecek bir final bölümü ile sezonu kapatıyor. Kurtlar Vadisi Pusu’nun 8. bölümünde, Kare As üyeleri teker teker metruk bir binanın kapısından içeri girmiş ve kaybolmuşlardı. Kare As’ın bu gizli randevusunun peşine düşen Polat Alemdar’ı final bölümünde nasıl bir sürpriz bekliyor? Polat, Kare As’ın masasına oturacak mı? Davut Tataroğlu kripteksteki bilgileri nasıl ve kime karşı kullanacak? CIA ve MOSSAD’ın gözetimindeki eski bir bakan etrafında gelişen olaylar, Polat Alemdar ve arkadaşlarını yeni bir pusuya doğru mu çekecek? Bütün bu soruların cevapları, Kurtlar Vadisi Pusu’nun muhteşem sezon finalinde yanıt bulacak…
8.Bölüm
Polat, Ömer babayı kurtarmak için Bulut’a teslim olmuştur. Davut Tataroğlu ile masaya oturmak zorunda kalan Polat, Çağrı Toros’un asıl öldürülme nedenini ve eski Baron Karahanlı’yı hangi ailenin infaz ettiğini öğrenir. Davut Tataroğlu’nun biricik isteği kripteksteki bilgilerdir. Çünkü, Amerikan derin devleti ile küresel sermaye arasındaki çatışma, Türkiye ve Irak üzerinde yeni planlar geliştirmekte ve kripteksteki bilgiler sayesinde güç dengeleri yeniden oluşturulmaktadır. Kendisine yapılan teklife göre, Polat Alemdar Kare As’a dahil olabilecek ama kimi yok ederek, onun yerine geçeceğine kendisi karar verecektir. Polat, bu tekliften Kare As’ın parçalanmak üzere olduğunu anlar. Ekibine yapılanları düzeltmek için İstihbaratlar Başkanı’yla görüştüğünde durumun daha da karmaşık bir hal aldığını görür. Üstelik Kaçgar Ailesi Tuncay’ı öldürmek için harekete geçmiş, Fuat da Ahu’ya evlenme teklinde bulunmuştur…
7.Bölüm
Bulut, Ömer Baba’yı yanındaki korumalarına rağmen kaçırır. Artık intikam için Bulut’u engelleyebilecek hiçbir güç kalmamıştır. Üstelik Polat’ın karşı hamle yapmasını engellemek isteyen Tataroğlu Ailesi, İstihbaratlar Başkanı’ndan Polat’ın ekibindeki bazı isimleri ister. Hedef Polat’ı yalnız bırakmaktır. Kare As’ın tüm aileleri Polat’la ilgili seçimlerini yapar. İttifak edecekler veya Polat’ı tamamen bitireceklerdir. Polat ise bir yandan Halo’nun hayata dönmesine yüzü gülmüşken bir yandan da Ömer Baba’nın Bulut tarafından kaçırılmasıyla çileden çıkmıştır.
6.Bölüm
Davut Tataroğlu, Polat Alemdar’ın oğlu Fuat’a kurşun sıkarak gönderdiği mesajın görüntülerini izleyince çılgına döner. Vadideki herkes artık tek bir şeyden emindir: Polat Alemdar ile Tataroğulları arasında dişe diş, topyekun bir savaş başlamıştır. Çünkü Polat Alemdar’ın da Tataroğlu ailesinin de canı yanmıştır ve sıra tekrar Tataroğullarına geçmiştir. Yalçın Bulut’un yeni hamlesi, Tataroğlu ailesi adına Polat’la baş edebilmek için neler yapabileceğini de gösterecektir. Bu esnada Polat da, Bulut’un hain planından habersiz, Kare As’ın diğer aileleri Hazarbeyoğulları ve Karacadağlara meydan okumaktadır…
5.Bölüm
Tataroğulları ve Polat Alemdar arasındaki güç gösterisi, Kurtlar Vadisi Pusu’nun 5. bölümüne damgasını vuracak. İhaleyi iptal ettiren ve bununla da yetinmeyip Halo Ağa’yı vurduran Tataroğlu ailesi, Polat Alemdar’dan gelecek bir cevaba hazırlıklıdır. Ailenin sağ kolu Yalçın Bulut, bütün önlemleri almıştır. Ama Polat Alemdar ve ekibinin planı da bir o kadar sağlamdır. Uzun bir aradan sonra zor bir karar verip yeniden eline silah almak zorunda kalan Polat Alemdar, Tataroğulları’nın oğlu Fuat Tamer’i kaçırır. Artık savaş başlamıştır!
4.Bölüm
İhaleyi kaybeden Tataroğlu ailesi ile Polat Alemdar arasında iplerin iyice gerildiği 4. bölümde, Bulut ve Memati birbirlerine meydan okuyacak. Diğer aileler ihaleyi kazanan Toroslardan haraç isterken, Polat Alemdar, tetikçi Rıza Dereli’yi sorgulayarak, Toros cinayetinin arkasındaki sis perdesini aralamaya çalışacak. Cinayetin çözülmesi an meselesi iken Davut Tataroğlu, Polat Alemdar’ın canının yakılması emrini verecek. İhalenin iptali ve Ahmet Sayman cinayetinin Polat Alemdar ile ilişkilendirilmesi, Tataroğlu’nun kurduğu pusunun ilk adımları olacak. Polat, pusunun nihai hedefinin ne olduğunu anladığında zamanla ve Yalçın Bulut’la yarışmak zorunda kalacak. Çünkü hem sonuna ulaştığı suikast davası tehlikeye girecek, hem de kader birliği yaptığı bir can dostu, kurşunlara hedef olacak.
3.Bölüm
Polat’ı pusuya düşürmek isteyen Yalçın Bulut, amacına ulaşamaz. Giriştiği güç mücadelesinde umduğunu elde edemeyen Tataroğlu Ailesi, devreye şantaj kartını sokar. Hisselerin devredilmesiyle planları bozulan Karacadağ Ailesi ise, hem bu işin sorumlusu Ahmet Sayman’ı cezalandıracak, hem de Polat Alemdar’dan intikam alabilecek yeni bir plan başlatır. Polat, Ahu’ya işbirliği teklif eder. Ancak Ahu’nun cevabını alması gereken sorular vardır. Kare As’taki aileler ile klasik mafyanın farkları nelerdir, gerçek mafya neyle uğraşır, bu aileleri güçlü kılan nedir öncelikle bunları öğrenmelidir. Halo ise, fail-i meçhulü aydınlatabilecek olan örgütün üst sorumlularından Rıza Dereli’yi ele geçirmeye çalışmaktadır…
2.Bölüm
Suikast tetikçisinin kimlerle irtibatta olduğunu çözmeye çalışan Polat’ın ekibi pusuya düşürülmüştür. Delilleri ve tanıkları ortadan kaldırtmaya başlayan Tataroğlu, planlarının bozulmaması için nihai çözüme yeşil ışık yakar. Çağrı Toros cinayetiyle Özal’ın ölümü arasındaki ilişkileri daha açık görmeye başlayan Polat, olaydaki ana tanığın yani tetikçinin yaşamasını sağlamalıdır. Toros Holdingin, Kare As tarafından parçalanmasına engel olmak için, finans ve hukuk sorumlularını kendisiyle çalışmaları için ikna eder. Şirket hisselerini hileyle ele geçiren aracılar, Memati, Abdülhey ve Erhan’ın ikna teknikleri karşısında hisseleri devreder. Tetikçi Mahmut’u son anda örgüt tarafından infaz edilmekten kurtaran Halo, tetikçiyle bir pazarlık yapar. Bilgilerine karşılık ona karısını bulup teslim edecektir. Oysa Kare As’ın kirli elleri bir yandan Polat’ı ortadan kaldırmak için düğmeye basmış, bir yandan da eylemin son şahitlerini yok etmeye başlamıştır…
1.Bölüm
Kurtlar Vadisi Pusu, işadamı Çağrı Toros’a yapılan suikastla başlıyor. Olayı bir terör örgütü üstlenmiş ve eylemin tetikçileri yakalanmıştır. Ancak Polat Alemdar, suikastın arkasında açıklananlardan başka nedenler ve güçler olduğuna inanmaktadır. Öncekiler gibi bu davanın da gerçek failler bulunmadan kapanmamasını ister. Artık faili meçhuller, sebep ve sonuçlarıyla, çağın en önemli silahı olan “para” üzerinden takip edilecektir. Adım adım delillere ulaşmaya başlayan Polat, Toros Ailesi’yle doğrudan temas kurmaya çalışır. Benzer eylemlerde uygulanan stratejilerin tekrarlanacağı beklenirken, kötü bir sürprizle karşılaşılır. Polat’ın ekibi “Pusu”ya düşürülmüştür…
Theme by flashcast.
Kurtlar Vadisi Pusu Karakterler
POLAT ALEMDAR / NECATİ ŞAŞMAZ
İlişkileri deşifre edip, sistemi çökertmek üzere mafyanın içerisine girmiş, çetelerin “Küresel Güçler” ile nasıl işbirliğine girdiğine şahit olmuş, gizli bir devlet görevlisidir. “Kurtlar Vadisi – Pusu”da Polat Alemdar’ın misyonu yine akıl, cesaret ve organizasyon becerisi gerektirmektedir. Çünkü mücadele ettiği güçler, yarım asırdan beri ülkenin birçok yapılanmasına sızmış, derin ve küresel bir oyunun parçasıdır…
EBRU DURU / HATİCE ŞENDİL
Hikmet'in evinde çıkan yangından sonra Ali bebeğin yaşıtlarıyla bir arada olmasına, onlarla terapi görmesine karar veren Nazife anne, çocuğu kreşe yazdırmıştır. Zamanla, kreş öğretmenlerinden Ebru'nun Ali'yle ilişkisinden etkilenip onun iyi bir anne olacağına karar verir. Güzelliği, duruluğu ve ahlakıyla, ölmeden önce oğlunun yuva kurduğunu görmek isteyen Nazife annenin gönlünü fetheder ve Polat’la tanıştırılır. Telkin ve temenniyle başlayan tanışmanın ardından birbirleriyle bir hayat geçirebileceklerine inanan Polat ve Ebru sonunda evlenirler. Ancak ikilinin bilmediği, zamanla öğreneceği ve sonucuna katlanması gerektikleri bazı kirli bağlantılar vardır...
MEMATİ / GÜRKAN UYGUN
Sokaklardan geldiği için fevri ve acımasızdır. Onun için sorun her zaman somut olmalıdır ve çözümler basittir. Olayların perde arkasıyla ilgilenmez. Polat Alemdar operasyonlarda Memati’yi sağ kolu olarak kullanır. Doğrudan sonuca ulaşma yeteneği Memati’nin en önemli özelliğidir...
ABDÜLHEY / KENAN ÇOBAN
Polat Alemdar gibi Abdülhey de devlet tarafından yetiştirilmiş özel bir ajandır. Stratejik konularda ve üst mafya-örgüt bağlantılarında uzmandır. Sessizliği, ne düşündüğünü asla belli etmemesi ve ketumluğu nedeniyle Polat’ın sırdaşıdır…
GÜLLÜ ERHAN / ERHAN UFAK
Neşeli, hayalperest, bazen çocuksu ve sakar ama her zaman talihli oluşuyla dikkat çeker. Kadınlara olan ilgisi ve korkusu onda çelişik duygular yaşatır. Sempatikliğinin ve insanlarla çarçabuk kaynaşmasının farkındadır. Bunu kullanarak olmadık anlarda çözümler üretir…
DELİ HİKMET / ERDEM ERGÜNEY
Doğruculuğu, açık sözlülüğü, mantığına uymayan şeylere anında karşı çıkışlarıyla “Deli” namını hak etmiştir. Yaşanan her şeyin büyük bir planın parçası olduğuna inandığı için çok şüphecidir. Olayların perde arkasına dair yorumlar yapmadan duramaz. En dayanamadığı şey, insanların tepkisizliği, duyarsızlığıdır…
ÖMER BABA / EMİN OLCAY
Dingin, müşfik ve bilge bir insan olduğundan onu tanıyanlar kendisine ‘Ömer Baba’ diye hitap eder. Yaşadığı her türlü olumsuzluğu hoşgörü ve teslimiyetle kabul etmeyi ilke edinmiştir. İnsanları iyiye, güzele, doğruya davet eder. Ney üflemeyi ve ebru sanatı ile ilgilenmeyi sever. Polat, keskin kararlar alma arifesinde Ömer Baba’nın görüşlerine başvurur. Çünkü o; Polat ve adamlarının gönül zenginliğidir…
NAZİFE ANNE / SERPİL TAMUR
Ali Candan’ı yetiştirmiş, evladını bir kez toprağa verdikten sonra ona yeniden kavuşmuş, Polat ve ekibinin “anne” diye bildiği kadındır. Yaşadıkları onu merhamet ve acılar konusunda hassaslaştırmıştır.
İSKENDER BÜYÜK / MUSA UZUNLAR
İdealist bir yurtsever olarak başladığı devlet hizmetinin sonunda, gerek yaşadığı hayal kırıklıkları, gerekse çözüme dair farklı reçeteleriyle kendisini demokrasi dışı örgütlenmelerde bulmuştur. Zamanla bu yapılanmaların tepe kadrosu arasına girmiştir. Soğukkanlı ama acımasız, disiplinli ve kuralları kendine göre yorumlayan biridir. Amacı, fikirlerini ve yapılanmasını iktidara taşımak, ülkenin en yetkili kişisi olabilmektir. Bunun için ekonomik ve siyasi tüm güç odaklarıyla çalışmaktan, onlarla anlaşmalar yapmaktan çekinmez…
YALÇIN BULUT / HÜSEYİN AVNİ DANYAL
Davut Tataroğlu’nun illegal işlerdeki sağ koludur. Çocukluğundan itibaren ailenin içerisinde yer almış ve Davut Tataroğlu tarafından özel yetiştirilmiştir. Tereddütsüz sadıktır.
TUNCAY KANTARCI / OSMAN WÖBER
Bir dönem konseye girecek kadar yeraltı dünyasında yükselebilmiş, dış ticaret ve gümrük işlerinde uzmanlaşmıştır. Hassas ruhi dengesi zaman zaman bozulsa da hastanenin işletmesinden sorumludur. Doktor Asu’ya olan sevgisi ve Hüsnü’nün manipülasyonları arasında gel-gitler yaşar…
İNCİ YILDIZ/ SEMA ŞİMŞEK
Davut Tataroğlu’nun kızıdır. Ailenin işlerine alt düzeyde başlamasına rağmen hırsı ve çalışkanlığı sayesinde yükselmeyi başarmıştır. Babasından intikam alabilmek için onun düşmanı İskender ile birlikte olacak kadar gözü karadır…
İBRAHİM VELİD / PAYİDAR TÜFEKÇİOĞLU
Hazarbeyoğlu Ailesi’nin illegal işlerinden sorumludur. Gaddarlığı, kesin itaat isteyen yapısıyla öne çıkar. Avcılığa düşkündür…
MEHMET FİKRET HAZARBEYOĞLU / NECO
Ahmet Kudret Hazarbeyoğlu’nun kardeşidir. Abisinin işleri büyütmesi üzerine işlerin resmi tarafını devralmış, kendisini ailesine ve işlerine adamıştır. Abisi gibi büyük hırsları olmayan, risksiz iş alanlarına girmeyi tercih eden biridir…
ALPER / TARKAN TÜZMEN
Polat Alemdar’ın istihbaratlarla olan ilişkilerini sağlamaktadır…
BEDRİ FİNCANCI / VOLKAN ÖZGÖMEÇ
Karacadağ Ailesinin illegal işlerinden sorumludur. Gaddarlığı, kuralsızlığı nedeniyle çocuklara bile tetikçilik yaptırabilmektedir…
HAKKI BAFRALI / YILMAZ MEYDANERİ
Yıllardır bir arada olduğu Turan Kaçgar’ın sağ koludur. Birçok kez evlenmesine rağmen erkek çocuğu olmamıştır. Ava meraklıdır ve özel bıçak, kılıç koleksiyonu vardır…
HÜSNÜ YALINKILIÇ / ADNAN ERDOĞAN
Tuncay Kantarcı’nın tedavi gördüğü hastaneden dostudur. İlişkileri hastaneden sonra da devam eder. Hüsnü’ye göre kendisi, Tuncay Bey’in sağ koludur…
DAVUT TATAROĞLU / CAN GÜRZAP
Tataroğlulları Ailesi ve şirketlerinin başındaki kişidir. Resmi silah distribütörlükleri vardır. Medya sektöründe yoğunlaşmıştır. İllegal yapılanmalarla uyuşturucu, kara para ve silah kaçakçılığı işlerine girmiştir. İskender ile mücadelesi sonucunda başta aile işleri olmak üzere darbeler yemiştir. Ancak yurt dışındaki dostları sayesinde bu darbeleri savuşturacağına inanmaktadır…
TURAN KAÇGAR / SELÇUK ÖZER
Kaçgar Ailesi’ni ve şirketlerinin yönetmektedir. Aile şirketleri özellikle ilaç ve inşaat sektöründe etkindir. Kara para, kaçakçılık ve kumar işinde bölgenin en büyüklerindendir. Titiz, disiplinli biridir. İskender’in isteğiyle klasik nüfuz sahalarının dışına çıkmaya başlar...
Theme by flashcast.
Polat Alemdar
ATV KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
“ SENDE MI POLAT? ” , “ ASIL KURTLAR VADISI İSTANBUL GECELERI. ”Başlığı ile ATV 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :
“ Dizide çatışmaların içine girer ,en tehlikeli katillerle boğuşur ama Polat ALEMDAR’a kolay kolay bir şey olmazdı.Ne var ki yılbaşı akşamı çıkan bir tartışmanın ortasında kalan Polat yani Kurtlar Vadisi’nin baş rol oyuncusu Necati ŞAŞMAZ basında yer alan iddialara göre yumruklardan kendisini kurtaramadı.(Ekranda yazı:Sen de mi Polat? Asıl Kurtlar Vadisi İstanbul Geceleri.) Kurtlar Vadisi kavga ,gürültü ve silah sesleri altında süren bir dizi.Ama dizi oyuncuları gerçek hayatta hiçte sanıldıkları gibi değil.Arkamdaki otelin içindeki bir restoranda yılbaşı gecesi ilginç bir kavga yaşandı.Dizide asla el kaldırılamayacak Polat Alemdar bir kavganın içinde buldu kendisini.Dizinin eski oyuncularından Müge Ulusoy,yine aynı dizide Laz Ziya ‘nın kızını oynayan İpek Tenolcay ve Necati Şaşmaz’ın ağbisi aynı zamanda Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci ŞAŞMAZ aynı masada yeni yılı karşılamaya hazırlanıyorlardı.İlerleyen saatlerde Ulusoy’un iki arkadaşı daha masaya oturdu.Bu iki kişi alkolünde etkisiyle yan masadaki bir grupla kavga etmeye başladı.İddiaya göre olay şöyle gerçekleşti:Polat Alemdar yani Necati Şaşmaz iki grubun arasıdaki bir kavganın ortasında kaldı ve yumruklardan oda nasibini aldı. Yani dizide yan gözle bile bakanın ocağını kurutan Polat ALEMDAR gerçek hayatta öyle pataklanmıştı ki yediği yumrukla burnundan su gibi kan akmıştı. Lokanta yöneticileri kavganın varlığını doğrulamalarına rağmen ŞAŞMAZ’ın olayla ilgisi bulunmadığını öne sürdüler.Şimdi herkes bugün Amerika’ya giden Necati ŞAŞMAZ’ın yapacağı açıklamayı merakla bekliyor.”
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/9 Es., no.lu KARARI :
“ Davanın kısmen kabulü ile ………………..MANEVİ TAZMİNATIN dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİNE…..”
CINE 5 KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
“ KARİZMA YERLE BİR “, “ KURTLAR GAZİSİ ”, “ MAFYA BABASI BARDA DAYAK YEDİ “
Başlığı ile CINE 5 TV 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :
“ Mafya babasına dayak!Kurtlar Vadisi’nin gözüpek ,etrafına dehşet saçan babası Polat Alemdar gittiği barda dayak yedi! Mafya babası barda dayak yedi! (Alt yazı:Kurtlar Gazisi!) İzlenme rekorları kıran Kurtlar Vadisi dizisinin kabadayısı Polat yılbaşı gecesi eğlenmeye gittiği barda çıkan kavgada dayak yedi.(Ekranda Kurtlar Gazisi yazısı görünmeye devam ediyor) Dizide Polat Alemdar karakteriyle ülkenin tüm baronlarını dize getiren ortalığı yakıp ,yıkan Necati ŞAŞMAZ yılbaşı gecesi Raci ŞAŞMAZ ve bazı oyuncularla eğlenirken çıkan kavgada aldığı yumrukla burnu kanadı.Olayı doğrulayan işletmenin müdürü,kavganın başka bir masada çıktığını söyledi ve Necati ŞAŞMAZ’ ın burnunun yaşanan arbedede isabet eden bir yumruktan dolayı kanadığını belirtti.Dizide yaptıklarıyla hayranlarının büyük beğenisini kazanan Polat ALEMDAR yaşanan bu olayla karizmasını çizdirmişe benziyor ”
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/8 Es., 2005/290 kar. no.lu YARGITAY’CA ONANAN KESİNLEŞMİŞ KARAR ÖZETİ :
“ …Kullanılan slogan ve sözler davacının kişilik haklarına aykırılık oluşturmaktadır.Davalı yanca , yapılan haber gerçeğe uygun bulunmalıdır.Kurtlar gazisi, Polat dayak yedi gibi ibareler kişinin toplum önündeki şeref ve haysiyetini zedeleyici bir nitelik taşımaktadır.Gazi kelimesinin içerdiği anlam kurtlar gazisi dizilişinde kullanılmak suretiyle aşağılayıcı , küçültücü bir imaj ortaya konmak istenmiştir.Davalı, davacının dizide rol aldığı karakteri ile gerçek hayattaki kişiliğini özdeşleştirme yoluna gitmiş olup, buna hakkı bulunmamaktadır…..
Davacının kişilik haklarının hukuka aykırı olarak saldırıya uğraması sebebi ile, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların durumu, sıfatı, iştigal ettikleri makam ve kamu huzurundaki konumları ile diğer sosyal ve ekonomi değerler de dikkate alınarak davacıda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek bir miktar tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin olarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur…..”
FLASH TV KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
“ POLAT YILBAŞI GECESİ DAYAK YEDİ...KURTLAR GAZİSİ “
Başlığı ile FLASH Televizyonu 05.01.2005 Tarihli ANA HABER BÜLTENİNDE yapılan Haber :
“ Kurtlar Vadisinin Polatı’nın yılbaşı gecesi karıştığı kavgada burnunun kırıldığı ortaya çıktı.(Alt yazı:Polat yılbaşı gecesi dayak yedi..KURTLAR GAZİSİ) Kurtlar Vadisi dizisinin babası Polat karakterini iyice benimseyen Necati ŞAŞMAZ gittiği barda kavga çıkardı. Necati ;Şaşmaz abisi ve dizinin yapımcısı yan masadaki müşterilerle kavgaya tutuştu. Kavgada karşı taraftan bir kişi başına vurulan şişeyle yaralandı. Polat’ın bu tavrı “kendilerini iyice mafya sanıyorlar “ yorumlarına neden oldu. ”
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak BEYOĞLU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/12 Es., 2005/395 kar. no.lu YARGITAY’CA ONANIP KESİNLEŞEN KARAR ÖZETİ :
“ ….Diğer bir anlatımla basın olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir.Nevarki basının bu ayrıcalık taşıyan konumu ve özgürlüğü tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir.Yayınlarında gerek Anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümünde yer alan ve gerekse Medeni Kanunun 24,25 ile Borçlar Kanununun 49. maddelerinde düzenlenen ve yine özel yasalarda güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması zorunlu ve gereklidir.
………………….
Tüm bu anlatılanlardan anlaşılacağı üzere orta yerde basın özgürlüğüyle açıklanması mümkün olmayan , doğrudan doğruya davacının kişilik haklarına ağır bir saldırı teşkil eden olgu vardır.Davacı olayın olduğu tarihlerde Show Tv adlıkanalda yayımlanan (Kurtlar Vadisi) adlı dizinin başrol oyuncusudur.Bu dizinin ülke genelinde izlenme rekorları kırdığı, dosyada dillendirilmesine gerek görülmeyecek şekilde bilinen bir husustur.Davacının geniş halk kitleleri yanında sempati ve sevgisinin olduğu şüphesizdir.Bu dizi ile ilgili günlük gazetelerde , dergilerde, radyo ve televizyonlarda verilen haberler bilinmektedir.Nitekim davalının bu yayından sonra dosyaya konulan gazete küpürlerinden anlaşıldığı üzere köşe yazıları çıkmıştır.Tüm bu sebeplerle davalı tarafın bu gerçek dışı haber ve görüntüleri üzerine, davacının mesleki ve ekonomik geleceği ile ilgili kaygı duyması da doğaldır.Aslında haberde davacının kişiliği ve dizide canlandırdığı kişilik ile alay edilmektedir.O halde davanın esasta haklı olduğunun kabulü gerekir.
…………………….”
MİLLİYET KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
“ POLAT YENİ YILA DAYAKLA GİRDİ “ , “ KURTLAR GAZİSİ ”
Başlığı ile MİLLİYET GAZETESİ 05.01.2005 Tarihli sayısının 1. ve 2. sayfalarında yapılan Haber :
“ Kurtlar Vadisinin sert çocuğu “Polat’ı canlandıran Necati ŞAŞMAZ, yılbaşı gecesi dayak yedi.Kavgada Şaşmaz’ın burnu kanadı.” , “ Kurtlar Vadisi’nin Polat’ı Necati ŞAŞMAZ, yılbaşı gecesi gittiği Margaux’ta bir tartışmanın ortasına düştü.Yediği yumrukla Şaşmaz’ın burnu kanadı.……………………”
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak BAĞCILAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2005/10 Es., 2006/450 kar. no.lu KARAR ÖZETİ :
“…….. Ancak ilgi odağı olan film baş oyuncusu Polat rolünü oynayan davacı M.Necati ŞAŞMAZ’ın gerek tanıklar İpek TENOLCAY,Müge ULUSOY ve Nevzat YAKIŞIRBOY ‘un ifade örnekleri ve gerekse sunulan yakın çekim fotoğraflarına göre yazıda belirtildiği şekilde her hangi bir dayak yemediği, tanık beyanları ile davacının yılbaşını arkadaşlarıyla kutlamaya gittiği yerde her hangi bir olay olmadığı, değil yumruk yediği ve burnunun kanadığı , olayın hiç oluşmadığı, davacının arkadaşlarını kutlayıp çıktıktan sonra olayın olduğu, olay anında davacının olay yerinde bulunmadığı, böylece toplumda ilgi odağı olan bir baş rol oyuncusunun hakkında yazılan yazı gıyabında olan olayların gerçeğe aykırı bir şekilde yazıldığı, ayrıca Türk Toplumunda dayak yemenin küçültücü ve taciz edici bir mana taşıdığı bilindiğinden , bu çerçevede yapılan yayının hukuka aykırı olduğu, yayınının sınırsız olamayacağı , her ne kadar Anayasanın 28. maddesinde yayın hakkının ilkeleri güvence altına alınmış ise de , öte yandan Medeni Kanununun 24 ve 25. maddeleri ile Borçlar Kanununun 49. maddesi hukuka aykırı yayının sorumluluk gerektirdiği ve sınırlar koyduğu görülmüştür.
Durum böyle olunca, davacının muhatap olmadığı bir olaydan dolayı sanki davacının yılbaşı kutlamalarında varmış gibi ve çıkan bir olayda dayak yemiş gibi yayın yapılması ve bundan üzüntü duyması tabi bir olgudur. “
…………………….
Açılan davanın ……………… YTL.sinin KABULÜ ile……”
TAKVİM KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
TAKVİM GAZETESİ 04.06.2006 Tarihli sayısı 1.ve 2.sayfalarında “ KURTLAR VADİSİ-İRAN”, “POLAT’I ROMEO’YA ÇEVİREN AŞK!” başlıkları ile, 05.06.2006 Tarihli sayısı 1.ve 2.sayfalarında “POLAT ALEMDAR İÇİN AŞK ESTETİĞİ”, “ POLAT İÇİN ‘ OPERASYON ’ “ başlıkları ile , TAKVİM GAZETESİ 06.06.2006 Tarihli sayısının 2. sayfasında “ ELNAZ’A SUS EMRİ ” başlığı ile yapılan Haberler :
“ KURTLAR VADİSİ – İRAN Vadinin Polat’ının son sevgilisi İranlı Yazar- BELGRAD ORMANLARI’NDA RANDEVU , POLAT’I ROMEO’YA ÇEVİREN AŞK ! Kurtlar Vadisi’nin Polat’ı Necati Şaşmaz, gönlünü İranlı güzel Elnaz’a kaptırdı.İkili sık sık 5 yıldızlı otellerde ve Belgrad Ormanı’nda buluşuyor, OLAY KİTABIN YAZARI, GALADA TANIŞTILAR “ başlıkları ve “ Kurtlar Vadisi Irak ile Türkiye-ABD ilişkilerini bozan vadinin Polat’ı yani Necati Şaşmaz, bir krize daha neden olacak.Çünkü Şaşmaz, bu kez de “ İnternette Hayali Sevişmeler “ kitabının İranlı yazarı Elnaz Pirayesh ile birlikte.İkili, Belgrad Ormanları’ndaki pansiyonlarda sık sık buluşuyormuş….”
“ Polat Alemdar İçin Aşk Estetiği-Necati Şaşmaz’ın başrolünü oynadığı Kurtlar Vadisi-Irak filminin galasında tanışan ikili, evlenmeyi planlıyor-KURTLAR Vadisi’nin yıldızı Necati Şaşmaz’a gönlünü kaptıran İranlı manken Elnaz Pirayesh , “ aşk estetiği “ oldu.Sevgilisi için kalçalarını dolgunlaştırıp silikon taktıran Pirayesh, “ Polat’la birlikte yakında İran’a gideceğiz.”Ailemle tanışacak “ dedi.-Polat İçin Operasyon-İranlı manken Elnaz, sevgilisi Necati Şaşmaz istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırdı.- Elnaz, sevgilisi istediği için Kadıköy’de özel bir hastanede silikon taktırdı ve kalçalarını dolgunlaştırdı.Elnaz, ameliyat sonrası Takvim’e aşkını anlattı.NAZARDAN ÇOK KORKUYORUZ-ŞAŞMAZ’ın İran’a gidip ailesiyle tanışmak istediğini belirten Elnaz, “ Ama annem hemen öyle beni isteyene vermez” dedi.Elnaz, birbirimize aşığız.Ama nazar değmesinden korktuğumuz için aşkımızı göz önünde yaşamak istemiyoruz”
“Elnaz’a Sus Emri- Yaklaşık 4 aydır Necati Şaşmaz ile aşk yaşayan Elnaz’a sevgilisinden sus emri : “Artık konuşma”.- NE YAPACAĞINI ŞAŞIRDI-“VADİ” nin Polat’ı Necati Şaşmaz gerçek hayattada dizideki gibi emirler yağdıran bir isim çıktı. Yaklaşık 4 aydır gizli aşk yaşadığı “İnternette Hayali Sevişmeler” isimli kitabıyla tanınan İran’lı manken Elnaz Pirayesh ile gizli gizli aşk yaşayan Polat aşkı su yüzüne çıkınca ne yapacağını şaşırdı.- POLAT: “İNKAR EDECEKSİN”- ŞAŞMAZ’ın Takvimin haberi sonrası Elnaz’ı arayarak “Bu konuda konuşma. Birlikteliğimizi inkar edeceksin” diye emirler yağdırdığı iddia edildi. Elnaz sevgilisinin bu talimatından sonra konuşmaktan kaçındı.Bu arada Elnaz sevgilisi istediği için tepeden tırnağa estetik yaptırmıştı.”
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak KADIKÖY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/202 Es., 2007/81 kar. no.lu KARAR ÖZETİ :
“…….Dava konusu haberlere gelince, davacı tanınmış bir sinema sanatçısı olup, özel hayatındaki mazbut, ağırbaşlı ve dengeli yaşamı ile haklı bir beğeni kazanmıştır.Oysa yayınlanan haberlerde yukarıda verilen ölçüler dışına çıkılarak davacının bir sevgilisi olduğu, aşk ilişkisinin devam ettiği ileri sürülmektedir.04.06.2006 tarihli Takvim Gazetesi’nin 1. ve2. sayfalarında “ Kurtlar Vadisi İran,Vadinin Polat’ın son sevgilisi İranlı yazar-Belgrad ormanlarında randevu, Polat’ı Romeo’ya çeviren aşk “ Kurtlar Vadisinin Polat’ı Necati Şaşmaz gönlünü İranlı güzel Elnaz’a kaptırdı.İkili sık sık 5 yıldızlı otellerde ve Belgrad Ormanında bulunuyor.Olay kitabın yazarı, Gala’da tanıştılar.Başlıkları ile yer almıştır.Yine 5.6.2006 tarihli Takvim Gazetesinin 1. ve 2. sayfalarında devamla… Polat Alemdar için aşk estetiği…. Aşkımızı göz önünde yaşamak istemiyoruz… şeklinde yayınlanmıştır.Adı geçen bayanın resmi (izni alınmaksızın) basılarak haber somutlaştırılmıştır.
Haberlerin içeriği ve ileri sürülüş biçimi ile hukuka aykırıdır.Haberin veriliş biçimi ve içeriği , sansasyon, fazla sürüm, rekabet gibi amaçlarla kaleme alındığı anlaşılmaktadır.Kaldıki haberin kendisi doğru olmayıp hayal mahsulüdür.
Davacı, tanınmış bir kişi olmakla birlikte, medya önüne çıkmamakta, sade ve sakin bir yaşam ile beğeni toplamıştır.Kişiliği bu şekilde belirlenenlere karşı gerçek dışı yayınlarla davacının manevi kişiliğinin zarara uğradığı kabul edilmelidir.Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, iştigal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da dikkate almalıdır.Miktarın belirlenmesinde taktir hakkını doğru olarak kullanılmasında hak ve menfaat kurallarına uygun hüküm kurulması TMK’nun 4. maddesi gereğidir.
…………………………
Mahkememiz hukuka aykırı eylemler nedeniyle davacı lehine…………….YTL. manevi tazminatı uygun görmüş , fazlaya ilişkin talebin reddi ile aşağıdaki hükmün tesisine karar verilmesi gerekmiştir.
………………………… ”
VATAN 2 KARARI
“ KURTLAR VADİSİ IRAK “ isimli Sinema Filmi, T.RACİ ŞAŞMAZ ve Bahadır ÖZDENER hakkında
VATAN İKİ GAZETESİ 28.02.2006 Tarihli sayısında MUTLU TÖNBEKİCİ tarafından Sayfa 9’da “ KURTLAR VADİSİ DEĞİL DÜPEDÜZ SALAKLAR VADİSİ “ başlıklı yazı :
“ ….Kurtlar Vadisi Irak uzun zamandır seyrettiğim en ‘gülünç’ film.ABD ordusuna girmeye vazgeçirmekten ziyade , Türkler’in ruh sağlığından ve herhangi bir şeyi yüzlerine gözlerine bulaştırmadan yapabilme yeteneklerinden şüphe ettirmeye hizmet eden bir film. “,
“ Milliyetçi bir film çekilmez demiyorum, pek ala yapılabilir de bu kadar dangalakça şeyler yapan ‘ kahramanlarla’ nasıl övüneceğim bir türlü bilemiyorum.”,
Filmdeki Türk’lerin alayı sersem farkındaysanız.Akılları basit çocukça intikamlardan başka bir şeye çalışmaz,…..Ucube Şov’a çıkacak kadar çirkindirler,….hesapta özel timci olan ama aslında düpedüz mafya olan birinden yardım isterler….O da kimseden emir almadan kendi başına ancak bir orta 2 öğrencisinin aklına gelecek kadar zeka seviyesi düşük planlar yapar…
Üstelik de beceriksizdir! “,
“ Çuvalın intikamını almaya çalışmak başlı başına gerzekçe bir şeyken bir de yöntemlere bakar mısınız?vah vah vah…”,
“ Türkler teröristtir,üstelik en beceriksizinden ! mesajı mıdır bizi bu kadar mutlu eden,…..”,
“ Bana göre Amerikan düşmanlığından ziyade düpedüz Türk düşmanlığı yapılmış filmde.Birisi ‘ hadi Türk imajını yerle bir edecek bir film çekelim ‘ dese bu kadar feci bir
şey yapamazdı.Yabancı bir filmde Türk karakterleri olarak Polat Alemdar’ı, Memati’yi veya Abdulhey’i görsek ‘Yuh amma abartmışlar’ derdik.Biz bu kadar çirkin , bu kadar aptal, bu kadar beceriksiz değiliz diye isyan ederdik.Türkler terörist değildir , terör yapmazlar diye hop oturup hop kalkardık. “
“...Filmin zeka kırıntısı taşıyan yegane paragrafı buydu ve çok komik ama tam da denilen oluyor yine.Filmin Türkler’i gerzek olarak göstermesine alınmıyoruz da Almanya’da yasaklanmaya kalkılmasına alınıyoruz! ”
T.RACİ ŞAŞMAZ ve Bahadır ÖZDENER adına Davacı olarak KADIKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/66 Es., 2006/307 no.lu YARGITAY’CA ONANMIŞ KARARI ;
“ …….Davalı taraf eleştiri hakkını kullanırk, “ bu kadar dangalakça şeyler yapan ‘ kahramanlarla ‘ nasıl övüneceğim bilemiyorum “ , “Filmdeki Türkler’in alayı sersem farkındaysanız “ diyerek, davacı tarafın kişilik hakkını ihlal etmiştir.
Salak : Ahmak, budala, bön, aptal; dangalak ise akılsız , düşüncesiz, anlamındadır. Ancak kişiyi aşağılamak için kullanılır.
Yazı tümü incelendiğinde , hakarete amiz sözlerin dışında eleştiri sınırları içindedir.Hakarete amiz sözler söylemeden de basın eleştiri hakkını rahatlıkla yapar.
Yapılan yargılamaya , toplanan delil durumuna göre “ düpedüz salaklar vadisi “ , yapanların “ salakça , dangalakça “ eser yaptığının ima edilmesi davacıların kişisel haklarına saldırı olduğundan , ……. YTL. davalı Bağımsız Gazeteciler Yayıncılar A.Ş.’den ,…..YTL. MUTLU TÖNBEKİCİ’den dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacı T.Raci ŞAŞMAZ’a verilmesine , fazlaya dair talebin reddine, ……….YTL. davalı Bağımsız Gazeteciler Yayıncılar A.Ş.’den ,…..YTL. MUTLU TÖNBEKİCİ’den dava tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacı Bahadır ÖZDENER’e verilmesine , fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanatine varılmıştır….”
YENİ AKTÜEL KARARI
M.NECATİ ŞAŞMAZ hakkında
YENİ AKTÜEL DERGİSİ 28/2006-4 24-30 OCAK 2006 SAYISI 20. ve 21. Sayfalarında PERİHAN MAĞDEN tarafından yazılan “ KURTLAR VADİSİ’NDE TAHLİYE BUNGUNLUĞU/ BULANIKLIĞI/ ŞAŞKINLIĞI/ PİŞKİNLİĞİ “ başlıklı yazı :
““ Yani manşetin bu olduğu gün; Haluk Kırcı/ Oral Çelik/Abdullah Çatlı ve tabii Uluslararası Katilimiz, Milli Değerimiz Mehmet Ali Ağca’nın karışımı, onların televizyon dizisine uyarlanmış kopyası Sanal Katil Polat Alemdar….”,
“ Devletin Esas Katilleri’nden ilhamlanarak yaratıklandırılan bu Sanal Katil, bu milli davaların adamı Polat Alemdar için bunca ayılıp bayılacaksınız, 1 gün onu oynayan kazmaya katlanması karşılığında 800 bin doları cebe indiren 2 oyuncuyla 10-15 dakika röportajlayabilmek için Los Angeleslar’a uçacaksınız, …….“,
“ Necati Şaşmaz 1 Muasır Medeniyet Ülkesi’nde komodin, dolap, baston filan olabilirdi.Bu ülkede açıkgöz Bahadır Ağbisi alıp onu Pinokkatil yaptı. Ağzını hala tam kapamayı öğrenemese ve yüzünden IQ yoksunluğu aksa da, süper 1 halt oldu diyelim.”,
“ İşte şimdi biri ( Sanal Kardeşi ) pek yakında sinemalarımızda : Irak’ta devlet için son bir operasyonda.(Ya da bu reklam geliriyle sondan 18 bin önceki adam öldürme seansında.) “
M.Necati ŞAŞMAZ adına Davacı olarak KADIKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nde açılan davanın 2006/33 Es., 2006/216 no.lu KARARI, YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ 2006/13022 Es. 2007/14569 Kar. No.su ile BOZULMASINA karar verilmiştir.Özetle ;
“ Dava konusu yazının bütünlüğü göz önünde tutulduğunda , esas itibariyle güncel bir konuya ilişkin olduğu; bu bağlamda, davacının rol aldığı dizi ile canlandırdığı karakterin eleştirildiği görülmektedir.Basının, kamuoyunu bilgilendirme ve ötesinde kamuoyu oluşturma hakkı çerçevesinde ; karşı görüş, düşünce ve eleştiride bulunabilmesi olağan kabul edilmelidir.Ancak, bu hakkın kullanılmasında; yayının konusu ile kullanılan sözler arasında düşünsel bağlılık anlamında öz ile biçim dengesi korunmalıdır.Yayın doğru olsa da ve kamu yararı bulunsa bile; üslup uygun değilse , aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı ise hukuka uygunluktan söz edilemez……. Şu durumda, yayın hukuka aykırıdır….. Mahkemece , davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir.Karar, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın , yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA….
Theme by flashcast.
MSN Avatar
Archive for the ‘MSN Avatar’ Category
Msn Avatar
Perşembe, Mayıs 6th, 2010
Resmin üzerine mouse ile sag tiklatarak “Resmi Farkli Kaydet” i seçiniz
Bugüne kadar kilo vermek için birçok diyet yöntemi deneyip başarısız olduysanız, neden doğal yolları ve yiyecekleri denemiyorsunuz?
Kilo vermek için mucize bir yol olmamasına rağmen, zayıflamak için Reader's Digest dergisinde yer alan haberdeki vücudunuzun yağ yakma potansiyelini artıran 15 gıda maddesini tüketebilirsiniz.Az yağlı süt, az yağlı yoğurt ve peynir: Bunların ortak sırrı içerdikleri kalsiyumdur. Nutrition Reviews isimli dergide yer alan 90'dan fazla araştırmanın yeniden gözden geçirilmesiyle bol kalsiyum alımıyla iyileşen vücut niteliği arasında güçlü bir bağ bulundu.Yulaf, arpa: Bunların sırrı ise liflerde yatıyor. American Journal of Clinical Nutrition isimli dergideki araştırmaya göre, akşam yemeğinde beyaz pirinç yerine büyük bir tabak lezzetli arpa ile göbeğinizdeki yağlardan kurtulabilirsiniz.Yeşil çay: İçerdiği katesin metabolizmayı ve karaciğerin yaktığı yağ oranını hızlandırıyor. Bunun etkisinden yararlanmak için günde 4-6 bardak yeşil çay için ve her hafta en az 3 saat egzersiz yapın.Yumurta: Protein içeriği sayesinde yumurta, kilo vermenize yardımcı olur. Öncelikle vücudunuz proteinli yiyecekleri parçalamak için daha fazla enerji kullanıyor. Ayrıca protein kas kütlenizi tutmaya yardımcı oluyor, kaslarınız yağdan fazla kalori yakıyor. Sonuç olarak, protein sizi karbonhidratlardan daha fazla tok tutuyor.Ceviz, badem: İçerdiği iyi yağlar, lif ve protein vücudun insülin direncini artırır, kilo vermeye yardımcı olur. Ceviz, en iyi omega-3 yağ asit kaynağından biridir. Badem ise kemik şekillenmesinde ekstra fayda sağlar.Somon: Newcastle Üniversitesi'nde düzenlenen araştırmada, somon balığında bulunan omega-3 yağ asitlerinin yağ kütlesini azalttığı belirtildi. Diğer araştırmalar da, omega-3 yağ asitlerinin sizi tok tuttuğunu ve yağlı balık yedikten sonra 2 saat sonra daha tok hissettiğinizi gösteriyor. Haftada en az iki kez somon, uskumru, konserve ton balığı veya 'eğer bulabilirseniz' kuzey denizlerinde yaşayan Ringa balığı gibi diğer yağlı balıklardan tüketin.Elma, Armut, dolmalık biber: Bu gıdaların içerdiği ve bitkisel gıdalarda bulunan doğal kimyasal olan flavonoidlerin yağ yakma etkisi bulunuyor. American Journal of Clinical Nutrition isimli dergide yayınlanan araştırmaya göre, çok flavonoid tüketen kadınların vücut kütle indeksleri önemli ölçüde düşüyor. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde de flavonoidlerin kalori tüketimini artırdığı, vücuttaki yağ yakışını hızlandırdığı bulundu.Keten tohumu: İçerdiği lignan sayesinde keten tohumu, menopoz sonrası kadınlarda daha az vücut yağı ve vücut kütle indeksi sağlıyor. Her gün kahvaltılık tahılınıza, yoğurdunuza ya da salata sosunuza bir yemek kaşığı keten tohumu ekleyebilirsiniz.Sirke: Araştırmacılar, sirkenin vücudun yağları parçalamasına yardımcı enzim üreten genleri harekete geçirdiğini söylüyorlar. Sütle ya da sodayla seyreltebileceğiniz yaklaşık bir yemek kaşığı sirkeyi her gün için
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kalp sağlığı için diş bakımına dikkat
Türkiye'de ağız ve diş sağlığı, hekimin kapısını çok mecbur kalmadıkça çalmadığımız bir konu. Rahatsızlıkların başında yüzde 65 oranında diş eti hastalıkları geliyor. Özellikle kalp hastalarının bu konuda çok özenli olması şart.
Periodontal hastalıklar olarak ifade edilen, diş eti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklar, yetişkinlerde diş kayıplarının yüzde 70'inden sorumlu olabiliyor.
Bu konuda yanlış bilinen birçok nokta diş hekimine gitmek konusunda zaman kaybettiriyor. Söz gelimi, birçok insan diş eti kanamasının iyi bir şey olduğunu düşünüyor ve "Dişlerimi fırçalayıp kanattım, rahatladım" diyor. Diş eti hastalıkları ve önleme yollarını Diş Hekimi Cem Erdoğan'a sorduk.
- Diş eti hastalıkları nasıl oluşuyor?
Dişeti hastalıklarının en önemli nedeni "bakteriyel diş plağı" adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Tırnağınızın ucuyla dişin dip kısmından ucuna doğru indirdiğinizde beyaz bir tabaka sıyırmış olursunuz. İşte o diş plağıdır. Plak temizlenmezse üstüne bir plak daha gelir ve diştaşı veya tartar oluşur. Dişetini dişe sıkıca bağlayan lifler yüzünden diş eti dişten uzaklaşır. Bakteriler daha derine gitmenin yolunu bulmuş olurlar ve iltihap oluşturur. Bu durum kemiğe kadar ilerleyebilir. Bunun sonucunda diş sallanmaya başlar ve sonunda da düşer.
- Nasıl önlenir?
İnsanlar genelde diş temizliğinin dişleri sallandırdığını iddia eder. Normalde 6 ayda bir dişini temizleten kişinin dişi sallanmaz. Bunu çok uzun süre ihmal eden kişinin ağzında blok blok diş taşları oluşur. Hekime gittiğinde de işlem sırasında dişler sallanmaya başlar. Sağlıklı diş ve diş eti için ağız bakımı çok önemli. Fırçalayarak ve diş ipi kullanarak, bakteriyel plağın dişten atılması gerekiyor. 6 ayda bir de profesyonel olarak dişleri temizletmek gerekiyor. Bütün bu önlemlerin yanında bir başka konu daha var ki bu çok önemli.
Bazı tedavilerde diş hekimi - KBB uzmanı birlikte hareket eder
Türklerin ırksal olarak burunları biraz eğridir, deviasyona çok yatkındır. Bazı hastalar uyurken ağızdan solunum yaparlar. Çeşitli şikayetlerle sürekli diş hekimine giderler. Diş hekiminin bu durumu tespit etmek için hastayı Kulak-Burun-Boğaz uzmanına yönlendirmesi gerekir. Aksi takdirde yüz kere diş temizliği yapsanız bile bu durum tekrarlayacaktır. Diş taşı oluşumu sürecek, buna bağlı olarak diş etleri aşağı çekilecek sonuçta diş kayıpları oluşacak.
- Diş eti hastalıkları başka hastalıkları tetikler mi?
Diş etiniz kanadığı zaman, ordaki mikroorganizmalar o bölgedeki kılcal damarlardan vücuda karışır. Kalbe, eklemlere hatta beyninize yerleşir. Vücut direncinizin düştüğü durumlarda diğer hastalıkları tetikleyebilir.
Kalp rahatsızlığı olanlar diş sağlığına daha çok önem vermeli
Özellikle kalp rahatsızlığı olanları daha fazla etkiler. Bu kişilerin mutlaka diş sağlığının iyi durumda olması gerekir. O yüzden diş eti kanaması iyi birşey değildir. Vücudun herhangi bir organındaki bir rahatsızlığın sinyalini veriyor olabilir. Sinyalleri dinlemezseniz daha kötü sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
- Fırçalamak ve diş ipi kullanımı dışında ağız ve diş bakımında nelere dikkat etmeliyiz?
Unutmayın ki servetler harcadığınız hiçbir diş hekimi, kendi ana dişinizinden daha iyisini yapamaz. İnsanlar yaşadıkları kötü tecrübelerden ötürü diş hekimine gitmekten korkar. Teknolojide geldiğimiz nokta, ağrısız sızısız tedaviler ortaya koyuyor. Birçok insan toplu iğne ile diş taşı temizliği yapmaya çalışır. Çok yanlış. Kürdan da asla kullanılmamalı.
Diş ipi kullanmaya üşenmeyin
Diş arayüzlerini fırçalamak da çok önemli. Bunun için arayüz fırçası veya diş ipini kullanın. İnsanlara zor geliyor diş ipi kullanmak. Ama mutlaka günde 2 defa, 2 dakika diş fırçaladıktan sonra diş ipi kullanın. Ardından bir 30 saniye daha dişlerinizi fırçalayın.
Zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz ofis sandalyesinin sağlık açısından önemi büyük. Peki doğru ofis sandalyesi nasıl olmalı?
İdeal ofis sandalyesinin yüksekliği 40-50 cm olmalı ve bu yükseklik ayarlanabilmeli. Ofis sandalyesinde, yüksekliğinden oturma yeri genişliğine, sandalye arkalığından sırt desteğine birtakım dikkat edilmesi gereken hususlar bulunuyor.
Anadolu Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, doğru ofis sandalyesi seçerken dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:
Sandalye yüksekliği: İdeal sandalye oturma yeri genişliğinin 45-50 cm olmalı. Otururken ayak tabanlarınız yere tam temas halindeyken bacaklarınız ile sandalye oturma yeri arasındaki mesafe, parmaklarınızın bu bölgeden rahatça geçebileceği genişlikte olmalıdır. Parmaklarınız bu mesafeden rahatça geçmiyorsa oturma yerinizi bu işlemi sağlayana kadar alçaltın. İdeal sandalye yüksekliği 40-50 cm olmalı ve bu yükseklik ayarlanabilmeli.
Sandalye oturma yeri derinliği: Çalışan, sırtını ve belini sandalyenin arkasına tam dayayarak oturduğunda, sandalyenin ön kenarı ile dizlerinin arkası arasında bir yumruk genişliğinde (5-7 cm) mesafe olmalı. Sandalyenin bacak arka yüzünü sıkıştırması, bu bölgeden geçen sinirleri etkileyerek bacak uyuşmalarına neden olur, unutulmamalı. Bu mesafe yoksa sandalyenizin oturma derinliğini azaltmak için sırtın arkasını ve belini destekleyen bir yastık kullanın.
Sandalye arkalığı ve sırt desteği: Sandalyenin arka kısmı yeterli genişlikte (30-50 cm) olmalı ve bel çukurluğunuzu desteklemeli, gerekirse bu destek için uygun bel yastıkları kullanılmalı. Oturma pozisyonunda omurganın normal kıvrımı olan ‘S’ şeklinin mutlaka muhafaza edilmesi ve sandalye arkalığının bunu destekleyecek tasarımda olması gerekiyor.
Sandalye kol destekleri: Sandalyelerin kol desteklerinin omuzları hafif destekleyecek yükseklikte olması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Semih Akı, “Kol kısmınızın (omuz dirsek arası) gövdenize dolayısıyla omurganıza paralel, önkol kısmınızın (dirsek el bileği arası) ise dirsekten 90 derece açı yapacak şekilde konumlanmasına dikkat edin. Sandalyenizin kol dayama kısımlarını ve yüksekliğini bu pozisyonu desteklemesi için ayarlayın” dedi.
Sandalye ayakları: Sandalye ayakları rahatça her yöne dönebilecek ve gidebilecek şekilde adet ve tekerlekli olmalı.
Aile Sağlık
Çocuğumun zekâsını nasıl geliştirebilirim?
Çocukların sevgi dolu sıcak bir ortamda yetişmesi ve eğitiminde özel çabalar sarf edilmesi onun zekâsını olumlu etkiler. Anne adayının sağlıklı bir hamilelik geçirmesi, çocuğa zaman ayrılması, beraber kitap okunması faydalı olur. Ayrıca beyin gelişmesine yardımcı olacak egzersizlerle spor faaliyetlerini ihmal etmemek gerekir.
Hiç kuşkusuz her anne ve baba çocuğunun toplumsal yaşamda akıllı, zeki ve başarılı bir birey olmasını ister. Zekâ dediğimiz kavram ise öğrenme, algı, hafıza, probleme yönelik çözümler üretebilme gibi çeşitli kavramlardan oluşur.
Zeka gelişimini etkileyen en önemli faktörlerin başında genetik faktör gelir. Ancak kalıtsallığın yanı sıra çevrede bulunan uyarıcılar, aile, inançlar, kültür ve çocuğun kendi çabaları da yetenekleri geliştirmede etkili olmaktadır.
Özellikle çocuğun ilk yıllarında zihinsel ve duygusal olarak sevgi dolu sıcak bir ortamda yetişmesi ve nitelikli bir eğitim alması çocuğun zekâ potansiyelini en verimli şekilde kullanabilmesi ve geliştirebilmesi için gereklidir. İşte bu noktada anne ve babalara çok önemli görevler düşmektedir.
HAMİLELİK DÖNEMİNDE STRESTEN UZAK DURUN
Mutsuz ve huzursuz bir ortamda yaşanan hamilelik süreci annenin bebeğiyle olan ilişkisine yansımaktadır. Anne çocuğuyla gerekli olan duygusal bağı kuramamakta ve çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
Çocuğunuza zaman ayırın
Bebeklikten itibaren fiziksel ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra duygusal ihtiyaçların karşılanmasına da önem verilmelidir. Bu nedenle çocuğa güven duygusunu vermek, değerli olduğunu hissettirmek, onunla oyun oynamak gerekir. Onunla ilgilenmek ve zaman ayırmak onların akademik ve sosyal başarılarının artmasına katkı sağlayacaktır.
Soru sormasını engellemeyin
Çocuklar dünyayı yeniden keşfetmeyi çok severler. Onların bu merak duygularını teşvik edecek şekilde davranmak gerekir. Çocuk her soru sorduğunda sabır ve hoşgörüyle anlayabileceği şekilde cevaplar vermeli, kendisini ifade etmesine fırsat tanınmalıdır. Onunla konuştukça kelimeleri anlama, kullanma, cevaplama yeteneği artacaktır.
Kitap okuma saati düzenleyin
Kitap beynin gelişiminde olan uyarımı aktif olduğundan çok küçük yaşlardan itibaren çocuğa renkli masal kitapları alarak sadece resimlerden oluşan yazısız kitaplar anlatılmalı. Çocuğun ilerleyen dönemlerinde ise bu konuyla ilgili kitabı sevdirmeye yönelik çalışmalar yapılabilir. Aile olarak günün sonunda bir saat belirleyip hep birlikte kitap okuyun. Kültürel içerikli veya bilimsel konular içeren gazete ve dergilere abone olması için teşvik edin.
Yaşına uygun oyuncak almayı tercih edin
Çocuklar oyun oynarken sınıflama, karar verme, problem çözme gibi birçok zihinsel işlemi gerçekleştirdiğinden onların gelişimine katkı sağlayacak, dikkatini geliştirebilecek yaş düzeyine uygun eğitsel oyuncaklar seçilmelidir.
Beyin gelişimine katkıda bulunacak egzersizler yaptırın
Yüzme, bisiklete binme, basketbol gibi yapılan spor aktivitelerle vücuttan beyne giden sinyaller daha aktif hale gelmektedir. Satranç, mantık soruları ve bulmacalar da hafıza merkezi üzerinde önemli katkılar sağlar.
Diğer elini kullanmasını isteyin
Beynin her iki bölgesini daha aktif çalışır hale getirebilmek için çocuğunuz günlük hayattaki işlevlerini hangi eliyle yapıyorsa diğer elini kullanmasını isteyin. Örneğin sağ eliyle yazı yazıyorsa sol eli ile yazmayı denemesini söyleyin. Sol eliyle yazmayı başarana kadar bunu devam ettirin.
Theme by flashcast.
Sevgi Sözleri
Sevgi Sözleri
SEVGİ SÖZLERİSeviyorum sevmenin acı verdiğini Her sevenin sevilmediği bile bile … Ama yine de bir umut taşıyorum .Belki seven sevilir diye.
Herzaman gül, hayata gülücük şaç, gülmeyi benimse, Çünkü senin bir gülüşün için, Koca dünyada yaşayan biri mutlaka biri vardır.
Güneşin doğduğu yerde parlayan bir ışık görürsen.Bilki senin için yanan kalbimdir.
Bazen sana gayesiz, raslantısal bakardım… Sense kaçırırdın gözlerini benden. Oysa , sana bakarken gözlerinde kalbini görürdüm.
Gözlerin olmadan da kalbini göreceğimden habersizdin. Ve hatta sana bakmadan seni hissettiğimi bilmezdin
Titrer durur ellerim yanında. Vücudum ürpermeyle dolar. Üşüyorum ben yanında. Çünkü varlığın içime serinlik veriyor
İçim o kadar senle doldu ki… İnsanlar seni gözbebeklerimde görürler diye bakmaya korkar oldum
Öyle güzeldin ki! Ama bir gün anladım yüzündeki güzelliğin ruhundan geldiğini. Öyle güzeldin ki! Anladım seni güzel gören benim gözlerimdi.
Sevgimin güzelliğiydi seni güzelleştiren.
Eğilip gözlerime baktı: seni seyredebilirmiyim dedi usulcacık. Sandım eylemlerin, insanların gözlerimde ve yüzümde oynaşmasını Seyredecek.
“Evet” dedim belli belirsiz. Yumdu gözlerini. şaşırdım. Sonra anladım ki kalbinde seyrediyordu beni.
Ufukta bir gemi görsem seni taşıyan, Mavi denize dalardım geriye bakmadan .Uçsuz bucaksız mavilikte arardım beni .Taa ki beni sende bulana kadar.
Ay yıldıza mutluluk fısıldarken.Gökyüzü sevincini yeryüzü ile paylaşırken.Ben sana bir parça mutluluk yolluyorum.içindeki umut çiçekleri hiç solmasın diye
Hani gözler varya sözleri anlatır, Hani sözler varya gözleri aglatır, Hani anlar varya değeri geç anlaşılır,Bir de aşk varya seni bana anlatır..
Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır: O da geçip giden zaman…
Seni düşünür , seni özlerim , Sevgilerin özlemlerin derinliğinde .Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla , Bir sonbahar serinliğinde..
Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın.Şimdi güneşin doğmasını bekle.
Şimdi daha iyi anlıyorum ki, Nefes almak değilmiş, yaşamak. Ateşlerde yanmak gibi bir şey, Seni severken,sensiz olmak…
Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın.
göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle.
Aynaya bakınca kendimi değil kocaman bir yürek .Ve o yürekte ondan da büyük bir sen gördüm.
Yağmur vuruyorsa pencerene,Anla ki o zaman ben ağlıyorum. Yağmur pencerene vururken ,Benim gözyaşlarım da kalbime vuruyor; Tıpkı yağmur gibi..
Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara .Senin gözlerinde ışlıdayan bir çift yıldızı gönderirdim.
Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da kudurmalı, Sonuna kadar saplanamayacksa hançer kınıda durmalı , Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.
Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.
Sen dünyaya sürgün bir meleksin .Ve ben seni o kadar çok seveceğimki .Bir daha cennetine dönemeyeceksin
Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.
Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen , Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen , Sevenlerin mumudur sevgi , Eriyip de hiç bitmeyen.
Eğer birgün sevmek istersen önce kendini sev,Daha sonrada istersen beni,Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, Çünkü ben seni öyle sevdim.
Bir gün gelip soracaksın beni mi daha çok seviyorsun yoksa Tanrı’yı mı diye…Ben hiç düşünmeden Tanrıyı diyeceğim ve sen küsüp gideceksin.
Ama nereden bileceksin içimdeki Tanrının sen olduğunu…
Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi…Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye…
Birgün biri çıkıpta güneşe adını buzla yazarsa ,Bilki o seni benden daha çok seviyor…
Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.
Yaşamak gecenin tüm karanlığına rağmen, Buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.YAŞAMAK DİRENMEKTİR !
Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın.Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,Yaşayan birileri mutlaka vardır.
Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine !!
Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.
Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım
Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman… Tıpkı gözlerindeki huzur gibi…
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.
Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…
Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!
Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun…
Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni
Yüzünü alıyorum elime yaşam budur ,
Bir gülün akşamı da budur
Seninle doğmak yeryüzüne her sabah
Ve silinmek seninle.
Sen yollara yürürsen , çiçekler de yürür,
şaşarım gülüşünün ardından güneş doğmazsa,
Bir çocuk kapıları kırıp kırlara koşmazsa,
Sen ufuk çizgisinin düşüncesiyle özgür,
Gülüşü ışık olupta yüzüme akan düş,
Sen uzak kıyıların adamı,
Sen benim yüreğimde açan gülsün..
Sevgilim yalan söylersem sana, kopsun ve mahrum kalsın dilim
Sana ” SENİ SEVİYORUM” deme bahtiyarlığından sevgilim,
Yalan yazarsam sana kurusun ve mahkum kalsın elim ,okşayabilmek saadetinden seni
Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim iki damla gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni birdaha.
Bana geleceksen herşeyinle benim olarak gel.
Bir emanet gibi geldikten sonra,
Yanımda olmanın ne anlamı kalır ki
Seni Sen olduğun için değil ,
Seni bende bulduğum için seviyorum .
Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da…
Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de..
Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek.
Seni Seviyorum ya, iste o en büyük gerçek…
Özlemek güzel şeydir, özlüyorsa Özlenen
Beklemek güzel şeydir, gelecekse beklenen
Sevmek güzel şeydir, seviyorsa sevilen…
Benim sevgim, zaman ve uzaklıkla sınırlı değildir.
Zamanı kaldırınca aynı andayız.
Uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz.
O zaman her an ve her yerde seninle birlikteyiz…
Aşk yaşanır anlatılmaz..
Kalbim seni unutacak kadar hainse,
Ellerim onu parçalayacak kadar asidir.
Sevdigini özgür bırak ,
Geri gelirse o senindir
Geri gelmezse, zaten hiç senin olmamıştır…
Eğer çölde açan bir çiçek olsan
Seni kurutmamak için hep ağlardım.
Gözyaşımda bir damla olsaydın,
Seni kaybetmemek için asla ağlamazdım.
Yanağına konan kar tanesi eriyip dudaklarına indiğinde,
Hissettiğin o bir damla serinliği benimle paylaşmak istersen,
Yönünü rüzgara dön ben o rüzgardayım…
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç , bir tohumla başlar ;
En uzun yolculuklar bir adımla başlar;
Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
Seni unutmak zor anlatmaksa imkansız,
Sen unutuldukca hatırlanan,
Anlattıkca bitmeyensin meleğim..
Seni uzaktan sevmeyi, bana bakmadan görmeyi,
Seni duymadan dinlemeyi, gözyaşlarımla gülmeyi
Ve kavuşmak için sabretmeyi,
Her şeyi öğrendim ama sensiz olmayı asla…
Duygular vardır anlatılamayan..sevgiler vardır kelimelere sığmayan…
Bakışlar vardır insanı ömür boyu ağlatan…yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan, ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan. Benim sevgim mezara kadar olanlardan…
Bir Çiçeğin açmak için sebepler bulduğu gibi,
Yaşama dair sebepler bulmak için yaşıyorum…
Eğer bir gün gelir de yaşamak için bir sebep bulamazsam;
Ölmek için bir sebep bulmuşum demektir
Bir yudum zehir olsan, bir an bile düşünmeden seni içerdim,
Sırf seninle bir olmak ve seni içimde hissetmek için.
Sevgilim bilki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin,
nede yıldızlı akşamları!… özlemin bir nehir olmuş
YARAR GİDER İÇİMDEKİ DAĞLARI
Seni seviyorum kelimesini sana benden başka kimse söylemesin,
Yalnız bana sakla dudaklarını seni benden başka kimse öpmesin,
Ne olurdu her seven sevilse sanki, bu dünyada aşktan güzel ne var ki,
Gel kollarıma öyle sarıl ki kimsenin çözmeye gücü yetmesin.
Seni niyemi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni
Yeniden hayata döndürdüğün için çok ama çok seviyorum.
Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa yeni doğan günün güneşi
Seni ona kavuştursun.
Hayatın en güzel anı herşeyden vazgeçtiğiniz zaman
Sizi hayata bağlıyan biri olduğunu düşündüğünüz andır.
Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..
Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi tutuyorum aklımda
İçimi seninle ısıtıyorum bir yaşamak düşünsem “sus” deyip adınla başlıyorum.
Sevgili binlerce insan arasından gönül gözüyle görüp ayrı bir kimlik verdiğimizdi Her sözü büyü olan, dokunduğu herşeyi kutsallaştıran muhteşem insandı.
Yanındayken içimi saran ateş, sen yokken hayalinle canlanır.
Gözlerimdeki parıltı senin sevginin eseri,
Ve benim varlığım yanlız senin eserin.
Seni yüreğimden atabilsem atamıyorum,
Seni gözlerimden silebilsem silemiyorum
Sensizlik acısını çekemiyorum,
Dönersen diye koştum camlara
Ama yoksun yine yok..
Her sabah uyanıp yüzünü güneşe verdiğinde,
Gücünü alamazsın sıcak sevgilerden,
Unutma sakın bir sevgi bin sevgi doğurur ve
O sevgilerden yepyeni bir dünya kurulur..
Ben Toprağım suyum sensin, ben yaprağım dalım sensin
İlkbaharım yazım sensin sensiz hayat çekilmiyor.
HAZIRLANIŞI
Makarnaları haşlayın. Sosisleri, salatalık turşularını, maydanozu ve dereotunu küçük küçük doğrayın. Zeytin çekirdeklerini çıkartın ve onları da doğrayın. Bütün malzemeleri bir kaba boşaltın ve karıştırın.
MALZEMELER
1/2 paket makarna
1 su bardağı mayonez
1 su bardağı sarımsaklı yoğurt
8 adet küçük salatalık turşusu
5 adet sosis
küçük kutu konserve havuç
küçük kutu konserve mısır
küçük kutu konserve bezelye
1 çorba kaşığı sıvı yağ
1 demet maydanoz
1 demet dere otu
100 gr. yeşil zeytin
tuz
karabiber
>
HAZIRLANIŞI
Keki için önce yumurta ve şekeri çırpın. Sonra 2 çorba kaşığı sütü ve kakaoyu ilave edin. Biraz çırptıktan sonra ununu koyup tekrar çırpın. En son kabartma tozunu koyup güzelce çırptıktan sonra yağlanmış tepsiye bosaltıp 175 derece ısıtılmıs fırına koyun.30 dakika sonra alın ve sıcak kekin üstüne 2 su bardağı sütü her yerine gezdirerek boşaltın. Sonra soğumaya bırakın. Kek soğuduktan sonra önceden hazırlanmış krem şantiyi üzerine sürün.
Sosu için hepsini koyup karıştıra karıştıra pişirin. Kaynadıktan sonra ocaktan alıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra kekin üstüne boşaltın. Buzdolabında biraz beklettikten sonra servise yapabilirsiniz.
MALZEMELER
4 yumurta
3 fincan şeker
3 fincan un
1,5 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı süt
1 paket kabartma tozu
kreması :
1 su bardağı süt
1 paket krem şanti
sosu:
1 su bardağı süt
1 çorba kaşığı un
1 su bardağı su
1 çorba kaşığı kakao
>
HAZIRLANIŞI
Soğuk süte toz şeker ve irmiği ekleyip kaynatın. Biraz koyulaşıp muhallebi kıvamına gelince vanilya margarin ve 1 çorba kaşığı hindistancevizi ekleyip boza kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Boza kıvamına gelince ıslatılmış tepsi veya bir kalıba döküp soğutun.
Üzerini antep fıstığı veya tarçınla süsleyip dilimleyerek soğuk olarak servis yapın.
>
MALZEMELER
1 kg süt
1 su bardağı irmik
7 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
1 çorba kaşığı margarin
1 çorba kaşığı hindistancevizi
süs için:
hindistancevizi
dövülmüş antep fıstığı veya tarçın
HAZIRLANIŞI
Tencereye yağ ve küçük küçük doğranmış soğanları koyup, hafifçe pembeleştirin. Su, yıkanmış mercimek, bulgur, salça,tuz koyup mercimek ve bulgur yumuşayıncaya kadar pişirin. Ateşten alıp acı kırmızı biber, nane serptikten sonra servis yapın.
MALZEMELER
1 çay fincanı kırmızı mercimek
1 çay fincanı ince bulgur
1 adet orta boy soğan
2 çorba kaşığı margarin
2 çorba kaşığı domates salçası
2 çay kaşığı kırmızı biber
Yarım çay kaşığı acı biber yada biber salçası
2 çay kaşığı nane
Biraz tuz
6-7 bardak su
>
HAZIRLANIŞI
Biküvileri ufak ufak kırın. Diğer tarafta krem şanti ve soğuk sütü çırpın. İçine kakao ve dövülmüş fındık koyun. Bisküviler ve bu karışımı kaşıkla düzelterek, altına naylon torba döşenmiş bir kalıba boşaltın. Buzlukta 2 saat bekletin. Hafifçe donmaya başlayınca ters çevirin ve servis yapın.
>
HAZIRLANIŞI
Malzemeyi karıştırarak yumuşak bir hamur yapın. Ceviz iriliğinde parçalar koparıp, avucunuzun içinde şekillendirip yağladığınız bir tepsiye dizin. Orta hararetteki fırında pişirin.
MALZEMELER
vanilya
sarı üzüm
kabartma tozu
125 gr margarin
aldığı kadar un
1 çay bardağı sıvı yağ
6 çorba kaşığı toz şeker
>
HAZIRLANIŞI
Elmalar soyulup içleri oyularak temizlenir. Geniş yayvan bir tencereye elmalar konur üzerine 1/2 şişe nane likörü ve toz şeker dökülür. Orta karar ateşte elmalar yeşil olana kadar pişirilir.
Elmaların her tarafı çevrilerek pişirilecek. Pişen elmalar bir tabağa alınıp soğuyunca üzerlerine birer parça kaymak koyup kivi dilimi ile servis yapılır.
MALZEMELER
6 adet yeşil elma
1/2 şişe nane likörü
8 çorba kaşığı toz şeker
>
MALZEMELER
1 kg orta boy patlıcan (kemer patlıcanı da denilen dolmalık patlıcan alalım)İçinin harcı için:
1 su bardağı dolusu beyaz peynir rendesi
1 dilim bayat ekmek
HAZIRLANIŞI
İşe hemen patlıcanı alacalı soyarak başlayalım. Yani bir şeridi soyup, bir şeridi ise soymadan bırakalım. Bazen patlıcanın acı tadı fazla oluyor. Bu yüzden, içine 1 yemek kaşığı kadar tuz attığımız 7-8 bardak soğuk suyun içinde patlıcanları 30-35 dakika kadar bekletelim. Böylece acısının çıkmasını sağlayalım. Biliyor musunuz İtalyan?lar sütün içinde bekleterek patlıcanın acı suyunu çıkarıyorlar. Sonra da bu sütü atıyorlar. Tabii ki çok yazık!!!
Şimdi patlıcanları yıkayıp, süzdürelim ve bir mutfak bezi veya peçeteyle kurulayıp, suyunu iyice alalım. Bir fırın tepsisine yerleştirip, 175 derecede 20-25 dakika kadar pişirelim. İyice yumuşamış olması gerekir. Ya da ocağın üzerinde bir köz kabında veya mangalda közleyelim. Ya da bol yağın içinde bildiğimiz usulde kızartabilirsiniz de.
Biraz bekleyin, patlıcanlar ılıklaşsın. Sonra ortadan boylamasına ikiye bölelim. Sanki karnıyarık ya da imambayıldı yapar gibi… Bir çay kaşığı yardımıyla dolma içi oyar gibi patlıcanın içini hafifçe oyup, çıkaralım. Yani her patlıcandan bir yemek kaşığı kadar iç çıkarın, fazlasını değil!
Derin bir kasenin içine çıkardığımız patlıcan içlerini koyalım. Üzerine rende beyaz peyniri ve neredeyse leblebi kadar ufaladığımız ekmek içini ekleyelim. Bir çatal yardımıyla iyice ezip, karıştıralım ve bir tatlı kaşığı yardımıyla oyulan patlıcanların içine yerleştirelim. Böylece tüm harcı patlıcanların içine paylaştırıp, büyük bir servis tabağının üzerine yan yana dizelim.
Hazırladığımız sosu, sıcakken patlıcanların üzerine gezdirelim.
İsterseniz servise sunmadan önce üzerini çok ince kıyılmış maydanozla süsleyebilirsiniz, yakışır…
SOSUN TARİFİ
Şimdi sıra geldi sosumuzu yapmaya. Bunun için orta boy bir tavanın içine sıvıyağı koyalım. Hemen içine dövülmüş sarmısakları ekleyip, bir tahta kaşıkla karıştırarak 1-1,5 dakika kadar kavuralım. Bu arada kabuğu soyulmuş ve tavla zarı formunda, küp doğranmış domatesleri tavaya ilave edip, tuz ve karabiberini de serpiştirelim. Yine ara ara karıştırarak 5-6 dakika orta ateşte pişirelim ve altını kapatalım
HAZIRLANIŞI
Margarinin içine iki çorba kaşığı pudra şekeri katıp, birlikte iyice yoğurun. Azar azar un ilave edip, katıca bir hamur kıvamına getirin ve ceviz iriliğinde parçalara ayırın. Fırında, orta hararette fazla kızartmadan 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkarıp, sıcakken, pudra şekerine batırıp, servis yapın.
MALZEMELER
250 gr margarin
pudra şekeri
un
HAZIRLANIŞI
Soğanı küçük küçük doğrayın. Domates ve sarımsağı rendeleyin. Domatesi zeytinyağı ve 1/2 limon suyuyla beraber bir tencereye alın. Salçayı da ekleyin ve ezin. Sarımsak, soğan ve baharatları ekleyin ve karıştırın. Tavuk butlarını tencereye koyun ve karışıma bulayın. Tencerenin üstünü örtün ve buzdolabında 3-4 saat beklemeye alın. Sonra butları tepsiye dizin ve orta ısılı fırında çıtır çıtır olana kadar pişirin.
MALZEMELER
5 kişilik
10 adet tavuk but
1 adet domates
1 diş sarmısak
1 adet soğan
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı köri
1 çorba kaşığı domates ve biber salçası
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 tatlı kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 limonun suyu
tuz
1 çay kaşığı muskat
HAZIRLANIŞI
Karaciğerin ince zarını soyun, sinirli kısımlarını çıkarın. Daha sonra karaciğeri bir tahta üzerine koyup, fındık iriliğinde parçalar doğrayın. Bu parçaları büyük bir kabın içine koyun ve üzerine bir kaşık kırmızı biber serpip iyice karıştırın. 30 dakika kadar dinlendirip, ciğer parçalarını önce bol una bulayın ardından üzerindeki fazla unun dökülmesi için silkeleyin ve içinde bir bardak zeytinyağı kızdırdığınız tavanın içine birer avuç birer avuç atın. Karıştırarak yaklaşık bir dakika pişirdikten sonra delikli kepçe yardımıyla yağını süzüp, servis tabağına alın. Ciğerin pişiridikten sonra üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağın dörtte birini alın, üzerine yarım çorba kaşığı kırmızıbiber koyun. Ateşte iyice karıştırdıktan sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün. Bu arada, ince ince doğrayıp, tuzla ovduğunuz soğanın suyunu süzün. Sonra, temizleyip ince kıydığınız maydanoz ve soğanı karıştırarak piyaz yapın ve bu piyazı servis tabağının kenarına koyup, ciğerle birlikte servis yapın.
MALZEMELER
2 baş soğan
1 koyun karaciğeri
1/2 su baradağı un
1/2 demet maydanoz
1.5 çorba kaşığı kırmızı biber
1 bardak zeytinyağ (ya da mısırözü yağ)
tuz
4 Kişilik
Theme by flashcast.
Baharatlı Tavuk
Baharatlı Tavuk
HAZIRLANIŞI
Soğanı küçük küçük doğrayın. Domates ve sarımsağı rendeleyin. Domatesi zeytinyağı ve 1/2 limon suyuyla beraber bir tencereye alın. Salçayı da ekleyin ve ezin. Sarımsak, soğan ve baharatları ekleyin ve karıştırın. Tavuk butlarını tencereye koyun ve karışıma bulayın. Tencerenin üstünü örtün ve buzdolabında 3-4 saat beklemeye alın. Sonra butları tepsiye dizin ve orta ısılı fırında çıtır çıtır olana kadar pişirin.
MALZEMELER
5 kişilik
10 adet tavuk but
1 adet domates
1 diş sarmısak
1 adet soğan
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı köri
1 çorba kaşığı domates ve biber salçası
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 tatlı kaşığı karabiber
1 çay kaşığı zerdeçal
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1/2 limonun suyu
tuz
1 çay kaşığı muskat
Theme by flashcast.
Bisküvili Pasta
Bisküvili Pasta
HAZIRLANIŞI
Biküvileri ufak ufak kırın. Diğer tarafta krem şanti ve soğuk sütü çırpın. İçine kakao ve dövülmüş fındık koyun. Bisküviler ve bu karışımı kaşıkla düzelterek, altına naylon torba döşenmiş bir kalıba boşaltın. Buzlukta 2 saat bekletin. Hafifçe donmaya başlayınca ters çevirin ve servis yapın.
MALZEMELER
1 paket krem şanti
1 şişe süt
1 çay kaşığı kakao
2 paket kakaolu bisküvi
100 gr fındık
Theme by flashcast.
Çerkez Tavuğu
Çerkez Tavuğu
HAZIRLANIŞI
Yıkayıp hazırladığınız tavuğa 3 su bardağı su ve tuz ekleyerek kısık ateşte,35-40 dakika pişirin. Kemiklerini ayırın, etini lif lif ayirarak ince ince ditin. Servis tabağına düzgünce yerlestirin. Sarımsak, ekmek içi ve cevizi küçük küçük doğrayarak, 3 su bardağı tavuk suyu ve karabiberle karıstırın. Ditilmiş tavuk etinin üzerini bu karışımla kaplayın.Yağın içine kırmızı biberi ekleyerek eriyene kadar ısıtın.
Hazırladığınız yağı tavuğun üzerine dökerek servis yapın.
MALZEMELER
1 adet tavuk
2 çorba kaşığı sıvı yağ
5 ince dilim ekmek (bayat)
3 su bardağı ceviz içi
8 diş sarmısak
3 su bardağı su
1 tatlı kaşığı karabiber
2 tatlı kaşığı tuz
yarım tatlı kaşığı kırmızı biber
Theme by flashcast.
Fırında Beşamel Soslu Tavuk
Fırında Beşamel Soslu Tavuk
HAZIRLANIŞI
Patatesleri ve havucu küp küp doğrayıp haşlayın. Tavuğu haşlayıp didikleyin, bezelye konserve ise haşlanmasına gerek yok. Bu malzemelerin hepsini harmanlayıp bir kapta bekletin.
beşamel sosun yapılışı :
Tencereye yağı koyun unuda ilave edip kavurun, sütü yavaş yavaş ilave edin karıştırarak top olmasını önleyin. Köriyi, karabiberi, tuzu ilave edin ve karıştın 5 dakika bu şekilde pişirin. Beşamel sosunu daha önce hazırlamış olduğunuz karışıma dökün. Bir tepsiye karıştırıp yayın. Üzerine kaşar peynirini rendeleyip daha önce kızdırmış olduğunuz fırına koyun ve üzeri kızarana kadar pişirin. Sıcak servis yapın.
MALZEMELER
750 gr tavuk eti (göğüs)
750 gr havuç
750 gr patates
750 gr bezelye
beşamel sos için malzeme :
1 litre süt
1,5 çorba kaşığı köri (baharat)
1 su bardağı un
150 gr margarin
karabiber
tuz
200 gr kaşar peynir
Theme by flashcast.
Kumpir Nasıl Yapılır
Kumpir Nasıl Yapılır
4 kişilik Kumpir nasıl hazırlanır. Gerekli malzemeler ve hazırlanışında dikkat edilmesi gerekenler.
Malzemeler:
4-5 adet orta boy patates
50 gram tereyağ
1 su bardağı taze kaşar rendesi
1 su bardağı dil peyniri
8 adet kokteyl sosis ( haşlanmış)
tuz
üzeri için rus salatası
istenirse mayonez ve ketçap
Hazırlanışı:
Patatesler haşlanır. Hemen sıcakken soyulur ve patates ezeceği ile ezilir. Tereyağ, kaşar rendesi, dil peyniri ve damak tadına göre tuz eklenip hepsi birbirine karışana dek karıştırılır. Bu işlemleri
hızlı yapmak gerekiyor soğumaması için. Hemen servis yapacağımız kapların ( ben toprak güveç kaplarını kullandım) yarısına bu karışımdan koyup üzerlerine 2şer kokteyl sosis yerleştirelim. Bıçak yardımı ile dilimleyelim. Üzerlerini kalan karışımla örtüp kapatalım. En üstü rus salatası ile süsleyelim. Arzuya göre ketçap mayonez kon
Theme by flashcast.
Paçanga Böreği Nasıl Yapılır
Show tv de yayınlanan yemekteyiz yarışmasında sıklıkla yapılan ve adını çokça duyduğumuz Paçanga böreğinin tarifini ve nasıl hazırlanacağını öğreneceğiz.
Paçanga Böreği İçin Gerekli Malzemeler
Dilimlenmiş pastırma (100 gram),
Domates (1 adet orta boy)
Sivribiber ( 2 adet orta boy)
Kaşar peyniri (1 su bardağı dolusu rendelenmiş, 70 gram)
Maydanoz (yarım demet)
Sarılması için yumurta beyazı (1 adet)
Yufka (üçgen şeklinde kesilmiş 4 adet)
Kızartma yağı (2 su bardağı yağ)
Yağını Unutmayın
Servis edilmeden önce bir tabağa koyduğunuz peçeteler yardımıyla kızartmış olduğunuz yufkaların yağının emilmesini sağlayın.
Nasıl Paçanga Böreği Pişirilir
1- Tavaya az miktarda (1-2 çorba kaşığı) yağ koyun. Yağ kızdıktan sonra ince jülyen kesilmiş biberleri tavaya atın ve biberleri bir iki dakika kızartın.
2- Biberlerin ardından tavaya pastırmayı ilave edin ve tavayı sallayarak malzemeleri karıştırın. Küp küp doğranmış domatesleri tavaya ilave edin ve 1-2 dakika karıştırın. İnce doğranmış maydanozu ilave edin ve tavayı ateşten alın.
3- Kavurduğunuz malzemeyi bir başka kaba alın ve üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ekleyin ve karıştırın. Yeni bir tavaya börekleri kızartmak için 2 su bardağı sıvı yağ koyun ve kızmasını bekleyin.
4- Bu arada üçgen şeklinde kestiğiniz yufkaların her birinin içine 1 çorba kaşığı malzeme koyun ve yuvarlayarak sarın.
5- Kızarmış yağın içine hazırladığınız börekleri atın. Yufkalar altın rengini alana kadar, her iki yönde de yanmamasına dikkat ederek kızartın. Sıcak olarak servis yapın.
6- Kızarttığınız börekleri kağıt bir peçete üzerine alarak yağının süzülmesini sağlayın ve sıcak servis yapın.
Theme by flashcast.
Patlıcan İtalyan İşi
Patlıcan İtalyan İşi
MALZEMELER
1 kg orta boy patlıcan (kemer patlıcanı da denilen dolmalık patlıcan alalım)İçinin harcı için:
1 su bardağı dolusu beyaz peynir rendesi
1 dilim bayat ekmek
HAZIRLANIŞI
İşe hemen patlıcanı alacalı soyarak başlayalım. Yani bir şeridi soyup, bir şeridi ise soymadan bırakalım. Bazen patlıcanın acı tadı fazla oluyor. Bu yüzden, içine 1 yemek kaşığı kadar tuz attığımız 7-8 bardak soğuk suyun içinde patlıcanları 30-35 dakika kadar bekletelim. Böylece acısının çıkmasını sağlayalım. Biliyor musunuz İtalyan?lar sütün içinde bekleterek patlıcanın acı suyunu çıkarıyorlar. Sonra da bu sütü atıyorlar. Tabii ki çok yazık!!!
Şimdi patlıcanları yıkayıp, süzdürelim ve bir mutfak bezi veya peçeteyle kurulayıp, suyunu iyice alalım. Bir fırın tepsisine yerleştirip, 175 derecede 20-25 dakika kadar pişirelim. İyice yumuşamış olması gerekir. Ya da ocağın üzerinde bir köz kabında veya mangalda közleyelim. Ya da bol yağın içinde bildiğimiz usulde kızartabilirsiniz de.
Biraz bekleyin, patlıcanlar ılıklaşsın. Sonra ortadan boylamasına ikiye bölelim. Sanki karnıyarık ya da imambayıldı yapar gibi... Bir çay kaşığı yardımıyla dolma içi oyar gibi patlıcanın içini hafifçe oyup, çıkaralım. Yani her patlıcandan bir yemek kaşığı kadar iç çıkarın, fazlasını değil!
Derin bir kasenin içine çıkardığımız patlıcan içlerini koyalım. Üzerine rende beyaz peyniri ve neredeyse leblebi kadar ufaladığımız ekmek içini ekleyelim. Bir çatal yardımıyla iyice ezip, karıştıralım ve bir tatlı kaşığı yardımıyla oyulan patlıcanların içine yerleştirelim. Böylece tüm harcı patlıcanların içine paylaştırıp, büyük bir servis tabağının üzerine yan yana dizelim.
Hazırladığımız sosu, sıcakken patlıcanların üzerine gezdirelim.
İsterseniz servise sunmadan önce üzerini çok ince kıyılmış maydanozla süsleyebilirsiniz, yakışır...
SOSUN TARİFİ
Şimdi sıra geldi sosumuzu yapmaya. Bunun için orta boy bir tavanın içine sıvıyağı koyalım. Hemen içine dövülmüş sarmısakları ekleyip, bir tahta kaşıkla karıştırarak 1-1,5 dakika kadar kavuralım. Bu arada kabuğu soyulmuş ve tavla zarı formunda, küp doğranmış domatesleri tavaya ilave edip, tuz ve karabiberini de serpiştirelim. Yine ara ara karıştırarak 5-6 dakika orta ateşte pişirelim ve altını kapatalım.
Theme by flashcast.
Pizza Nasıl Yapılır
Pizza Nasıl Yapılır
4 kişilik Pizza nasıl hazırlanır. Gerekli malzemeler ve hazırlanışında dikkat edilmesi gerekenler.
Pizza Malzemeleri:
2 ekmek hamuru
1 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
aldığı kadar un
Ekmek hamuru ve diğer malzemeler karıştırılıp yoğurulur. En az 20 dakika dinlendirilir.
Üst malzeme
2 yemek kaşığı salça
kekik
istenilen miktarda;sucuk,sosis,dil peyniri,domates,çarliston biber,siyah ve yeşil zeytin
en az 1 su bardağı taze kaşar rendesi
Hazırlanışı
Tepsiye hamur yayılır( mini fırın tepsisi ile 2 tepsi hazırlanıyor) salçayı açmak için çok az sulandırılır ve kekikle karıştırılır. Bu karışım hamurun üzerine yayılır. üstüne taze kaşar rendesinin yarısı serpiştirilir. diğer malzemeler istenilen sıraya göre yerleştirilir ve en üste kaşarın kalanı serpilir. 200 derecede 20-25 dakika pişirilir.
İsteğe göre servis edilerek afiyetle yenilir
Theme by flashcast.
Tiramisu Nasıl Hazırlanır
Tiramisu Nasıl Hazırlanır
İtalyanların en ünlü tatlılarından biri olan Tiramisu, Mascarpone peyniri ile yapılınca daha bir güzel olur. Tramisu yapacaksanız mutlaka mascarpone peyniri bulmalısınız.
Eğer yaşadığınız bölgede Mascarpone peyniri bulamıyorsanız paket labne peynir de kullanabilirsiniz.
Tramisunun kelime anlamı "kaldır beni" manasına gelir.
Tiramisu Malzemeleri:
1 paket kedi dili (24 adet)
400 gr mascarpone peyniri
4 adet yumurta
6 çorba kaşığı şeker
2 kaşık şeker
Ekspresso sicak kahve
su
(arzu ederseniz içine likör de ekleyebilirsiniz)
Tiramisu Nasıl Hazırlanır
* Yumurta sarıları ve beyazları ayrı kaplara konur.
* Yumurta sarılarına 3 çorba kaşığı şeker eklenir ve çırpılır.
* Sonra mascarpone peyniri konur ve karistirilir.
* Diger tarfta derin bir kapda yumurta beyazları köpürene kadar çırpılır.
* 3 çorba kaşığı şeker yumurta beyazlarina eklenir ve tahta kaşıkla kopukler kirilmadan hafifce karıştırılır.
* Yumurta beyazlari ve sarilari birleştirilir ve tahta kaşıkla yavaşça karıştırılır.
* Servis kabına kedi dili bisküvileri, düz kısımları üste gelecek şekilde yerleştirilir.
* Pişirilen expresso kahvesine seker konulur, karistirilir.
* Kahve sıcak olarak bisküvilerin üzerine gezdirilirek, biskuviler ıslatılır.
* Biskuvilerin uzeri kapanacak şekilde uzerine krema dökülür.
* Bir kat daha bisküvi dizilir ve sekerli, sicak kahve ile islatilir.
* Tekrar krema dökülür ve bisküviler kapatılır.
* En üste kakao serpilir ve buzdolabına kaldırılır
Theme by flashcast.
Un Kurabiyesi
Un Kurabiyesi
HAZIRLANIŞI
Margarinin içine iki çorba kaşığı pudra şekeri katıp, birlikte iyice yoğurun. Azar azar un ilave edip, katıca bir hamur kıvamına getirin ve ceviz iriliğinde parçalara ayırın. Fırında, orta hararette fazla kızartmadan 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkarıp, sıcakken, pudra şekerine batırıp, servis yapın.
MALZEMELER
250 gr margarin
pudra şekeri
un
Theme by flashcast.
Üzümlü Kurabiye
Üzümlü Kurabiye
HAZIRLANIŞI
Malzemeyi karıştırarak yumuşak bir hamur yapın. Ceviz iriliğinde parçalar koparıp, avucunuzun içinde şekillendirip yağladığınız bir tepsiye dizin. Orta hararetteki fırında pişirin.
MALZEMELER
vanilya
sarı üzüm
kabartma tozu
125 gr margarin
aldığı kadar un
1 çay bardağı sıvı yağ
6 çorba kaşığı toz şeker
Theme by flashcast.
Yeşil Elma Tatlısı
Yeşil Elma Tatlısı
HAZIRLANIŞI
Elmalar soyulup içleri oyularak temizlenir. Geniş yayvan bir tencereye elmalar konur üzerine 1/2 şişe nane likörü ve toz şeker dökülür. Orta karar ateşte elmalar yeşil olana kadar pişirilir.
Elmaların her tarafı çevrilerek pişirilecek. Pişen elmalar bir tabağa alınıp soğuyunca üzerlerine birer parça kaymak koyup kivi dilimi ile servis yapılır.
MALZEMELER
6 adet yeşil elma
1/2 şişe nane likörü
8 çorba kaşığı toz şeker
[...] http://muhabbet.biz.tr/sohbet/ LİNKİ TIKLAYARAK SOHBET SİTEMİZE GİRİŞ AKPC_IDS += "1,";Popularity: 100% [?] [...]